ZEHİRLİ GAZLAR

Alm. Giftgase (n. pl.), Fr. Gaz
(m. pl.) toxiques (asphyxiants), İng. Poison gases. Düş­
man birliklerinin doğrudan doğruya veya yiyeceklerini
etkilemek suretiyle hareket kabiliyetini azaltmak maksadıyla
kullanılan çeşitli özelliklere sahip kimyasal ve
biyolojik ajanlar. Zehirfi gazlar savaşlarda en son kullanılan
silâhlardan olup, havadan veya yerden çeşitli
metodlarla atılarak bölgeye yayılır. Zehirli gazların etkilerini
azaltan veya tamamen yok eden karşı kimyasal ve
biyolojik ajanlar da zehirli gazlar sınıfında mütelâa edilir.
Zehirli gazların canlılara etkisi teneffüs yolu ile veya
cilde temas ederek vücud içine girmesi ile olur. Zehirli
gazlann silâh olarak kullanılması düşman birliklerinin
ve tesislerinin zarar görmeden ele geçirilmesine yardımcı olur.Kimyasal Silâhlar: Kimyasal silâhların başında sinir
gazlan gelir. Bunlar teneffüs edildiğinde vücut kaslarında
faaliyet yavaşlar ve teneffüs bozuklukları olur. Az
miktarı insanı öldürmeye yeter. Sinir gazlan renksiz,
kokusuz çabuk farkedilemiyen cinsten zehirli gazlardır.
Sinir gazlarına örnek Tabun (dimetilaminoetoksisiyanofosfin
oksit) ve Sarin (metilizopropoksi floro fosfın
oksit) verilebilir. İnsanları öldürmeyen fakat göz
yaşı, kusma ve hareket kabiliyetini azaltan sinir gazları
da vardır. BZ kısa ismi ile bilinen sinir gazı geçici sarhoş­
luk yaparak insanların irade ve kas kontrolünü yavaşlatır.
Göz yaşartıcı gazlardan CN (kloroasetofenon) ve
CS (klorobenzilmalonoitril) ile kusturucu adaminit,
DM (difenilaminokloroarein) isyan bastırmak için kullanılır.
Bu gazların bir kısmı Güney Vietnam’da Amerikalılar
tarafından kullanılmıştır. Kimyasal zehirli
gazların kullanımına Birinci Dünya Savaşında başlanmıştır.
Bu savaşta kullanılan Mustard, II D (2,2- diklorodietilsülfid)
atıldığı yerde haftalarca etkisini
göstermesi ile (gazlann kralı) ismini almıştır. (Bkz.
Kimyasal silâhlar).
Biyolojik Silâhlar: Biyolojik gazların silâh olarak
kullanılmasında bir çok hastalıktan faydalanılır. Bu
maksatla o hastalığa ait bakteri, mikrop, virüs, mantar
gibi mikroorganizmalar havadan bölgeye bir bomba
şeklinde atılabilir. Biyolojik gazlann etkisini arttırmak
için güneşsiz ve bölgeye doğru esen rüzgârlı günler seçilir.
Uzaktan püskürtme yolu ile bulutlar şeklinde gaz
çevreye yayılır. Biyolojik gazlar, mikroorganizmaların
ayrıca kendi kendine çoğalması sebebi ile kimyasal gazlardan
daha geniş sahayı etkisi altına alabilir. İnsan ve
hayvanlar üzerindeki etkisi bir günle birkaç ay arasında
devam edebilir. Biyolojik gazlar vücuda teneffüs veya
ciltten girer ve umumiyetle ateşli hastalıklara sebep
olur. Tedbir ve bakım yapılmazsa % 50 üzerinde ölümle
neticelenen tablolar ortaya çıkabilir. Biyolojik gazların
sebep olduğu ateşli hastalıklardan bir kısmı: Veba (plague),
Toksık ansefalit (incende encephalitides), Dang
humması (=diz hastalığı; dengue fever), Parrot humması
(panot fever/ ve Malta humması (brucellosis)’tir.
Zehirli gazlara karşı korunma:
Zehirli gazlara karşı korunmada alınacak birinci
tedbir maskedir (Bkz. Maske). Maske yüzü tamamen
örterek teneffüs edilecek havanın aktif kömür ve fiber
filitrelerden geçirilerek zehirli gazları emmesi sağlanır.
Maske tam zamanında ve uygun bir şekilde kullanılırsa
çiğerler ve gözler gazların etkisinden korunmuş olur.
Gazın mevcut olduğunu gösteren alarm cihazları varsa
maske zamanlı kullanılabilir.
Diğer bir korunma yolu koruyucu melbusattır.
Giyilen özel elbiseler biyolojik veya kimyasal zehirli
gazların vücutla temasını keser. Hatta biyolojik gazlarda
bulunan mikroorganizmaların tahrip olmasına
sebep olur. Bütün tedbirlere rağmen zehirlenme mevcut
ise zehirli gazın cinsine göre antidot kullanılarak tehlike
azaltılır. Zehirli gazların etkisini azaltmak için su ile
temizlenme en iyi çaredir. Gözler ve yüz devamlı su ile
yıkanırsa zehirli gazın etkisi azalır. Zehirli gazlara karşı
umumiyetle atropin antidotu enjeksiyon yolu ile kullanılır.
Biyolojik gazların sebep olduğu hastalığın cinsinegöre tedavisi yapılır.Kimyasal ve biyolojik zehirli gazlar insanlann ihtiyacı
olan hububat ve hayvana da tesir edecek şekilde
kullanılabilir. Bölgenin bitki örtüsünü tamamen yok
eden 2,4 D (diklorofenooksiasetilc aaâ), kocodilik asid
gibi kimyasal silâhlar bunlardandır.
Kimyasal ve biyolojik zehirli gazların kullanılması
1899 Hagne ve 1925 Cenova protokolları ile yasaklanmışken
bilhassa Birinci Dünya Savaşında Almanlar ve
Amerikalılar, 1936 senesinde Etyopya’da İtalyanlar ve
1937 ile 1943 senelerinde Çin’de Japonlar bu gazlan bol
miktarda kullanmışlardır. 1971 senesinde Cenova Silâhsızlanma
Konferansı ile zehirli gazların kullanımı tamamen
yasaklanmış ve 1972 senesinde ABD’ndeki zehirli
gaz stoklan tahrip edilmiştir. Halbuki aynı konferansta
teklif ve imzası bulunan Sovyet Rusya 1979 ile
1986 seneleri arasında Afganistan’da tonlarca zehirli
gaz kullanmıştır. 1980-1986 seneleri arasında da İran ve
Irak da birbirlerine karşı zaman zaman zehirli gaz kullanmışlardır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*