Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

YURT SAVUNMASINDA PLEVNE SAVAŞLARI BİRİNCİ PLEVNE SAVAŞI (20 TEMMUZ 1877)

YURT SAVUNMASINDA PLEVNE SAVAŞLARI
BİRİNCİ PLEVNE SAVAŞI
(20 TEMMUZ 1877)

Plevne, Müşir Osman Paşamn düşmana;
“Buraya kadar ! buradan ileriye geçilmez !”
Dediği ve gökleri Plevne savunmasının
Ünüyle doldurduğu yerdir.
Dost, düşman bunu böyle bilmelidir !…
13 Temmuz 1877 günü Vidin’den hareket etmiş,
19 Temmuz 1877 günü sabahtan Plevne’ye ulaşmış !
Yedi günlük yürüyüşle bütün teçhizatıyla
Ordunun geçtiği yüz seksen kilometre,
Çok yorucu bir yolculuktan soma
Türk ordusu Plevne’ye ulaştı !…
Hiç dinlenmeden savunma savaşına hazırlandı,
Önce istihkamların yerleri saptandı !
Ardından hemen bu istihkamların yapımına başlandı,
Ordu yapılan istihkamlara yerleştirildi.
Bu ordu artık düşmana karşı
Savunma savaşına hazırdı.
Ana hazırlıkları yalmz bir günde tam am landı!…
20 Temmuz 1877 ertesi gün bir cuma günüydü,
Gökyüzü masmavi, gece yıldızlar pırıldıyordu;
Serin bir yaz gecesinin 20 Temmuz sabahı
Erkenden, saat ikiyi kırk geçiyordu,
Serin bir seher yeli ince ince esiyordu,
Birden davullar gümbür gümbür vurmaya başladı…
Davullar savaş tehlikesi haberini veriyordu !

H er yandan,” Kalk IKalk!” sesleri yükseliyordu.
Doğuda geniş bir yay gibi ufuk kızarmış,
Temmuzun sıcak güneşi doğmak üzereydi…..
Yatağından yay gibi fırlayarak her kalkan
Birden silahım kavrıyor,
Birkaç saniyede kendim bölüğünde buluyor !
Herkes kendi taburunun bölüğünde
. Yerini almış hazır durumda emir bekliyor
Ortalıkta dipdiri bir canlılık sürüp gidiyor,
H er yanda borazanlar çalıyor,
H er yandan komut sesleri yükseliyor;
H er yanda nal sesleri duyuluyor.
Başçavuşlar şuraya buraya koşuyor,
Büyük bir dikkatle ve önemle
Savaşa karşılık işlerim yoluna koyuyor.
Subaylar, mülazım, yüzbaşı, kolağası, binbaşı,
Kaymakam, miralay, mirliva, ferik
Hepsi adan üstünde savaşa hazır dimdik
Hepsinin en başında paşalar ve ünlü Müşir !…
Askerin düzeni tam ve bir !
Komuta zinciri hiç eksiksiz işliyor.
H er takımda adlar okunuyor hızla bir bir…
Hemen sancaklar geldi ve açıldı….
Yalmz bir iki dakikada her şey tam am dı!
H er yandan emirler yükseldi; “İleri!”
Doğu yönüne doğru yürüyüş başladı…
Kimsede ses yok, herkes dikkat kesildi;
Yürüyüş doğuya giden Bulgarene yolu üzerinde
Altı kilometre ileride Griviça’ya
Ve iki yanına doğru yönelikti ….

İstihbaratçılar öncülere yol gösteriyordu…
Öncüler arasında gönüllü Çerkezler vardı.
Tabur tabur askerlerin komutanları başında…
Süvari bölükleri, Çerkez müfrezeleri hep buradaydı.
Bir taburun dört bölüğü merkezi oluşturuyordu,
Bir tabur üç düzgün koşut kola ayrılmışlardı…
Hepsi görülmeye değer bir sıkı düzen içindeydi,
Tümü, iki üç kilometre uzaktaki
Tepeleri görünen dağlara doğru
Dikkat kesilmiş ilerliyordu,
Ufak süvari müfrezeleri
Aradaki bağlantıları kuruyorlardı…
Ama sinsi düşman görünürlerde yoktu,
Asker zinde, mutlu ve uyamk görünüyordu,
Herkes içine atılacağı savunma savaşım
Düşünüyor ve düşlüyordu !….
Hepsinin gözlerinde coşku alevi yanıyordu.
Herkes birbirine,
“Arkadaş, bahtın açık olsun !” diyordu
Ve hiç birisi düşmandan zerrece korkmuyordu!
Artık saat üç olmuştu, güneş doğuyordu,
Davullar güm güm vuruyordu,
Sancaklar dalga dalga dalgalanıyordu….
Saat üçü on geçe ilerleme emri verildi.
Asker güvenli adımlarla ilerliyordu,
Çok geçmeden davulların çalması durdu.
Çok güzel pırıl pırıl güneşli bir sabahtı,
Taptaze ve ince bir meltem esiyordu,
Duru masmavi tertemiz bir gökyüzü vardı …
Ana yolun iki yanında tarlalar içinden
Hem sağdan, hem soldan düzenle ilerliyorlardı,
Öncü birlikler biraz önde gidiyorlardı,
Arazi hafif dalgalı eğilimlerle yükseliyordu.

Bir tabur kuzey-doğu yönde ilerliyordu,
Bir başka tabur güney-doğu yönde ilerliyordu,
H er iki tabur da geniş bir yelpaze oluşturuyordu …
Çok geçmeden bu taburlar görünmez oluverdi.
Batıda, güney batıda, güneyde,
Bir iki kilometre uzaklıkta ileride
Çok güçlü topçu ve piyade birlikleri
Savaş düzeninde yer tutmuşlardı.
Bütün bu savaş düzeniyle bizbelli ki
Ordumuz düşmana saldırıya kesinlikle hazırdı;
Ü stten, gerekli savaş emrini tek vücut bekliyordu !
Buradaki dağlar yuvarlak yassı tepeli ve ağaçsızdı,
Arazi de yayla gibi yüksek ve çevre görülebiliyordu;
Gözün görebildiği bütün çevrede
Saldırgan sinsi düşmandan
Sanki hiç bir iz bile görünmüyordu.
Öncü güç ve gözcü olarak
İki yüz adım ileriden giden
Çerkezler biraz ileride durmuşlardı
Ve ileriye altı kişilik
Bir öncü mangası çıkarmışlardı.
Her hareket saat düzeni gibi eksiksiz çalışıyordu ;
Geniş cephede yalmz sağ kanatta
Önemsiz kimi düzensizlikler olmuştu.
Savaşta Ruslar bu karışıklıklardan
Oldukça yaralanabilmişlerdi.
Taburlar daha önceden ikiye ayrılarak
Bölüklerden biri yedekte bulunduruluyordu;
Binbaşılar önde,
Savaşa girecek bölükle birlikteydi !
Yaverler, geride yedek bölüğünde kalıyorlardı.
Artık saat nerdeyse dört oluyordu….
Savaş düzenine girmiş bulunan ordunun önünde

Bu top patlayan bir düşman topu, bir Rus topuydu…
Bir iki dakika içinde
Türk toplan buna yamt veriyordu.
Önceleri karşılıklı top atışlan oldukça seyrekti
Ve ardından yankılar, uğultular işitiliyordu,
Dakikalar geçtikçe top atışlan sıklaşmaya başladı,
Top atışlan arttıkça afrttı__
Bu top atışları kulaklarda uğultular yaptı;
Top seslerine gittikçe kulaklar alışmaya başladı.
Rus gülleleri önceleri uzaklara dağımk düşüyordu,
Sonralan, savaş düzeninde dizlmiş asker sıralanna
Daha yakın, daha yakm
Bu gülleler düşmeye başladı.
Kimi gülleler vızıldayarak
Cephe sıralanmn üstünden geçiyordu,
Ama hiç birisi hiç kimseye isabet etmiyordu.
Asker mev/ilenmiş hazır durumda
İçten gelen bir coşkuyla
Düşmanın saldırmasını bekliyordu !….

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.