YÂSİNCİ-ZÂDE SEYYİD ABDÜLVEHHÂB EFENDİ:

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

YÂSİNCİ-ZÂDE SEYYİD ABDÜLVEHHÂB EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden. Yüzikinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. ismi, Abdülvehhâb olup, sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) temiz soyundandır. Sultan ikinci Selim Hân devri âlimlerinden, Sinop’ta medfûn bulunan Seyyid Bilâl hazretlerinin soyundan, Osman Efendi’nin oğludur. Büyükbabası Sinoplu Seyyid Mustafa Efendi, Ayasofya Câmii’nde devamlı Yâsîn sûresi okuduğundan, “Yâsinci- zâde” diye bilinirdi. 1172 (m. 1758) senesinde İstanbul’da doğdu. 1249 (m.1833) senesinde İstanbul’da vefât etti. Sultan ikinci Mahmûd Hân’ın da hazır bulunduğu kalabalık bir cemâat tarafindan kılınan cenâze namazından sonra, Topkapı dışında, babasının kabrinin yanma defnedildi. ilk öğrenim ve eğitimini babasımn yamnda gördükten sonra, Enderûn’a (saray mektebi) girdi. Sultan Üçüncü Selim Hân’ın hizmetinde bulundu. Zamânımn âlimlerinden Gelenbevî Ismâil Efendi’den aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Enderûn’dan ayrıldıktan sonra, yapılan imtihâm kazanıp diploma aldı ve müderris oldu. Birçok medreselerde ders okutup talebe yetiştirdi. Bâyezîd Câmii ile Yen! Câmi’de de ilim öğretmeye devâm etti ve meşhûr oldu. Daha sonra kadılık mesleğine geçip, Selânik kadılığına ta’yin edildi. Bu arada “Bilâd-ı Erba’a” pâyesi ile taltif edildi.

1225 (m. 1810) senesinde, sefir (elçi) olarak İran’a gönderildi. Vazifesini üstün başanyla yaptığından, Sultan ikinci Mahmûd Hân’ın sevgisini kazandı, önce Mekke-i mükerreme, daha sonra İstanbul pâyeleri ihsân edildi. 1231 (m. 1815) senesinde Anadolu kadıaskerliğine getirildi. 1233 (m. 1817) senesinde Nakîb-ül-eşrâflığa ta’ yin edildi. 1235 (m. 1819) senesinde Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Yeniçeri ayaklanmaları sebebiyle devlet düzeninde meydana gelen huzursuzluğun sebeplerini araştırmak için yapılan meşveret meclisi toplantılarında, ileri sürdüğü parlak fikirleriyle dikkatleri üzerine topladı. Bu arada Şeyhülislâm Çerkez Halil Efendi vazifeden alındı, yerine 1236 (m. 1821) senesinde Abdülvehhâb Efendi getirildi. Bu vazifeyi bir sene sekiz ay müddetle adâlet ve doğruluk üzere yürüttü. 1238 (m. 1822)senesinde vazifeden aynlıp İzmit’e gitti. Bir müddet sonra İstanbul’a döndü, ibâdet ve tâatla meşgûl olmağa başladı. Şeyhülislâm Kâdı- zâde Mehmed Tâhir Efendi’nin ayrılmasıyla boşalan şeyhülislâmlık makâmına, 1243 (m. 1828) senesinde ikinci defâ getirildi. Bu defâ da, dört yıl on ay 26 gün müddetle, adâlet ve doğrulukla Allahü teâlânın dîninin hükümlerini yerine getirdi. Fakat ihti- yârlığı ve hastalığı, vazife yapmasına engel olduğu için, 1248 (m. 1833) senesinde vazifeden aynlıp emekli oldu. Şeyhülislâmlık müddeti içinde Sultan ikinci Mahmûd Hân’ın muhabbet ve iltifatını, diğer âlimlerin de saygılannı kazandı. Aynı sene Ramazan ayında, Kadir gecesinde ibâdet ederken vefât etti. Yâsinci-zâde Abdülvehhâb Efendi, aklî ve naklî ilimlerde derin âlim olup, kelâm ilminde ikinci Sa’deddîn Teftâ- zânî idi. Fazilet ve güzel ahlâk sâhibi olup, her hareketinde Allahü teâlânın nzâsım gözetirdi. Gerek devlet erkânı, ? [erekse halk kendisini çok severdi, lim öğrenmek ve öğretmek husû- sunda çok gayretli olup, gerek vazifeli olduğu, gerekse vazifeden uzak olduğu zamanlarda ilim öğretmekten uzak kalmamış, birçok talebe yetiştirmişti. Hülâsat-ül-Burhân fî itâat-is- Sultân}’ isminde, sultanlar hakkın- daki hadîs-i şerifleri şerh eden basılı bir eseri, ba’zı risâleleri ile kelâm ilmi ve hadîs usûlüne dâir eserleri vardır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.