Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU
KONUNUN ANA ÇİZGİLERİ

XVIII. Yüzyılın İlk yansındaki Siyasal Olaylar, 2 — XVUL İdi Oamanlı – İran İlişkileri, 3 — 1736 • 1739 Oamanlı – Rus

0>tn*nlı – Avusturya Savaşları ve Belgrat Antlaşmaları, 4 —

1. Yikyılın İkinci Yansında Osmanlı İmparatorluğunun Siyasal

S — XVIII. Yüzyılda Osmanlı – Fransa lîiçkfleri,

■— XVIII. Yüzyılda Osmanlı Devletinde Yapdan Islahat Hareketleri, 7 — XVIII. Yüzyılda Osmanlı Kültür ve Uygarlığı.

….III MI—I …. I M II III I» 1.1…………I I ■■II i

KONUNUN İSLENMESİ

III. Yüzyılın tik Yansındaki Siyasal Olaylar :

•— Oamanlı devleti, XVIII. yüzyılın ilk yarısında nasıl bir siyaset izlemek istemiştir? Bunda Karlofça ve İstanbul antlaşmalarının ne gibi etkileri olmuştur?

—• Edirne olayının nedenleri nedir, bu olay nasıl sonuçlanmıştır?

1711 Osmanlı – Rus savaşının gerçek nedenleri nelerdir? Bu spvag nasıl olmuş ve hangi antlaşma ile sonuçlanmıştır? Osmanlı devleti Purut zaferinden niçin yeteri kadar yararlanamamıştır?

— t’/lS – 1718 Osmanlı – Venedik ve Avusturya savaşları neâen çıkmıştır? Bu savaşlar nerelerde olmuş ve hangi antlaşma ile sonuçlanmıştır?

İli. Yüzyılda Osmanlı – İran İlişkileri:

— XVIII. yüzyılda Osmanlılar İran üzerinde nasıl bir siyaset izlemişlerdir? Bu işte hangi devletle işbirliği yapmışlardır?

7 — XVIII. YÜZYILDA OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI

İftitim ve öğretim:

vtızyılda Osmanlı devletinde eğitim ve öğretim alanında temelli bil olmamıştır. Ancak, öteden beri memlefcetimiam tek bilim kurumu

— XVIII. yüzyılda Osmanlı – îran savaşları ne kadar sürmüş ve nasıl sonuçlanmıştır?

>0 .17*9 Osmanlı-Rus ve Osmanlı – Avusturya Savaşları m Itrlyrat Antlaşmaları :

— Rusya XVIII. yüzyılın başından beri Osmanlı devleti üzerinde nasıl bir siyaset izlemekte idi? Bu siyasetin temelini kim atmıştır?

•— 1736-1739 yılları arasındaki Osmanlı – Rus ve Avusturya savaşlarının gerçek nedenleri nelerdir? Bu savaşlar nerelerde olmuş ve hangi antlaşma ile »ona ermiştir?

XVIII. YÜ*YIİ4U ikinci Yarmnda Oamanlı imparatorluğunu*. 54y«M4|
1 — II. Katorioa kimdir? Osmanlı devleti üzerindeki emelleri

emellerine kavugmak için OsmanlIlarla hangi sava|lan yapnu|« sonunda Rusya’ya ne gibi kazançlar sağlamıştır?

2 — Küçük Kaynarca antlaşmasının özellikleri nelerdir?

3 — Kırım ne zaman Osmanlılarm eline geçmiş, ne zaman hangi

elimizden çıkmıştır?

i — XVIII. Yüzyılda Osmanlı – Fransız İlişkileri :

1 — XVIII. yüzyılda Osmanlı – Fransız ilişkileri hangi aşamalardan

Fransa’ya 1740 kapitülasyonları niçin verilmiştir. Bu kapttU’ daha caceki kapitülasyonlardan ne gibi ayrımları vardır?

2 —■ Fransa ihtilâli sırasında Osmanlılar, Fransa’ya karşı nasıl bir at,

inişlerdir? Buna karşılık Fransa niçin Osmanlı devletine tecayumuştur? Napolyon’un Mısır seferi nasıl, sonuçlanmıştır? Bu teimt hangi devletler Osmanlı devletinden yana olmuşlardır? Bvuv nedenleri nelerdir?

t — XVIII. Yüzyılda Osmanlı Devletinde Yapılan Islahat Hareketleri :

‘ ı — XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Osmanlı devletinde yapılan ıslahat lerini nitelikleri bakımından karşılaştırınız.

2 — XVIII, yüzyılda yapılan ıslahat hareketleri kaç devre ayrılır? ’

3 — Lâle Devri’nde ne gibi ıslahat ve yenileşme hareketleri ya]

derece başarı sağlanmıştır?

4 —■ İlk Türk matbaası ve bu matbaada basılan eserler hakkında bit

yapmış.

5 —■ Lâle Devri nasıl sona ermiştir? Bundan sonraki devirlerde ne

ve yenilikler yapılmıştır?

6 — III. Selim kimdir? Ne gibi yenilikler yapmak istemiştir? Bu

niçin devam etmemiştir ve nasıl sona ermiştir?

7 — Osmanlı devletinde yapılan ıslahat hareketleri niçin başarı

iniştir? Bunun nedenleri üzerinde düşününüz ve Osmanlı devi, lılaşma hareketlerinin niçin bu kadar çok uzadığınıiı ve daima kuvvetin buna engel olmak istediğinin gerçek yönlerini araftu

f — XVIII. Yüzyılda, Osmanlı Kültür ve Uygarlığı :

1 XVIII. yüayılda öğretim ve eğitim alanında ne gibi yenilikler y Öğretim birliği önce hangi alanda bozulmuştur?

2 — XVIII. yüzyılda yaşayan başlıca divan şairlerimiz kimlerdir?;

daha önceki yüzyıllar şairlerinden ne gibi ayrımları vardır?

3 ~~ XVIII. yüzyılda mimarîde ne gibi değişiklikler olmuştur? Bu

hangi eserler yapılmıştır? (İstanbul’da okuyan öğrencilerin Nur»; Lâleli, Fatih, Üsküdar Valide Gülnuş Sultan camilerini yerinde ve incelemeleri, öteki şehirlerde okuyanların da bulundukları

XVIII. yüzyıl eserleri varsa gene yerlerinde görmeleri lâamdır.)

4 — Osmanlı – Türk musikisi üzerinde bir araştırma yapınız ve fc

müziğinin nasıl meydana geldiğini ve başlıca musiki ustaia olduğunu saptayınız.

İNCELEME VE ARAŞTIRMA İÇİN BAŞLICA KAYNAKLAR

*lı Tarihi IV. cilt (Proi. İsmail Hakkı Uzunçargılı), 2 — Lâle Devri (Ahmat f), 9 — Şark Mektupları – Leydi Montegü (Ahmet Refik Altmay), 4 — Türkiy* Vilnıu öztuna). (Bu kitabın 10. cildinde Türk musikisi hakkında genle bîlfl.1

— Türkiye’de Neşriyat Hareketleri (Server İskit), 6 — Türk Matbaacılığı •t Gerçek), 7 — XI. Asırda İstanbul Hayatı (Ahmet Refik Altmay), 8 — XII. kul Hayatı (Ahmet Refik Altmay), 0 — Müzik ve Müzisyenler Ansiklopedi»! ), 10 — Musiki Mecmuası.

XVIII. YÜZYILIN İLK YARISINDAKİ SİYASAL OLAYLARI

III. Yüzyıl Başlarında Osmanlı İmparatorluğunun Siyaseti:

•nlı devleti, Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla birçok yerler kay-U hal, o zamana kadar hiç toprak kaybetmemiş olan Osmanlı devle-||ir gelmişti. Bundan dolayı XVIII. yüzyıl başlarında Osmanlı devle-•fça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybetmiş olduğu topraklan geri Dİr siyaset güttü. Bu amaçla Kuzeyde Rusya, Batıda Venedik ve ile, Doğuda ise Iran’la savaşlara girişti. Fakat istediği sonucu elde I K»bi, yeni topraklar vererek gerilemek zorunda kaldı ve bu gerileyif »yılın sonlannda imzalanan Ya§ antlaşması’na kadar devam etti.
İme Olayı ve III. Ahmet’in Padişah Olması (1703): Ç^)

III yüzyılın başlarında padişah bulunan Iî. Mustafa, Karlofça antlaştı »onra Edirne’ye çekilmiş, orada, av ve eğlenceyle vakit geçirmeye lı. Devlet ve memleket padişahın hocası olan Şeyhülislâm FeyzıJlah İn «Ünde kalmıştı. Onun, padişah üzerindeki nufuzunu kötüye kullanalı dedikodulara yol açıyordu. Feyzullah Efendi bütün yakınlarına (Itırına yüksek memurluklar verdirmiştL Bu yüzden hocanın düşmanlı! ı. Bu sırada padişahın da Edirne’de oturması, orada kızları için yaptırmaya başlaması birçok kimseleri telâşa düşürdü. Hoca’yı sevme-padişahın Edirne’yi başkent yapmak istediğini yaymaya bağladılar. IİHarine Hoca’nın düşmanları ve çık arlan elden giden birçok kimseleı Heçtiler. Padişahın İstanbul’a gelmesini istediler. Hoca’dan şikâyet

Mustafa’nın bu şikâyetlere aldırış etmemesi ve İstanbul’a dönmek »li üzerine, İstanbul’da askerî bir isyan çıktı. Feyzullah Efendinin İri bundan faydalanarak halkı ayaklandırdılar. Asiler, Edirne üzerine r, Bunlann bastırılması içirt gönderilen ordunun da isyana katılmam

ile çok kuvvetlenen asiler, Edirne’ye girdiler. Şeyhülislâm önce ha •onra hapisten çıkartılarak binbir hakaretle sokaklarda dolaştırıldı, idam edilerek cesedi Tunca’ya atıldı. Asiler, bundan sonra II. Muşta tahtından indirerek yerine III. Ahmet’i padişah yaptılar (1703).

3 — Osmanlı – Rus İlişkileri. 1711 Prut Seferi ve Prut Antl

III. Ahmet padişah olduğu sırada Rusya’nın başında, bizim ta mizin Deli Petro dedikleri Çar I. Petro bulunuyordu. Petro daha gördüğümüz gibi, ordu ve donanmayı ıslah etmiş, yönetim işlerinde alanda birçok yenilikler yaparak Avrupa memleketleri ile geniş ölçü lere girişmişti. I. Petro’ya göre, Rusya’nın kuvvetlenmesi ve Avr devlet haline gelebilmesi için açık bir denize çıkması gerekli idi. Oy bu tarihlerde tam bir kara devletiydi. Karadeniz kıyıları ve Kırım y Osmanlılarm, Baltık denizi kıyıları ise İsveç’in elinde bulunuyordu.

I. Petro, XVII. yüzyılın sonlannda Osmanlı devletinden Azak almış, Beyazdeniz kıyısında Arkanjelsk (kuzey hâkimi) limanın denizi kıyılarında ise Petersburg (şimdiki Leningrat) şehrini kur<J Fakat bunlar onu doyurmamıştı. O daha büyük emeller peşinde Karadeniz’e inmek, Kınm’a yerleşmek, Balkanlarda bulunan Or himayesi altına almak, Lehistan üzerinde egemenlik kurmak istiyor

I. Petro’nun Baltık denizi kıyılarına çıkmak istemesi ve Lehista karışması, İsveç Kralı XII. Şarl ile aralarının açılmasına yol açmış, î;

XVIII. yüzyıl başlarında iki devlet arasında savaş başlamıştı. Osman* İsveç – Rusya savaşını dikkatle izliyor, hatta İsveç Kralı XII. Şarl’ etmek istiyordu. Fakat her nedense bu yardım yapılmamış, 1. Petrci Şarl yalnız bırakılmıştı. Bu yüzden önceleri devamlı olarak yenilen v yenile yenmesini öğreneceğim» diyen I. Petro, XII. Şarl ile savaş etmiş ve nihayet onu Rusya içine çekerek Poltava denilen yerde f yenmişti (1709).

Bu yenilgiden sonra XII. Şarl, (biz buna Demirbaş Şarl deri bir halde Osmanlı sınırlarına sığındı. Bunun üzerine Rus kazaklan o lamak bahanesiyle Osmanlı topraklarına tecavüz ettiler. Onların bu I. Petro ile Osmanlı devletinin aralarının açılmasına yol açtı.

I. Petro, Poltava zaferinden sonra durumu uygun gördüğünden, devleti üzerindeki emellerini de yerine getirmeye kalktı. Eflak, Boğd rinı isyana kışkırttığı gibi, Balkanlarda da gizli propogandalara girişti, devleti esasen Rusya ile savaş için bahane arıyordu. Demirbaş Şarl’ın, devletim savaşa kışkırtması ve o sırada Kırım hanının, Deli Petro’nup;

(işerindeki emellerini ve giriştiği hareketi bildirir bir rapor (I: Rusya’ya savaş ilân olundu (1711).
drazam Baltacı Mehmet Paşa komutasında bulunan 100 000 •nü ordusu, Tuna’yı geçerek Eflak’a girdi. Bu sırada Dall PtlM V« Boğdan beyleriyle anlaşarak Besarabya’ya girmiş ve Prut II I. Osmanlı ordusunun hızlı yürüyüşü, Deli Petro’yu izleyen K inin arkadan yetişmesi üzerine, Rus ordusu, Prut ırmağı kıyıauMİl ti yakınında sıkıştırıldı. Deli Petro çok kötü bir duruma dü|ttt, Yt olmak ya da bİT süngü hücumu yaparak bu çemberden kurtulmak ydı. Buna rağmen, Osmanlı ordusunun yaptığı bir hücumu püskürttür durumu gene ümitsizdi. Asabî buhranlar geçirmeye, büsbütün mahvol» korkmaya başladı. Hatta Moskova’ya yazdığı bir mektupta «Ördü» ttç misli bir düşman kuvvetiyle sanlım; bulunuyoruz. Bizi bu tehlikeli ancak bir mucize kurtarabilir» diyordu.

*• Rus ordusu bu halde iken Petro’yu bu tehlikeden sonraları karısı •terina adlı güzel bir kadın kurtardı. Katerina, Baltacı Mehmet Paşaya |tindererek barış istedi. Ona kıymetli hediyeler sundu. Paşanın maiye-| «damlan parayla elde ederek Baltacs’yı barışa razı etti. Demirbaş

• Kırım hanı barışa taraftar değildiler. Onlar, Rus ordusunun er geç olacağım ileri sürerek bu barışa engel olmak istedilerse de, Baltacı’ya (iletemediler. Bunun üzerine Rus başbakanı ile Baltacı arasında Pirat »m imzalandı. Bu antlaşmaya göre (bkz. Harita: 10).

|) Istanbulı antlaşması ile Rusya’ya bırakılan Azak kalesi, Osm*®! devletine geri verilecekti.

) Ruslar, Lehistan işlerine karışmayacaklardı.

İ) Demirbaş Şarl serbestçe memleketine dönebilecekti.

4) Ruslar, İstanbul’da devamlı bir elçi bulundurmayacaklardı.

I) Osmanlı esirleri geri verilecekti.

Çok zayıf koşullar taşıyan Prut antlaşması, Osmanlı devleti için daha çlı olabilirdi. Fakat Baltacı Mehmet Paşa’nın ileri görüş sahibi bir verir l|i ve etrafındakilerin paraya olan düşkünlükleri, bu seferden istenilen UB ulutmasına engel olmuştur.
M
Ocmartlı – Venedik ve Avusturya Savaşları. Pasarofça Antlaşması (1715-1718):

Pıııl seferinin zaferle sona ermesinden sonra, sıra Mora’nm kurtanlmn-gnlmiçti. O sırada Venedikliler, Mora Rumlarına eziyet ediyorlardı. I, Venedik yönetiminden kurtulmak ve çok daha müsamahakâr ola» alı yönetimine tekrar kavuşmak istiyorlardı. Bu sırada Akdeniz’do V«ne-

dik konıanlnnnın Oamanlı gemilerine yaptıkları saldırılar bahane edt Venedik’e savaş ilân olundu (1715).

Sadrazam Silâhtar Ali Paşa komutasında hareket eden bir Ol ordusu altı hafta gibi kısa bir zamanda Mora’yı aldıktan sonra Girit ad’ hâlâ Venediklilerin elinde bulunan iskeleleri de aldı. Silâhtar Ali P* zaferine güvenerek Korfu adasını da kuşattı.

Osmanlılann bu başarılarından telâşa düşen Avusturya, Karlofça I masının bozulduğunu ileri sürerek Oamanlı devletine bir ültimatom Venedik’in zararlarının ödenmesini, aksi halde Avusturya’nın da gireceğim bildirdi. *

Divan, Avusturya ile barışın bozulmasına taraftar değildi. Fak Paşanın ısrarı üzerine Avusturya’ya savaş ilân olundu (1716). Silâht» Paşa, ordunun başına geçerek Macaristan’a girdi. Petervaradin denilen Prens öjen’ in komutasında bulunan büyük bir Avusturya ordusu ile tutuştu. Avuatutyalılar ustalıklı manevralarla Osmanlı ordusunu sıkıştı’ başladılar. Ordu dağıldı. Ali Paşa, askere cesaret vermek için kendisi girdi. Fakat alnından bir kurşunla vurularak şehit oldu. Bundan kendisine Şehit Ali Paşa denildi.

Ali Paşanın şehadetinden sonra Osmanlı ordusu tüm dağıldı. Qr bütün ağırlıkları düşmanın eline geçti. Avusturyalılar, Macaristan’da j son topraklarımızı da işgal ederek Belgrat’ı kuşattılar. Kısa süren bir sa sonra o da elimizden çıktı. Prens öjen büyük bir törenle Belgrat’* Avusturya oıdulan, Sırbistan üzerine yürümeye başladılar.

Şehit Ali Paşadan sonra sadrazam olanlardan Nevşehirli Damat Paşa barış taraftan idi. Ingiltere ve Felemenk hükümetleri de araya gj Barış Sırbistan’da bulunan Pasorofça kasabasında imzalandı (1718 antlaşmaya göre:

1) Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sirmiyum ve Banat yaylası (T. eyaleti), Eflak’ın batı tarafla», yanı Ahıta ırmağına kadar Kiiçük Eflak denilen arazi Avusturya’ya verüdi.

2) Venediklilerden alınan Mora yarımadası ve Girit iskelesi C lara kaldı.

3) Dalmaçya, Bosna ve Arnavutluk kıyılarında bazı iskeleler V İllere verildi (bkz. Harita: 10. Pasarofça antlaşması).

Pasarofça antlaşması, Osmanlılar için pek zararlı oldu. Her ne i Venediklilerden Mora yarımadası alındı ise de, buna karşılık Belgrat kalemi* Avusturya’ya verildi.

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI • İRAN İLİ$KİLJR|

(1722 – 1746y,

\

Osmanlı – İran Savaşlarının Nedenleri:

pB»arofça antlaşmasından sonra Osmanlı devletinde Lâle Devri başltch le Devri’ni yaşarken Iranda’da Safevîlerle Sünnî Müslümanlar araaınd* ıhep kavgası çıkmıştı. Bu tarihlerde Safevî hükümdarı bulunan Şah İran Sünnîlerini zorla Şiî yapmaya çalışıyordu. Kafkasya ve Azar* n’da bulunan Sünnîler şahla başa çıkamayacaklarını anlayınca İstanbul’a rarak yardım istediler. Afganistan’da bulunan Sünnîler ise isyan ettiler, nn başına geçen Mahmut Han, Karidihar’ı alarak hükümdarlığım ilân Bu suretle bugünkü Afganistan devletinin temelleri atıldı. Mahmut Han n üzerine yürüyerek Şah Hüseyin’i esir etti. Hüseyin’in oğlu Şah Mp ise Yukarı İran’a çekilerek Mahmut Hanla savaşa başladı.

İran’ın bu durumundan faydalanmak isteyen Deli Petro, Kafkasya’ya k Derebent ve Bakû taraflannı işgal etti. İran’ın iç işlerinin karışması, rın Kafkasya’ya inmeleri üzerine Osmanlı devleti de harekete geçti, nlı ordıılan Hoy, Kirmanşah taraflarını alarak Kafkasya’ya girdiler.

lk)

Ruslarla Anlaşma. İstanbul Antlaşması (1724):

Oımanlı kuvvetlerinin Kafkasya’ya girmesi, Rusya ile yeni bir aavaç u yaratmıştı. Fakat iki taraf da savaşa hazır değildi. Fransa’nın araya iylc İstanbul’da bir konferans toplandı. Burada Rusya ile Osman!* ti İran topraklarını pay eden bir anlaşma imzaladılar. Bu anlaşmaya göre, r. Dağıstan ve Hazar kıyılarını işgal edecekler, Osmanlılar da İran’ın itlerini, Gence, Karabağ, Revan ve Tebriz’i alacaklardı.

Iıtnnbul antlaşmasından sonra Osmanlı ve rus kuvvetleri kendi payla-düçen yerleri işgal etmeye başladılar. O sırada Şah Hüseyin’in yerine Şah Tahmasp, İstanbul antlaşmasını kabul etmeyerek iki devletle de

• başladı. Fakat başa çıkamayacağını anlayınca Horasan’a çekilerek t bulunan Afşar Türklerinden yardım istedi, Afşar’ların başkanı buluna» Han, şahın hizmetine girerek Şahknlu sanını aldı.

Bu lirada Afgan Hükümdarı Mahmut Han ölmüş, yerine Eşref Şah geç-ı Eşref, Osmanlı ve Rus devletlerine baş vurarak kendisinin İran şahlığı •ndığı takdirde, İstanbul antlaşması koşullarını kabul edeceğini bildirdi, lif iki devletçe de uygun görüldüğünden. Eşrefin İran şahlığı onaylandı

Osmanlı • Iran Savakları ve Ahmet Paşa Antlaşması (1725-1732):
Bunun üzerine Horasan’a çekilen Şah Tahmasp, üç devletle de başladı. Şahkulu Nadir Han, Afganhlan yendikten sonra, Osmanlılann yürüdü. Hemedan, Tebriz ve Kirmanşah’ı geri aldı, tranlılann bu bata Üzerine İstanbul’da Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşanın sefere g sine karar verildi. Fakat Nevşehirli savaş adamı değildi. İşi oyala vakit kazanmaya çalıştı. Onun bu gevşek hareketi, kendisini çekemeya ayaklanmalarına ve Patrona Halil ihtilâlinin çıkmasına yol açtı (bkz. 18). İbrahim Paşa ve taraf tarlan öldürüldü. III. Ahmet tahttan indi’ yerine I. Mahmut padişah oldu (1730).

!. Mahmut devlet yönetimini eline aldıktan sonra İranlIlarla savaş ye başladı. Tebriz ve Hemedan geri alındı. Bunun üzerine Şah Tahmaap istemek zorunda kaldı. O zamanki ordu komutanı olan Bağdat valisi Pafa ile İran delegeleri arasında Ahmet Paşa antlaşması imzalandı (1 Bu antlaşmaya göre:

î | 1) Gence, Tiflis ve Dağıstan Osmanlılarda kalacaktı.

İj 2) Tebriz, Kirmanşah ve Hemedan eyaletleri îranlılara veriiec’
8 — Nadir Han’ın Iran Şahı Olması ve İranlılarla Savaşın Yeniden Başlaması (1732 -1746):

Ahmet Paşa antlaşmasından sonra Nadir Han bu antlaşmanın ir” kötülüğünü bahane ederek Şah Tahmasp’ı tahtından indirdi. Yerine ku bulunan çocuğunu şah ilân etti. Kendisi de «şah vekili» sanını alarak istediği gibi yönetmeye başladı. Sonra kuvvetli bir ordu ile Bağdat’a Fakat yenilerek geri çekildi. Bir süre sonra yeniden saldırılara başladı, zafer kazandı. Buna güvenerek Osmanlı devletine baş vurdu. İran onaylandığı takdirde, eski sınır üzerinde anlaşılabileceğini bildirdi, devleti o sırada Batıda Rusya ve Avusturya ile savaş halinde oldu Nadir’ia şahlığını kabul etti. Bu suretle İran’da Safevîler soyu sona yerine gene bir Türk soyu olan Afşarlar geçti (1736).

Bu antlaşmadan sonra Osmanlı devleti batıda Rusya ve Avust «avaşa devam etti. Nadir Şah da Hindistan’a bir sefer yaptı. Fakat? Şah 1743* te tekrar Osmanlı topraklanna saldmya başladı. Üç yıl süren ; lardan sonra nihayet iki taraf da banşa razı öldu. 1639 yılında IV. zamanında imzalanan Kasr-ı Şirin antlaşması esas tutularak yeni bir ait ynpıldı (1746).

Bu son antlaşma, İran’la Osmanlı devleti arasmdaki savaşlara so“ ve buKİinc kadar devam eden banş devrini açtı. O zamandan beri •Han bu barış devrinde İran’la aramızda tehlikeli bir sorun çıkmamış’

OSMANLI – RUS VE OSMANLI ■ AVUSTURYA SAVAŞLARI VE BELGRAT ANTLAŞMALARI

(1736- 1739) (0

Savaşın Nedenleri, Dönemleri ve Belgrat Antlaşmaları (1736 -1739):

Pasarofça antlaşmasından sonra Osmanlı devleti Batıda yirmi yıl kadar yapmamış ve bu süre içinde tranlılarla savaşmıştı. Bu sırada Rusya ile urya aralannda birleşerek Osmanlılara karşı gizli bir bağlaşma yapmış-, O »ıra, iki devletin de Osmanlı imparatorluğu üzerinde birtakım emelleri I, Ruslar, Karadeniz’e inmek, Kırım’ı işgal etmek ve Osmanlı uyruğunda Ortadoksları egemenlikleri altına almak, Avusturyalılar ise, Sırbistan,

■ ve Hersek’te yerleşmek istiyordu.

0 sırada Osmanlılarla Rusya arasında savaş nedeni olacak bazı olaylar . 1733 tarihinde Lehistan krallık tacı boşalmış ve bu yüzden Fransa ile

• ve Avusturya arasında Lehistan veraset savaşları başlamıştı (bkz. ikinci m, Parça: 5). Osmanlı devleti bu savaşta Fransa tarafını tutmuş, fakat ı’nm yazılı bir bağlaşmaya girmemesi yüzünden savaşa katılmamıştı, •n başka Ruslar, Balkanlardaki Ortadokalara güvenerek kuzey sınırla-da bazı hareketlerde bulunuyorlardı. Bu sırada Nadir Şahla devam eden f dolayısıyla Kınm ordusuna Kafkasya üzerinden İran’a gitmesi emredil-Ruslar bu ordunun Kabartay bölgesinden geçmesine engel olmuşlar ve mn kendilerine ait olduğunu ileri sürmüşlerdi. Bununla da kalmayarak, ▼e Kıîburun kalelerine de saldırarak Kırım’a girmişler ve Bahçesaray’ı ip yıkmışlardı.

Rusların bu tecavüzleri ve Kabartay üzerinde hak iddia etmeleri üze-Osmanlı devleti Rusya’ya savaş ilân etti (1736). Bunun üzerine Avustur-(tl&ça düştü. Zira Osmanlı devleti ile Rusya arasında çıkacak herhangi b’iî |ta bağlaşma gereğince Rusya’nın yanında yer almak zorunda idi. Hal-1 Avusturya henüz savaşa hazır değildi. O sırada Avusturya’nın İstanbul’ kulunan elçisi Taknan, iki devlet arasına girerek savaşa engel olmak istedi, Avusturya’nın vakit kazanmak için giriştiği bir hareketti. Osmanlı devleti tuman Rusya ile Avusturya arasındaki gizli bağlaşmayı bilmediği için, nıon’ın bu aracılığını ciddîye aldı. Fakat bir süre sonra Avusturya hazırlı-bitirir bitirmez, Osmanlı devletine savaş açtı. Bunun üzerine Osmank Itlnn ikiye ayrılmak zorunda kaldı.

Sadrazam Yeğen Mehmet Paşa, Avusturya kesiminde başarılar kazandı, »’ya saldıran Avusturyalılar, Bosna Beylerbeyi Hekhnoğiu AB Paşa tarattı bozguna uğratıldı. Karşıt yürüyüşe geçen Osmanlılar, Avusturyakla

Sırbistan ve Eflak’tan çıkartarak Belgrat üzerine yürüdüler. Yeni Sa İve* Mehmet Paşa şehri şiddetle kuşattı.

Bu sırada Rus kesiminde de bazı başartlar elde edildi. Kınm’: Ruslar çıkartıldı. Boğdan’a saldıran diğer bir Rus ordusu durduruldu. ;

Osmanlı ordularının her iki kesimde de başarılar kazanması Fransa Sefiri Marki do Vünöv (Marquis de Vilneuve) araya girdi. A» ile Osmanlı devleti arasında ayn bir banş yapılmasına çalıştı. Avustu Belgrat ve Banat dışında, Pasarofça antlaşması ile Osmanlılardan almış lan yerleri geri vermek istediler. Fakat Sadrazam Ivez Mehmet Pa için Belgrat’ın geri verilmesini istedi. Nihayet Avusturyalılar, B‘ yaptıkları istihkâmlan yıkma koşulu ile şehri teslime razı oldular. î« üzerine Avusturya ile Belgrat antlaşması imzalandı (1739). Bu antl göre:

Avusturya; Banat yaylası, yanı Tem eş var dışında Pasarofça İle Osmanlılardan aldığı yerleri geri verdi (bkz. Harita: 10).

Avusturya ile anlaşma yapıldıktan sonra Ruslar savaşa daha fazla •edemediler. Zira o sırada İsveç, Osmanlı devleti lehine savaşa haziîl başlamıştı. Bu dunun karşısında Ruslar da, Fransa’nın araya girme»

oldular. Onlarla da Belgrat’ta ikinci bir Belgrat antUşıruuı yapıldı ). Bu antlaşmaya göre de:

t) Ruslar bu savaşta elde etmiş oldukları topraklan Osmanlı dovlatİM geri vereceklerdi. Yalnız Bağ ırmağı ile Dinyeper ırmağı arasında kalan küçük bir arazi Ruslara bırakılacaktı.

) Azak kalesi, Ruslarda kalacak; fakat Ruslar bu kaleyi yıkacaklar ve yerine de yeni bir kale yapmayacaklardı.

) Buna karşılık Rusya, Karadeniz’de savaş ve ticaret gemisi bulun* durmayacaktı.

) Rus çan, protokol bakımından Avusturya imparatoruna ve Fransa kralına eşit sayılacaktı.

‘•r iki Belgrat antlaşması da Osmanlı devletinin XVIII. yüzyılda imzalan kazançlı ve şerefli antlaşmalar olmuştur. Bu antlaşmalarla Karade-bir Osmanlı denizi olduğu bir daha kabul edilmiş ve onaylanmıştır.

İfrat antlaşmalarından sonra Rusya ve Avusturya aralarındaki bağlaş-.nileyerek Osmanlı devletine bildirdiler. Buna karşılık Osmanlı devleti ’le bir antlaşma yaparak Rusya ve Avusturya’ya bildirdi. Karşılıklı bu bağlaşmalar Batıda 30 yıl kadar süren uzun bir barış devri açtı. İçinde Osmanlı devleti Doğuda İran savaşlarına son verdi. Bir taraftan »ılterî nitelikte birtakım ıslahat yaptı. Rusya ve Avusturya ise bu barış ‘e Avusturya Veraset savaşlan ve Yedi yıl savaşlan ile uğraştılar (bkz. Hlüm).

4 — XVIII. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN SİYASAL DURUMU 1768 Osmanlı – Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774):

Uıya ile Osmanlı devleti arasındaki banş devri 1768’de Lehistan sorunu yeniden bozuldu. Bu suretle başlayan Osmanlı – Rus savaşları Küçük l antlaşması ile sona erdi.

) Savaşın Nedenleri: Ruslar p t eden beri Lehistan’ın iç işlerine kanşı-

I, I. Petro’nun izinden yürüyen Çariçe H. Katerina, Lehistan işleriyle kından ilgilenmeye ve bu memleketi kendi egemenliği altına almaya ,r, bir taraftan da Osmanlı topraklan üzerindeki Rus emellerini yerine w çalışıyordu.

»dan başka, Çariçe IL Katerina birtakım idealler peşinde kaşvyor, :’e inmek,’Kırım ve Kafkasya’yı almak, Balkanlarda Rusya’ya bağlı kurmak istiyordu. Osmanlı devleti ise, Rusya’ma W siyasetinden

Ou sırada Lehistan kralı III. Ogüst ölmüştü. II. Kateriıla bu faydnlanarak Lehistan’ı kendi nüfuzu altına almak istedi. Güzdfll Staninlas Ponyatofskı’yi zorla kral seçtirdi. Leh vatanseverleri, Rusya’ yelmek için Polonya’da bulunan Bar kasabasında toplandılar. Uzun kerelerden sonra Karlofça antlaşması ile Lehistan’a bırakılan Podoly*’ verileceğini bildirerek, Osmanlı devletinden yardım istediler. Bunun Ruslar, Bar kasabasını basarak Leh vatanseverlerini dağıttılar. Bunlar kısmı sınırlarımıza sığındılar. Ruslar, bunları kovalanmak bahanesiyle lanmıza girerek Lehlileri Türklerle birlikte kılıçtan geçirdiler.

Rusya’nın bu hareketi üzerine o sırada padişah bulunan ve Rue olan III. Mustafa savaşa karar verdi. Fakat, bazı ıslahat yapılmasına Osmanlı ordu ve donanmasının durumu iyi değildi. Ordu, 30 jrc! batıda savaşmamıştı. Asker arasında disiplin ve itaat yoktu. Başta be bir tecrübeli komutan kalmamıştı. Buna rağmen, padişahın arzusu v likten anlamayan birtakım devlet adamlarının padişaha yaranmak savaştan yana olmaları üzerine Rusya’ya savaş ilân olundu (1768). ,

b) Savaşın Dönemleri: Ruslar beş koldan saldırıya geçtiler, i Gürcistan, Ukrayna ve Besarabya üzerine yürüdüler. Bir Rus arda; kalesini aldıktan sonra, Boğdan ve Eflak’ı istilâya başladı. Yaş, DfÜ lann eline geçti. 30 000 kişilik bir Rus ordusu, İsmail kalesi bulunan Kartal ovası’ nda 180 000 kişilik bir Osmanlı ordusunu ■— disiplinsizliği yüzünden — bozguna uğrattı. 50 000 askerimiz şehit

Bu sırada Baltık denizinden hazırlanan bir Rus donanması, de yardımıyla, Septe boğazından geçerek Akdeniz’e gelmişti. Bu Mora sularına gelerek Rumları isyana kışkırttı. Rumlar, Ruslara isyan ettilerse de, bu isyanı Osmanlı kuvvetleri derhal bastırdılar-üzerine Rus donanması Mora kıyılarından ayrılarak Ege denizine gir da Rus ve Osmanlı donanmalân arasında bazı çarpışmalar oldu, donanması, Çeşme limanına sığınmak zorunda kaldı. Ruslar bu faydalanarak Çeşme limanına girdiler. Orada çok sıkışık bir durumda donanmamıza saldırarak yaktılar (1770).

Çeşme felâketinden sonra Ruslar, Ege denizine hâkim oldula adasına tecavüz ettiler. Çanakkale boğazına kadar geldiler. Çeşme sırasında büyük kahramanlıklar gösteren Cezayirli Haşan Faşa, deryalığa getirildi. Yeni kaptan paşa karşı saldırıya geçerek Rusları uzaklaştırdı. Ruslar, bundan sonra karadaki saldırılarını artırdılar.

Rusların kazandıkları başarılar üzerine Avusturya ve Prusya tel tüler. Zira Avusturya, Rusların ilerlemesini kendi çıkarlarına uygun

Harita İl — Küçük Kaynarca Antlaşması,
s) Arzu eden halk istediği yere göç edecekti.

ç) Buralarda halka din ve mezhep özgürlüğü verilecekti.

d) Rhs Hıristiyanlan ve rahipleri kutsal yerleri serbestçe zijrs leceklerdi.

4) Ruslar, Karadeniz ve Akdeniz’de ve diğer Türk sularında ‘ larmda serbestçe ticaret yapacaklar, Fransa ve İngâtere’y«| olan kapitülasyonlardan faydalanacaklardı.

5) Ruslar, gerekli gördükleri her yerde konsoloshane açafc ve İstanbul’da devamlı oturan bir elçi bulunduraca konsoloslarına da Fransa ve Ingiltere konsoîosiannmj tanınacaktı.

@) Ruslar, Osmanlı uyruğunda olan Ortodokslarla Eflak v«J beylerinin haklarını koruyacaklardı.

7) Osmanh devleti, Rusya’ya üç taksitte ödenmek üzer© lSf akçe savaş zarar ödentisi verecekti

Küçük Kaynarda antlaşmasıyla, öteden beri Osmanh devletine Kınm Hanlığı elden çıkıyor, Rusların Osmanlı devleti uyruğunda dokslan himaye hakkı tanınmış oluyordu. Bu son madde Rusların iç kanamasına yol açması bakımından çok «nemli sonuçlar doğur

TARİH
Rusların Kırım’ı İşgalleri ve Aynalıkavak T enkihnamesi (177%

çük Kaynarca antlaşmasından sonra Ruslar, Kırım’ın işlerine kang&rak Rusya’ya bağlamak istediler. Kendilerine taraftar olan Şahingiray’ı ha^ için çalıştılar. Onu Rus ordusu ile birlikte Kınm’a sokarak zorla rdiler. \x

«nlı devleti, Şahirigiray’ın hanlığım onaylamadı. Kınm’da bir iç tladı. Kırım büyükleri İstanbul’dan yardım istediler. Osmanlı devleti, bağımsızlığını kurtarmak için harekete geçti. Rusya ile yeni bir savaf baş gösterdi. Fransa araya girdi. Küçük Kaynarca antlaşmasının bazı rinkı bir daha gözden geçirilmesi için İstanbul’da bir konferans top-a teklif ettL Türe ve Rus delegeleri Haliç’te Aynalıkavak köşkünde •Icre başladılar/ Birçok görüşmelerden sonra Küçük Kaynarca antla;-«nlasılmayan^’bazı maddeleri değiştirildi. Aynalıkavak T enkihnamesi n bu yeni/imtlaşmaya göre: Ruslar, Kırım’daki askerlerim çekecekler5 devleti de buna karşılık Şahingiray’m hanlığım onaylayacaktı.

/

1787 -1792 Osmanlı – Rus ve Avusturya 1 Savaşları. Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları:

nnlıkavak antlaşmasına rağmen Ruslar, Kmm’ın iç işlerine kangmakta •ttiler. II. Katerina, Kınm’ı Rusya’ya bağlamaya karar vermişti. Diğer Rallin giray tam bir Rus ajanı gibi hareket ediyordu. Halk ise bundan nutı değildi. Kırım’da yeniden isyanlar çıktı. Bunu bahane eden rınH, Avusturya ile anlaştı. Kınm’a bir Rus ordusu göndererek burayı

• bağladığım ilân etd (1783).

lanlı devleti, Rusya’mn bu haksız tecavüzüne karşı bir şey yapamadı, llİt Müslüman devlet olan Kınm hanlığının Rusya’ya bağlanmam ve »I ıtrin Kınm’ı kendilerine bağladıktan sonra, Türkiye’ye göç etmek halkı kılıçtan geçirmeleri Türk milletine çok ağır geldi. Bu sıra Rusya turya, Osmanlı devletini paylaşmak için yeni birtakım projeler hazır-baylamışlardı. II. Katerina, Bizans imparatorluğunu yeniden kurmak U. İki devlet arasında yapılan bir anlaşmaya göre, Avusturya; Hotin, Eflak, Sırbistan, Bosna, Hersek ve Adriyatik kıyılanın alacak, RusJaı ’ın «eri kalan kısmıyla Boğdan’ı işgal ederek burada bir Dakya devleti İl. Bundan başka, şayet Türkleri Rumeli’den atabilirlerse, merkezi olmak üzere eski Bizans imparatorluğu’ nu yeniden kuracaklardı. Bu hırçına da Katerina’mn torunu, XIII. Konstantin adıyla kral olacaktı.

ve Avusturya arasındaki bu anlaşma İngiltere’yi telâşa düşürdü. İki devlet arasındaki bu anlaşmayı Osmaab devletine bildirerek bizi

TARİH
MV«|i kışkırttı. Diğer taraftan Rusya ile Avusturya’nın kuvvetle-nna uygun bulmayan Prusya da Osmanlı devletini tuttu.

Avrupa’da Osmanlı devleti üzerine tartışmalar olur, projeler ken 11. Katerina harekete geçti. 1786’da Güney Rusya’ya yapacağı Avusturya İmparatoru II. Jozef’i de çağırdı, tki imparator, Keraoit* ttiler. Oamanlı devleti aleyhindeki bağlaşmalarını yenilediler. Üzeri: yol* yazılı zafer taklan altından geçerek Osmanlı devleti aley’ gösteriler yaptılar.

Ruaya ve Avusturya’nın bu hareketleri İstanbul’da hoş kar Prusya ve Ingiltere’nin kışkırtması ile Rusya’ya savaş ilân olundu (t

Savaş, Osmanlı Ordularının Rusya’ya saldırısı ile başladı. Fakat sonra Avusturya da savaşa girdiğinden, Osmanlı ordulan ikiye zorunda kaldı. Ruslar özi kalesini alarak ahalisini kılıçtan geçirdiler, ket haberi İstanbul’a gelince, I. Abdülhamit kederinden öldü. Yerine geçti (1789).

IH. Selim, düşmana iyi bir dayak atılmasına taraftardı. Yeni cülusu as-ker arasında genel bir heyecan yarattı. Bu sırada Belgrat’* bir Avusturya ordusu püskürtüldü. Fakat diğeT taraftan, Ruslar, B yı işgal ettiler. Osmanlı devletinin durumu kötüleştiği bir sırada trv ya karşı savaşa başladı. Diğer taraftan Fransa’da ihtilâl çık t». A Fransa işleriyle yakından ilgilenmeye başladı. III. Selim bu durura*

1 anarak, zafer için çok çalıştı ise de, bir sonuç elde edemedi. Rı ırmağı kıyısında bir ordumuzu bozarak Bender, Kili, Akkerman işgal ettiler. Avusturyalılar da Belgrat ve Semendire’ye girdiler, Avusturya’nın ilerlemesinden korkan Prusya, Osmanlı devletiyle bir yaptı. Bu anlaşmaya göre, Avusturyalılar, Tuna’yı aştıkları takdird savaşa girecekti. Prusya, Avusturya’yı barışa zorlamak için ordula ber etti. Bu sıra Yerkökü kalesi’ ni almak isteyen bir Avusturya ordusu uğratıldı. Bunun üzerine Avusturya, Rusya’dan ayni arak Osmanlı Ziştovi astlaşması’m imzaladı (1791). Bu antlaşmaya göre:

1) Avusturya bu savaşta Osmanlı devletinden aldığı yerleri {

2) Buna karşılık, Orsova ile Unna suyu taraflarında bir mi Avusturya’ya bırakıldı.

Ziştovi antlaşmasından sonra III. Selim, Rusya tarafında sava etmek istedi. Fakat ordunun durumu buna uygun değildi. Rusya d kaldığından, barışa taraftardı. Bunun üzerine Rusya ile de Yaş imzalandı (1792). Buna göre de:
İN
1) Knun’ın Rusya’ya ait olduğu onaylandı.
2) özi kalesi ve Buğ ırmağı ile Dinyester ırmağı arasmd

Roaya’ya bırakılarak Diajraatar m^İTfiV İmaldi

Değvda Osmanlı – Ru anun Mvaytan ttncald iunu
5 — XVIII. YÜZYILDA OSMANLI – FRANSIZ İLİŞKİLERİ i XVIII. Yüzyılda Fransa’nın Osmanlı Siyaseti:
t\V yüzyılda Körülüler devrinde bozulan Osmanlı – Fransız iiigkilcii antlaşmasından sonra tekrar düzeldi. Osmanlılar, Rusya ve Avttt* kuvvetlenmesi üzerine, Fransa ile yeniden dostluk kurmak g«rek> uladılar. Fransa ise doğuda Rusya ve Avusturya’nın kuvvetlenmesini» topraklan üzerinde yerleşmesini kendi çıkarlarına uygun görmü-Zira bu «ırada Fransa, Osmanlı devletiyle geniş ölçüde ticaret yap-

– ve diğer devletlere göre daha çok imtiyazlara sahip bulunmaktaydı, Osmanlı topraklan üzerinde yerleşecek olan Rusya ve Avusturya, l’jn bu haklardan yoksun edecekler ve onun doğu öcaretme engel Şiardı. Bunu düşünen Fransa, Osmanlılarla olan «Kadim dostluğu» na önem verdi ve istilâcı devletlere karşı Osmanlı çıkarlanm ve dolayı-|andi çıkarlanm korumaya çalıştı.

) «manii – Fransız ilişkileri Lâle Devri’nde daha çok gelişti. Nevşehirli Paşa, 28 Çelebi Mehmet Efendi’yi elçilikle Paris’e gönderdi. Fransa, başlayan Osmanlı – Venedik ve Avusturya savaşlannda Osmanlılar^ arlık etti 1722’de çıkan Osmanlı – İran savaşı sırasında Rusya ile inli devleti arasındaki anlaşmazlığı iki tarafı da memnun edecek bir İt çözümledi. Nihayet 1736’da başlayan Osmanlı – Rus ve Avusturya jlannda Osmanlı devletini tuttu. Belgrat antlaşmalarına aracılık yaparak inli devleti için oldukça kazançlı anlaşmalar yapılmasını sağladı. Bütün fŞalıımalar Fransa’nın Osmanlı devleti üzerindeki nüfuz ve kredisini Itlendirdi.
1740 Kapitülasyonları:

Belgrat antlaşmalanndan sonra Fransa Sefiri Marki dö Vilnöv, Fransa’ |b« nüfuzundan faydalanarak Kanunî devrinden beri zaman zaman Fransa’ Varilen kntiyazlan bir daha gözden geçirdi. Yeni birtakım imtiyazlar j)armayı ve Osmanlı devleti ile yeni bir ticaret anlaşması yapmayı başardı.

İfaltan 1. Mahmut tarafından imzalanan ve Fransa’ya ekonomik, hukuki | Anî bakımdan birçok imtiyazlar sağlayan bu yeni antlaşmanın en önemli

(SmİMAİ, F»an*a’ya ▼•rilm bu bak ▼« imtiyazlara bandan bftyl* dal İtfkto kalacağı va değiymeyeceği eaaaını kabul etmeaiydi.

1740 kapitülaayonlan adını alan bu antlaşma, Osmanlı Frutta’ya tttaki devletlerden daha üatün bir yer vermekteydi. Sonral bhtakim olaylar ve yenilgiler yüzünden diğer devletlere de verile* 1 jrenUr, Oamanlı devletinin zararına olmuş, memleketin iç ve yabafiılann eline geçmiştir. Osmanlı devletinin bir siyasal hatam ol İMjreiklardan memleketimiz maddî ve manevî yönlerden birçok gttraüv ve bundan ancak Lozan antlaşması’yla kurtulabilmiştir.
15 — Napolyon’un Mısır Seferi, Osmanlı – Fransız İlişkilerinin Yeniden Bozulması (1798-1801):

1740’tan sonra Fransız ihtilâline kadar devam eden Osmanlı – Fransız ilişkileri gayet dostane olarak davam ettL Frama’ başladığı zaman, bütün Avrupa devletleri Fransa’ya karşı cephe 1 halde, Osmanlı devleti, Fransa dostluğuna sadık kalarak Fransa’ rejimini tanıdı. Bu sırada padişah olan III. Selim, Fransız dostu taraftan idi. Daha şehzadeliğinde Fransa kralı XVI. Lui ile dostan bulunmuştu. Padişah olunca, Fransa dostluğuna önem verdi. Hatta başladığı Nizam-ı Cedit ıslahatında Fransa’nın yardımına güvendi, birçok subay, topçu ve diğer teknik uzmanlar ve kitaplar getirt^ olduğu Kara Mühendishanesi’nde Fr an sızlara ders verdirdi ve btt yabancı dil olarak Fransızca’yı kabul etti.

Fakat bütün bunlara rağmen, ihtilâl savaşlan sırasında ve he” tuvar hükümeti zamanında (1795 – 1799) Fransa, Osmanlı devleti iki yüzlü bir siyaset izledi. Üstelik, Osmanlı topraklanndan olan F göz dikti Bu sırada Fransa, İngiltere ve Rusya ile savaş halindeydi, nin Avrupa karasında toprağı olmadığı için onu yenemiyordu. F İngiltere’yi yenebilmesi için Hindistan’ı onun elinden alması ger Bunun için de Fransa’nın, Hindistan yolu üzerinde bulunan Mısır’ı işg gerekti Gerçekte Fransa bu tarihte Osmanlı devletinin Avusturya i elinde yıkılacağına inanıyordu. Bundan dolayı şimdiden Fransa iç’ bir önem taşıyan Mısır’da yerleşmek istiyordu. İngiltere’yi yenme1 bahaneydi Fransız hükümetine bu fikri veren ve Mısır’ı işgal ede bildiren ihtilâlin yetiştirdiği ünlü general Napolyon Bonapart idi.

Direktuvar hükümeti, Napolyon’un, Mısır hakkmdaki projesi ederek onu bu seferin başkomutanlığına atadı. Bu sırada tngilizler F Osmanlı devleti aleyhine bir sefer hazırladıklarını bildirmişlerdi. III Fransa dostu olduğu için, bu habere inanmak istememişti. BununM

Mn* durum bildirilmiş ve gereğinde Akdeniz limanların» u|

Us Mvaf gemilerine yardım edilmesi için gereken emirler verilmişti*

ıkten bir süre sonra Napolyon büyük bir donanma ve 35 bin kfelUk ile Tulon’dan hareket ederek İskenderiye’ye çıktı. Mısır’daki Osmanlı ini yenerek Kahire’ye girdi (1798). Bunun üzerine Fransa ile savaf ulunan İngiltere ve Rusya, Osmanlı devletine yardım teklif ettiler, devleti bu teklifi kabul ederek bu devletlerle bir bağlaşma yaptı.

Rus donanmaları Akdeniz’e girdiler. Ruslar, Ege’deki yedi adayı fak iygal ettiler. Amiral Nelson komutasında bulunan İngiliz donan-•kenderiye yakınında Abukır denilen yerde bulunan Fransız donan-bir baskın yaparak birkaç gemiden başka, hepsini yaktı.

nması mahvolan Napolyon, Osmanlı devletini banşa zorlamak iriye üzerine yürüdü, Akkâ kalesi’ni kuşattı. Fakat Cezzar Ahmet (utasında bulunan Nizam-ı Cedidi askerlerine yenildi. Tekrar çekildi.

İyonun yenilgisi üzerine, Osmanlı devleti Mısır’a bir ordu gönder* on kötü bir duruma düştü. Fransa’dan aldığı haberler üzerine Mısır* aya karar verdi. Fransa’ya gönderilmek üzere İngiltereden istediği ta gemisine gizlice binerek Mısır’dan kaçtı (1799). Yerine General »•kil bıraktı. /y

:r, bu sırada Mısır üzerine yürüyen bir Osmanlı ordusunu yendi; f türe sonra kendi de Süleyman adlı bir fedaî tarafından öldürüldü, korkusundan Müslümanlığı kabul eden, General Abdullah Meno !ân seçildi. Bunun komutanlığı zamanında kuvvetli bir Osmanlı ordu*

■ girdi, ingilizler de Abukır’a asker çıkardılar. Kötü bir duruma düşen t El-Ariş Mukavelesi’ni imzalamak zorunda kaldılar (1801). Bu

• göre, Fransızlar Mısır’ı boşaltarak Osmanlı devletine teslim edecek» karşılık ingilizler de onları gemileriyle Fransa’ya taşıyacaklardı.

I seferinden sonra Osmanlı – Fransız ilişkileri daha bir süre bozuk al Napolyon imparator olduktan sonra (1804), Osmanlı – Fransız yeniden kuruldu (bkz, 6. Ünite, Birinci Bölüm, parça: 1).
6 — XVIII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNDE YAPILAN ISLAHAT HAREKETLERİ Bu Yüzyılda Yapılan Islahat Hareketlerinin Karakteri ve Devirleri:

III. yüzyılda yapılan ıslahat hareketleri, XVII. yüzyılda yapılmak Islahat hareketlerinden daha esaslı ve sonuçlan bakımından da daha lmuqtur. Zira bu devirde Osmanlı devleti birçok bakımlardan Avrupa

dftvletİMTUtden garlde kaldığını anlamış vs bu gerilemenin nedenleri durarak, buna çareler bulmaya çalışmıştır. Fakat bu ıslahat hareketleri !

başt* butun an padiyah ve bazı ileri görüşlü devlet adamlarının tc den ibaret kalmış, bütUn memlekete yaygın toplu bir değişiklik olu

XVIII. yüzyılda yapılan ıslahat hareketlerinin genel karekteri ▼e Avrupa üstünlüğünü kabul ederek onların bilim ti Bundan dolayı bu ıslahat hareketleri cahil ve mutaassıp ve özettikle Yeniçeri ocağının direnmesiyle karşılaşmış ve her ıslahat ! tinin sonunda bir irtica hareketi görülmüş ve kanlı birtakım ihtilâller

XVIII. yüzyılda yapılmak istenen ıslahat hareketlerinin şunlardır:

a) Lâle Devri ve bu devirde yapılan ıslahat hareketleri (1718 <

b) I. Mahmut devrinde yapılan ıslahat hareketleri (1730 ■

c) III. Mastafa devrinde yapılan ıslahat hareketleri (1757 ■

ç) I. Abdülhamit devrinde yapılan ıslahat hareketleri (1774<

d) III. Selim devri ve Nizam-ı Cedit ıslahatı (1789 <

17 — Lâle Devri (1718 – Î730):

Bu devir 1718’de imzalanan Pasarofça antlaşmasından sonra 1736* da çılcan Patrona Halil ihtilâline kadar sürer. ~

Lâle Devri’nin ünlü kişileri, Padişah Di. Ahmet ile onun 81 Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır (bkz. Resim: 67). Bu devir gen zevk u safa ve eğlence devridir. Bunda Padişah III. Ahmet’in ve Nevşehirli İbrahim Paşanın büyük rolleri olmakla beraber, Osmanlı nin dünya görüş ve düşüncelerinde husule gelen değişikliğin de büyük! olmuştur. Osmanlılar Lâle Devri’ne gelinceye değin her . bir siyaset gütmüşler, bu dünyadan çok, ahret için çalışmışlar ve haz lardır. Lâle Devrj nde i3e_gerek baştakOeV ve gerek halk uzun süren sa ve acı yenilgilerin verdiği huzursukluktan kurtulmak, biraz da bu dünva lerinden faydalanmak, zevkli ve eğlenceli bir hayat yaşamak ister Nitekim Lâle Devri’nin ünlü şairi Nedim bir gazelinde «GSlelim, 05 kâm alalım dünyadan» mısraı ile bu devrin genel karekterini gayet şekilde belirtmiştir.

Gerçekten Lâle Devri’nde İstanbul bir zevk u safa ülkesi olr tarafta saraylar, köşkler, çeşmeler, park ve bahçeler yapılmıştır. Bİ Kâğıthane deresinin iki tarafı nefis bahçeler ve köşklerle süslenel eğlence yeri haline getirilmiş ve adına da Sâdâbat denilmiştir.

Lâle devrinde gerek Sâdâbat ve gerek Boğaziçi’ndeki bahçeler r« çiçeklerle süslenmişti. By* çiçekler arasında lâleye çokönem verildi. ^çfif^Ie^^i^nl^r^aJtşL_bun|âxclan MaEEîıp ~a3îî bir lâle soğanmşj 500 alfana kadar

devrinde başta pa-ve Nevşehirli İbra-J Paşa olmak üzere diğer ileri gelen memurları ve Isım zengin ve kibar yazın Sâdâbat bah-ie aaz ve söz eğlen-re Boğaziçi’nde meh-ve Çırağan safalan, da saraylarda veko-Irda helva sohbetleri, ı içki eğlenceleri ya-vakit geçiriyorlardı, fin saz ve söz ustaları ‘ Bevkli ve eğlenceli ha-bir kat daha güzel-fiyerlardı. Hele Lâle i’nin büyük ve şuh Nedim gazelleri ve illanyla bu devre başka 5eşe~~ve güzellik veri-lu.
Lâle Devri’nde İstanbul’da hemen her zaman yapılan çeşitli eğlenceler inden lüks ve israf artmış, hayat pahaklaşmıştı. Zengin ve fakir harkeste ve gösterişe düşkünlük son derecesini bulmuş, hatta lüks vtTisraf yüziin-düğünler yapılamaz olmuştu. Devlet bile masrafları karşılamakiçm tt»n y em bir vergi almaya başlamıştı.
— Lâle Devri’nde Yapılan Islahat Hareketleri: Matbaanın Açılması (1727):

ilk bakışta yalnız bir eğlence devri gibi görünen Lâle Devri’«de Osmanlı Vİr.ti ilk esaslı ıslahat hareketlerine girieroia. ((ene ilk defa olarak bu devirde yrupa ile çofe yakından ilişkide bulunmuştur. Bunda Lâle Devri’nin iinlü lirazanu Damat İbrahim^Paşanın büyük payı olmuştur.

İbrahim Paşa ileri görüglü. yedilik taraftarı bir sadrazamdı. Onun eğlen-|rt düşkünlüğü yanında, memleketin hayrma yaptığı bazı ıslahat hareketleri

MMTİm »onra .Patron* H*H1 ve arkadaşları devleti ellerin* Sâdâbat’ in yakılmasını istedi Ur. Sultan Mahmut, buranın yakıl OİlM^t, ytkUmaaını istedi. Bunun üzerine İstanbul’da ne kadar Ç*PUİWI vara», astlarla birlikte, Sâdâbat’a giderek bin bir emek va nMydaita gelen o güzelim köfkleri yıktılar. Lâle bahçelerini harap el bltttlll bu kitülttklere rağmen matbaaya dokunmadılar.
20—1. Mahmut Devrinde Yapılan Islahat Hareketleri. Humbaracı Ahmet Paşa :

1. Mahmut’un ilk zamanlarında devlet. Patrona Halil ile ar elinde kaldı. Bu zorbalar padişaha ve devlet büyüklerine istedikl jrorlardı Hatta Patrona Halil isyan günlerinde kendisine veresiye et veren bir Rum kasabı Boğdan voyvodalığına tayin etirmişti.

Sultan I. Mahmut duruma hâkim olduktan sonra Patrona ve ar’ Iran sorununu müzakere bahanesiyle saraya çağırarak, birer birer kestirdi Bu suretle Patrona Halil isyanının son izleri de «ilin I, Muhmut bundan sonra askerî alanda ıslahat hareketlerine başladı, aslen Fransız olan Humbaracı Ahmet Paşa (Kont de Boneval) i” zat Osmanlı hizmetine girmişti. Humbaracı Fransız ve Avusturya a* çalışmış, sonra Müslüman olmuştu, tyi bir asker olan Ahmet Paşa, ordusunun topçu ve humbaracı ocaklarım ıslaha çalıştı. Bundan del* ■ine Humbaracı sanı verildi

Ahmet Paşa, Osmanlı ordusunda komutanlık yapmadı. Fakat* eğitim ve öğretimi için çalıştı. Ordunun ıslahı için raporlar yazdı verilen kıtalan Avrupa ordularının kuruluşlarına göre düzene koy d tabur ve alay örgütü yaptı. Onun bu husustaki çalışmaları çok fay Hatta 1736 Osmanlı – Rus ve Avusturya seferi sırasında yetiştirdiği kumbaracılar büyük yararlıklar gösterdiler.

1. Mahmut devrinde iş başına getirilen Hekimoğlu AK P: Mehmet Paşa ve tvez Mehmet Paşa gibi bazı değerli ıslahatçı sadra memlekete faydalı hizmetler görmüşler, ordunun ıslahına çalışmışla L Mahmut devrinde memleketimizde ilk defa olarak subayların ye’ amaeıyla Kara Mühendishanesi açılmıştır.

21 — III. Mustafa Devrinde Yapılan Islahat Hareketleri. Koca Ragıp Paşa ve Baron dö Tot:

I. Mahmut’un 1754 tarihinde ölümü üzerine yerine III.

Bu yaşlı ve geri kafalı bir padişahtı. Kısa süren saltanatı (1754 – 178 sunda hic bir yenilik yapılmadı. ÖUtsaüadan sonra yerine III. oldu (1757-1774).

Muatafa, yenilik aeven bir padişahtı. Hasis olduğu işin maliyayt Hn verdi. Lüzumsuz masrafları keserek hâzineyi doldurdu. Yahui lafa yıldızların insanlarla hükümetlerin hayatları üzerinde büyük biv duğuna inanırdı. Bundan dolayı yapacağı işlerde daima uğurlu zamanı f caatı hesap ederdi. Zamanında saray, Mısır’dan, Fas’tan, Arabistan latan’dan gelen sihirbaz ve müneccimlerle dolmuştu. Padişah bunların İnanır, işlerini ona göre yürütürdü. Hatta 111. Mustafa, çağdaşı buluya Kralı U. Frederik’in kazanmış olduğu zaferlere bakarak onun uğurlu zamanı belirten çok usta müneccimlerin bulunduğuna, •rik’in bundan dolayı daima muzaffer olduğuna inanmakta idi. Bu Prusya kralına elçi olarak gönderdiği Ahmet Resmî Efendiyi, II. Fre-7, Uç müneccim istemeye, büyük işlere başlama zamanlarının ve iyi Rİar bulmanın sırlarını öğrenmeye memur etmişti. II. Frederik, Türk verdiği cevapta, siyasetteki başarılarının üç nedeni olduğunu, bunların Tarih okuyarak geçmiş zamanların tecrübelerinden faydalanmak, düzenli bir orduya sahip olmak ve bu orduya her gün savaş edecek-•ğitira yaptırmak, 3) Hâzineyi daima para ile dolu bulundurmak u söylemiş ve «İşte benim üç müneccimim bunlardır. Bundan başks :ra yoktur. Dostum padişaha söylemenizi rica ederim» demiştir.

1, Mustafa, Rus düşmanı ve savaş taraftan bir padişahtı. Fakat devrinin tfrazamı Koca Ragıp Paşa savaşa taraftar değildi. Ragıp Paşa, III. Ofi-•on zamanlarında sadrazam olmuştu. Şair, bilgin ve Avrupa siyasetin-Uyan zeki bir adamdı. I. Mahmut zamanında Iran, Avusturya v© lavaşlarında bulunmuş, tecrübe kazanmıştı. III. Mustafa’ya vezirlik İti yıl zarfında muhafazakâr bir siyaset izledi. Padişahı daima savaştan tmaya çalıştı. Ragıp Paşa, devletin bünyesini öğrenmiş, bu hal ve du-Oamanlı devletinin hiç bir başarı kazanamayacağı kanısına varmıştı, •lafa müneccimlerin sözlerine kanarak Rusya’ya karşı savaşa kalktıkça Pıtça, padişahın bu isteğine engel olur; Rusya’nın ve diğer Avrupai» ların askerlik ve teknik alanında çok ileri gittiklerini, Osmanlı ordularını» Arıt göre disiplin, eğitim ve öğretim bakımlarından çok geri olduklarını reıek, HI. Mustafa’yı daima savaştan vaz geçirirdi. Hatta bu hususta H «ıralarında şöyle bir konuşma olmuştur. Padişah, Ragıp Paşama savaf tndiHİne itiraz ettiği bir gün «Paşa! Eğer amaç akçe ise, Edimekapıs» Ruaçuk’a kadar iki geçeli akçe dizerim» demişti. Paşa e zaman III. Mu*« iı ()»manlı devletinin uzaktan heybetli bir aslana benzediği®!, fakat bts

5 ynnına yaklaşıldığı zaman, tırnaklarının sökülmüş olduğunun görülece-§ Mma;t düşmanın, devletin ne halde olduğunu öğreneceğini söyleyerek yden önce askerlik alanında ıslahat yapılmasını tavsiye etmiştir. Nitekim U»IhIh onun tavsiyesi üzerine Baron dö Tot adında bir Macar’ı, Osmanlı ne alarak onu Topçu ocağının ıslahına memur etmiştir

Baron dö Tot, Ragıp Pagamua sadrazamlığı zamanında bam askerî ıslahat

yapmış T.pçu eeafiını va Tophaneyi düzene koymuştur. Gene onul dİMatiml altında tersane ıslah edilmiş ve yeni savaş gemileri Bundan başka 111. Mustafa zamanında bir Deniz Müiıendishanatl

Daniı Koleji) açılmış, topçu, istihkâm ve deniz subayları yetiştiril kttprücU sınıfı meydana getirilmiştir.

Koca Ragıp Paşanın ölümünden sonra iş başına geçen M samanında onun muhafazakâr siyaseti terk olunmuş, padişahın tavaf: yarine getirmek için, ona yaranmak isteyen bazı vezirler ve devlet aavaşa taraftar olarak memleketi 1768 seferi gibi sonu çok kSttt savaşa sokmuşlardır.

22 — I. Abdülhamit Zamanında Yapılan Islahat Hareketleri. Halil Hamit Paşa:

1768 seferi yenilik hareketlerine engel olduğu gibi, yapılanları yetmişti III. Mustafa’dan sonra padişah olan I. Abdülhamit (1774-1789) ıslahata yeniden başlandı. Küçük Kaynarca antlı sonra iş başına geçen sadrazamlardan Halil Hamit Paşa, ordunun yeni çalıştı. Sürat Topçuları adım verdiği 2 000 kişilik bir topçu sınıfı getirdi. Bunların eğitimleriyle yakından ilgilendi. Humbaracı ve Lağı lannı ıslah etti. Bundan başka devletin mâliyesini de düzene koym

H

Ulufe alım ve satımını yasak etti. Sınırlarda ve İstanbul’da bulunan ierin yoklamalarım yaptırarak ordunun gerçek mevcudunu öğren suretle ulufe sahteciliğine engel olmak istedi. Onun bu hareketi ye~ artından geçinen, devletten bedava ulufe alan kimselerin çıkarların-duğundan bunlar, Halil Hamit Paşanın aleyhine çalışmaya başladılar.

L Abdülhamit’i tahttan indirerek, yenilik taraftarı olan Şehzade Seli şah yapacağını padişaha duyurdular. Bundan şüphelenen I. Abdülha^ Hamit Paşayı idam ettirdiği gibi, Şehzade Selim’in de hareketlerini» altına aldı Halil Hamit Paşanın ölümünden sonra yenilik ve ıslahat teri III. Selim’in padişah olmasına kadar bir duraklama devri geçirdi, î

23 — III. Selim ve Nizam-ı Cedit Islahatı:

İli. Mustafa’nın oğlu olan İÜ. Selim, şehzadeliğinde oldukça^ yetiştirilmiş, dışarı ile ilişkiler kurarak memleketin iç ve dış dururaufy, mişti Açık düşünceli, ileri görüşlü, yenilik taraftarı bir padişahtı. D millete hizmet etmek, faydalı olmak istiyordu.

Padişah olduğu zaman 1787*de başlayan Osmanlı – Rus ve A savaşı devam etmekteydi. Bu savaş, Osmanlı ordusunun ve özellikle { İerin yetemzüğini göstermişti. Bundan dolayı Yaş antlaşması imzala^ lanmaz, III Selim askerî alandaki büyük ıslahatına başladı

ileri gelen devlet adamlanndan birçok raporlar aldı. Bunları inceladUl» ur* ordu ve maliye işlerine el koyarak ıslahat hardkntienne girifti. Bil Yeniçeri ocağı tüm soysuzlaşmış olmakla beraber, henü* kaldırılacak ıııııda değildi. Memlekette bu ocağın taraftan ve onun artından geçinen tın «ayısı pek çoktu. Bundan dolayı 111. Selim bu ocağa dokunmadı, yanında Nizam-ı Cedid adını verdiği eğitim ve öğretimi yerinde yeni k meydana getirdi. Nizam-ı Cedit’in eğitim ve öğretimi için Fransa ç’ten subaylar, mühendisler ve teknik uzmanlar getirtti. Yeni silâhlar indi. Yeni bir kıyafet kabul olundu. Bunlara özgü olmak üzere Levent ve Selimiye kışlaları yaptınldı.

I Selim bir taraftan da donanmaya önem verdi. Tersaneyi ıslah etti, tafa’nın açmış olduğu Deniz Mühendishanesini genişletti. Yeni gemi-tmlı. Tophaneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. 1. Mahmut’un açtır-uğu Kara Mühendishanesini de genişleterek topçu ve istihkâm subayı in büyük bir okul haline getirdi ve bu okula Mühendidbane-i Berrî-I

■ adını verdi.

»t un bu yenilik hareketlerinin yürütülmesi için birtakım malî ıslahat ildi. Sırf Nizam-ı Cedid askerlerinin masraflarını karşılamak için trad-« »dı verilen yeni bir hazine kuruldu. Devletin bazı sağlam gelirleri buraya

11 Stîlim’in meydana getirmiş olduğu Nizam-ı Cedit askeri az zamanda vr kuvvetçe arttı. Napolyon’un Afekâ kuşatması sırasında bu ordunun Ilınılan üstün bir kuvvet olduğu anlaşıldı.

II belim içte Nizam-ı Cedit ile uğraşırken, bir taraftan da dıç siyaset© yenli. Paris, Londra, Viyana ve Berlin gibi başlıca Avrupa devlet batinde devamlı elçilikler kuruldu. Bu suretle Avrupa Kiyaseti yakında» l’flkat III. Selim’in bütün bu iyi niyetlerine rağmen, yaptığı mîahat kötü l»dı Hele yeniçerilerle mutaassıp kimseler bu yenilik hareketlerini ıiyoılar, yapılan işleri dinden çıkma anlamına alıyorlardı 111. Selim’in §ı yumuşaklığı bu gibi gericilere cesaret veriyordu. Nihayet yenilii “rı olanların hazırladıkları büyük ve kanlı bir ihtilâl. III. Selim’in yapmış yeniliklerin yıkılmasına yol açtı (bkz. 6. Ünite. Birinci Bölüm,

yükseldi. Bundan dolayı lâle bu devrin sembolü
A

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.