Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

XVII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

XVII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

XVII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

KONUNUN ANA ÇİZGİLERİ

1 — imparatorluğun Durumuna Genel Bir bakış, 2 — XVII. Yüzyılda Osmanlı Devletinin Siyasal Durumu, 3 — İç isyanlar,

4 — Islahat Hareketleri, S — Köprülüler Devri, 6 — XVII. Yüzyılda Osmanlı Kültür ve Uygarlığı.
KONUNUN İŞLENMESİ

paratorluğun Durumuma Genel Bir Bakış:

— Osmanlı devleti ne zaman ve niçin Duraklama devrine girmiştir?

— Duraklamanın nedenleri nelerdir?

’11 Yüzyılda Osmanlı Devletinin Siyasal Durumu :

— Duraklama devrinde Osmanlı – İran ilişkileri neden bozulmuştur? Bu devirde İranlIlarla kaç savaş yapılmış ve bu savaşlar nasıl sonuçlanmıştır?

— XVII. yüzyılda İranlIlarla yapılan Kasr-ı Şirin antlaşmasına göre çizilen Türk – İran sınırı ile bugünkü sınırlarımız arasında bir benzerlik var mıdır? (bkz, .Coğrafya ders kitabı, sınırlar konusu.)

— Osmanlı – Lehistan ilişkileri ilk kez ne zaman başlamıştır? Duraklama devrinde Lehistan’la ne gibi savaşlar yapılmış ve bu savaşlar nasıl ve hatifi antlaşmalarla sonuçlanmıştır?

— Duraklama devrinde AvusturyalIlarla yaptığımız savaşların nedenleri nelerdir? Bu devirde yapılan savaşlar hangi antlaşmalarla sonuçlanmıştır? OsmanlIlar Viyana’yı ilk kez ne zaman kuşatmışlardır?

—■ İkinci Viyana kuşatması niçin yapılmıştır? Osmanlılar bu kuşatmada neden bozguna uğramışlardır?

— Viyana bozgununu izleyen yıllarda Osmanlılar kimlerle savaşmışlardır? Bu savaşlarda niçin başarı sağlanamamıştır?

| —- Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ne zaman ve hangi devletlerle yapılmıştır? Başlıca koşulları nedir? Bu antlaşmaların AvrupalIlar üzerindeki ve bizdeki etkileri nelerdir?

I»yanlar :

| — Duraklama devrinde ne gibi isyanlar çıkmıştır? Bu isyanların gerçek t* görünen nedenleri nelerdir?

■— Anadolu’da çıkan isyanlara niçin Celâl! isyanları denilmiştir? BHİIW Celâlîler kimlerdir ve bu isyanlar nasıl sonuçlanmıştır?

Itlahat Hareketleri :

1 — Duraklama devrinde yapılan ıslahat hareketlerinin nedenleri n*l«

ıslahatı kimler yapmak istemişlerdir?

2 — Duraklama devrinde Osmanlı devletinin malî ve ekonomik duruntt

bozulmuştur? Buna çare bulmak için kimler çalışmış ve nasıl bir mM edilmiştir?

$ — Köprülüler Devri :

1 — Köprülü Mehmet Paşa kimdir, nasıl ve hangi koşullarla sadr

tur? Köprülü’nün ileri sürdüğü koşullar devlet yönetiminde yenilik yapmıştır?

2 —• Köprülülerden kimler sadrazam olmuş ve neler yapmışlardır?

öteki sadrazamlara göre, başarı kazanmalarının nedenleri nelerdir

3 ■— Girit adası, Osmanlı devletine ne zaman ve nasıl katılmıştır? B

duraklama devrine kadar alınamamasının nedenleri nelerdir?

4 — Merzifonlu Kara Mustafa Paşa kimdir? İkinci Viyana kuşal

yapılmış ve niçin başarı kazamlamamıştır?

i — XVII. Yüzyılda Osmanlı Kültür ve Uygarlığı:

■ H

1 — XVII. yüzyılda Osmanlı devletinin veraset sisteminde ne gibi bir

yapılmıştır? Bu değişikliğin ne gibi fayda ve zararları olmuştur?

2 — XVII. yüzyılın padişahları kimlerdir? Bu padişahlarla daha öne

larda yaşayan padişahlar arasında ne gibi ayrımlar vardır?

3 — XVII. yüzyılda iş başına geçen sadrazam ve şeyhülislâmlar n<

rine benzememektedirler?

4 — Duraklama devrinde ordu, donanma, maliye, öğretim ve eğitim

nın bozulmasının başlıca nedenleri nelerdir? Osmanlı devleti Avrupa’sından denen geri kalmıştır?

5 — XVII. yüzyılda bilim, dil ve edebiyat alanında yetişmiş olan 1

ve şairlerimiz kimlerdir?

6 ■— Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi kimlerdir ve ne gibi eserler bıral

7 — XVII. yüzyılda mimarlık ve öteki süsleme sanatlarında ne

meydana getirilmiştir? Bu yüzyılın önemli mimar ve sanatçıları

8 —- Dinî ve sivil mimarî ne demektir? XVII. yüzyılda yapılan t;”

mimarî eserlerimiz hangileridir? (İstanbul’da okuyan öğrenciler ‘ met camisi ile Yenicami’yi ve Topkapı sarayında bu yüzyıl” köşkleri yerinde incelemelidirler. Öteki şehirlerde okuyan öğr bulundukları yerlerde XVII. yüzyıla ait bir eser varsa ne zaı tarafından yapıldığını, eserleri inceleyerek, öğrenmelidirler.)

İMPARATORLUĞUN DURUMUNA GENEL BİR BAKIŞ
II. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun uraklama Nedenleri:

bul’un fethinden Sokollu’nun ölümüne değin geçen süre içinde 170) Osmanlı imparatorluğu doğuda, batıda ve denizlerde bir devri yaşamıştır. Fakat Sokollu’nun ölümünden sonra Osmanlı ulunda yükselmenin gski hıa kesilerek bir duraklama devri bag-durum 1683 tarihinde yapılan İkinci Viyana kufatması’na kadar er ne kadar bu devirde de Osmanlı imparatorluğu istilâ hareket-•m etmişse de, bunlar XV. ve XVI. yüzyıllarda gördüğümüz harcar verimli ve başarılı olamamıştır. Bu halin çeşitli nedenleri vardır, ■edenler ve di; nedenler olmak üzere, başlıca iki bölümde incele-
ftklamayı Etkileyen İç Nedenler:

•atorluğun Karakteri: Osmanlı imparatorluğu mutlakıyetle Itokratik bir devletti. Devletin bütün kudret ve kuvveti padişahın toplanmaktaydı, imparatorluk çeşitli milletlerden ve dinden insan-“dana gelmekteydi. Bütün bu birbirinden ayn ayn yapıda olan İniz Osmanlı padişah ve halifesine bağlıydılar. Baştaki hükümdarın kuvvet ve iktidarının imparatorluğun yönetiminde büyük rolü

Jrüzyılda devlet yönetiminde padişahlar adaletle iş görmüşler, kanun İare saygı göstermişlerdi. Halbuki XVII. yüzyılda bunun aksi olan Idtl. Devlet yönetimi bozuldu. Kanun ve düzenlere uyulmadı. Bunun yüzyılda iş başına geçen padişahların bir kısmının çocuk, bir kısmı-lal ya da deli olmalarıydı. Bu gibi padişahlar zamanında devlet “y kadınları, saray ağaları ya da ocak ağalarıyla, ulema (bilginler) katladı. Sadrazamlık makamına getirilen kimseler de çokça iltima» fa da hatır ve gönülle bu makama geldiklerinden değersiz kimse-•n dolayı onlar da her şeyden önce kendilerini bu makama getiren _ît etmekten başka bir şey düşünmüyorlar, haksızlıklar yapıyorlar, Ulluklannı parayla satıyorlardı. Mutlakıyetle yönetilen memleket* »iftarların kişiliği bütün memleket yönetimine etki yaptığından 4da Osmanlı padişahlarının gevşek ve iktidarsız kimseler olmMI klltün memleket işleri aksadı. Bu yüzyılda Osmanlı padişahlan lldılar; zamanlarını keyif ve zevk içinde geçirmeye bafladlltff Biut anlık etmediler.

Ordu ve Donanmanın Bozulması: Osmanlı imparatorluğunun Ş masında ve yükselmesinde çok kuvvetli olan ordu ve donanmasının l»(lj payı vardı. XV. ve XVI. yüzyıllarda yapılan istilâ hareketleri ordunun ktl ve disiplinli oluşu sayesinde başarıyla sona eriyordu. Fakat XVI. yüzyılı) lannda 111. Murat zamanında (1574 – 1595) askerî kanun ve gelenekler^ gösterilmemeye başlandı. Bunun sonucu olarak da devletin en önemli j kurumu olan yeniçeri ocağı ve diğer kapıkulu ocakları bozuldu.

Kapıkulu askerleri bozulduğu sırada, eyalet askerleri de tımarlanj tılmasmda gösterilen adaletsizlik ve haksızlık yüzünden eski değerler bettiler. Bu hal tımarlı ordusunun bozulmasına, imparatorluğun ekjj temeli olan tanm ve hayvancılığın gerilemesine yol açtı.

XVII. yüzyılda Osmanlı ordusu gibi donanması da bozuldu. D eni hiç bir ilgisi olmayan kimseler kaptan-ı derya olmaya başladı. Hele J fethinden sonra, Venediklilerle yapılan anlaşma üzerine, donanma önem verilmedi.

c) Mal’y^Tlfn atmaklarının Azalmağı • Dur«
nın önemli nedenlerinden biri de mâliyenin bozulması ve gelir kayna azalmasıdır, imparatorluğun en büyük gelir kaynaklan, savaşlarda eldi) ganimetlerle yabancı devletlerin verdikleri vergileT ve hediyelerdi. X^ yılda savaşların uzun sürmesi ve çokça yenilgilerle sona ermesi sava; lerini azalttığı gibi fazla harcama yapılmasına da yol açtı.

Böyle olmakla beraber bu yüzyılda saray masrafları, lüks ve artmış, sık sık değişen padişahlar yüzünden milyonlarca akçe yok ye bahşişi olarak verilmiştir. Üstelik bu üyzyılda Fransa’dan başka di| yabancı devletlere de kapitülasyonlar verildiğinden gümrük geliri de devlet mâliyece sıkıntı içinde kalmıştı. Buna çare bulmak için ya ayarı düşürülüp piyasaya bozuk para sürülmüş ya da sarayda buluntl ve gümüş kaplar darphanede eritilerek para haline getirilmiştir. Ayai para ise esnafla askerin ve devlet memurlarının aralarının açılmasının^ bir nedeni olmuştur. Bu yüzden de sık sık askerî isyanlar çıkmışt Parça! 8).
3 — Duraklamayı Etkileyen Dış Nedenler:

a) imparatorluğun Doğal Sınırlara Kavuşması; XVI. yüzyıl İmparatorluğun sınırları d o ğuda Tir and ağlarına, Azerbaycan ve Hazar 1 kadar genişlemişti. Güneyde Umman denizinden Habeşistan’a ve or Büyük Sahra’ya ve Fas’a kadar uzunmıştı. Kuzeyde bütün Karadeniz;! Kırım yarımadası, Ukrayna stepleri ve Macaristan’ın büyük bir kısmı imparatorluğunun eline geçmişti. Batıda ise sınır Adriyatik ve Yunan dayanmıştı (bkz. Renkli harita).

nanlı devleti, güneyde daha fazla genifleyemezdl. Kuzeyde be Avru»

büyült ve kuvvetli devletleriyle komşu olmuştu. Bunların içinde Alman* M»Un krallığı ve Avusturya arşidükalığı en büyükleri ve kuvvetlileriydi.

‘de Venedik hükümetiyle diğer İtalyan hükümetleri Osmanlı devla» laden beri savaşmakta idiler. Doğuda İran Safevîleri, Osmanlı devletinin düşmanlarından biriydi. Doğal sınırlarla korunan İran ülkesini istilâ

• zamanki duruma göre imkân dışında idi. Kuzeyde ise kuvvetli bir l’İoftmaktaydı ve bu ülkenin de istilâsı mümkün değildi.

t Avrupalılann Osmanlı Devletine Karfi Olan Durumları: Osmanlı İSB3’ te Rumeli’ye ayak bastığı andan BapayaraE~AvTup¥~HMriatiyan direnmesi ile karşılaşmıştı. Hıristiyanlar zaman zaman Haçlı ordu-lonanmalan kurarak Türk ilerleyişini durdurmak istemişlerdi. Fakat o Avrupa’nın doğusunda küçük ve zayıf birtakım Hıristiyan devletler ular Türk istilâsını durduracak güçte değildiler. Lâkin Macaristan’ın sonra kuvvetli Avrupa devletleriyle ilişkiler haşladı. Esasen bu İrk istilâsının eski hızı da kesilmişti. Bundan dolayı Avrupalılar Türk-ytirüyüşe geçtiler.

Avrupalılann Osmanlılara Göre Kültür ve Uygarlıkta İleri (ütmeleri; « •aydığımız necTenlere bir 3e XVIt”yS^öI3a Avrupa’nın îuPEiır ve bakımından Osmanlı devletine olan üstünlüğünü ekleyecek olursak» devletinin duraklamasının nedenlerini daha iyi anlamış oluruz.

ftL yüzyılda Avrupalılar daha önceki yüzyıllarda başlayan Rönesans hareketleri sonunda bilim ve teknikte ileri gitmişler, coğrafya keşif-Sunda ise zengin olmuşlardı. Buna karşılık Osrnalı devletinin örgütü ordusunun kuvveti azalmıştı. Bilim ve teknik alanlarında ise hiç bir yapılmamıştı.
XVII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNİN SİYASAL DURUMU x‘S

ışnl.ı – İran İlişkileri (1577 -1639):

devrinde 1555*te İran’la yapılan Amasya antlaşması (bkz. 3. 16) 1577 yılma kadar sürdü. Bu tarifiteTrân’la yeniden savaşlar V* araya birçok kesilmeler ve anlaşmalar girerek 1639 yılına kadar devirde yapılan İran savaştan başlıca dört döneme aynlnanfataA».

– 1590 İran Savatlan: Bu savaşların nedeni şudur: Şah Ta]fr» İİ7B’ da ölümü üzerine İran’da taht kav galan başladı. Ra 1—m» banmak isteyen M. Murat, doğudaki valilerin sava; chuawJfc ierleri üzerineTlran seferine karar verdi.

çocukluk devrine rastladığından tranlılar büyUk bayanlar k1 ftltut IV. Murat devlet yönetimini eline aldıktan sonra «ava| |UM lirin lehine döndü. IV. Murat, İran üzerine iki sefer yaptı. BlrUlfM Mi seferi ile Doğu Anadolu’yu ve Revan’ı Iranlılardan kurtardı* ilan Bağdat seferi ile Bağdat’ı geri aldı. Bu sırada Şah Abbas ölmüftÜ» en şah, barış istedi. Bunun üzerine Kasr-ı Şirin antlaşması imzalan^ yıldan beri süregelen Iran savaşlarına son verildi (1639). Bu ‘* göre:

Azerbaycan ve Revan İran’a bırakıldı.

Bağdat Osmanlılarda kaldı.

Iranlılarla Osmanlılar arasında Zağros dağlan sınır kesilerek bo> günkü İran – Türkiye sının çizildi (bkz. Renkli harita).

antlaşma Osmanlılarla tranlılar arasında uzun süren bir banş devri karış ancak 1722’de bozuldu. Fakat çizilen sınır üzerinde esaslı bir olmadı (bkz. 5. Ünite. XVII. yüzyıl İran savaşları. Parça 5, 6, 7, 8).

manii – Venedik İlişkileri ve Girilin FethL^)

.1645-1669): ‘

t Venediklilerin önemli bir deniz üssü ve bütün Hıristiyan korsanların I. Sokollu devrinde Kıbrıs fetholunmuş, Girit, Venediklilerde kalmıştı. Coğrafî yeri çok önemliydi. Doğu Akdeniz ve bütün Kuzey Afrika | sahip olan Osmanlı imparatorluğu için Girit’in fethi çok gerekli idi. bu ada XVI. yüzyıldan beri zaman zaman istilâ ve yağma edilmiş, slı bir şekilde fethine girişilmemişti.

tl’in fethine şu olay yol açtı: Deli İbrahim zamanında (1640- 1648) n kovulan ^Cızlar Ağası Sümbül Ağa, Mısır’a giderken yolda Malta nnııı saldırısına uğradı. Sümbül Ağanın bindiği gemi yağma edildi, öldürüldü. Korsanlar bu gemiden elde ettikleri mallan ve Sümbül cariyelerini Girit’e götürerek sattılar. Bu olay üzerine Osmanlı devleti

• engel olmadığı için— Venedik hükümetine savaş ilân etti. (1645). tle başlayan Osmanlı – Venedik savaştan 1669 yılına kadar sürdü ve fethiyle sona erdi.

$45 yılında 300 parçalık bir Osmanlı donanması ve 100 000 kişilik bir )l erdusu ikinci Vezir Yusuf Paşa komutasında Girit’in Hanya limanına K>le iki ay süren şiddetli bir kuşatmadan sonra fetholuadu. Bunda» ‘yrir Deli Hüseyin Paşa, Girit e serdar olarak gönderildi ve Kandly I. Bu kale kendisini 25 yıl savundu. Denizden yardım aldı, eaedikliler, Girit’in Osmanlılar ratafmdan işgalinden sonra kuvvetli Rinmı ile Ege denizine saldırdılar. Çanakkale boğazına kadar Keldiler, iaündeki adatan işgal ettiler. Her tarafı abluka ederek Girit’e kuvve! W*Mine engel oldulaT. Bu suretle Girit savaşı bir çıkmaza girdi. Nihayet

Girit Osmanlı ülkesine katıldı.!
6 — Osmanlı – Lehistan İlişkileri (1620* 1676): J

XVII. yüzyılda Lehistan’a iki sefer yapıldı. Bunun birincisi Genç ikinciti ist. IV. Mehmet (Avcı) zamanında oldu.

a) Genç Osman’ın Lehistan Seferi ve Hotin Antlaşma» (1 Lehistan 1587’de Osmanlı himayesinden kurtulmuştu. Bundan sonra heı fırsattan yararlanarak Osmanlı egemenliğin3e bulunan Boğdan, El Eflak beyliklerinin işlerine karışmaya başladı. Gene <

(1618- 1622) Lehlilerin Rnğdan islerine karışması üzerine Lehistan başladı. Genç Osman’ın komuta ettiği bir Osmanlı ordusu Yaş yakını ordusuna yenerek Hotin kalesi’nı kuşattı. Burada yapılan bir meydan j yeniçerilerin gevşeklikleri yüzünden iyi bir sonuç vermedi. Bunun üzeri* lilerle Hotin antlaşman yapılarak sefere son verildi. (1620). Bu antltj göre C’
Lehliler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına tecavüs yeceklerdi.

Lehliler eskiden de olduğu gibi Kıran hanına yılda 40 altım vergi vereceklerdi.

Hih’.ıp antlaşması Oamanlı devletinin topraklarına toprak katlığı an »on fin n olmuştur. Bu antlaşmanın imzalanması»dan bir aiire sonra başlayan t Viyana kuşatması dolayısıyla Lehistan savaşları yeniden başlami|tır . 7/c).

Osmanlı – Avusturya İlişkileri (1593 -1699):

*okollu devrinde Avusturya ile bir antlaşma yapılarak Kanunî devrin-ri devam edegelen Avusturya savaşlarına »on verilmişti (1568). Avu»-|lp yapılan antlaşma 1593 yılına kadar sürmüş, bu tarihte Osmanlı •

‘ rya savaşlan yeniden başlayarak bütün \XV1I. yüzyıl boyunca — araya fceıilmeler girerek — devam etmiştir.

İ) 1593 -1606 Avusturya Savaşları ve Zitvatorok Antlaşması: Bu ’it Bosna Beylerbeyi Haşan Paşa’run Avusturya’ya yaptığı bir akın sıra-pıısuya düşürülerek yanındaki kuvvetlerle birlikte şehit edilmesi üzerine “l, O zaman padişah bulunan III. Murat, Sadrazam Köca Sinan Paja’nın masıyla Avusturya’ya savaş açtı. Bu cüretle başlayan savaş I 3 yıl sürdü.

lavaşın ilk yıllan kötü gitti. III. Murat’ın yerine geçen III. Mehmet

• 1603) devlet büyüklerinin rica ve uran Ozerüıe «etere çıkmaya karar Onun bu hareketi asker üzerinde iyi bir etki yaptı. Zira Kanunî’nin farınden beri padişahlar ordulara komuta etmiyorlardı.

Oıtnanlı ordusu, başta padi-•Iduğu halde, Avusturya’nın kalelerinden olan Eğri’yi I, öteden beri aiden ele ge-U kale az zamanda fetholun-

12 ekim 1596). Bundan on RÜn sonra kalenin imdadına Avusturya ordusu Haçova in yerde büyük bir bozguna tMı (26 ekim 1596).

Invnş bundan sonra daha çok İlan di. Avusturya’nın ünlü flndrn olan Kani j e ve Ester-fatholundu. Avustuıyalılar,

Vyi geri almak için çok uğ-lı I latta büyük bir kuv-linlryi kuşattılar. Kaleyi ünlü Hatan Paşa (bkz. Resim: liahrnmanca savundu. Karlı (Ününde yaptığı bir çıkı

hareketiyle Avusturya ordusunu perişan ederek pek çok ganimet, at| cephane aldı.

Padişah III. Mehmet, Tiryaki Haşan Paşaya yazdığı bir Hattı hl da «Berhudar olasın, sana vezaret yerdim ve seninle mahsur olan ki muktezay-ı tertib-i saltanat ile mâna oğullarımdır, yüzleri ak »la»

onları takdir etti. Kanije savunmasının zaferle sona ermesi üzerin*’ dünyasında büyük şenlikler yapıldı.

Kanije zef erinden sonra Eflak, Boğdan ve Er d et beyleri tekrar devletine boyun eğmek zorunda kaldılar. Macaristan krallığı, Erde Boşka’ya verilerek Sadrazam Lala Mehmet Paşa tarafından kendisine taç giydirildi ve kılıç kuşatıldı. Bundan sonra yalnız ve yardımsız kalan turyalılar barı; istediler. Bu sırada Osmanlı devleti de banşa taraftardı doğuda İran savaşları başlamış ve Anadolu’da .ise Celâli isyanları çı) Bunun üzerine Avusturya ile Zitvatorok antlaşması imzalandı (160*1 antlaşmaya göre:

1) Bu savaş sırasında Avusturya’dan alınan Eğri, Kanije ve kaleleri Osmanlılarda kalacaktı.

2) Avusturya’nın eskiden beri Osmanlı devletine verdiği 30 GC hk vergi kaldıracak, fakat buna karşılık Avusturya bir defaj olmak üzere Osmanlı devletine 200 000 kara kuru; savaş] ödentisi verecekti.

3) Avusturya arşidükası Mukaddes Roma Germen imparatoru kabul olunacak ve protokol bakımından Osmanlı impar e$it sayılacaktı ve bundan böyle Avusturya imparatorlarına çesan denilecekti (eskiden biz Avusturya arşidükalanna çan derdik).

Zitvatorok antlaşması Avusturya ile Osmanlılar arasında uzun bit. devri açtı. Bu devirde Osmanlı devleti doğuda İranhlar, batıda Lehli! Venediklilerle savaştı. İçte Celâli isyanları ile uğraştı, Avusturya ise Savaşlarını yaptı (bkz. 4. Ünite, ikinci bölüm).

b) 1662 – 1664 Avusturya Savaşları: Bu savaşlar Erdel beyliği den çıktı. Erdel Beyi Rakoçi, Eflak ve Boğdan beylerini de kendi tf çekerek isyan etmişti. Bu sırada sadrazam bulunan Köprülü Me Rakoçi’nin üzerine yürüyerek isyanı bastırdı (1658). Erdel’e yeni atayarak vergisini iki katma çıkardı. Bu arada Eflak ve Boğdan beylejj değiştirdi,

Avusturya’ya sığınan Rakoçi, onları Osmanlı devletî aleyhine kışkırtı. Gros Varadin kalesini de Avusturya’ya bıraktı. Avusturyaki kaleyi işgal ettiler. Fakat Osmanlı kuvvetleri Gros Varadin’i derhal ge lar. Bunan üzerine Avusturya sefiri Köprülü’yü tehdit etmek istedi. Kİ

«Benim padişahım ne «teften ve ne de tudtn korkar, tüm HırlıtlyM I birleşip «aldırmakta serbesttir» diye cevap verdi.

I idro sonra yeni Erdel beyi öldürüldü. Bu sefer Avusturya kendi «urla bey seçtirmek istedi. Bu sırada Köprülü Mehmet Paya UlmUf «|lu Fazıl Ahmet Paşa geçmişti. Yeni sadrazam, Avusturya Uzarlnt e İt Lrdel işini çözümlemek istedi. I 00 000 kişilik bir Osmanlı orduiU» tyto’nın elinde bulunan UyVar (Neuhoesel) kalesini kuşattı. AvuıtUl-bu kaleyi iyice tahkim etmişlerdi ve alınmasının imkânsız olduğuna Urdı. Fakat Uyvar bir ay süren bir kuşatmadan sonra fetholundu. kurtarmaya gelen Avusturya kuvvetleri yenildi. Bundan sonra Zerin var llııdı.

manii ordusunun üst üste kazandığı bu zaferler Avrupa’da büyük aki>* tı. Türk kuvvet ve gücünün yeniden canlandığı söylendi. Hatta «el önünde bir Türk gibi kuvvetli» sözü bir atasözü haline geldi, var’ın düşmesinden sonra Avusturya barış istedi. Antlaşma, Fazıl Paşanın istediği şekilde düzenlendi. Onaylanmak üzere Viyana’ya İdi. Bu böyle olmakla beraber, Paşa gene savaşa devam ediyordu. İl ordusu Sen Gotar yakınında Raab suyunu geçerken bir Avusturya ilin saldırısına uğradı. Irmağın karşı tarafına geçen askerlerimiz şehit Bunun üzerine Fazıl Ahmet Paşa, Vasvar’a çekildi. Sadrazam burada Vımtıırya imparatorunun onayladığı anlaşma kendisine sunuldu (1664). dolayı Vasvar antlaşması adını alan bu antlaşmaya göre:

) Erdel eskiden olduğu gibi tekrar Osmanlı devletine bağlı kalacak, Avusturya ve Osmanlı kuvvetleri buradan çekilecekti.

) Osmanlı devletinin gösterdiği aday, Avusturya tarafından da Erdel beyi olarak tanınacaktı.

) Avusturya 200 000 kara kuruş savaş zarar ödentisi verecekti.

4) Bu savaşta AvusturyalIlardan alman Uyvar ve Novigrand kaleleri Osmanldarda kalacak, yakılan Zerinvar kalesi Avusturya’ya verilecek, fakat Avusturya bu kaleyi onarmayacaktı.

• ) İkinci Viyana Kuşatması (1683) : XVII. yüzyılda yapılan Avustury» Uımu. en uzun süreni ve sonuç bakımından en kötüsü, ikinci Viyan# tniivla başlayan savaşlardır.

Bu »nvaşlann nedeni Macaristan’da çıkan bir isyana Osmanlıların kanş fi vf Macaristan’a yardım amacıyla Avusturya’ya savaş açmalarıdır. Bu İtin Macaristan’ın Avusturya’ya kalan bölgesinde oturan Macarlar, Avu» İmparatoru L Leopold’un baskısına uğramışlardı. Leopold koyu bir İlk olduğu için, Macaristan’da mezhep özgürlüğünü kaldırmıştı. Bundan lifin Macarlar, îmre Tököli isminde bir soylu kişinin başkanlığında isyan İl Avusturya ile çarpışmaya başladılar. Fakat bir süre sonra îmre Tököli Avuııturya ile başa çıkamayacağını anladığından. Osmanlı devletinin Miini istedi. Bu sırada Köprülü Mehmet Paşanın evlâtlığı Merzifonlu

Kar* Mustafa Paşa sadrazam bulunuyordu (bkz. Resim: 51). Paya, T isteğini kabul ederek kendisine Orta Macaristan Kralı sanını verdi Tuğ ve Bayrak gönderdi. Bundan başka devletçe yardım olunacağı v bulundu.

Merzifonlu, hem Macarlara yardım etmek, hem de Köprülü Paşa zamanından beri sürüp gelen bazı anlaşmazlıkları çözümlemek doğrudan doğruya Avusturya’ya savaş ilân eyledi (1682). Büyük bir yaptıktan sonra 1683 yılı baharında 200 000 kişilik bir kuvvet ve 30

«*

Avusturya üzerine yürüdü. Osmanlı ordusu, Budin’de toplandı. Bazı p-itirazlanna rağmen Merzifonlu, Viyana üzerine yürünmesini emretti.

Osmanlı ordusunun Viyana’ya yaklaşması üzerine İmparator I. L şehri bırakarak Almanya içlerine çekildi. Viyanalılar, birinci kuşatmad KU gibi, bu sefer de ‘kendilerini savunmaya karar verdiler. O’manii tehri şiddetle kuşattı. Viyana’nın kuşatılması Avrupa’da büy; k bir h doğurdu. Alman prensleri, imparator Leopold’un etrafında birleştiler, Kralı XIV. Lui» Almanya ile savaş halinde olduğu halde, Viyana’ya gönderdi. Bir taraftan da papa, bütün Hıristiyan dünyasını Viyana’mn dına çağırdı. Osmanlı devletine düşman olan Leh Kralı Jan Sobiyeski kişilik bir süvari kuvvetiyle Viyana’mn imdadına koştu.

Bu sırada Osmanlı ordusu, Viyana’yı bütün şiddetiyle kuşatıyordu Resim: 52). Kuşatma başlayalı 60 gün olmuş, şehre 18 büyük yürüyüf inişti. Bu yürüyüşler sonucunda Viyana’mn surlan ve kenar mahalleleri ‘ mış ve yıkılmıştı. Şehir belki son bir yürüyüşle düşebilirdi. Fakat Mer Viyana* mn yağma edilmesini istemediğinden bu son yürüyüşü gecik «ehrin testim olmasını bekliyordu.

İşte bu sırada y-kuvvetler Viyana’mn ö geldiler. Sadrazam bu da kuşatmayı kaldırıp d’ kuvvetleriyle bir meyda vaşı yapacağı yerde, kuş ya devam etti. Ancak kuvvetlerini öne sürerek manın Tuna’yı geçmesin gel olmak istedi. Fakat’ man kuvvetleri, başta Ja biyeski olduğu halde, T geçtiler. Viyana önünds lenen Osmanlı orducunu dan vurdular, iki ateş ara kalan Osmanlı ordusu bir bozguna uğrad» V

vr pek çok erzak ve cephane bırakarak geri çekildi. Merzifonlu zorla Iieldi. Fakat orada da tutunamayarak Belgrat’a çekildi. Burada met’in göndermiş olduğu cellâtlar tarafından idam edildi.

) Kutsal Bağlaşmanın Kurulması ve Savaşlar (1683 – 1639) : Osman-Viyana önlerinde bozulmaları Hıristiyan dünyasında büyük bir sevinç Bu fırsattan faydalanmak isteyen papa, Osmanlılar aleyhine bir Kutsa) .« kurdu. Bu bağlaşmaya Avusturya. Lehistan. Venedik ve Malta hükü-Kmliler. Bir süre sonra Rus Çan Deli Petro da buna katıldı. _ Bundan Kutsal bağlaşma devletleriyle Osmanlılar arasında dört cephede büyük f başladı. Avusturyalılar, Macaristan ve Erdel’e aldırarak Budin ve kaleleri almaya başladılar. Lehliler, Bucaş antlaşmasıyla Osmanlılara kloıı Podolya’yı istilâ ettikten sonra Boğdan’a girdiler. Venedikliler, vr Dalmaçya kıyıların saldırdılar. Osmanlı orduları her yerde yenil-İınt İndi. Bu arada IV. Mehmet bir askerî isyan sonunda tahttan indirile-•rıni 51. Süleyman geçirildi (1687-1691).

AvıiKiuryalılar bütün Macaristan’ı istilâ ettiler, Belgrat’ı alarak Tuna’yı I aristan’a doğru ilerlemeye başladılar. Bunun üzerine durumu mü-

• r( \ic.k için Edirne’de padişahın başkanlığında büyük bir divan toplandı, ivttr ICöprülüoğlu Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazamlığa getirilmesine

VfKİİ.

I uz’i Mustafa Paşa önce yönetim, askerlik malî alanlarda ıslahnl tıık :o<ırnleketin iç durumunu düzeltti. Savaş dolayısıyla Macaristan vs yi ■ ‘«’iden göç eden göçmenleri yerleştirdi. Onlara arazi, hayvan V0 v< idi. Bundan sonra ordunun başına geçerek Avusturya’ya saldırdı, mm) ı Sine geçen Vidin, Niş ve Belgrat’ı geri alarak Tuna’yı geçti Mac»-’n girdiği sırada Salankamen denilen yerde bir Avusturya ordusuyla kar

3) Mora yarımadasıyla Dalmaçya kıyıları Venediklilere terk ed

4) Karlofça antlaşmasının 25 yıl süreceği ve Avusturya’nın ga^ altında bulunacağı kabul olundu.

e) İstanbul Antlaşması: Karlofça antlaşmasından bir buçuk yıl Deli Petro’nun elçileri İstanbul’a geldiler. Burada yapılan müzakerel| sonra Ruslarla da, Karlofça antlaşmasını tamamlayan ayn bir antlaşma landı (14 temmuz 1700).

İstanbul antlaşması adıyla tanınan bu ilk Osmanlı – Rus antlaşma madde oiup en önemli maddeleri şunlardır (bkz. Harita: 9):

1) Azak kalesi ile dolaylarındaki 10 saatlik mesafede bulunan y Rusya’ya verilecekti.

2) Ruslar savaş sırasında Dinyeper ırmağı üzerinde işgal etmiş ol lan öteki kaleleri Osmanlılar» geri vereceklerdi.

3) Rus hükümeti İstanbul’ca bir Elçi bulunduracaktı.

4) Ruslar Kudüs’ü serbestçe ziyaret edebileceklerdi.

Karlofça ve İstanbul antlaşmaları Osmanlı devletinin toprak kayb ilk antlaşma olmuştur. Kaybedilen bu arazi Osmanlı imparatorluğunun bü lüğü yanında az bir şey ise de, böyle bir antlaşmanın imzalanması Os hükümeti ve Türk- İslâm halkı üzerinde derin etkiler yapmış ve büyült iiziintü yaratmıştır. Bu antlaşmaların en önemli sonuçlarından biri de Avr lıların Tiirk baskısı ve korkusundan kurtulmuş ve karşı saldırılara ge imkânını bulmuş olmalarıdır, öte yandan bu antlaşmalar sonunda, Osj drvİPtiııis» Duraklama devri sona ermiş, Gerileme devri başlamıştır.

İSYANLAR VII. Yüzyılda Çıkan Başlıca İsyanlar:

H, yüzyılda Osmanlı devletinin İdarî, askerî ve malî bozukluktan memlekette birçok isyanlar çıkmıştır. Bunlar, nedenleri ve nitelik* ından başlıca üç kısma ayrılmaktadır: a) İstanbul İsyanlar», b) Calâll

o) Eyalet isyanları.
Utanbul isyanları: Bu isyanlar genel olarak kapıkulu askerleri, yani ve Hİpahiler tarafından çıkarılmıştır. İstanbul’da çıkan bu isyanlnra •ma ve halk da karışmıştır.

nbul isyanlarının kökü Fatih devrine kadar çıkar. İlk kez bu devirde cülus bahşişi için ayaklandılar, istekleri kabul olundu. Ondan padişah değiştikçe askere, devlet büyüklerine ve memurlara cülue yarmek bir gelenek haline geldi. Yeniçeriler Yavuz zamanında bu ifi ılmr. Kanunî’nin ölümünden sonra II. Selim’in padişahlığı sırasında U« bahşişi yüzünden isyan ettiler. ln bu ayaklanmalar, yeniçerilerin devlet içinde ne büyük bir kuvvet mi anlamalarına yaradı. Devletin malî bakımdan sarsılmasına ve yeni-|imarma4arına yol açtı, kallu’nun ölümünden sonra İstanbul isyanları daha korkunç bir hal İM bu devirde devlet yönetimi bozulmuş, askerî ocaklarda disiplin M*tı.

tanbul isyanlarının en büyükleri III. Murat (1574-1595), Genç (1618-1622), IV. Murat (1623 -1640) ve IV. Mehmet

– 1687) zamanlarında oldu.

|ll. Murat zamanında çıkan isyanın nedeni bir ulufe sorunudur. Bu sırada d” para darlığı olduğundan, yeniçerilere ayarı bozuk nlnf»

ek istendi. Bunu haber alan yeniçeriler saraya yürüyerek defterdarın hı istediler. İsyanın büyümesine engel olmak için yeniçerilerin isteklin I gri irildi. Bu hal onların büsbütün şımarmalarına yol açtı.

Cr ıif 111. Murat zamanında sipahiler de buna benzer bir isyan çıkardılar, •rflevre ulufeleri verilmiş, para kalmadığından sipahileri» maaşları son ıı .^ıl.Eiştı. “Buna kızan sipahiler de yeniçeriler gibi saraya yürüdüler Utlunu kafasını istediler.’ Kendilerine yapılan öğütleri dinlemediler. I|i Itlllrr Bu sırada halk da isyam seyretmek için saray avlusuna dolmuştu, imlıI: ahali saraydan çıkarılırken «Urun ha!..» diye bir ses duyuldu. Saıay üıuılnrı ve muhafızları bunu asilere bir saldın emri sanarak sipahileri»» h* tırıldılar. Ellerine geçirdikleri odunlar ve sopalarla bunlardan dür* haclarım öldürdüler. Diğerleri dağıldı.

Intanbul’da çıkan isyanların en önemlisi padişah Genç Oflanan’m ile biten ihtilâldir. Bu, bir askerî isyandan ziyade korkunç bir faciadı Osman, Hotin seferinde yeniçerilerin işe yaramaz bir hale geldiklerimi inişti. Seferden döndükten sonra bu ocağı kaldırarak yerine yeni bir • mak istedi. Bu amaçla hacca gitmeye, dönüşte Mısır ve Suriye’den at ‘Tiyarak yeniçeri ocağını yıkmaya karar verdi. Yeniçeriler, Genç O kendi haklarındaki düşüncelerim öğrenince onun hacca gitmesine engel istediler Bunları, Deli Mustafa’nın annesi de el altından kışkırttı. Ula padişahların hacca gitmesinin doğru olmayacağını söylediler. Buaun * yeniçeriler isyan ederek Genç Osman’ı hacca özendiren sadrazamın, pa hocası Ömer Efendi’nin ve daha bazı kimselerin idamlarını istediler. P hacca gitmekten vaz geçti. Fakat istenilen kimseleri vermedi. Asiler ‘ yürüyerek Deli Mustafa’yı padişah yaptılar. Genç Osman, Ağakapısı’na ” Yeniçerilere para vaat ederek isyanı önlenmek istedi. Fakat yeniçeri! oradan alarak bir ata bindirdiler. Bin bir hakaretle İstanbul sokaklarında1 tırarak yeniçeri kışlalarında bulunan Ortacami’ye getirdiler. Genç orada toplanan yeniçeri kodamanlarına yalvararak şu sözleri söyleiiı? mezlik ile size cefa ettim ise affedin. Siz etmeyin. Dün padişah idim. , iiryan kaldım. Halimden ibret alın. Dünya size de kalmaz. Hangi p kullan padişahlarına bu ihaneti ettiler?» diyerek ağladı. Fakat asil Mustafa’dan aldıkları emir üzerine onu yakalayarak gene aynı hakareti” kule zindanına götürdüler. Yeni sadrazam Davut Paşa ve ÎJiğer bazı ‘ büyükleri Genç Osman sağ kaldıkça hayatlarının tehlikede olduğunu lerinden, onun öldürülmesini istiyorlardı. Deli Mustafa’nın annesi de o aaîtanatı için onu fedaya hazırdı. Bunun üzerine Davut Paşa ile 65’incİ” dan Kalender adlı bir yeniçeri ve daha bazı cellâtlar Yedikule’ye „ Genç Osman’ı kementle boğdular. Üstelik kulağını da keserek Deli Mıısf ” annesine getirdiler.

Genç Osman faciasından sonra memlekette on yıl anarşi ve ihtilâl etti. Yeniçeri ve sipahiler IV. Murat’ın ilk zamanlarında da iki defa yürüyerek genç padişahı ölümle tehdit ettiler. Hatta bir defasında Sa Hafız Ahmet Paşayı padişahın gözleri önünde parçaladılar.

İstanbul isyanlarından birisi de IV. Mehmet’in padişahlığı zan; oldu (164»-1687). Bu sırada harem ağalarının otoriteleri artmış işlerine karışmaya başlamışlardı. Bu hale dayanamayan sipahiler ayakla, Genç pE3ışâKî^fejrK”ö|bii’«iS çağırarak ona şikâyette bulundular ve s»-1 bı» zı kimselerin kafalarını istediler. Padişah, sipahilerin istedikleri ki idmn ettirdi. Bunların cesetleri Sultanahmet meydanında bir çınara Fnrilıte buna Vak vak Vakası adı verildi.

b) Celâli isyanları: XVII. yüzyılda Anadolu’da çıkan iç ıs Cel&ll isyanları denir, isyanların kökü Yavuz devrine kadar çıkmaktı

e Rozoklu (Yozgat) Cel&I adında bir «aki, etrefın» binlere* «diam Itp |ı kuyun etmiştir. Devlet bu isyanı bastırdı. Fakat CalAl’i* adı dtlltft . oldu. Bundan dolayı bu tarihten itibaren Anadolu’da çıkan leyaftllfl Uyanları demek bir gelenek haline geldi. Bu isyanları çıkartan va yİM* •nlere de Celâli denildi. Bu isim zamanla bir Osmanlı tarih terimi OİCİUı İlk Celâli isyanları XVI. yüzyılın sonlarında başladı ve XVII. ytiiyilin n« kadar devam etti.

ttedolu’da çıkan Celâlî isyanlarının en büyüklerini Karayazıcı (Abdül* , Deli Haşan, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Kör Mahmut, Katırcıofcltl, Nebi adlı Celâlîler çıkarmışlardır.

Unlardan Karayazıcı adıyla tanınan Abdülhalim, Sekban bölükbhşı çova meydan savaşından kaçtığından ocaktan kaydı silinmişti. Abdül-Bağdat’ta bulunan kardeşi Haşan Ağanın yanma giderken Anadolu hal-devlet yönetiminin bozukluğundan, haksızlıktan şikâyet ettiğini ve isyan bir hale geldiğini görmüştü. Karayazıcı bundan faydalanarak başına l&ı asker kaçaklarıyla ve aşiretlerden teşkil ettiği çetelerle Urla taraf-tecavüz ederek az zamanda ünlendi. Hatta kuvvetlerine güvenerek fili soyunu bile ortadan kaldırmaya kalktı. Üzerine gönderilen Sokollu-H*san Paşa, kendisini yenerek Tokat’a kaçırttı. Karayazıcı orada d» ,»dı, Canik dağlarına sığındı ve orada öldü.

K*rayazıcî’nm ölümünden sonra kardeşi Deli Haşan da Celâlî oldu. Dev ■yli uğraştırdı. Sonunda affedilerek Bosna valiliğine atandı. Orada da ‘urmadığmdan başka bir yere gönderildi. Nihayet Dalmaçya kıyılarında ıı bir Osmanlı kalesini papaya satmaya kalktığından idam olundu.

I, Ahmet zamanında (1603 – 1617) Celâlîlerin kuvvet ve otoriteleri dı. Anadolu âdeta bunların eline geçti. Nihayet Avusturya seferine son “İkien sonra (1606) Sadrazam Kuyucu Murat Paşa ile Kanije kahramanı M Hasa» Paşa, Anadolu’ya gönderildi. Celâlîlerle müthiş savaşlar (ılı. 100 000 kadar Celâlî öldürülerek Anadolu’da devletin otoritesi yem •» «lığlandı.

Cirnç Osman’ın öldürülmesinden sonra Anadolu’da yeniden isyanlar Kr/urum valisi Abaza Mehmet Paşa, Genç Osman’ın kanını dava ederek H atıldı. Eline geçirdiği yeniçerileri kesmeye ve tabanlarına nal . çaktırıl ya da türlü türlü işkencelerle öldürmeye başladı. Devlet bu isyanı banındı. Nihayet Abaza, devlete teslim oldu, İstanbul’da IV, Murat’ın önünde ilen soruşturmada onun serüvenlerini dinleyen padişah kendisini bağıgla-k Roftna valiliğine atadı.

I5rli İbrahim zamanında (1640-1648) Sivas Valisi Vardar Ali Pa%» İt* Vnrvar Ali Paşa de derler) Celâlî oldu.

Bıı, hamiyetli ve dürüst bir devlet adamıydı. Deli İbrahim, Vardar Ali den Sivas’ta bulunduğunu haber aldığı Ibşir Paşanın güzel karısıyla biv

miktar bnyram harçlığı (yani rüşvet) istemişti. Vardar Ali Paşa, pM yazdığı mektupta, Sivas halkının vergisini ödediğini, halktan yeni bH istemesinin kanunsuz olduğunu ve nikâhlı bir kadının ise gönderilemadjfl bildirdi. Buna çok kızan Deli İbrahim, Vardar Ali Paşanın idamını Paşa da böyle bir deli padişahın memleketi batıracağını ileri sürerfl İbrahim’i tahtan indirmek üzere harekete geçti. 1

Deli İbrahim bunu haber alınca karısına göz koyduğu lbşir Paşk’jl dar’ın üzerine gönderdi, ibşir Paşa, Vardar’ı kurnazlıkla yakalayarak k kestirdi. Fakat bir süre sonra kendisi de isyan etti. Deli İbrahim’den-padişah olan IV. Mehmet, ibşir Paşayı sadrazam yapmak zorunda Fakat ilk fırsatta o da idam edildi.

c) Eyalet İsyanları: XVII. yüzyılda devlet otoritesinin azalnutl faydalanmak isteyen Eflak, Boğdan, Erdel gibi bağlı beyliklerde dal^ isyanlar çıktı. Bunların amaçlan imparatorluktan ayrılmaktı. Devlet bu ları zorla bastırdı. Gene bu arada Yemen, Bağdat, Basra, Trablusgar uzak eyaletlerde de buna benzer isyanlar oldu. Yerli birtakım derebey da yeniçeri kodamanlan bulunduktan yerlerde âdeta bağımsız beylik kul

4 — İSLÂHAT HAREKETLERİ (2) j 9 —r Kuyucu Murat Paşa:

Celâlî isyanlarının Anaci kasıp kavurduğu I. Ahmet, nında sadrazam olan K Murat Paşa, yukanda da | ğümüz gibi, memleketin bı asayişini düzeltmek, devlet 4 sini yeniden kurmak amacıylai dolu’da askerî hareketlerde muştur. Kuyucu Murat Pi yaptığı iş, bir eşkiya izlenml ■> bastırılması niteliğindedir. Y isyan ve ihtilâllerin nede» aramak, bunlara çare bv devletin bozulan yönetimini; duşunu, mâliyesini . ıslah e memleketi gerilemekten kl mak gibi bir amaç gütmen Kuyucu, ancak korku ve c salarak yüz bine yakın insanı’, lı, ya da haksız idam etti devlet otoritesini sağlamıştır.

Ktıyucu Murat Paşa kendisine verilen ödevi bagurı ile »on# crdirmllı lu’daki Celâlîleri bir süre için ortadan kaldırmayı sağlamıştır, Fakal anlarının nedenleri ortadan kaldırılmadığı için onun ölümünden »onra lu’J. gene birçok isyan ve ihtilâller çıkmıştır.

jNnç Osman ve Islahatı:

11, yüzyılda ıslahat yolunda ilk esaslı adımı atan Genç Osman olmuş-,ç Osman padi§ah olduğu zaman, önce, o zamana göre büyük bir rfavrim sayılan bir işe yirişmiştir. Osmanlı padişahlan Fatih devrine

• değin Anadolu Türk beylerinden kız alırlar, buna karşılık kendi kız-bunlara, ya da devlet büyüklerine verirlerdi. Fatih’ten sonra bu usul ftvaş kaldırıldı. Hele Yavuz’dan sonra hiç bir padişah dışarıdan kız Bundan sonra Osmanlı padişahlan sarayda özel bir şekilde yetiştirilen rle evlenmeye başladılar. Bu olay Osmanlı soyunun memleketle olan in kesilmesinin en başta gelen bir nedeni olmuştur.

nç Osman padişah olduğu zaman annesinin kendisine sunduğu cariye-Itnmek istemedi, önce devrin Şeyhülislâmı olan Esat Efendinin, daha ~ Pertev Paşanın kızlanyla evlendi. Genç Osman bu hareketiyle halka ima kapalı duran ve içyüzü bilinmeyen sarayı onlara açmış oluyorcJu.

Osman’ın devlet alanında yapmak istediği en büyük ıslahat ise •cağım kaldırmak istemesidir. Fakat, gençliği ve tecrübesizliği yüzün-pmak istediği şeyleri karılarına söylemesi, onlannda bunu saraya an akrabalarına ve yakınlarına duyurmaları, bunun yeniçeri ve ulema *1 yayılmasına yol açmıştı. Bu haberin yayılmasından sonra çıkarlah gidecek olan yeniçerilerle ulema birleşerek yukanda okuduğunuz Genç faciasını meydana getirmişlerdir.

IV. Murat ve Islahatı:

}V, Murat, Deli Mustafa’nın yerine padişah olduğu zaman çocuk denecek m idi. Memleketin bütün kudret ve otoritesi yeniçeri ağalarıyla saray un ve valide Kösem Sultan’m eline geçmişti. Bundan dolayı IV. Murat’ ■•manian ihtilâl ve isyanlarla geçti. Fakat padişah devlet yönetimini iHıktan sonra durum değişti. Bundan sonra devleti kan dökerek yönet -tavladı, önce yeniçeri ve sipahi zorbalarını ortadan kaldırdı. Bu iki maımı açarak bunların elebaşılarını temizledi. Şarap ve tütünü yasak (Meyhaneleri kapattırdı. Gece sokağa çıkmayı yasak etti. Bu emirlerin*» tüneyenleri şiddetle cezalandırdı. Kendisi tebdil gezerek İstanbul’un I »ağladı. Anadolu’da da aym şekilde hareket olunarak devlet vı t zorbaların, derebeylerin elinden kurtarıldı.

IV Murat orduda da ıslahat yaptı. Iran üzerine iki sefer yapı yıldan beri süren İran savaşlarına son verdi. Revan ve Bağdat’ı geri

IV. Murat, bu hareketlerinden başka memleketin • gerileme» nedenleri üzerinde de durmuş, devleti gerilemekten kurtarmak için •ıslahat yapılması gerektiğini öğrenmek istemişti. Bu amaçla devlet bUy •nin fikirlerini de sormuştur. Bu devrin ileri gelenlerinden Koçi Bi Murat’a Osmanlı devletinin gerilemesinin nedenlerini göstererek çok g rapor yazmıştır. Fakat IV. Murat bu raporu uygulamaya vakit bulamj Zira herkese yasak ettiği şaraba düşkünlüğü kendisinin genç yaşında ölü en önemli nedeni olmuştur (1640).

Bütün Bunlara rağmen IV. Murat’ın ıslahat hareketleri de ko şiddete dayanmaktadır. O da memleket bünyesinde, kanun ve nizft zamanın ihtiyaçlarına göre hiç bir değişiklik yapmamıştır.

12 — Tarhuncu Ahmet Paşa:

IV. Murat ölünce yerine kardeşi Deli İbrahim geçti. Bunun d (1640-1648) memleket yönetimi tekrar bozuldu. Devlet, saray kadt saray ağalarının elinde kaldı. Padişah üzerinde büyük bir otorite kazanç Hoca adında bir açıkgöz, devlet işlerine karışmaya, rüşvet ve iltima». diğini devlet memuru yapmaya başladı. Bir süre sonra Deli İbrahim’i^ devam ettiğinden tahttan indirildi. Yerine yedi yaşında bulur

IV. Mehmet (Avcı) geçirildi (1648-1687). Deli İbrahim öldürüldü.

Çocuk padişahın ilk zamanlarında devlet yönetimi Büyük Valid| Sultan ile padişahın asıl annesi Valide Turhan Sultan’m elinde kale validenin rekabeti nihayet Kösem Sultan’m boğdurulmasıyla bitti, de devlet harem ağaları ile Turhan Sultan’ın eline geçti. Bu sırada dl kötü durumdaydı. Deli İbrahim zamanında başlayan Girit savaşı bütii tiyle devam ediyordu. Devletin mâliyesi, ordusu, donanması bozulr israfları artmıştı, iş başına getirilen sadrazamlar buna bir çare bular Nihayet sadrazam olan Tarhuncu Ahmet Paşa bu işe ancak sağlam ile son verileceğini anladığından bütçeyi yoluna koymak istedi. Yap ■çede devlet geliri 24 milyon altın, gideri ise 25,5 milyon altın idi. 1,9j| luk açık daha çok, saray masraflarının çokluğundan ve lüzumsuz yeı; bahşiş, hediye ve ihsanlardan ileri geliyordu. Tarhuncu bütçeyi d eni için bu lüzumsuz bahşiş ve masrafları kesti. Fakat çıkarları elden gid« ler derhal onun aleyhine döndü. Bunun üzerine Tarhuncu idam olund dişinden sonra iş başına geçenler hiç bir şey yapamadılar. Venedikliler^ kale boğazını kapattılar. Valide Turhan Sultan memleketi bu felâke taracak bir adam aramaya başladı. Kendisine birçok devlet hiz bulunmuş olan ihtiyar Vezir Köprülü Mehmet Paşayı salık verdiler.

KÖPRÜLÜLER DEVRİ

(1656 -1683)
||Mr Sultan, Köprülü Mehmet Paşayı saraya çağırtarak kendisiyle Köprülü, devleti düştüğü tehlikeden kurtaracağını, ancak kendisinin
pulıilmesi için bazı koşullan olduğunu söyledi. Onun saraydan istedı&i
tunlardı:

Saray, devlet işlerine karışmayacaktı.

Devlet işlerine ilişkin olarak saraya arz edeceği her şey kabul oluna* çaktı.

Devlet memurluklarına istediği kimseleri atayacaktı.

Hakkında bir şikâyet olursa, hemen makamından atılmayacak, önce kendisine sorulacak, sözü dinlendikten ve savunması alındıktan •onra bir karar verilecekti.

j»riilü bu koşullarla tam ve bağımsız bir sadrazam olmak istiyordu. Bu fi /amana kadar hiç bir sadrazama verilmemişti. Fakat durum çok Valide sultan ister istemez Köprülü’nün koşullarını kabul ederek onu yaptı. Bu tarihlerde Köprülü 75 yaşındaydı. Fakat dinç ve gözii •d •mdı (bkz. Resim: 54).

prillü ilk iş olarak memleketin iç durumunu ele aldı. Bu sırada Istan-ıılrınn arasında büyük bir dinsel tartışma vardı. Bu yüzden İstanbul V# onlara taraftar olan halk iki partiye ayrılmışlardı. Köprülü herhangi iri önünü almak için önce onlara nasihat etti. Dinlemediler. Bunun kuvvet göndererek tarafların ileri gelenlerini yakalattı. Her birini bir İMrfk ortalığı yatıştırdı.

|*r(l!ii bundan sonra ordu ve donanmayı alarak Çanakkale’ye gitti. N»çmrk isteyen Venedik donanmasının amiral gemisi, topçu Kar* ‘lıt nIlığı bir gülle ile batırıldı. Düşmanın maneviyatı sarsıldı. Vene-Hıtunz’ı bırakarak adalara çekildiler. Köprülü bu savaşta yararlık •«kcr ve komutanları mükâfatlandırdı. Korkaklan ve savaştan kaçan-•ti* cezalandırdı. Bundan sonra Venedikliler tarafından işgal edilmît I Bozcaada ve İmroz (Gökçeada)’u geri aldı. Akdeniz yolunu CilrllV asker ve cephane gönderdi.

prUlii. Boğaz savaşı ile uğraştığı sırada Erdel Beyi Rakoçi isyan etmişti . 7, Bölüm b). Zaferden sonra derhal Erdel’e giderek isyan»

(•ıllKi’niin şiddetli hareketleri Anadolu’da bağımsız olarak yaşamayı» olan beylerbeyi ve sancak beylerini korkutmuştu. Bunlar Köprülü •IMp olmasından faydalanarak Halep valisi Abaza Haşan Fala nnı iıtrl«uıtiler. Padişaha bir dilekçe sunarak Köprülü’nün haksız yere bir

Relim: 54 — Köprülü Metanet Fa#* »Kendi zamanında yapümıgtır).
Kesim: 55 — Köprültizade Fazıl , Paşa (Kendi zamanında yapılmj
çok kan döktüğünden şikâyet ettiler ve makamından atılmasını istedi Mehmet, Köprülü’ye verdiği «özde durdu. Kendisine durumu bildird rülü, Erdel seferini yanda bırakarak derhal geri döndü. Bu sırada asiler hemen bütün Anadolu’yu ellerine geçirmişlerdi. Üzerlerine kuvvet gâi Birçok kanlı savaşlardan sonra Abaza Haşan Paşa ve taraftarları İ idam olundular.

Köprülü Mehmet Paşa şiddetli hareketleriyle memleketin içindiı sağladı. Kazandığı zaferlerle de dış durumu düzeltti. Fakat, bütün yaparken o da Kuyucu Murat Paşa ve IV. Murat gibi pek çok kan Beş yıl süren sadrazamlığı zamanında 36 000 adam öldürttüğü s öyleni

14 — Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa (1661 -1676):
IV. Mehmet, Köprülü’nün yönetiminden çok memnun oiduğol ölünce yerine oğlu Fazıl Ahmet Paşa’yı sadrazam yaptı (bkz, R«*hi Bu sırada Ahmet Paşa 27 yaşlarındaydı. İyi bir öğretim görmfişîü’ sadrazam olmadan önce müderris (profesör) idi. Babası zamanrnd! rum ve Şam valiliklerinde bulundu. Daha sonra İstanbul’a gelerek ssj kaymakamı oldu.

Fazıl Ahmet Paşa akıllı ve zeki bir devlet adamıydı. Babası gil» taraftan olmamakla beraber devlet çıkan için adam öldürtmek te a iniştir.

hmet Paganın ilk içi Erdel sorunundun dolayı Avusturya’ya ktffl nk oldu ve bu suvaşı Vasvar antlaşmasıyla sona erdirdi, (bkı. P«rç*ı »dun »onra Girit’e giderek Girit savaşı başlayalı beri bir türlü alma* Atuliy* kalesini iki yıl süren bir kuşatmadan sonra alarak Girit’in imnladı (bkz. Parça:5). Daha sonra padişahı da yanına alarak ••ferine çıktı. Bucaş antlaşmasını yaparak Podolya’yı Osmanlı ülke» (bkz. Parça: 6).

Ahmet Paşanın sadrazamlık yaptığı 15 3^1! içinde Osmanlı devleti kuvvetlenmiş, âdata bir Sokollu devri yaşamıştır. Fakat Paşanın düşkünlüğü genç yaşında ölümüne yol açmıştır.

rzifonlu Kara Mustafa Paşa (1676 -1683):

Ahmet Paşanın ölümünden sonra, taba-oğuî bu iki Köprülü’nütı den çok memnun kalan ve onlar sayesinde hiç bir devlet işine samanını av ve eğlence peşinde geçiren IV, Mehmet, gene bu ‘ini iş başına getirmek istemiş ve Köprülü’nün evlâtlığı ve aynı Atmadı olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’yı sadrazam yapmıştır.

Mustafa Paşa iyi yetişmiş bir devlet adamı, cesur ve birçok mezi-‘p bir vezirdi. Yalnız haddinden fazla muğrur ve ün düşkünüydü, na seferine çıkmak uldu. Cehrin kalesini alarak Lehistan ile olan Un çözümledi! Bundan sonra kendisine daha büyük bir ün kazan-İkinci Viyana seferine çıktı. Fakat, yukarıda da gördüğümüz gibi, ftıun sonsuz hırsı, tedbirsizliği yüzünden büyük bir felâketle sonuç-itk kendi başını da verdi. Bu suretle Köprülü Mehmet Paşanın açmış ir de sona erdi.

bu hareketlerine rağmen Merzifonlu’mn, şeyet idam edilmemiş yuna felâketini önleyeceği söylenmektedir.

1 yüzyılda Köprülü ailesinden sadrazamlık makamına getirilen ve ‘”İdine cidden büyük hizmetler gören iki vezir daha vardır. Bun-Fuıl Mustafa Paşa (bkz. Parça7, ç), diğeri de Amcazade Hüseyin fekr Parça: 7, d).

il — M«fsi£oaitt Kara Mua*ala Pasa, surlan önünde on bia

XVII. YÜZYILDA OSMANLI KÜLTÜ VE UYGARLIĞI lef Yönetimi ve Padişahlar:

»yıld ı da Osmanlı devleti yönetiminde esaslı hiç bir değişiklik olma-İlk yönetim bütün bozukluğuna rağmen devam edip gitmiştir. Akmet zamanında (1603 – 16İ7) Osmanlı veraset (kalıtım) aistr-d«Kİşiklik yapılarak padişahlığın babadan oğula değil, Osmanlı
I

•oyu içinde «ekber ve crşet), yani cn büyük ve en aklı başında geçmesi esas kabul olunmuştur.

Yalnız bu veraset sisteminin kabulünden sonra şehzadelerin ar caklara çıkmaları usulü kaldırılmış, onun yerine İcafes usulü konmuştt bundan böyle şehzadeler saraya hapsedilmeye başlanmışlardır. Bu da devlet yönetimi ile ilgilerinin büsbütün kesilmesine neden olmuştur.

XVII. yüzyılda iş başına geçen padişahlar şunlardır:

1) I. AHMET (1603 – 1617), 2) I. MUSTAFA (DeK) (1617,

3) II. OSMAN (Genç) (1618-1622), 4) I. MUSTAFA (İkin (1622- 1623), 5) IV. MURAT (1623 -1640), 6) İBRAHİM (1640-1648), 7) IV. Mehmet (Avcı) (1648-1687), 8) II. SÜL (1687-1691), 9) II. AHMET (1691 -1695), 10) IL MI (1695-1703).

Bunlardan I. Ahmet 14 yaşında padişah olmuş, 1 4 yıl saîtana< ten sonra ölmüştür. Zamanı Avusturya savaşları ve Celâlî isyanla geçmiştir. İstanbul’da kendi adıyla söylenen ünlü camiyi yaptırmıştır, dolayı o semte Sultanahmet derler. I. Mustafa balıklara yem yer serpecek derecede deliydi. Tahttan indirilerek yerine Genç Osman Genç Osman enerjik bir padişahtı. İyi düşünceleri vardı. Fakat bir ihtilâli sonunda feci bir şekilde öldürüldü. Deli Mustafa ikinci def* oldu. Fakat, deliliği devam ettiğinden tekrar tahttan indirilerek yeril

12 yaşma girmiş bulunan IV. Murat padişah yapıldı. Bunun ilk zamt^ çok karışıklıklar içinde geçti. Devlet yönetimini eline alınca korkunç i bir hükümdar kesildi. Pek çok kan döktü. IV. Murat’ın yerine geçen Deli İbrahim zamanında memleket yönetimi çok bozuldu. Deliliği deı ğinden, tahttan indirilerek yerine yedi yaşında bir çocuk olan IV. I geçirildi. Deli İbrahim de bir süre sonra öldürüldü. IV. Mehmet’in ili lan karışıklıklar içinde geçti. Nihayet Köprülülerin iş başına geçmesiyl değişti. IV. Mehmet bundan sonra hiç bir devlet işine karışmadı. Zani ve eğlencelerle geçirdi. Yerine geçirilen II. Süleyman ve ondan sonra olan II. Ahmet silik padişahlardır. Zamanlan savaş ve askerî ihtilâli» geçti. XVII. yüzyılın son padişahı olan II. Mustafa memleketi düştüği ten kurtarmak istedi. Birkaç defa sefere çıktı. Fakat istenilen son! edemedi. Karlofça antlaşmasından sonra da işi keyif ve zevke döktü av peşinde geçirmeye başladı. Hatta İstanbul’u bile terk ederek t yerleşti. Nihayet bir askerî ihtilâl sonunda tahttan indirildi (bkz. | Birinci Bölüm).

17 — Padişah Yardımcıları:

XVII. yüzyılda 6 ? sadrazam iş başına getirilmiştir. Bunların it makamda dört saat kalanlar bile vardır. Bu devrin sadrazamları —

n»nn — genci olarak değersiz adamlardır. Çoğu hatır vn gUnUHa yi ı ve iltimasla bu makama geldiklerinden daima sarayı memnun etmeye »rdıc. İçlerinde pek büyük dalkavuklar da vardır.

VII. yüzyılın ulema sınıfı da bozulmuştu. Bundan dolayı müftülük mn* getirilen kimseler de padişahların ya da sadrazamların aleti oluyarlar» Ici’yif ve arzularına göre istenilen fetvayı vermekten çekinmiyorlardı.

. buna güzel bir örnektir. Köprülü Mehmet Paşa zamanında müftü ISursalı Mehmet Efendi, Köprülü öldüğü zaman padişahın huzurunda |Uy hinde konuşmaya başlar ve «Mevti isabet oldu. Zira çok ehl-i ırzın Namusuna rizan ve nahak yere kati çok kan etmişti» diyerek Köprülü-ı yere birçok adam katletmekle suçlandırmak ister, o sırada orada ı Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, vaktiyle babasına dalkavukluk eden Un bu sözleri karşısında «Kimi katletti ise senin fetvan ile katletmişti.» mlık verince, müftü: «Şerrinden korkardım, anın için fetva verdim» nuıı üzerine Fazıl Ahmet Paşa: «Ya Efendi! Allahii teâlâdan korkma-lâktan havf etmek ilm-i diyanete lâyık mıdır?» sözüyle müftüyü ve makamından atılmasını sağlar.

Oreiu ve Donanma:

yüzyıl içinde Devşirme Kanununun kaldırılması üzerine rasgele kîm-liçeri yazılmış ya da yazdınlrmştır. Bu suretle askerlikle ilgisi olma-‘fçok kimseler ocağa dolmuş, ocağın disiplini büsbütün bozulmuştur.

VII. yüzyılda yeniçeriler, memlekette askerî bir diktatörlük kurmuşlar, *» isyanlar çıkartarak istediklerini yaptırmışlardır. Ancak, IV. Murat illüler devrinde bir ara kafalan ezilmiş ise de Köprülülerden sonra ’dlan ellerine geçirmişler ve istediklerini yaptırmakta devam etmişlerdir.

Cmc bu yüzyılda memleket ve toprak yönetiminin bozulması yüzünden, ■ipr,kiler eski değerlerini kaybettikleri gibi donanma da bozulmuştur.

Maliye:

XVII. yüzyılın başlarında Iran ve Avusturya savaşlarına rağmen Osmanlı Hin mâliyesi oldukça düzgündü. Hatta artan parayla bu yüzyılın ba$-ünltaoahmet gibi büyük ve muhteşem bir cami bile yapılmıştı. Faka» ıct’tan sonra tahta geçen dört padişah zamanında (1 Mustafa, Genç , tekrar I. Mustafa ve IV. Murat) orduya ve devlet büyüklerine verilen İNahcigleri hazîneyi tüketmişti. Deli İbrahim’in padişahlığı zamanında iae, Ve rftienceler büsbütün arttığından maliye tüm beaulmuştur. Bu livada mi olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa, maliyayi ıslaha çalıytt. illeri

yeniden yazdırarak geliri tespit ettirdi. Ayarı düşük paraları ortadan] rak yeni para bastırdı. Bütçeyi yoluna koydu. Askerin ulufelerini vo| lerini kesti. Fakat onun bu ıslahatı birçok kimselerin çıkarlarına dol dan bu değerli veziri idam ettirdiler. Ondan sonra iş başına geçen sadrazamlar sarayın isteklerini yerine getirmekten başka bir şey dirç Hâzineyi israf ettiler. IV. Mehmet zamanında Tarhuncu Ahmet Pal yeni baştan yoluna koymak istedi. Fakat o da idam edildi. Bundan açığı devam etti. Köprülüler zamanında biraz yoluna girdi.
20 — Eğitim ve öğretim:

XVII. yüzyılda Avrupa’da bilim Rönesansı oldu. Osmanlı de bilimde büyük bir gerileme görüldü. Medreseler bozuldu. Bilgisizlik v« lık fazlalaştı. Matematik, tıp ve felsefe derslerine önem verilmez okhlt]

Esi; id en ulema yalnız medreseden yetişirdi. Bu yüzyılda siyasal entrikalar ve emellerle medrese ile hiç bir ilgisi olmayan kimselere makamlar ve rütbeler verildi, iş başına geçen bu gibi ulema henüz bile başlamamış çocuklarına müderrislik makamları verdiler. Bu J XVII. yüzyılda Befik uleması adıyla yeni bir ulema sınıfı meydana gibiler dünyalarını, hoş geçirmek, para ve servet sahibi olmak için hj ikiyüzlülüğü ve sahteciliği yapmaktan çekinmediler. Bu yüzden me bilim ve kültür adına hiç bir şey kalmadı ve yerini birtakım safsaj »koiaptik düşünceler aldı.

Edebiyat;
yll/yılda pek az olmakla beraber medreseden ya da medrene dıyındtR t ıiık bilim ve kültür hayatına, dil ve edebiyatına hizmet edsn bin ve şairler yetişmiştir. Bunların içinde Kâtip Çelebi (Hacı Halife) İmiktedir. Kâtip Çelebi kendi kendisini yetiştirmiş ve o zamanki kültüründen de faydalanmıştır. Arapça ve Farsçadan başka MüslUniait

S İm papazdan da Fransızca ve Latince öğrenmiştir. Birçok devlet imle bulunduktan sonra memurluktan ayrılarak kendisini ilme ver-«• ileri içinde en ünlüleri şunlardır: 1) Keşf-üz-Zünun (Bibliyograflar eserdir), 2) Cihannüma (Bir coğrafya kitabıdır), 3) Fezleke-I (Hir osmanlı tarihidir), 4) Tabf et-ül-Kibar fi Esfar-ül-Bihaar (Ot-fiz savaşlarına ait bir eserdir), 5) Atlas Minör Tercümesi (Latince-lınf etmiştir). (Kâtip Çelebi için şu esere bakınız: Kâtip Çelebi’den Hazırlayan: Orhan Şaik Gökyay, Devlet Kitapları – İstanbul 1968).

II yüzyılda yetişen ünlü simalardan birisi de Evliya Çelebi’d ir. Çok Ur Türk gezgini olan Evliya Çelebi, 30 yıl sayısız geziler yapmifc ı imparatorluğunu baştan başa gezdiği gibi, Avrupa’da dahi birçok glurm’iştür. Evliya Çelebi, gezdiği ve gördüğü memleketlerin tarih, H vc folkloru hakkında bilgi veren ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi (tn «lan büyük bir eser yazmıştır. Bunun 1 0 cildi yayınlanmıştır.

Bu yüzyılda yetişen Türk büyüklerinden birisi de ünlü tarihçi, V Halepli Naima Efendi’dir. Naima Efendi 1591 – 1659 yıllarındaki siyasal «taylarım kendisine özgü güzel bir üslup ve görüşle anlatan bir osmanlı tarihi yazmıştıı.

XVII. yüzyıl edebiyat bakımından oldukça zengindir. Bu Osmanlı – Türk divan edebiyatının en büyük ustalarından olan şair î mıştır. Nef’i çok üstün bir sanatçıydı. Hicivleri ünlüdür. IV. Murat’“ zamı Bayram Paşayı hicvettiğinden onun tarafından idam ettirilmişti den başka bu yüzyılda Şeyhülislâm Yahya Efendi ile Nabi de Divaa ün kazanmışlardır. Halk Edebiyatında ise Âşık Ömer ile Kar&caO’j* gelirler. Veysî ile Nergisi ise, Osmanlı nesrini anlaşılmaz bir hale sokm

22 — Güzel Sanatlar:

XVII. yüzyılda Osmanlı – Türk klasik mimarîsi devam etmiştir, yılın başında Mimar Mehmet Ağa. Sultanahmet camisini yapmıştır. Ağa bu eseriyle ustası Sinan’ı geçmek istemiş ise de, başaramamıştır,

mimaride yaptığı nilikle caminin i” nini değiştirmiş, ve ferahlığı sa (bkz. Resim: 56)

Bu yüzyılda şma başlanan an sanat eserlerini de Yenieami adıy nan Valide ca Bu eserin yapı1 III. Murat’ın kariye Sultanın emriy lanmış (1597) İsa cak IV. Mehmet’i si Valide Turhan m yardımıyla Wi tir. Yenieami, T” marîsinin ve süsl natımn bir incaei marları Davut A” gıç Ahmet Çav Mustafa Aga’dır.

XVII. yüasyıl

Mustafa Paşa Köşkü ile Bağdat Köşkü (bks. Keçimi 57( II) mimarisinin en güzel örnekleridir. Bu eserlerde Türk’ün ine* IIVU rufrtiylc görülmektedir. Gene bu yüzyılda güzel s&n&tinrdftn OİM oymacılık, kakmacılık ve yazı mimarîye paralel olarak, gelifmaiillt İmiktir. Sultanahmet ile Yenieami’nin çinileri ve yazılar», Baudot

II çini, oyma, kakma ve sedef işçiliği ve yazılan pek nefistir.
DEĞERLENDİRME SORULARI VE ÖDEVLER
, yüzyılda Osmanlı devleti neden Inmaya başlamıştır? Bunun İç Inri nelerdir?

(ılıtmaya etki eden dış nedenler dlr?

yüzyılda kanlılarla hangi sa-r y» pilmiş ve bunlar hangi antlarla sona ermiştir? yüzyılda Venedik ilişkileri na-fclr gelişme göstermiş ve Girit mısü fetholunmuştur? t, yüzyılda Lehlilerle hangi sair olmuş ve ne gibi antlaşmalar Imıştır?

I. yüzyılda OsmanlIlarla Avus-K arasında hangi savaşlar olmuş-1593 -1606 Avusturya savaşı olmuş ve hangi antlaşma ile İlilir?

I ■ I(!(İ4 Avusturya savaşları nasıl U| ve hangi antlaşma ile sona İttir?

cl Viyana kuşatması nasıl olmuş lirden başarılamamıştır? imi bozgunundan sonra kutsal |lttsma devletleri ile hangi savaş-y«|)i!mıştır?
10 — Karlofça antlaşması kimlerle yapıl-

mıştır ve koşulları nedir? Bu antla|> manın Osmanlı tarihinde ne gibi bir önemi vardır?

11 — İstanbul isyanlarının nedenleri nedir

ve bu, isyanlar ne zaıman olmuş ve nasıl sona ermişlerdir?

12 — Başlıca Celâlî isyanları hangileridir

ve nasıl sona ermişlerdir?

13 — XVII. yüzyılda kimler ıslahat yap-

mak istemişlerdir?

14 — Köprülüler kimlerdir ve ne gibi işler

yapmışlardır?

15 — XVII. yüzyılda devlet yönetimi ve

padişahlar nasıldı?

16 — XVIL yüzyılda Osmanlı devletinde

padişah yardımcılarının, ordu ve donanmanın ve mâliyenin durumu nasıldı?

17 — XVII. yüzyılda OsmanlIlarda eğitim

ve öğretim, dil ve edebiyat alanında kimler yetişmiştir ve ne gibi eserler yazmışlardır?

18 — XVII. yüzyılda güzel sanatlar alanın-

da neler yapılmış ve bu devirde hangi sanatçılar yetişmiştir?
, 1’

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.