VİYANA KONGRESİ

Napolyon’un kurduğu imparatorluğun çökmesiyle, Avrupa’nın yeni durumunu görüşmek gayesiyle Viyana’da toplanan kongre. Napolyon, imparatorluğun yıkılmaşıyla Avrupa’nın siyasî durumu alt-üst olmuş, bir çok problemler ortaya çıkmıştı. Ayrıca güçler dengesi de bozulmuştu. Bütün bu meseleleri bir çözüme bağlamak için, Viyana Kongresi toplandı. Kongre Avrupa üzerinde söz sahibi ve büyük çıkarları olan İngiltere, Avusturya, Rusya ve Prusya liderliğinde toplandı. Viyana Kongresi Temmuz 1814 yılında açılmasına karar verildiyse de ancak Ekim 1814 tarihinde toplanü yapılabildi. Kongre başkanlığına Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Başbakanı Prens von Metternich seçildi. Kongre, çalışmalarını meselelerin çeşidine göre komisyonlar kurulmasıyla yürütmeye başladı. Her devlet kendi çıkarlarına uygun kararlar çıkmasını istediğinden görüşmeler uzadı. İngiltere, deniz ve ticaret üstünlüğünü sürdürmek, devletinin güvenliğini sağlamak için, Fransa ve Rusya’nın kuvvetlerini belirli seviyede tutmak gayesindeydi; ayrıca, Belçika ve Hollanda’nın birleştirilmesini de istiyordu. Bazı Alman Prenslikleri üzerinde hakimiyet tesis etmek de başka bir gayesiydi. Prusya; Ren bölgesiyle, Saksonya’nın tamamını ve önceden kaybettiği Lehistan topraklarını geri almak istiyordu. Bu gayelerinden başka, Alman prenslikleriüzerinde de hakimiyet kurma isteği vardı. Avusturya, İtalya ve Almanya üzerindeki hakimiyetinin devam ‘ etmesini istiyordu. Fransa ve Rusya’nın aleyhine büyü- )
memesi yolunda çeşitli tedbirler alınması yolunda ‘ düşünceleri vardı. Rusya’nın istekleri ise, İngiltere ve Avusturya’nın aleyhine idi. Rusya büyük paylar peşindeydi. İngiltere, Rusya’nın doğudaki yayılma politikasından oldukça rahatsız oluyordu. Ayrıca Rusya, Varşova Büyük Dükalığını ve eski Lehistan’ı almak istiyordu. Kongrede fikir ayrılıkları ve çıkar tartışmalan uzadığı, balolar tertiplenip eğlenceler düzenlendiği bir sırada, Napolyon sürgünde bulunduğu Elbe adasından 20 Mart 1815’de Fransa’ya dönerek tahta oturdu. Bu yeni gelişme karşısında kongre çalışmaları ciddileşti ve nihayet 9 Haziran 1815’de alınan kararlar (Viyana Kongresi Kararları) adı altında imzalandı. Bu kongrede alınan kararların mühim bazı hükümlerine göre, Fransa’nın ele geçirmiş olduğu topraklar geri alınacak, İngiltere Malta’yı, İyon Adalarını, Hollanda’ya ait Cape Coloniyi, Seylan Adasını, Güyan, Trinidat ve Honduras Adalarını, Danimarka’dan Heligoland’ı aldı. Rusya, İsveç’den aldığı Finlandiya’ ya ve Osmanlı Devleti’nden aldığı Basarabya’ya yine sahip olacaktı. Bunun yanında Varşova Büyük Dükalığı’nın büyük bir kısmına sahip oluyordu. Avus- _j turya, Doğu Galiçya, Venedik ve Lombardiya ya; Prusya daha önce Varşova Büyük Dükalığı’na verdiği V Pûjen bölgesiyle, Saksonya’nın ve Ren nehrinin ba’ı ¡q kıyılarından Vestefalya’nın bir kısmına sahip oluyordu, i Almanya’da, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu i) devletlerinin birçoğu kaldırıldı. Ayrıca Napolyon’un J kurduğu Ren Konfederasyonu da kaldırılarak, yerine n otuzsekiz devletten müteşekkil Germen Konfederas yonu kuruldu. İtalya’da, Napoli’de eski Bourbon hanedanı tahta geçecek ve Sicilya yı alacaktı. Bazı dukalıkların başına Avusturya hanedanlığından kişiler getirilecekti. Esir ticareti kaldırılıp, bunun takibi Ingiltere’ye bırakıldı. Belçika ve Hollanda birleştirildi. Viyana Kongresi kararlarıyla İngiltere büyük bir deniz gücüne kavuştu. Bir çok önemli adaları ele geçirdi. Belçika ile Hollanda’nın birleşmesiyle ada ile Avrupa arasına tampon bir bölge meydana gelmiş oluyordu. Rusya elde ettiği topraklar sayesinde Avrupa’da etkili bir hâle geldi. Bu durum bilhassa Avusturya ile İngiltere’yi düşündürdüğü gibi bu devletin yayılma ve güçlenmpsi, Osmanlı Devleti için de tehlikeli bir hâl arz ediyordu. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Kuzey İtalya’ya, Galiçya ve Doğu Avrupa’ya doğru yayılarak devletlerarası siyasette ön plana geçti. Prusya, aldığı topraklarla büyük bir krallık hâline geldi. Alman devletleri üzerinde hakimiyeti arttı. Bu kararların alınmasında büyük devletler kendi çıkarlarını düşündüler. Hududlann tesbitinde millet, din, dil gibi önemli unsurlar düşünülmedi. Ayrıca bir Napolyon hadisesi, demokrasi, milliyetçilik v.s. gibi, o zamanın düşünceleri de göz önüne alınmadı. Büyük devletlerin yegâne gayeleri başka milletleri sömürmekti. Bu andlaşma bazı değişikliklerle, Birinci Dünya Savaşı’nın neticelenmesine kadar devam etti.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)