Ülkede ilericilik

Bu arada, “İlericilik dönemi” iç siyasete de yansımıştı. Değiştirilen kent valileri oldukça dürüst ve etkin olmuşlardı. Eyaletlerin çoğunda reform hareketleri yönetimi demokratikleştirmiş, saflaştırmış ve insancıl yapmıştı. Roosevelt yönetiminde, ulusal hükü­ met düzenli devlet daireleri kurdu ya da güçlendirdi. Bunların şirketler üstündeki denetimleri giderek arttı: Henry Reuterdahl’ın Filo Golden Gate’e Giriyor tablosunda dumanlarını saçarak San Francisco Koyu’na giren ABD gemiler canlandırılmıştır. Bu gemiler Büyük Beyaz Filo’nun bir parçasıydı. ABD’nin artık bir deniz gücü olarak Ingiltere’den sonra ikinci geldiğini göstermek için 16 savaş gemisi bir dünya turuna çıkarılmıştır (1907-1909). [ABD Deniz Akademisi Müzesi, Annapolis, Maryland.] ABD (TARİH) 387 Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınan gençlerin bir cephanelikten çıkarak eğitim kampına doğru ilerleyişleri. ABD savaşa 6 Nisan 1917’de 200 000 kişilik bir orduyla girdi. Savaşın sonunda bu sayı 4 milyona yükselmişti. Hepburn Yasası (1906), Eyaletler Arası Ticaret Komisyonu’nu pekiştirdi; Gifford Pinchot başkanlığında (1898-1910) Orman Servisi, kereste şirketlerine rehberlik etti; Saf Yiyecek ve İlaç Yasasiyla (1906), tüketicileri sahte etiket ve taklit ürünlerden korumaya girişildi.1 902’denbaşlayarakRoosevelt ayrıca,Adalet Bakanlığı’nı da Sherman Anti-Tröst Yasası’na karşı tekeli delmek için bir tehdit öğesi olarak kullandı. Ama yerine se­ çilen William Howard TAFT (1909-1913), anti-tröst kampanyası dışında, önceki bütün uygulamaları rafa kaldırdı. Ancak, nasılsa 16. Tadil Kararnamesi’nin (gelir vergisi değişikliği) çıkmasını onayladı. Zamanla bu yasa federal yönetime büyük gelir sağladı. 1912 seçimlerinde Cumhuriyetçiler bölündüler. Normal seçimler sonucunda oy çoğunluğu Taft’a gitti ve kı­ sa ömürlü bir İlerici Parti kurularak Theodore Roosevelt’i aday gösterdi. Demokrat Woodrow Wilson (1913-1921 ) bu karışıklıktan yararlanarak başkan seçilmeyi başardı. Şirketler iktidarına saldırarak, gümrük tarifelerinin önemli ölçüde düşürülmesini sağladı (1913); GümrükTarife Komisyonu’nu kurdu (1916); bankacılık ve tedavüldeki parayı denetlemek için “Federal rezerv” sistemini yürürlüğe koydu (1913); Clayton AntiTröst Yasası (1914) aracılığıyla tekel karşıtı programın kapsamını genişletti; demiryollarınd^ki çalışma saatleri üstünde denetim kurdu (Adamson Yasası, 1916); iş alanında dürüst ve açık bir rekabeti güvence altına almak için yetkili bir organ yarattı (Dürüst Ticaret Komisyonu, 1914). İlericilik Dönemi’nde güney hükümetleri siyahlara Jim Crow Yasalarinı geniş kapsamlı olarak uyguladılar. Yeniden Yapılanma sürecinde ırk eşitliği doğrultusunda atılan adımların çoğu böylece tersine döndü. Federal yönetim ırk ayrımından yana bir tutum takındı. ABD Yüksek Mahkemesi Plessy-Ferguson davasında (1896), siyahlara “ayrı ama eşit” olanaklar sağlandığı sürece hiçbir sorun olmadığı kararını verdi. Bu kesin ayrımcı toplumda siyahlar bile kendi içlerinde bölünmüşlerdi. 1895’ten beri Brooker T. Washington siyahları eşitlik için eylemci yollara sapmak yerine birtakım meslekler edinip sanayi kollarında çalışarak, beyazları yetenekleri konusunda ikna etmeye çağırıyordu. W .E.B.Du Bois’ysa buna karşı The Souls of Black Folk (Siyahların Ruhları, 1903) adlı kitabında), siyahların sürekli olarak Jim Crow yasalarını protesto etmelerini savunuyordu. 1910’da, bu idealleri gerçekleştirmek için Renkli (siyah) St. Louis’de amaçları uğruna gösteri yapan Oy Hakkı Birliği’nin üyeleri. Kadınlara ülke genelinde oy kullanma hakkı ancak 1920’de, 19. Tadil Kararnamesi onaylandıktan sonra verildi. İnsanların Gelişmesi İçin Ulusal Dernek kuruld

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)