Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Anasayfa » Türkiye, Şahdeniz’in en büyük 2. hissedarı oldu

Türkiye, Şahdeniz’in en büyük 2. hissedarı oldu

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Türkiye, Şahdeniz’in en büyük 2. hissedarı oldutpao-sahdeniz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin yurt içinden çıkarttığı petrol miktarıyla yurt dışında çıkarttığı miktarın hemen hemen eşit olduğunu, yurt dışında çıkartılan petrol miktarını artıracaklarını belirtti. Yıldız, “Maksat petrolün kendisine sahip olmak” dedi. 

Bakan Yıldız, törende yaptığı konuşmada, ülkenin geleceği için son derece hayırlı bir işe imza atıldığını söyledi.
Türkiye’nin ham petrol ve doğalgaz tedarikinde artan ihtiyacını olabildiğince yerli kaynaklardan karşılamak amacıyla bu tür çalışmalar yaptıklarını dile getiren Yıldız, “Bu atacağımız imza bir yerli kaynakla alakalı atılacak imzadır. Bunun yurt içinde veya dışında olması bu gerçeği değiştirmiyor” diye konuştu.
Şahdeniz Projesi’nde 468 kilometrekarelik bir alanı ruhsatını, hisseleri oranında 50 yıllığına aldıklarını ifade eden Yıldız, TPAO’nun BP’den sonra projenin ikinci büyük hissedarı olduğunu belirtti. Yıldız, TPAO’nun, bir Türk şirketi olarak uluslararası arenada en büyük yatırımcı olduğuna dikkati çekti.

“265 MİLYON DOLAR KAR ETTİK”
Türkiye’nin TANAP’taki hissesini yüzde 20′den yüzde 30′a, Şahdeniz’deki hissesini de yüzde 9′dan yüzde 19′a çıkarttığını belirten Yıldız, şunları kaydetti:
“Bu şu demek; hali hazırda geçen yıl 265 milyon dolar kar etmişiz bu projelerden. Bu yıl ve önümüzdeki yıl bunun 2 katını yapmayı düşünüyoruz. 3 yıl ödemesiz, 7 yıl içerisinde 1 miyar dolar ödeyeceğiz artılarıyla beraber. Bunu rahat yapabiliyoruz. Elimizdeki projelerle hazine garantisine ihtiyaç hissetmeksizin, projenin kendisinin garanti olduğu bir yapıyla ilerliyoruz.
Bu hisseleri almaya karar verdikten 2 gün sonra bize 150 milyon dolar kar teklif ettiler. ’1,6 milyar dolara satar mısınız’ dediler. Hayır dedik. 2 hafta sonra 2 milyar dolar verdi bir başka şirket. 7 yılda ödeyeceğimiz bir kısım nemaların karşılığını biz 1 hafta içinde tedarik ettik. Maksat petrolün kendisine sahip olmaktır. Paraya bir çok sektörde sahip olunabilir ama petrolün kendisine sahip olmak daha farklı birşey.”
Yıldız, Türkiye’nin, Şahdeniz Projesi’ndeki hisse artışıyla günlük çıkartılacak 120 bin varillik petrolün yüzde 19′una sahip olacağını belirtti.
Birçok ülkenin konsorsiyumunda gerçekleştirilen proje için 4 yılda 45 milyar dolar para harcanacağına dikkati çeken Yıldız, yaptıkları çalışmanın Türkiye’nin enerji kaynakları sahipli açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’de yaklaşık bin 100 kuyudan çıkartılan petrolün hemen hemen tamamına yakınını, yurt dışından alınan operasyonlarla dengelediklerini dile getiren Yıldız, “Yurt içinden çıkartılan petrol miktarıyla yurt dışından çıkartılan hemen hemen eşit. Şimdi bunu artıracağız. Irak ve Kuzey Irak’ın stabil hale gelmesiyle bu miktarın 4,5 katına kadar çıkacağını öngörüyoruz” dedi.

“BİZDEN PARA İSTEMİYORSUN DEĞİL Mİ”
Finansmanın yaklaşık 500 milyon dolarlık eşit paylarla Türkiye İş Bankası, Vakıfbank ve TPAO’nun öz kaynağıyla sağlandığını dile getiren Yıldız, “Sayın Babacan’la bunları konuşurken, ‘bizden para istemiyorsun değil mi’ dedi. ‘Şimdiye kadar istemedik, bundan sonra da istemeden projelerimizi gerçekleştiririz dedik. Buralardan elde ettiğimiz karlarla geri ödemeleri yapacağız” diye konuştu.

BAKAN YILDIZ SORULARI YANITLADI:
Enerji ve Tabii Kaynaklar BakanıTaner Yıldız, Irak’taki petrol aramaları konusunda, “Bununla alakalı önlemlerimizi aldık, şu anda faaliyetler orada askıya alınmış durumda. Ne zaman can güvenliğiyle alakalı sıkıntı yaşanmayacağına kanaat getiririz, kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.
Rusya’ya yaptırım çerçevesinde Bulgaristan’ın Güney Akım Projesi’ni geçici olarak durdurması konusundaki değerlendirmesinin sorulması üzerine Yıldız, Güney Akım’ın, Türkiye’nin, Karadeniz’de münhasır ekonomik sahadan geçişine izin verdiği bir proje olduğunu belirtti. Yıldız, “Bulgaristan izin vermezse siz verir misiniz? diye bize hep soruldu. Ama bize şu ana kadar böyle bir müracaat yapılmadı. Yapılırsa bunu değerlendiririz. Türkiye, Rusya’ya verdiği iznin arkasındadır. Türkiye söz vermiştir, bunu imza altına almıştır, bu imza geçerlidir” diye konuştu.

“IRAK’TA BİRİNCİ SONDAJIMIZI YAPMIŞTIK”
Irak’ın petrol ve doğalgaz sahipliği açısından ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade eden Yıldız, siyasi istikrarsızlığın ülkeyi istenilenden çok uzaklara götürdüğünü söyledi. Yıldız, şöyle konuştu:
“Kamuoyuyla çok paylaşmadık ama biz Irak’ta birinci sondajımızı yapmıştık bile ama orada çalışanlarımızın can güvenliği, petrol ve paradan daha önemli. Bununla alakalı önlemlerimizi aldık. Şu anda faaliyetler orada askıya alınmış durumda. Ne zaman can güvenliğiyle alakalı sıkıntı yaşanmayacağına kanaat getiririz, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Orada 6 blokta uluslararası dev bir firmayla ortak olarak iş yapıyoruz. Zamana ihtiyaç var, sabırlı olmamız lazım.”

“100′LİRAYA ALIP 90-95 LİRAYA SATIYORUZ”
Petrol ve doğalgaz fiyatları ile paritenin artmasının enerji maliyetlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Yıldız, alınan önlemlerle doğalgazın Kasım 2008′de olduğundan daha düşük fiyatla satıldığını belirtti. Maliyetleri yerli kaynaklarla balans etmeye çalıştıklarını, 100 liraya aldıkları ürünü 90-95 liraya sattıklarını dile getiren Yıldız, zorlanmalarına rağmen bu durumu sürdürdüklerini kaydetti.
– Soma termik santralinin durumu
Soma’da Ar-Ge projelerinde kullanılan 2 X 22 megavatlık santralin özelleştirilmeyeceğini belirten Yıldız, bunun yanında özelleştirme politika ve stratejilerinden vazgeçilmediğini söyledi.
Elektrik özelleştirmelerinden 7,5 milyar dolar gelir elde edildiğine işaret eden Yıldız, “990 megavatlık Soma termik santrali özelleştirme portföyündedir. Bursa Orhaneli ve Tunçbilek’le özelleştirme portföyüne devam ediyoruz. Bu yılın sonuna kadar büyük ölçüde bunları bitireceğimize, daha liberal, rekabetçi, kaliteli bir hizmet verileceğine inanıyorum” dedi.
“PETROL VE DOĞALGAZ NEREDEYSE BİZ DE ORADA OLALIM FELSEFESİYLE MAKUL, MANTIKLI AMA AGRESİF BİR ÇALIŞMA İÇİNDEYİZ”
Törende konuşan TPAO Genel Müdür Vekili Şişman, Türkiye’nin 2023 vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. TPAO’nun da yeniden yapılanma ve gelecek 10 yıl projeksiyonunu oluşturma adına yoğun bir çalışma içinde olduğunu belirten Şişman, bu kapsamda atılan adımlardan birinin de Azerbaycan’da devam eden ve planlanan projeleri olduğunu anlattı.
Şişman, 1 milyar dolarlık kredinin tamamının Türk bankaları tarafından karşılanmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, “TPAO olarak yurt içinde ve yurt dışında petrol ve doğalgaz neredeyse biz de orada olalım felsefesiyle makul, mantıklı ama agresif bir çalışma içindeyiz. İnşallah benzer projelerle 2023 vizyonunu güçlendirecek adımlar atmak hepimize nasip olur” dedi.

“BURALARA KOLAY GELİNMEDİ”
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de TPAO’nun yurt dışındaki yatırım ve payını arttırma anlamındaki önemli anlaşmasında VakıfBank ile yer almaktan mutlu olduklarını söyledi. “Buralara kolay gelinmedi” diyen Bali, Türkiye’de geçmişte Hazine garantisi olmadan proje finansmanı olmadığını ifade etti.
Bali, TPAO’nun dünyanın dev enerji şirketleriyle bir arada 2. en büyük hissedar konumuna gelmesinden gurur duyduğunu dile getirerek, “Para satmak kolay. Hakiki mesleki haz almak istiyorsanız, bu tür organizasyonlarda yer almalısınız. Onun için çok mutluyuz” dedi.

İş Bankası’nın 7 milyar doları aşan enerji finansmanı olduğunu kaydeden Bali, 2011-2013 döneminde yenilenebilir enerji konusunda da aktif rol oynadıklarına söyledi. Bali, finanse ettikleri 150 projenin 50′sinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik olduğunu anlattı.

Bali, 2023 hedefleri için enerji projelerinin çok önemli olduğuna işaret ederek, bankalarının tam bir taahhütle sektörün arkasında durmaya devam edeceklerini kaydetti. Bali, enerjide dışa bağımlı bir ülke olmanın, cari açığın ve istenen ekonomik potansiyele ulaşılamamanın çözümü için finansa düşen görevlerin bilincinde olduklarını, bu konuda çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

“ÖNCELİĞİMİZ ÜLKENİN GÜCÜNE GÜÇ KATMAK”
VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan ise Türkiye’nin her alanda olduğu gibi enerji alanında da büyümeye devem ettiğini belirtti. Ülkede büyümenin öncülüğünü TPAO’nun yaptığına işaret eden Aydoğan, “Şahdeniz doğalgaz sahası ve Güney Kafkasya doğalgaz boru hattındaki payını arttıran TPAO’yu kutluyorum” dedi.

TPAO’nun ülkenin en değerli ve başarılı kurumlarından biri olduğunun altını çizen Aydoğan, projede yer aldıkları için mutlu olduklarını ifade etti. Ülkeye değer katan projelerde yer almanın VakıfBank, Türk bankacılık sektörü ve ülke ekonomisi için büyük bir övünç kaynağı olduğunu vurgulayan Aydoğan, önceliklerinin ülkenin gücüne güç katmak olduğunu kaydetti.
Aydoğan, bu proje başta olmak üzere Türkiye’deki tüm projelerdeki liderliği nedeniyle 12. Cumhurbaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ve enerji projelerindeki etkin rolü sebebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a teşekkür etti.

TPAO ŞAHDENİZ’İN EN BÜYÜK 2. HİSSEDARI OLDU
İstanbul’da 31 Mayıs 2014′te imzalanan anlaşmayla Fransız enerji şirketi TOTAL’in Şahdeniz doğalgaz sahası ve SCP Boru Hattındaki yüzde 10 hissesini yaklaşık 1 milyar 450 milyon dolara satın alan TPAO, projedeki toplam payını yüzde19′a çıkararak sahanın en büyük 2. hissedarı oldu.
TPAO’nun uzun dönemli stratejik hedefleri çerçevesinde Vakıfbank ve İş Bankası ile 3 yıl anapara geri ödemesiz toplam 7 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzalandı. Toplam tutarın geriye kalan yaklaşık 450 milyon dolarlık kısmı da TPAO’nun öz kaynaklarından karşılanacak.
İş Bankası ve Vakıfbank tarafından eşit paylarla sağlanan 1 milyar dolarlık kredi, enerji sektöründe tek seferde kullandırılan en yüksek tutarlı kredi oldu.

 


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.