Korkunç bir Türk ve İslâm düşmanı olan, İkinci Dünya Savaşının önde gelen simâla- rından İngiliz başbakanı Winston Churchill. "Türkleri öldürmek barbarlık değil, insanlık borcudur" sözü meşhurdur
Korkunç bir Türk ve İslâm düşmanı olan, İkinci Dünya Savaşının önde gelen simâla- rından İngiliz başbakanı Winston Churchill. "Türkleri öldürmek barbarlık değil, insanlık borcudur" sözü meşhurdur

TÜRK VE İSLAM DÜŞMANI CHURCHİLL

CHURCHİLL;

Korkunç bir Türk ve İslâm düşmanı olan, İkinci Dünya Savaşının önde gelen simâla- rından İngiliz başbakanı Winston Churchill. "Türkleri öldürmek barbarlık değil, insanlık borcudur" sözü meşhurdur

Korkunç bir Türk ve İslâm düşmanı olan, İkinci Dünya Savaşının önde gelen simâla- rından İngiliz başbakanı Winston Churchill. “Türkleri öldürmek barbarlık değil, insanlık borcudur” sözü meşhurdur

İngiliz devlet adamı ve yazarı. İkinci Dünyâ Savaşının önemli şahsiyetlerinden biridir. Oxfordshire’de, Blenheim Sarayında 1874 yılında dünyâya gelmiştir. Babası, Lord Randolph Churchill’dir. Annesi Amerikalıdır. Churchill, öğrenimine 13 yaşındayken Harrow Kolejinde başlamış, 1895 yılında bu okulu bitirmiş ve süvâri subayı olmuştur. Sonra, asker olarak, “Kraliçe’ye âit” adıyla anılan alaya katılmıştır. Dünyânın dört bucağındaki zavallı insanların köle gibi kullanıldığı İngiliz sömürgelerinin elden çıkmamaşı için gönüllü olarak Küba, Hindistan ve Sudan’da çarpışmış, hizmetlerinden dolayı madalyalar almıştır. Churchill, yazı hayâtına Morning Post Gaze- tesi’nde savaş muhâbiri olarak başlamış, ömrünün sonuna kadar siyâset adamlığı yanında, yazarlığını da sürdürmüştür. Güney Afrika’da savaş muhâbirliği yaparken bir ara Boerler’in eline esir düşmüş, fakat büyük tehlikeleri göze alarak buradan kaçmayı başarmıştır. İngiltere’ye avdetinden sonra Muhâ- fazakâr Partiye girmiş ve milletvekili seçilmiştir. Kurulan hükümette kendisine Sömürgeler Müsteşarlığı görevi verilmiştir (1905-1908). Bundan sonra teşkil edilen liberal hükümette ise (1908-1915) sırasıyla Ticâret, İçişleri ve Donanma bakanlıklarında bulunmuştur. Bu görevleri sırasında, işçilerin hastalık ve ihtiyarlık sigortalarını, Lordlar Kamarasının, Avam Kamarasına karşı kullandığı veto hakkının kaldırılmasını sağlamış ve daha birçok sosyal reformların gerçekleşmesine sebeb olmuştur. Birinci Dünyâ Savaşının çıkacağı tehlikesini önceden sezerek, Temmuz Manevraları adı altında deniz kuvvetlerini harekete hazır hâle getirmiştir. Bu meyanda kömürle işleyen gemileri, benzinle işleyenlerle değiştirmiş, 18 yeni tanker yaptırmış; denizaltı gemilerini ve uçak filolarını kurmuştur. Siyâsî alanda da Fransa’nın tam desteğinin gerektiği fikrini ısrarla savunmuştur.
Birinci Dünyâ Savaşında Churchill: 1914 yılında, Birinci Dünyâ Savaşı çıktığı zaman, İngiliz Donanması Churchill’in önceden aldığı tedbirlerden dolayı çok mükemmel bir durumdaydı. Ama bunun yanında ordu zayıftı. Bu mükemmel donanmaya güvenilerek, 1915 yılında zayıf durumda olan müttefikleri Rusya’ya yardım etmek için İngilizler Fransızlarla birlikte Çanakkale Çıkartmasına katıldılar. Taktik siyasî bakımdan çok mükemmeldi. Fakat hesaplar arzû edildiği gibi çıkmadı. Türk askerinin akıllara sığmayan kahramanca müdâfaası karşısında büyük bir hezimete uğradılar. Büyük bir Türk ve Müslüman düşmanı olan Churchill Çanakkale’deki Mehmedcikten yediği tokatın arkasından vazifesinden atıldı. Daha sonra 1916 yılında Lord George başbakan olunca, Churchill de Le- vâzım Bakanı oldu. Fakat İngilizler, Çanakkale yenilgisinden dolayı hükümeti devamlı tenkid ediyorlardı. Neticede tekrar seçimlere gidilince, George, seçimlerde kaybederek iktidardan düştü. Bu ara, Churchill de tekrar yazarlığa döndü. Yazılarında genellikle Nazi Almanyasmın dünyâ barışını tehlikeye düşüreceğini tema olarak ısrarla anlatmağa çalışıyordu. Bunun yanında Churchill, 1924 yılında muhâfazakârlar safında tekrâr parlamentoya girmiş ve bir süre sonra da Mâliye Bakanı olmuştur. 1929 yılında kabine düşünce, Churchill, bu defa Avam Kamarasında milletvekili olarak kalmıştır.

İkinci Dünyâ Savaşında Churchill: İkinci Dünyâ Savaşı 1939 yılında başlayınca, Churchill, hemen Donanma Bakanlığına getirilmiştir. 1940’ta Başbakan olmuştur. Savaşın ilk yıllarında halka moral gücü vermiş, daha sonra da ABD’nin savaşa fiilen katılmasını, Sovyetler Birliğinin de İngiltere’nin yanında yer almasını sağlamıştır. Savaş süresince politikacı kişiliği ile Almanların yenilmesinde başlıca sebeb olmuştur.

Churchill, 1941 yılında Amerika Cumhurbaşkanı Rooswelt’le bir toplantı düzenleyerek, Atlantik Paktını kurmuştur. Yine 1942 yılında Moskova’ya giderek Stalinle görüştü, 1943 yılında Churchill, Rooswelt ve Stalin üçü birlikte “Üç Büyükler” adı altında birleşerek Tahran toplantısını yapmışlardır. Bu toplantılar, Almanya’nın yenilmesini sağlayacak nitelikte kararların alınmasını sağlayan toplantılardır. En sonuncusunu 1944 yılında Yalta’da yapmışlardır. Dünyâ yönetimini ele geçirme, dünyâ barışını elde tutma amacıyla yapılan bu toplantıda Üç Büyükler, bütün siyâsî ve askerî güçlerini birleştirmişlerdir. Neticede Almanya yenilmiştir. Bu toplantıların hazırlayıcısı da Churchill’dir.

1945 yılından sonra Churchill, iktidarı kaybederek muhâlefet lideri olmuş 195l’de tekrar Başbakanlığa geçmiştir. Fakat yaşı ilerlediğinden eski çalışma gücünü kaybettiği gerekçesiyle 1955 yılında kendi arzusu ile siyâset hayâtından çekilmiş, okumaya, yazmaya, resme, hattâ bir ara balık avcılığına bile meraklanmıştır. Churchill, 1965 yılında ölmüştür.

Eserleri:

Savaş Anıları, 6 ciltlik bir eserdir. İkinci Dünyâ Savaşını anlatmaktadır (1948-1954). Churchill, bu eseriyle 1953 yılında Nobel Edebiyât ödülünü kazanmıştır. Dünyânın Geçirdiği Buhran, 4 cilttir (1923-1929). Churchill’in Hayâtı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*