TÜRBE ZİYARETİ

Ömrünün büyük bir kısmını köy imamlığında geçirmiş olan bir Hoca Efendi, Ramazan-ı Şerifin yirmisinden sonraki vaazlarında Kadir ■Gecösinin fazilet ve sevabından uzun uzadıya bahsetmiş, (o geceyi beklemenin bin ay ibadet etmekten efdal) olduğunu köylüye tekrar tekrar anlatmış. Nihayet Kadir Gecesi Teravihi kıldırdıktan sonra evine çekilen Hoca Efendi, gece yansı cami etrafında bitmek tükenmek bilmeyen sesler işitmeye başlamış, merak ederek kalkıp gitmiş, bakmış ki, Teravih cemaatının hepsi de caminin duvarı etrafına sıralanmışlar, gecenin karanlı­ ğında parlayan sigaralarının birini atıp diğerini yakıyor, tatlı tatlı muhabbet ediyorlar. Hoca Efendi hayretle: — Hayrola, gecenin bu saatmda toplu halde burada ne yapıyorsunuz? demiş. Adamlar cevap vermişler: — Sen bize Kadir Gecesini beklemenin çok sevap olduğunu söylemedin mi? — Söyledim! — İşte biz de şimdi Kadir Gecesi bekliyoruz? Bunda şaşılacak ne var? Hoca Efendi başım bir sağa bir sola çevirmiş: — Behey ocağı yanasıcalar, ben size (Kadir Gece sini beklemek bin ay ibadet etmekten sevabdır) dedimse, böyle caminin duvan etrafına toplanıp da sabaha ka dar sigaranın birini söndürüp diğerini yakarak gürül gürül sohbet edin demedim ya! Kadir Gecesini beklemek cami iğinde sabahlara kadar ibadet edip, günahlarına af dilemekle olur- Caminin etrafına toplanıp da f-osur fosur sigara içmekle değil! demiş. Geçenlerde Eyiip Sultan Hazretlerini ziyaretimde Hoca İöfendinin bu vak’asını hatırladım. ¡Kılık-kıyafeti hiç de dindarlara yakışmayan kadınlar büyük, sahabinin türbesi etrafında fırıl fırıl dolaşıyor,, sandukayı ve kubbeyi çevreleyen demir parmaklıklara ve mermer duyarlara ellerini, yüzlerini sürüp, evlenemiyen. kızları, eve gelmeyen kocalan ve daha bilmem nice dünyevî meseleleri için türbe eşyasından meded umuyor şifa ‘bekliyorlardı. Bunlara: — Sizin bû. yaptığınız,, îslâmın men ettiği hareketlerdir. Siz Türbenin demirinden, toprağından değil, Allahdan meded istediniz, ve herşeyden’ evvçl vaziyetinizi düzelterek Hakka kulluk ediniz, dedim. Bunla,r, dinledikleri Hoca Efendilerin Eyüp Sultân Hazretlerini ziyaret etmenin büyük sevap olduğunu söylediklerini naklet- > tile r. — Evet Hoca Eferidiler, Eyüp Sultan Hazretlerini, ziyaret ediniz, demişlerdir. Fakat onun türbesinin taşma toprağına demir’ parmaklıklarına elinizi, yüzünüzü sü­ rerek putperestlere benzeyin, dememişlerdir her halde, dedikten sonra şu tarihi Hâdiseyi naklettim: — Müslümanlar (Tetir) i fethettikleri gün Hürmüz-, ün hazine dairesinde henüz taptaze bir cesed bulmuşlar. Tetkik ve tahkikten sonra bu cesedin Daniyal Peygambere ait olduğu ileri sürülmüş. Bu defa sağdan soldan bölük bölük halk gelerek Daniyal Peygamberin cesedini ziyaret edip, türbesinin taşm a toprağına yüz sürmek istemişler. Bu hale ,razı olmayan Hazret-j Ömer, birgün İ 2 adet: mezar kazdınp, hazırlatmış; gecenin karanlığı’ etrafı sarmca da kimsenin haberi olmadan, Daniyal Peygambere ait olduğu söylenen cesedi bu %2 mezardan. birine defnettirerek mezarların hepsini birden örtüp hakiki kabri gizlemiş. Bu suretle bir kısım büyüklerin tü rbelerini ziyaret usulünü bilmeyenlerin Allahı unutup taşa, toprağa, hatta insanlara bel bağlamalarına mani olmuştur. Eğer Resûlü Ekremin büyük Halifesi Hazret-i Ömer Halid bin Zeyd Hazretlerinin türbesine ellerini yüklerini süren sîzlerin putperestlere benzeyen bu ta ­ vırlarınızı görseydi, Eyüp Sultan Hazretleri için de böyle 12 kabir kazdırmayı ihmal etmezdi, herhalde, dedimBu sözlerim onları ikaz etti mi etmedi mi bilmem. Bildiğim bir şey varsa o da, türbe taşlarına toprağına el yüz sürmenin, allı yeşilli çaput bağlamanın sevap yeline günah getirdiği, fayda yerine zarar iras ettiği, aynı zamanda bu hareketin putperestlik olduğudur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)