TİCARET hayati

TİCARET hayati

TİCARET hayati

Ticaret ne demektir?: Ticaretin çok basit bir tanımlaması şudttl “Herhangi bir malın satılması ve satın alınması”. Bunun en ilkel şekil .1 malı üretenin onu tüketecek olana satması, yanı alışverişin U|pUi ik) ,4 arasında doğrudan doğruya yapılmasıdır. Fakat bu-tip ticaret bü&tty JM denecek kadar azdır. ■ ■ ‘ü
Ticaret gerçekte “ekonomik etkinlik” adı altında toplanan son
rece karışık, fakat birbirine sıkıca bağlı çalışmaların bir sonucu, hir am cıdır. Hiç şüphe yok ki. insanlığın tarihi kadaı eskidir. Tarihöncesi devi lerde yaşayan ve geçimlerini önce avcılık ve toplayıcılıkla, daha sonrala da bazı bitkilerin tarımı Ue sağlayan insanlar arasında da ‘ mal değişti mesi” şeklinde bir ticaret bağıntısı vardı. Bir yandan dünya nüfusun” gittikçe çoğalması ve özellikle son ikiyüz yıldan beri büyük bir hız kaz ması, öte yandan uygarlığın gelişmesi ile insan yasantısmda eskiye gÖ şaşılacak derecede büyük fark meydana gelmesi, ticaret denilen ol bugünkü karışık haline koymuştur Her yıl dünyanın dört bucağı üretilen her çeşit mal kara ve denizyollarıyîe bir yerden diğerine taşım Belli yerlerde depolanır. Bazan birkaç el değiştirerek o malı tüketflc olanlara satılır. Bu işler çok kez sermayeleri milyarları bulan büyük şi ketler ve bu şirketlerin dünyada âdeta bir şebeke haline gelen şube! eliyle alınır ve satılır. Bütün bu zincirleme işler için büyük reklâm m rafları da göze alınır. İşte tarihöncesinin ilkel ticareti günümüzde bu gelmiştir.

Yiyecek, giyecek veya kullanılacak herhangi bir madde üretimle taya çıkar. Fakat üretilen bir maddenin mutlaka tüketilmesi şarttır, i halde üretimin anlamı kalmaz. O halde üretimle tüketim ekonominin birinden ayrılmaz iki etkenidir. Aralarındaki bağıntıyı da ticaret kur

Ticaretin üç şekli vardır: ı) Bölge ticareti. Bu bir şehir ve ya çevresi içinde kalan ticarettir, u) Ulusal sınırlar içinde kalan ticaret devletin ulusal sınırları içinde kalan bu ticaret ile bölgesel ticaret iç tic

4c denir. Nihayet, m) UIumu nmrltn ayarak milletlerarası nitelik kazanan ticaret. Bunda herhangi bir ülkenin, dünyanın neresinde oluna olsun» yabancı ülkelerle yaptığı ticaret bahiskonusudur. Buna dış ticaret denir. Bu, o memleketin ihracat ve İthalât yapması, yani birtakım mallan ya* bancı ülkelere satmasına karşılık, onlardan da birtakım malların tatm ılınması demektir.

Bu Uç tip ticaret şekli içinde en önemlisi dış ticarettir. Çünkü İç ticarette aiım, satımlarda sarf edilen paralar yine o memleketin sınırlan ide kalır, ancak durmadan yer ve el değiştirir. Halbuki dış ticarette •İlann değerlerinin ödenmesi ulusal sınırlan aşar. Yabancı bir ülkeden tinlen malın karşılığı ya yine bir mal, altuı veya yabancı döviz ile
‘■*> Herhangi bir memleket bir yıl içinde yabancı memleketlere sattıklart nt onlardan aldıklarına ödediği para miktarına dış ticaret hacmi denir, Bu bazan birbirine denktir. Fakat çok kez ya ithal edilen, veya ihraç edi* (in mallann değeri daha fazladır. Yani denge o memleketin ya aleyhine (kİ. böyle olursa dış ticaret açığı vardır), veya leyhine bir sonuç verir, fakat bir memleketin ihracat ve ithalâtından başka gelir yollan da vardır. Turizm gelirleri bunlardan biri ve en önemlisidir.

Dünya ticareti ve ekonomik gelişme derecesi: Bugün dünya ticareti, değe rce birkaç yüz müyar dolan bulmuştur. Fakat devletlerin bu büyült ticarete katkılan çok farklıdır. Buna ait bazı örnekler vermeden önce bunun başlıca nedenlerini açıklayalım:

Dünyada bugün 150 kadar siyasal, ünite vardır. Bunların çok büyi k Itismı Dağımsız devletlerdir. Özellikle ikinci Dünya Savaşından sonra eski Sömürgelerin çoğu ortadan kalkmış, yerlerinde yeni bağımsız devletler kurulmuştur. Bununla beraber himaye altında veya hâlâ koloni rejimi içinde bulunan yerler bugün de mevcuttur.

Bağımsız devletler bugün içinde bulunduklan ekonomik giic bakımından üç büyük gruba aynhr: ı) Ekonomi bakımından gelişmiş ülkeler;

II) Ekonomi bakımından gelişme yolunda olan ülkeler; uı) Ekonomi bakımından geri kalmış ülkeler. Birinci grupta A. B. Devletleri, Kanada, hemen bütün Batı ve Kuzey Avrupa .ülkeleri, bazı orta Avrupa ülkeleri İle Sovyetler Birliği, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Afrika, Japonya flbi memleketler yer almaktadır. Bunlann hepsi de endüstri ve ticarette çok ileri gitmişlerdir. Ulusal gelirleıi ve dolayısıyla yılda adam başına dü-fun ortalama ulusal gelir yüksektir (2500-7000 dolar arasında).

Bazı Orta Avrupa ülkeleri, Balkan ülkeleri, bazı Orta Dofcu Ulket* Latin Amerika ülkelerinin bir kısmı İkinci grubu meydana getirir, larda adam başına düşen yıllık ulusal gelir 900 – 2000 dolar araamda oj Endüstrileşmede büyük çabalar göstermektedirler. Fakat hâkim fikG mik çalışmaları yine tarımdır.

Afrika ülkelerinin çoğu, bazı Orta Doğu, Asya ve Latin Am< memleketleri üçüncü grupta yer alırlar. Yılda adam başına düşen or ma ulusal gelir 300 dolardan azdır. Bu ülkelerde endüstri çok geri bazılarında hiç yoktur.

tşte ülkelerin ekonomik gelişme derecelerinin birbirindef farklı oluşu, dünya ticaretine yaptıkları katkının da farklı açar. Bir ülkede yıllık ulusal gelir ne kadar fazla ve bu gelirder düşen ortalama pay ne derece yüksek ise, o memleketin satın alma dölayısıyle tüketimi o derece büyük ve yine o derecede çeşitlidir. 1 basit bir örnekle açıklayalım: Otomobil A. B. Devletleri, Batı Almsl Ingiltere gibi memleketlerde artık bir lüks eşyası olmaktan çoktan mış, hemen herkesin kolaylıkla sağlayabildiği bir ihtiyaç eşyası gelmiştir. Bu memleketlerde 3-10 kişiye bir araba düşer. Halbuki nomi bakımından geri kalmış memleketlerde binlerce insana ancak araba düşer. Otomobil için verilen bu örnek diğer pek çok ihtiyaç ma<! lerinde de böyledir. O halde en zengin memleketler dünya ticaretindi büyük katkısı olanlardır. Çünkü bu memleketlerin satın alma yüksektir. Bazı örnekler verelim: 20 milyon nüfuslu Kanada’nın dış ticareti (ithalât ve ihracat) 66 milyar, 13 milyon nüfuslu Hollanda ise 65 milyar dolar olduğu halde, 113 milyon nüfuslu Pakistan’ın 3*$, ; milyon nüfuslu Mısır’ın ise 4 milyar dolardan ibaretti. Çünkü Kanad adam başına düşen yıllık ulusal gelir 4.950, Hollanda’da 5.140 dolar ol Halde, bu miktarlar Pakistan’da 110, Mısır’da ise 240’dan ibarettir.

Bu örnekler bize açıkça şunu gösteriyor: Ekonomi bakımından ^ üeri memleketler, özellikle büyük endüstri memleketleri, yaşama >düz satın alma gücü ve bunlara bağlı olarak da dış ticaretleri de en ile olanlardır.

ödev ve Sorular
1 — Ticaret ne demektir?

2 — îç ve dış ticaret deyimleri arasında ne fark vardır?

3 — Ülkelerin dünya ticaretine katkıları birbirinden çok farklıdır. Buna örnekler veriniz, nedenlerini açıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.