TIBBİ METEOROLOJİ NEDİR?

İnsan, ister uyumlu, ister uyumsuz olsun, çevreye tepkileriyle birlikte normal yaşamını, “Bios-fer” içinde sürdürür. Biosfer, atmosferin, yaşanabi-len belirli bir dilimi, su ve yer küresi ile bu ortamdaki fiziko-kimyasal olaylara katkıda bulunan biyolojik çevrenin bir bileşimidir. Uzay, atmosfer, yer küre kapalı bir sistemdir; sistemin en değişken unsuru atmosfer’dir. Uzaydan atmosfere, atmosferin çeşitli katlarından yer küreye ulaşan, enerji yapımı ve dolanımına katkıda bulunan enerjetik parametreler, tüm canlıların yaşam ve davranışlarında etkindir. Biosferin atmosferik olaylarının ve iklim faktörünün, biyolojik, fizyolojik ve patolojik etkisi, tıpta olduğu kadar toplumsal gelişmelerde de önemlidir. Atmosferin değişken olaylarını etüd ederek, aralarındaki ilişkileri, matematiksel ve fiziksel kurallara göre yorumlayan bilim dalı “Meteoroloji”, iklimi inceleyen ise “Klimatoloji”dir, “İklim” (Klima), doğal çevrenin önemli bir bileşenidir, uzun süreli zaman aralığı içinde, sürekli, değişken atmosferik olayların sonuçlarını ve karşılıklı ilişkilerini inceleyerek varılan ortalama bir yargıdır. Bu kapsam içinde, belirli bir yörenin meteorolojik koşullarının, günlük değişimlerinin toplu ifadesi ise, o yörenin “Hava”sı olarak değerlendirilir.

Atmosferik olayların ve hava değişimlerinin, biosfer içerisinde yaşayan tüm canlı organizmalar üzerine etkisini, jeofizik ve jeokimyasal çevre içerisindeki dolaylı ve dolaysız etkileşimleri de dikkate alarak, inceleyen bilim dalına “B i o m e t e o r o I o j i” adı verilir. B iometeoroloji, canlının yaşaması, gelişmesinde, organizmanın, hücre, doku, organ sistemleri arasındaki ilintiyi, doğal ve yapay çevre uyaran (stimulus)ları etkisi altında verdikleri tek veya organize cevapları değerlendiren “Fizyoloji” ile “Ekoloji”nin birlikte düşünülmesinden doğmuştur.

“Tıbbi R ioklimatoloii”. “Tıbbi Meteoroloji”, “Tıbbi Klimatoloji”, eşdeğer anlamlardaki bilim dallarıdır, iklim faktörleriyle, meteorolojik ekstremlerin, hava değişimlerinin, insan organizması üzerindeki biolojik etkilerini sağlık-hastalık yönünden değerlendirirler. Hippokrates’in “Hjava-Su-Toprak” adili kitabında konu ettiği gaz, sıvı, katı ortamların insan sağlığıyla ilişkili ilk çalışmalar, B iometeoroloji biliminin, yüzyıllar önce vurgulanmış ön fikirleridir.

Bugünkü anlayışa göre, “T ıbıMeteorolo j i” doğadaki kısa süreli atmosferik olayların, hava değişimlerinin stres etkisini ve uzun süreli klimatik etkilerin insan organizmasıyla uyumunu araştırır. Claude Bernard ve Walter Cannon tarafından organizmanın iç ortam düzeninin tanıtılması, Selye tarafından çevreye uyum reaksiyonunun açıklanmasıyla, çevresel uyaranlar etkisiyle oluşan fizyolojik ve patolojik olaylar klinik olarak değerlendirilebil-miştir. Oysa ki uzun yıllar, mevsim değişimlerine
uyan, coğrafik, jeolojik, iklim faktörleriyle paralel giden, fizyopatolojik olanlar, halk arasında, hava değişimlerine karşı oluşan duyarlılık? Meteorotro-pizm olarak bilinmekteydi. Bugün ise, psişik ve fizyolojik tepkilerin toplamı, bilimsel, fiziko-kimyasal elektrofizyolojik yöntemlerle yorumlanmaktadır.

Tıbbi Meteoroloji’nin etken faktörleri, meteorolojik ekstremler, güneş ışınları, ultraviole, infraruj görünen ışık, ısı, nem, yağış, atmosferik basınç, oksijen parsiel basıncı, rüzgar, atmosferik elektrisi-te, elektromanyetik alan gibi enerjetik parametrelerle, hava ve cephe değişimleridir. Tüm etkenlerin kompleks etkisi, klinikte önem kazanır. Etki, organizmanın belirli alıcıları, fizyolojik ve psişik reseptörler, mukoza, duyu organları ile alınır. Beyin ve otonomik sinir sistemi, hipofiz, tiroid, sur-renal gibi iç salgı bezlerinden oluşan kontrol merkezi bir yandan çeşitli düzendeki adaptif cevabı hazırlar, diğer yandan “feed-back” reaksiyonunu düzenler. Düzenleme mekanizmasında, “nöro-en-dokrin” sistem kadar, solunum sistemi, kanın fizi-kokimyasal bileşimi, kılcal damarların direnç ve geçirgenliği, böbrek, karaciğer, safra kesesi, dalak ve tüm organizmanın toplu fonksiyonu söz konusudur. Bu reaksiyonlarda, doğanın sirkadien ritmi, gün, ay, mevsim, yıllık değişimlerin de önemi büyüktür. Çevresel etki ve organik tepkiyle belirlenen enerji alış verişindeki organizmanın kontrol ve düzenleme sistemi, Evrendeki sibernetik sisteme bir model teşkil eder.

TIBBİ METEOROLOJİNİN KLİNİK UYGULAMASI

Hekimin görevi, öncelikle, kişiyi, etkeni ne olursa olsun, hastalıklardan korumakla başlar. Organizmanın, yaşadığı ortam ’içindeki meteorolojik faktörlere, fizyolojik sınırlar içinde cevap vermesini sağlamak, bu kompleks etki altında vücudun işlerliğini ve direncini arttırmak, Toplum Sağlığını koruma açısından değer kazanır. (Örneğin güneş ışınlarının aşırı dozdaki etkisinin yaratacağı klinik belirtileri önlemek amacıyla, toplumun ve kişinin özellikleri, ülkenin ve yörenin iklim koşulları dikkate alınarak dtş etkene karşı uyumu düzenleyebilmek, su altı biberbarik koşulların ülkemiz için sorun olan Vurgun hastalığının ortaya çıkmasına mani olacak, yöntemleri uygulamak.)

Enerjetik faktörler, fizyolojik düzeni, kontrol mekanizmasını bozacak, kişinin direncini kıracak boyutlara ulaştığında, organizmada beklenen uyumsuzluk olgusu, klinik belirgin veya gizli hastalık tabloları oluşturur. Ayrıca etkenin uzun süreli etkisi hücre çekirdeği düzeyinde genlerin bozulmasına, mutasyonlara yol açabilir. Bu tür uyumsuzluk reaksiyonlarının sonucu klinik tabloların tedavisi, Tıbbi Meteorolojiyi kapsayan Klinik Ekoloji’nin konusudur. (Örneğin, dağ hastalığı denilen, oksijen basıncının düşüklüğüne bağlı belirti, ısı birikimi -güneş çarpması, güneşin yanık ürtiker ve konsero-jen etkilerinin, soğuk travmasının ve Vurgun hastalığının tedavileri.)

Klimatik faktörlerin, doğal enerji unsuru olarak, çeşitli hastalıkların tedavisi amacı ile kullanılması, Hippokrat ve Heredot zamanından beri tanınan bir yöntemdir. Patolojik düzeye ulaşan iç ve dış ortam etkenlerinin tesiriyle, oluşan hastalık hallerinde, iklim ve meteorolojik koşulların uygulandığı doğal tedavi olanakları, ülkemiz için oldukça değer taşımaktadır. Jeolojik ve coğrafik özelliğine bağlı olarak çeşitli yörelerimizde, dağ, yayla (Klimaterapi) deniz-iklim tedavileri (Talassoterapi), güneş ışınlarıyla uygulanan tedavi (Helioterapi), hava içindeki partiküllerle uygulanan tedavi (Aero-solterapi), ülkenin sağlık politikasında, Tıbbi Turizm yönünden üzerinde önemle durulması gereken konulardır

Hava kirliliğini etkinliğini de içeren Biome-teoroloji konusunda, insanın yapay çevresinin oluşturduğu atmosferik organik ve inorganik partikülle-rin yarattığı hastalıklar ve bunları önleme çabaları, bugünkü dünya ülkelerinin önde gelen sorunlarıdır. Solunum sistemi ve alerjik hastalıklara zemin hazırlayan pollen, spor ve mikro-organizmalardan oluşan organik taneciklerin, maden işçilerinde geniş çapta gözlenen hastalıkların etkeni olan inorganik parçacıkların, şehirlerin yakıt, ulaşım ve
endüstri artıklarının kimyasal ve radyoaktif unsu ların, atmosfere yayılması sırasında, yörenin rüzgl sıcaklık, yağış gibi meteorolojik faktörlerin etk bu unsurların patolojik düzeye Ulaşmasını önleı de veya hastalıkları hızlandırmada, öneı azımsanmayacak kadar büyüktür

Özetle, meteorolojinin, canlının yaşamını ir celöyen fizyoloji bilimi ile paralelizmini değerlet diren B iometeoroloji ve klinik açıdan etüd edı Tıbbi biometeoroloji, çağımızın gereksinmeleri on nında değer kazanmaktadır. Bu konuyu kapsay. Tıbbi Ekoloji’nin, uzay hekimliğinin önem kazana ğı, birçok ülkede de uygulama alanına girdiği s< yıllarda, ülkemizde ise doğal enerji kaynakları zın, güneşimizin, hava-iklim olanaklarımız, yeral: ve yerüstü tıbbi yönden değerlendirilmesinin, I* nüz toplumumuz yararına bilimsel düzeye ula^ madiği bir gerçektir.
İstanbul Tıp Fakültesi – Tıbbi Ekoloji ve Hidri Klimatoloji Kürsüsü, geniş kapsamlı ekolojik çalı maları içeriğinde, Tıbbi Biometeoroloji konuşur daki eğitim, öğretim, araştırma ve uygulamalarıyi da toplumumuza yararlı olabilme çabası içindedi
BİLMECE ÇÖZÜMLERİ

(48. Sayfaya Bakınız)

1. ELMACI KADINLAR: Bir elma 0.42 TL. d ir. Kadınlar, 3 elmayı, 1.25 TL, 6 elmayı 2.5 TL., veya 12 elmayı 5 TL. den satmalıdırlar. 2. AKILLI SÜTÇÜ:

12 den 5 doldurulur. 5 aktarılır 7 ye. 12 deki 7 den 5 doldurulur; 5 den 2 litre 7 ye aktarılır. 7 aktarılır 12 litrelik kaba. 5 deki 3 litre 7 ye boşaltılır. 12 deki 9 litreden 5 doldurulur. 5 den 3 litre ile 7 lik tamamlanır. 7 ile 12 deki süt onbir yapılır. 5 deki bir litre 7 ye aktarılır. 12 den 5 doldurulur. 12 de 6 litre kalır. 5 deki beş litre 7 deki bir litre üzerine boşaltılarak ikinci 6 litre süt elde edilir.

3. BOĞAZ VAPURLARI: 72/ (x + 40) = ( x – 72) / (2x – 40), denkleminden genişlik 176 metre bulunur. 4. ÖĞRETMENLER VE ÖĞRENCİLER : İçlerinden biri diğer hepsinin öğretmeni ve biri diğer hepsinin öğrencisi olduğu için, dört öğretmen ve dört öğrenci beş kişidir. Ödeme doğrudur. 5. YEMEK PARASI: X= beş kap yemek yapanın masrafını ödedikten sonra alacağı para ve y^.üç kap yemek yapanın masrafını ödedikten sonra alacağı para ise, x= 150—80=70 TL ve Y=90-80=10 liradır.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*