TAVUK

TAVUK, tavuksuların sülüngiller familyasından, eti ve yumurtası için yetiştirilen kümes hayvanı (Gallus domesticus). Anayurdunun Güneydoğu Asya olduğu ve Bankiva tavuğundan (G. gallus) türediği sanılmaktadır. Tavuğun ne zaman evcilleştirildiği kesin olarak bilinmemektedir. İ.Ö. 3000 yılında Mısır’da evcil tavuklara rastlanmıştır. Tavuk yetiştiriciliği Doğu Asya’dan sırasıyla İranlIlara, Giritlilere, Yunanlılara ve AvrupalIlara geçmiştir. Evcil tavuğun yavrusuna civciv, 1 yaşından küçüğüne piliç, erkeğine horoz, dişisine tavuk denir. Erkek, dişiden biraz daha iri ve daha süslüdür. Tavuk, kuşlardan olmasına karşılık uçamaz, yerde yaşar. Gövdesi yanlardan basık, kanatları kısa ve küt, gagasının ucu hafifçe aşağıya kıvrık ve kenarları keskindir. Başının üstünde kırmızı renkli, etten bir ibik, alt gaganın dip tarafında sarkık, etten iki sakal bulunur. Tavuklar yuva yapmazlar, yumurtalarını toprağı eşeleyerek açtıkları çukurlara bırakırlar. Kuluçka süreleri 21 gündür. Böcek, kurtçuk, bitki, tane vb. çok çeşitli besinlerle beslenebilen obur hayvanlardır. Ekonomik önemi nedeniyle dünyanın her tarafında geniş ölçüde yetiştirilmekte olan evcil tavuğun 100 kadar ırkı bulunmaktadır. 1980 sayımına göre Türkiye’deki tavuk ve horoz sayısı 58.584.000, yumurta üretimi ise 4.134.719.000’dir. Geçmişte çiftçi ailelerin yan uğraşı olan tavukçuluk, günümüzde modern işletmelerde sürdürülen, başlı başına bir
ıVl
.s?
geçim kaynağı haline gelmektedir. Tavuk yetiştirmek kolay olmakla birlikte özel dikkat ve önlemler de isteyen bir iştir. Bu konuda salgın hastalıklarla mücadele başta gelir. Ayrıca tavuğun beslenmesi de önemli bir konudur. Yetiştirme amacına göre (et, yumurta ya da damızlık) beslenme düzeni de değişir. Et ve yumurta üretimi amacıyla yetiştirilen ırklar farklıdır. Türkiye’deki başlıca ırklardan yerli olanlar, hacıkadın, denizli, sarıtepeli, cebeci, gerze; yabancı olanlar; legorn, rodeyland (ya da rot), brahma tavuğu (ya da paçalı tavuk), pilmut vb.dir.
TAVUKKARASI, az aydınlık yerlerde görememek biçiminde kendini belli eden göz hastalığı. A vitamini eksikliğinden dolayı, gözün retina tabakasındaki hücrelerde görmeyi sağlayan kırmızı renkli purpura maddesinin azalmasından ileri gelir. Adını, tavukların akşam karanlığında iyi görememelerinden almıştır.
TAVUS, sülüngiilerden, anayurdu Hindistan ve Sri Lanka olan iri bir kuş (Pavo cristatus). Boyu 110-125 cm. kadardır. Dişileri erkeklerden daha küçük ve tüyleri daha donuk renklidir. Gözalıcı olan, erkek tavustur. Başında tepelik bulunur. Başı, boynu ve vücudu yeşil-mavi.
parıltılı renklerde, kanatları çizgilidir. Kuyruk tüyleri çok uzundur ve renkli beneklerle süslüdür. Tavuslar, ormanların su kenarlarına ya kın, sık yerlerinde aileler halinde ya şarlar. Çok çeşitli besinlerle besle nir, bu arada yavru yılanları bile yer ler. İnsanlara kolay alışması ve gü zel görünüşü nedeniyle, anayurtlaı dışında da, park ve bahçelerde sü hayvanı olarak yetiştirilir.
TAYCA ya da TAY DİLİ, Çin-Tibe dillerinin Tay-Çin kolunun bir da

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.