TAN

TAN, Aim. Morgen (-dâmmerung f) (m). Fr. Aube (f)
du jour. İng. Dawn. G üneş battıktan sonra ve doğmadan
önce gökyüzünde hasıl olan alaca karanlık’ve bu
sırada güneş ışığına maruz üst atmosfer tabakalarından
ışığın geldiği süre. Güneş batınca gökyüzünde batış
ufku üzerinde önce kırmızılık meydana gelir. Bu renk
gittikçe zayıflar, incelir. Farkedilmez olur. H afifsanm sı
bir renk çıkar. Sonra gayet hafif bir beyazlık hasıl olur.
Beyazlık 10 ilâ 20 dakika kadar durduktan sonra kaybolur
ve koyu bir siyahlık çöker. Güneş ufkun altına 17
derece inince kırmızılık, 19 derece inince ise beyazlık
kaybolur. Atmosferdeki toz molekülleri, azot, oksijen
ve diğer gaz iyonları ve atmosferin üst tabakalarındaki
yoğunluğu çokaz olan hava, tan olayına sebeb olmaktadır.
Güneş ışığının yanısıra güneşten gelen gaz iyonlan
da yerküresini çevirip, koruyan manyetik kalkana çarpar
ve atom lar parçalanır. Protonlar (pozitif yüklü tanecikler)
bir yöne, elektronlar (negatif yüklü zerrecikler)
diğer bir yöne gider. Zaman zaman bunlardan bazıları
bu kalkanı aşarak bir mıknatıs olan yerküresinin manyetik
kutuplarına doğru çekilirler. Bu arada atmosferdeki
mevcut gaz iyonlarına çarparak eneıjilerinin bir
kısmım ışık enerjisi olarak saçarlar. Böylece tan dışında
da geceleyin gökyüzünde kutuplar civannda parlak
ışıklar görünür. Bu olayın tan’a da tesiri olduğu sanılmaktadır.
Atmosferin yerden 100 ilâ 1000 km. kadar
yüksekteki kısımlarından gelen bu ışıkların ve tan ışığı­
nın aydınlık nisbeti atmosferdeki toz, bulut ve gaz miktarı
ile çevredeki yüksek tepeler, binalar ve ağaçlar gibi
ışığı yansıtan cisimlerin mevcudiyetine bağlıdır. Gözlem
yapılan noktanın yeryüzünden yüksekliği arttıkça
tan müddeti de azalır ve atmosferin üst tabakalarında
sıfıra ulaşır. Tan süresi bulunulan yerin enlemine ve
güneşin deklinasyonuna (meyline) yani mevsimlere bağ­
lıdır. Takriben 1,5 ilâ 2 saat sürer. Kuzey yanmkürede
enlemi 66,5 dereceden büyük yerlerde yazm güneş hiç
batm az ve kışın hiç doğmaz. Güneyde bunun tersi olur.
Enlemi 47,5 dereceden küçük olan yerlerde tan olayı
daima vuku bulur. Enlemi 47,5 ile 66,5 derece arasında
kalan yerlerde ise, sadece senenin bir kısmında tan olayı
meydana gelir. Her sabahın fecri vardır, fakat her fecrin
sabahı yoktur. Ekvator yakınında güneş hemen hemen
ufka dik olarak doğar ve batar. Enlem derecesi arttıkça
güneşin yörüngesi ufka dik olarak doğar ve batar.Enlem derecesi arttıkça güneşin yörüngesi ufka eğik
hâle gelir ve ufuktan belli bir yüksekliğe (irtifâa) ulaş­
ması daha uzun sürer. Güneş, batarken parlak bir ışıkla
çevrilidir ve batı ile doğu cihetlerinde güneş ufkun altına
indikten sonra kırmızı-sarı renkli şeritler zuhur eder.
Doğu tarafında ufkun üzerindeki bu şeritler güneş ufuktan
aşağı indikçe yükselir ve alttan karanlık çıkıp yükselmeğe
başlar. Kırmızı bir sınırın altındaki bu
karanlık, dünyanın gölgesidir. Ovalık yerlerde gözlenen
bu şeritlere yere yakın tozların güneş ışığını dağıtması
sebep olur. Yüksek bir yerden bakınca toz etkisi az
olacağından dünyanın gölgesi daha net görünür. Güneş
ufuk altında 4 ilâ 10 derece alçaldığında dünyanın gölgesi
süratle başucuna doğru ilerler ve doğuş tarafının
kararm ası tamamlanır. Bu olay takriben 30 dakika
sürer. Atmosfer olmasaydı tan meydana gelmez ve Ay’
da olduğu gibi güneş batınca hemen tam karanlık
çökerdi. Güneş ufka 20 dereceden daha yakınken
atmosferin üst tabakaları aydınlıktır ve bu bölgeye
gelen ışık dünyanın gölgede kalan kısmına yansır ve
dağılır.
Akşam tanına şafak da denir. Kırmızılığa şafak-ı
ahmer (kırmızı şafak), beyazlığa şafak-ı ebyad (beyaz
şafak) adı verilir. Şafak incelik demektir. Şefkat de buradan
gelmektedir ve kalbin rikkâti, inceliği anlamını
taşır. Işığın azalarak incelmesi sebebiyle bu ad verilmiş­
tir. Sabah tanı ise fecr olarak bilinmektedir. Akşam
doğu tarafında siyah çizgi zuhur eder ve yükselerek
semadaki aydınlığı yokeder. Sabah aynı yerde beyaz
çizgi hasıl olur ve yükselip, karanlığı yokeder.
Tan olayı esnasında güneşin ufuk altına 18 derece
yaklaştığı an Astronomik Tan, 12 derece yaklaştığı an
Notik (Nautic) Tan, 10 derece yaklaştığı an Rasat Tanı, 6
derece yaklaştığı an Sivil (Civil) Tan, adını alır. Notik
Tan sırasında bütün parlak yıldızlar görülür. Rasat
Tanında ise ufk da bellidir, yer ve zaman tayini gözlemleri
kolayca yapılabilir. Sivil Tan sırasında ise hava aydınlanır
ve yıldızların çoğu kaybolur.
Batıda, güneşin etrafındaki aydınlık leke, güneş yaklaşık,
ufkun iki derece altında bulunduğu zaman kaybolur.
Bu sırada ufkun 25 derece üstüne kadar uzanan
bölgede, güneşin üst kenarından yukarıya doğru erguvan!
bir ışık görülür, (yani san, kırmızı, mavi karışımı
bir renk) süratle genişler ve kaybolur. Bu arada gökyüzü
berrak iken yerdeki cisimlere erguvanî bir renk
verecek şekilde netleşir. Bu erguvanî ışığın şayan-ı kabul
yegâne izahı yaklaşık 10 km. yüksekliğindeki hafif bir
sis tabakasından dağıldığı şeklinde olmuştur. Mamafih
bu da katî değildir.
Erguvanî ışık kaybolduktan sonra batıda ufkun 20
derece üstüne kadar geniş bir ışık yayı şeklinde yayılan
tan parlaklığı (aydınlığı) görülür. Güneş ufkun 18
derece altında kalana kadar geçen 1,5 saat süre zarfında
bu ışık tedricen ufka doğru iner. 60 km.’nin üzerinde
atm osfer aydınlanırken dağılımların üst üste gelerek
birbirini kuvvetlendirmesi sonucu iyonize azot ve sodyumun
hasıl ettiği parlak şerit şeklinde ışıklar ortaya
çıkar. Tan olayı bilhassa akşam, yatsı, imsak ve sabah
vakitlerinin tayininde; gemicilikte seyr sırasında vakit
ve yer bulunmasında ve askerlikte muharebede ehemmiyet
arzeder.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)