TABERÎ

TABERÎ, islâm âlimlerinden beşinin, tarihçilerden
ikisinin, imâmiyye fırkası tefsircilerinden birinin adı.
Ebu Ca’fer Muhammed bin Cerir, tefsir, hadîs ve
şafi’î fıkıh âlimidir. Miladî 839’da Taberistan’da doğup,
923’de. Bağdad’da vefat etti. (Tarih-ul-ümem) ve
(Taberi Tefsiri) olarak bilinen yirmiüç cild (Câm’ulbeyân)
tefsiri çok kıymetlidir. Ayrıca (el-Müsterşid fî
ulûm-id-din), (Kitabü ihtilaf-il fukahâ), (Tarihur-ricâl
mines-Sahabeti vet-Tâbiîn), (Kitabü tehzîb-il âsâr) kitapları
vardır. İbni Cerir Taberi’nin tarih kitabı sâbık Ali
bin Muhamed Şimdatî’nin (Taberi Tarihi) ve tefsiri de
imamiye fırkasından Fadl bin Haşan Taber’nin (Esma’
ul-beyân) adındaki (Tabersî) tefsiri ile karıştırılmaktadır.
Muhammed bin Cerir bin Rüstem Taberi başkası olup,
doğru yoldan ayrılmıştır.
Ebû Ali Hasan bin Kasım Taberi, Şâfi’î âlimidir.
Horasan’a bitişik Taberistan’lıdır. Doğum tarihi bilinmemektedir.
Bağdad’da İbni Ebî Hureyre’den fıkıh
öğrenip, ondan sonra bu dersi okuttu. Usul, Hilâf ve
Cedel’de kitapları vardır. Hilâfda ilk kitap, O’nun
(Muharrer)’idir. Bu Ebû Ali, (Sâhib-ül-ifsâh) diye tanı­
nır. Bu, yani ifsah Muhtasar’ın şerhi olup, pek kıymetlidir.
Miladî %1’de vefat etti.
Ebu Abbas Ahmed bin Ebî Ahmed bin Kas Taberi,
meşhur Şâfi’î âlimlerindendir. Fıkhı ibni Sureyr’den
öğrendi. (el-Telhis), (Edebül-Kadı), (el-Mevâkit) ve (elMiftah)
adlarında dört kitabı ve telifleri vardır. Va’z ile
meşgûl olurdu. Anadolu’da Tarsus’a kadar geldi.
Miladî 946’da vefat etti.
Ebû Ali Hasan bin Kasım Taberî, meşhur Şâfi’î
âlimlerindendir. Ebû Ali bin Ebû Hureyre’den fıkıh
dersi aldı. Bağdad’da ders verip, Hilâf ilminde birinci
te’lif olmak üzere (el-Muharrer fin-nazar) adıyla bir
kitap, fıkha dair (el-İfsah) ve (el-Udde) isimlerinde iki
telif ile cedel ve usûl-i fıkıh hakkında birer kitap yazdı.
Miladî 917’de Bağdad’da vefât etti.
Ebu Tayyib Tahir bin Abdullah Taberî, Şâfi’î âlimlerindendir.
Miladî 959’da Taberistan’ın Amül şehrinde
doğup, 1058’de Bağdad’da vefat etti. Âmül’de
İbrahim Kas’m eshabından Ebû Ali Züccâcî’den, Cürcân
ve Nişâpûr’da devrin diğer meşhurlarından ders
alıp, ilim öğrendi. Bağdad’a giderek, Şeyh Ebû Hamid
İsferânî’den istifade etti ve meşhur Ebû İshak Şirazî
kendisinden ders alıp, sohbetinde bulundu. Şafi’î âlimlerinden
Müzenî’nin (Muhtasardım ve Ebû Bekr
Haddad’ın (Furû)’unu şerh edip. Usûl, Mezhep, Hilâf
ve Cedel’de bir çok kitap yazdı. Bağdad’ın Kerh mahal­lesi kadılığında bulunup vefatına kadar bu vazifeyi
yaptı. Şiir ve edebiyata da merakı olup, bu sahada da
kabiliyetliydi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)