SUNNİ

SÜNNÎ, Alm. Sunnit (m). Fr. Sunnite (m). İng.
Sünni. Ehl-i sünnet vel-cemâat itikâdına göre îmân
eden müslüman. (Mü’min) ve (Müslüman) demek,
Allahü teâlâ tarafından, Muhammed aleyhisselâm
vâsıtası ile, insanlara bildirilmiş ve İslâm memleketlerine
yayılmış din bilgilerine inanmak, kabul etmek
demektir. Bu bilgiler Kur’ân-ı kerîmde ve binlerce
hadîs-i şeriflerde bildirilmiştir. Bu bilgileri, Eshâb-ı
kirâm, Peygamberimizden (s.a.v.) işitmiş, (Selef-i
sâlihin) de, yani Eshâb-ı kirâmdan sonra, İkinci veÜçüncü yüzyıllarda gelen İslâm âlimleri de, Eshâb-ı
kirâmdan işiterek veyâ bu işitenlerden işiterek, kitaplarına
yazmışlardır. Sonra gelen İslâm âlimleri, Selef-i
sâlihînin kitaplarındaki bilgileri daha başka
açıklamışlar, birbirlerinden ayrılmışlardır. Böylece,
inanılması lâzım gelen bilgilerde yetmişüç ayrı fırka
meydana gelmiştir. Bunlardan yalnız bir fırkası, bu
açıklamaları yaparken, kendi düşüncelerine, görüşlerine
uymamışlar, bir değişiklik ve ekleme yapmamış­
lardır. Bu doğru îmânlı fırkaya (Ehl-i sünnet) veya
(sünnî) denir. Âyetleri ve hadîsleri yanlış tevîl ederek
itikâdı bozulan yetmişiki fırkaya (Bid’at) veya (Dalâ­
let) fırkaları yahut mezh ’ izdenir. Bunlarda müslü-
mandır. Fakat, (sapık) yoldadırlar (Bkz. Ehl-sünnet)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)