SÜMERLER

SÜMERLER, Alm. Sumerer (m. pl.). Fr. Sumériens
(m. pl.). İng. Sumerians. Mezopotamya’da devlet kuran
eski kavimlerden. Milattan önceki yüzyıllarda bölgeye
gelerek, Dördüncü bin yıl içinde devlet kurdular. Muhtemelen
Orta Asya’dan gelen Asyaniklerden sayıla- İlk
Sümerler, İran Körfezi ile Bâbil arasında Sinear adı
verilen bölgeye yerleştiler. Elâmlılar, Akadlar ve kasitler
ile komşuydular. Bölgede bulunan Dicle ve Fırat nehirleri
taştığından, etraflarında meydana gelen bataklıkları
kurutmaya başladılar. Nehirlerin kenarlarına set çekerek
taşmanın önüne geçtiler. Setlerden sun’î tepeler
meydana gelip, üstüne evler yaptılar. Siteler hâlinde
Mezopotamya’da yaşayan Siümerlerin
Ur şehrinde inşaa ettikleri Ziggurat
tapınağının şeklini gösteren bir çizim.
M.Ö. 2000 senelerinde yapılan bu tapı­
nak zeminden itibaren 27 metre yüksekliğinde
ve yaklaşık 2100 m2 lik bir alanı
kaplamaktadır. Briketten yapıldığı için
bugün büyük kısmı yıkık haldedir. Bu
tapınaklarda kendi hayallerinde canlandırdıkları
tanrılara tapınan Sümerler.
bunların tapınak merdivenlerinden inerek
aralarına katılacağını zannederlerdi.
şehir kurdular ve etrafını surlarla çevirdiler. Siteler şehir
devleti mahiyetindeydi. Sümerler onbir şehir devleti
kurdu. En meşhurları Kiş, Logas, Mari, Ur, Uruk’dur.
Her sitenin bir reisi vardı. Siteler muhtar olup, istiklâle
de sahip, konfederasyon idâresi vardı, flk Sümer Devleti,
M.Ö. 3200-2800 yıllarında hâkimiyet sürdü. M.Ö.
D rdüneü bin yılda kurulup, Üçüncübin yıl içinde
Akadlı Sargon hanedanı tarafından yıkıldı. Sargon
hânedanı Sümerler’e çok eziyet etti. Sargonlar, Mısır
firavunlarını takliden, insanları kendilerine tapmaya
zorlayınca, Sümerler isyan ettiler. Sümerler M.Ö. Üçbin
yılı içinde, 2600’de tekrar hâkimiyet kurdular. Bu hâkimiyet,
Lagoş Sitesi dışında M.Ö.’ki 2500’lere kadar
devam etti. Gutiler’in artan taarruzları neticesinde
Lagaşlar da kendilerini müdafaa edemeyip, yıkıldılar.
Gutiler, M.Ö.’ki 2400’lerde zayıfladılar. Ur Sites
Gutiler’i Sinear’dan attı. Urlular Milattan Önceki 2350’
de Sümerlere tekrar istiklâllerini kazandırdı. Sümerler
kuvvetlenerek, Suriye, Asur ve Elâm ülkelerini zabt
ettiler. Tekrar büyük bir devlet kurdular. Sümerler,
hâkimiyetlerindeki kavimlerin isyanıyla zayıflamaya
başladılar. İstiklâllerin: kaybettiler. M.Ö. 2287’deElâmlılar
ve diğer Sâmi kadimlerinin isyan ve taarruzlarıyla
onların hâkimiyetine girdiler. M.Ö.’ki 2300’lerden
sonra, Sümerler, bölgedeki diğer kavimler ile karışarak
kayboldular. Bölgedeki san’at, mimarlık ve medeniyet
eserleri arkeolojik kazılar neticesinde çıkarılarak,
Sümerler hakkında bilgi toplanmaktadır.
Sümerler, şehir devletleri mahiyetindeki siteler kurdular.
Sitelerin başında aynı zamanda din adamı da
olan (Patesi) denilen bir reis bulunurdu. Siteler konfederasyon
sistemiyle idâre edilirdi. Her site surla çevrili
olup, çevresinde merkeze bağlı köy ve kasabalar bulunurdu.
sitede; topluluk, kendi ilâhı için bir mabed,
pates’i için saray ve âhâli için meskenler vardı. Dış
tesuier ve emniyetin muhafazası için sitenin etrafı surlarla
çevriliydi. Mimarlıkta sütün, kemer, kubbe, inşaatlarda
tuğla kullandılar. Tuğladan yüksek binalar ve
abide eserler yaptılar. Mimarlık eserlerini tezyinatla süslerlerdi.
Tezyinatlarda geometrik şekiller kullandılar.
Her site ayrı bir tanrıya inandıklarından çok tanrılı dine
mensuptular. Dingir en meşhur tanrılarıydı. Güneş, ay
ve yıldızlara da taparlardı. Ahirete, Cennet ve Cehenneme
inanmazlardı. Âdet ve hukukî kaideleri topladıkları
kanunları vardı. Daimi ordu teşkilâtlan yoktu. Her
Sümer vatandaşı asker sayılıp, lüzümunda silâh altına
çağırılırdı. İktisadî ve ticarî hayatın canlılığı için çalışıp,
zirâat ve hayvancılığı geliştirdiler. Dicle ve Fırat nehirlerini
kontrol için setler yapıp, kanallar açtılar. Sulu zirâ-
atte bol mahsul ürettiler. Koyun ve keçi beslenip, yün ve
kılıfından kumaş dokunup, giyerlerdi. Dokuma tezgâhları ve imâlâthâneleri vardı. Mozaik, seramik, canlı heykelleri
yaptılar. Arkeolojik kazılarda, Sümerlere ait pek
çok eser çıkarılıp, müzelerde teşhir edilmektedir.
Sümerlerin asıl ünü, tespit edilebilen ve ele geçen ilk
numunelerine sahip olunan çivi yazısını kullanmalarından
gelir. Çivi yazısı kil tabletler üzerine yazılırdı. Çivi
yazılı eserlerden her hece için bir harf kullanılmıştır. Sü­
mer Dili’nin bitişgen Ural-Alt’ay grubuna benzediği iddia
edilmektedir. Çivi yazısıyla Sümerce, efsâne, destan ve
resmî vesikalar bulunmuştur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)