SUMERBANK

SUMERBANK
«fokst verirler. Doğada da üfliat minerali vardır. Bunlar suyunun buharlaşması ya i oksitlenmesi sonucun-rdır. Sülfürik asitin es-tsûftal adıyta anılır.
ASİTLER, R bir alkil üzere, genel formülleri olan organik bileşikler, sodyum tuzları, yani sül-biçiminde kullanılırlar. Kuv-suda çözünen asitlerdir. De-boya. sulfa ilaçları ve iyon ^ reçine yapımında kullanı-SBorat grubu, yerine kolay-bir grup geçirilebildiğin-ez tepkimelerine elverişli-
kükürdün başka bir ele-: yaptığı bileşik. Metal sülfürle-, metal ve alkali toprak me-hariç) suda çözünmez-ı tur sülfürler, metalin, hidro-atfürte tepkimeye sokulup çö-neımesiyle elde edilirler. Ame-
■ de doğrudan sentez yo-rtde edilirler. Birçok sülfür mi-önemli maden cevheridir. -*> EN SÜLFÜR
1İK ASİT, renksiz, yağ kıva-yoğunluğu 1,84 olan inorga-(H2S04). Sanayide kontakt ri ya da kurşun odalar yönte-öretilir. Yükseltgen özellik Metallerle, kükürt ve karışıldığında tepkimeye girer.
ve başka bileşiklerden su . Sulu çözeltisi kuvvetli bir asit bazlarla ve çoğu metallerle 3ye girerek sülfatlar verir. De-sötfürik asit içine atılan bir tah-da şeker parçası kavrulup kö-~ir. Sulu çözeltisi kaynatıldığın-uçar ve % 98,3 lük sülfürik dde edilir. Bu ise 338°C’ta kay-ve 10°C’ta ergir. Suda bol mik-ısı açığa çıkışıyla çözünür, tik çözeltilerini hazırlarken bu ile asiti suya ilave etmek gere-Tersi yapılınca suyun ani buhar-îsi nedeniyle asit etrafa saçıldı-n tehlikelidir. Kükürt trioksit , sülfürik asitte çözünerek du-ı sülfürik asit (H2S207) meyda-gelir. Sülfürik asit birçok sanayi a kullanıldığı için, tüketimi
ekonomik bir gösterge olarak alınabilir. En çok gübre, boya, pigment, patlayıcı madde, deterjan yapımında, petrol ve taşkömürü arıtımında ve kurşun-asitli akümülatörlerde kullanılır. KONTAKT YÖNTEMİ, KURŞUN ODALAR YÖNTEMİ
SÜLÜK, halkalısolucanların sülükler takımından, tatlı sularda, denizlerde ve nemli topraklarda bulunan, birçoğu eklembacaklılar, yumuşakçalar ve omurgalılarda dış asalak olarak yaşayan hayvanların genel adı. Vücut bölütleri sabit (34 tane) olmakla beraber, derileri dıştan tekrar bölündüğü için çok daha fazla sayıda bö-lütlü görünürler. Yalnız eşeyli ürerler. Hepsi erseliktir. Pek çoğu kan emen dış asalaktır. Bir bölümü de etçildir. Etçil olanlar küçük kurtlar, salyangozlar ve böcek kurtçuklarıyla beslenirler. Bilinen türleri 290 kadardır. Bunlardan tıp sülüğü (Hiru-do medicinalis) çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından kan basıncını düşürmek amacıyla kullanılmıştır. Boyu 15 cm. kadardır. Avrupa ve Kuzey Afrika’nın tatlı sularında yaşar. Ergin bir sülük 15 gr. kadar kan emebilir.
SÜLÜN, sülüngillerden, büyük boylu, erkeklerinin tüyleri çok süslü kuşlar. En bilineni bayağı sülündür (Phasianus colchicus). Güneydoğu Avrupa’dan Kafkasya’ya kadar olan bölgede yaşar. Evcil sülünler bundan türemiştir. Sülünlerin kanatları kısa olduğundan iyi uçamazlar. Erkek ve dişileri görünüş, özellikle tüylerinin renkleri bakımından birbirlerinden çok farklıdır. Başlarında tüy demetleri ya da ibik bulunur. Erkek dişiden daha iridir. Eti beğenilen, değerli bir av hayvanıdır. Yerde yaşamakla birlikte geceleri ağaçlarda tünerler. Yuvalarınıysa yere yaparlar. Tohum, meyve, bitki, kurtçuk, solucan, küçük sürüngenler, hatta memeli küçük hayvanlarla beslenirler. Bayağı sülünden başka Asya’nın ılıman ve tropikal bölgelerinde yaşayan halkalı sülün (Phasianus torquata), altın sülün (Chry-solopus pictus), gümüş sülün, (Gennaeus nyctemerus) gibi pek çok türleri vardır.
SÜMBÜL, zambakgillerden, bir süs bitkisi, sünbül (Hyacinthus). Soğanından yetiştirilir. Yaprakları uzun, salkım biçimindeki çiçekleri türlü renkte ve kokulu olur. Kimileri katmerli olan pek çok çeşidi vardır. Sümbül de lale gibi, Türkiye’den alınıp Hollanda’ya götürülmüş ve en güzel çeşitleri burada yetiştirilmiştir.
SÜMER, Güner (1936 Ankara-1977 Ankara), Türk oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni. 1960’ta Paris’e giderek Dullin Okulu’nda oyunculuk eğitimi gördü. Bir süre Paris’te çeşitli yönetmenlerin asistanı olarak çalıştı. Dönüşünde, İstanbul’da Asaf Çi-yiltepe’nin kurduğu Arena Tiyatrosu’nda ve 1963’ten sonra da Ankara Sanat Tiyatrosu’nda (AST) oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. Çiyil-tepe’nin ölümü üzerine AST’ın sanat yönetmenliğini üstlendi. 1970’te İstanbul Sanat Tiyatrosu’nu kurdu. Sahneye koyduğu oyunlarla yeni bir seyirci tabanı oluşturan Sümer, gündelik yaşamın gerçekleriyle bütünleşen bir tiyatro anlayışına öncülük etti. Yazdığı tiyatro oyunları: “Yarın Cumartesi” (1961), “Bozuk Düzen” (1965), “Hüzzam”. Yönettiği önemli oyunlar: “Godot’yu Beklerken” (1963), “Gizli Ordu” (1963), “Yosma” (1964), “Mezarsız Ölüler” (1964), “Bozuk Düzen” (1965), “A-yak Bacak Fabrikası” (1965; Ankara Sanatseverler Derneği En İyi Yönetmen Ödülü), “Saygılı Yosma”
(1970).