SÜLEYMAN

SÜLEYMAN

SÜLEYMAN
SÜLEYMAN
sa-1422 Bursa)
Zaferi (1538) gibi büyük bir zafer kazanıldı. Osmanlı İmparatorluğu Akdeniz’de tam bir üstünlük kurdu. Bu tarihten sonra Budin (1541), Es-tergon (1543), Belgrad (1543) kaleleri alındı. İran Şahı Tahmasp’ın isyan ederek OsmanlIlara sığınması üzerine İran’a savaş açıldı (1548). Tebriz üçüncü kez alındı. Oğlu Mustafa Çelebi’nin isyan hazırlığı yapmakta olduğunu öğrenen Kanuni, 1553’te bir sefer düzenledi ve oğlunu Karadeniz Ereğlisi’nde boğdurdu. Oğulları Bayezit ve Selim arasında başlayan saltanat mücadelesini engellemek için Bayezit’i Amasya sancakbeyliğine tayin etti. Buna karşın, iki kardeş arasında Konya’da yapılan savaşı kaybeden Bayezit İran’a sığındı, daha sonra da OsmanlIlara teslim edilerek öldürüldü. Selim, tahtın tek varisi olarak kaldı. Kanuni 72 yaşında çıktığı seferde Zi-getvar kuşatması sırasında öldü. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, Şehzade Selim gelene dek ölümünü ordudan gizledi. “Muhibbi” takma adıyla şiirler de yazan Kanuni
döneminden, günümüze pek çok mimari eser kalmıştır. Bunların en önde gelenleri Süleymaniye ve Şeh zade camileridir. Ayrıca İstanbul’da Mihrimahsultan Camisi, Üsküdar Camisi, İstanbul’a su getiren bazı tesisler, Büyükçekmece Köprüsü; Şam’da bir cami, medrese ve imaret yapılmıştır.
SÜLEYMAN II (1642 İstanbul-1690 Edirne), Osmanlı padişahı. Osmanlı padişahlarından İbrahim’in oğludur Şehzadeliğini, Padişah IV. Mehmet döneminde, İstanbul’da ve Edirne’de hapiste geçirdi. IV. Mehmet yeniçeriler tarafından tahttan indirilince Osmanlı tahtına çıkarıldı (1687). Padişah olduğu sırada. 1683 yılında İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan savaşlar Osmanlı Devleti’nin yenilgisiyle sürüyordu. Mora’da pek çok yer Venedik tarafından ele geçirildi. Avusturya ise Belgrad ve Niş’i aldı. Olayların gidişi, Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazamlığı sırasında bir ölçüde düzeltilebildi. Niş, Belgrad ve Vidin
Avusturya’dan geri alındı. II. Süleyp* yaşamını gı man bu savaşlar sürerken Edirnepatemiyie sürdü den İstanbul’a dönüşünde yolda öl ten sonra Servi dü. te çıkan (1898
Fl FRİ n Rı,r *nemli Sairleri . v .. iaşarı düzeyini
■ k, ■ §a,r- Yaşam> üzer ^ Meşrutiyet ne geniş bilgi yoktur. Yıldırım Baye ,~tirj *
zit’in imamı ve Emir Sultan’ın dervi ^ n.,. .. . şi olduğu bilinmektedir. Gölpınarl ö d|
tezkiresi£e dayanarak ve! ^ Akımı’nın a dıgı bilgiye gore, Bursa da bir hoa . nin vaaz verirken, peygamberle ^ birbirlerinden ayırmadığını, bu yü; genellıkl den de Muhammet Peygamber’ KJ’en .®.e^.tır İsa’dan üstün görmediğini bildirm« V€
si üzerine irticalen “Ölmeyip İsa g( nnfje |,rclu ğe buldu yol/Ümmeti olmağıçün i< _ emalin ol” beytini söylemiştir. Daha som ^ n,nın peygambere övgü temasını zengiı yayladı leştirip geliştirerek, mesnevi biçil J !Pan,,ar .Ç ve aruzun fâilâtün fâilâtün failün ka – ® j1(§” bıyla 800 beyte yakın destanını me1 ***’’ ™ dana getirmiştir. Tarihte, Vesii tü’n-Necat (Kurtuluş Yolu) olarak t ^ze
linen Mevlid, Münacaat (Tanrıya Y rfv3 ^celer karış), Veladet (Peygamberin Doğ * ^al. (-şu), Risalet (Peygamber Oluşu), N ’ Tarihin ‘ rac (Tanrı ile Buluşması), Rıhlet (( *rer 1922 * lümü) ve Dua olarak altı bölümt 9os
halkın anlayacağı bir dille yazılmı üze
tır. Prof. Ahmet Ateş (1954), Tal 112 (1926). Alangu (1958), Prof. Faruk K. Timi . taş (1970) vb. basımları vardır. ILEYMAN Pj . iayır), “Rume
SÜLEYMAN ÇELEBİ – EMİR S hz£J(
LEYMAN yuk oğludur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*