Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Söz konusu yasak bir imtiyaz hakkı olarak düşünülse

Söz konusu yasak bir imtiyaz hakkı olarak düşünülse Anayasa buna da müsaade etmiyor: Anayasa’nm 10. maddesinde; “Herkes… (hiçbir) ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir”, denildikten sonra; “hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz”, hükmünü getirmektedir.

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması, ancak kanunla ve Anayasal gerekçelerle mümkündür. Bu gerçek, Anayasa’nın 13. maddesiyle sabittir.

Yine, Anayasa’nın 38. maddesine göre; “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmü, bir fiilin suç sayılabilmesinin ancak kanun yoluyla ve de muhakeme edilerek mümkün olabileceğini göstermektedir.

Görülüyor ki; gerek Anayasa’da ve gerekse TCK’unda türban konusunda yasaklayıcı bir hüküm ya da müeyyide bulunmuyor. Aksine, türban kullanmak, gerek Anayasa’da ve gerekse TCK’unda insan hak ve hürriyetleriyle din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde güvence altına alınmaktadır.

Bütün bu açıklamalara rağmen, şayet türban yasaklanıyorsa bu; kamu adına bir sınıfın kendini imtiyazlı görmesi ve de Anayasa’ ran 6. maddesinin; “Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz”, hükmünün ihlâl edilmesi anlamına geldiği gibi, yine Anayasa’nın 38. maddesinde beyan edilen; “İdarî makamların temel hak ve hürriyetleri sınırlama yetkisi yoktur”, hükmünü de ihlâl etmek anlamına gelir. Ve bu durum, yine, Anayasa’nın 13. maddesindeki; “Temel hak ve hürriyetler ancak kanunlar ve Anayasa’da belirtilen gerekçelerle sınırlandırılır”, hükmünü de ihlâldir. Ve burada yine Anayasa’nın 14. ve 24. maddelerini ihlâl olduğu gibi, türbanlı öğrencileri bir tasnife tabi tutarak suçlu muamelesi yapmakla Anayasa’nın 10. maddesindeki; “Herkes hiçbir ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” ve yine;

bir kimseye (kişiye) aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınmaz”, hükmüne de ters düşünülmektir.

Hülâsa olarak deriz ki: Hukuk açısından türban kullanmak hukukîdir. Türbana mani olmak hukuku ihlâldir. Hukukun üstünlüğü ilkesini dillerinden düşürmeyenler, samimi olmak zorundadırlar!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.