Soyut izlenimcilik

Müteveffa eleştirmen Harold Rosenkuşkuda olacağı duygusuna kapılmışlardı. Kaybedecek hiçbir şeyleri olmadığı için, kendilerini daha önceki sanattan radikal biçimde kopmakta özgür hissettiler. Gottlieb bu dönemi şöyle hatırlıyor: “Durum öyle kö­ tüydü ki, kendimi ne kadar saçma görünürse görünsün, her şeyi denemekte özgür hissettim.” Soyut dışavurumcular birbirileri için resim yaparlardı. Bazıları saf renklerle deneyler yaptı; ötekiler bilinçaltlarının teşvikine gerek duydu. Nesnesiz, soyut resimlerinin bazıları, fiilen çevre haline gelecek kadar büyüktü. Soyut dışavurumculuğun öğeleri, daha önceki resimlerde de görülmüştü ve gerçeküstücülük, bilinçaltı­ nın içerdiklerini, sanatının içeriği haline getirmişti. Soyut dışavurumculuğu açıkça Amerikalı yapan, yaratıcı süreç için temel olan enerjik büyük jestin vurgulanması, ve alışılagelmiş güzellik fikirlerinin küçük görülmesiydi. 1950’li yıllara gelindiğinde, soyut dışavurumcular, ayırt edici bir üslubu zahmetle pekiştirmişlerdi; Whistler’dan bu yana Amerikalı ressamlar ilk kez uluslararası bir patlama gerçekleştiriyordu. Bundan da önemlisi, ne Avrupa sanatının örnekseyen ne de onu özümseyen, yeni bir sentez niteliğinde yeni bir yaratma tarzı meydana getirdiler. Soyut dışavurumculuğu birbirinden farklı birkaç akım izledi. Bunlardan sadece minimal sanatın ve 1960’lı yılların ikinci yarısında ortaya çıkan fotogerçek- çilik akımının Amerika’da doğduğu söylenebilir. 1950’li yılların Pop Art’ıysa, aynı anda hem Amerika Birleşik. Devletleri’nde, hem de İngiltere’de patladı. 1950’li yılların Pop Art’ı da, 1970’li yılların ikinci yarısın- (Solda) Mary Cassatt’ın Bahçede Dikiş Diken Genç Kadın’/ (1886), Edgar Degas’nm etkisini taşır. Avrupa’da yaşayan ve çalışan Cassatt, Amerika’nın az sayıdaki izlenimci ressamından biridir. (Altta) John Sloan’ın 1907’de yaptığı Altıncı Cadde ve Otuzuncu Sokak, özel bir koleksiyondadır. (Üstte) James Abbott McNeil VVhistler’in ünlü Gri ve Siyah, No1: Sanatçının Annesi tablosu, en ünlü Amerikan resimlerinden biridir. (Louvre, Paris.) berg’in yazdığına göre, 1940 yılında Paris’in düşüşü, XX. yy’ın laboratuvarını kapattı. Deneylere tekrar baş­ landığı vakit, bu kez mekân New York’tu ve bu deneyler de, işleri toplu olarak soyut dışavurumculuk başlığı altında tanınan bir grup sanatçı arasında sürdürülüyordu: Ressamla Willem de Kooning, Adolf Gottlieb, Franz Kline, Robert Motherwell, Jackson Pollock, Mark Rothko ve Clyfford Still ile, heykeltraş David Smith. Ekonomik bunalım sırasında bu sanatçıların çoğu, toplumsal gerçekçi tarzda resim yapmaları kaydıyla WPA için çalıştı. Ama Ekonomik bunalım sırasında olgunlaş­ tıkları için, sanatçı olarak varlıklarını sürdürmenin hep ABD (EDEBİYAT) 407 Jasper John’rn Bir Turuncu Tarlasında Bayrak’/ (1957), 1950’li yıllarda soyut dışavurumculuğa tepki olarak – ortaya çıkan pop sanat anlayışında bir yapıttır. (VValraff-Richartz Müzesi, Köln.) daki yenidışavurumculuk da hem doğum, hem uygulama açısından uluslararası nitelik taşıyorlardı. 19801i yıllarda ve 19901ı yılların başlarında, geniş yelpazeli bir seçmecilikle resim ve heykelin tarzları ve malzemesinin karıştırılması, Amerikan resminin tanımlayıcı özelli­ ğini oluşturdu. Amerika Birleşik Devletleri (edebiyat) Sömürge dönemi Amerika’sındaki kökenlerinden bugünkü uluslarası konumuna kadar Amerikan edebiyatı, Amerikan karakteri ve deneyiminin çeşitliliğini ve benzersizliğini vurgulamıştır. Püritenler Tanrinın onların göçlerini mukadder kıldığını ve cemaatelerinin dünyanın geri kalanı için bir kutsallık ve doğruluk örneği oluş­ turmasını amaçladığını göstermeye çalışmışlardı. Devrim döneminde bu özellik fikrine, Yankee gibi kendine özgü Amerikalı tipleri ve yeni bir edebiyat üretmenin de ülkenin kaderinde olduğu inancını içermeye başladı. Amerikan edebiyatı olgunlaştıkça, Batı edebiyatının XIX. yy’daki başlıca akımlarını izledi: romantizm, ger­ çekçilik, natüralizm. Ancak Amerikalı yazarlar, Amerikan hayatı üzerinde yoğunlaştılar ve belirgin bir ulusal kimliği doğrulamaya çalıştılar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)