(Solda )Franz

(Solda )Franz

(Solda )Franz
Boas’ın, Eskimo
ve Kızılderili
topluluklarıyla ilgili
etnografya
incelemeleri
antropologlara,
bilimsel yöntemler
geliştirmeleri
konusunda esin
kaynağı olmuştur.
(Altta) Fotoğrafta,
1953’te Manus’a
yaptığı bir
yolculuk sırasında
Margaret Mead.
(Solda) Fransız
antropologu
Claude
Lévi-Strauss,
antropolojiye,
dilbilim yöntemi
yapısalcılığın,
çözümleyici
yaklaşımını
getirmiştir.
geniş kuramlar sayesinde, karşılaştırmalı kuramsal şemalar
halinde birleştirilmeye başlandı. Ana tema evrimdi:
İnsan kültürünün gelişmesini, başlangıçtaki ilkel karmaşıklıkta
“vahşi” durumundan, “barbarlık” sürecinden
geçerek, evrim yoluyla “uygarlığa” ulaşması biçiminde
yeniden yapılandırılması.
Evlenme kayıtlarını ve aile geleneklerini açıklamak
ve tek bir evrim çizgisine dönüştürmek için, oldukça
kurgusal şemalar geliştirildi. Bu kurgular arasında, çarpıcı
düşünce biçimi ve parlak yorumlarıyla E.B.
Tylor’ın, karşılaştırmalı araştırmalarıyla İngiliz hukukçusu
Sir Henry Maine’in (1822-88) ve eski Yunanlılar ile
Romalılar konusundaki derinlemesine çözümlemeleriyle
Fransız Fustel de Coulanges’ın geliştirdikleri sayılabilir.
ABD’de de Lewis Henry Morgan, akrabalık ve aile
konularındaki karşılaştırmalı araştırmalarıyla XX. yy’ın
temellerini attı.
XIX. yy’ın bitişiyle üç gelişme (İngiltere’de, ABD’de
ve kıta Avrupası’nda) sonraki gelişmeleri yönlendirdi.
İngiltere’deki gelişme, W.H.R. Rivers’ın Güney Büyük
Okyanus konusunda akrabalık, aile ve evlilik sistemlerini
inceleyen, öncü çalışmacı oldu. Bu çalışma, bir tür
karşılaştırmalı toplumbilim çalışmasıydı. ABD’deki gelişme,
Franz Boas’ın Eskimolar arasında yaptığı, kültür,
dil ve biolojiyi kapsayan kalıplar oluşturduğu çalışmasıdır.
Fransa’da da Emile Durkheim, Marcel Mauss ve
öbür meslektaşları, sınırdaki kabilelerden gelen raporları,
toplumsal yapı ile insanın din ve ayin törenleriyle
yarattığı düşünce dünyası arasındaki karşılıklı ilişkileri
yorumlamakta kullanmışlardır.
Ingiltere’de sosyal antropoloji. İngiltere’de A.R. Radcliffe-
Brown, Rivers’ın evlilik ve akrabalık konularındaki
görüşlerini, Durkheim’ın ayin törenleri konusundaki
görüşleriyle birleştirdi. Önemli bireşim çalışması, toplumun
sistemli bütünleşmesini ve bu bütünlüğün sağlanmasında
ayin törenlerinin işlevini vurguladı. Bilimsel
karşılaştırmalı toplumbilim görüşü ve başarılı öğretmenliği,
kurama dayalı araştırmalar yapan bir araştırmacı
kuşağının yetişmesini sağladı.
İngiliz antropolojisini etkileyen ikinci güç, Bronislaw
Malinowski’nin yapıtı oldu. Polonyalı bilim adamı Malinovvski,
Trobriand adalarında ( Papua Yeni Gine) çok
çekici bir üslupla, değerli bir alan çalışması yapmıştı. Bireylerin
gereksinmeleri üstünde duran Malinowski’nin
işlevselciliği ile grupların katılmasını vurgulayan A. R.
Radcliffe- Brown’in çalışmaları, Afrika’daki kabile toplumlarını
titiz bir alan çalışması ve toplumbilimsel içgörülerle
belgeleyen bir antropologlar kuşağı (özellikle .
E.E. Evans-Pritchard ve Meyer Fortes) tarafından birleştirildi.
ABD okulu. ABD’de Boas, Columbia Üniversitesi’nde
Antropoloji bölümünü kurdu ve Ruth Benedict, A.L.
Kroeber, Ralph Linton, Robert Lowie, Margaret Mead,
Edward Sapir gibi, ABD antropolojisinin öncülerinin yetişmelerini
ya da esinlenmelerini sağladı. Söz konusu
antropologların farklı biçimlerde geliştirdikleri kültürel
antropoloji, kültürün insan davranışlarının incelenmesindeki
ağırlıklı önemi üstünde durdu; ruhbilimle ve dilbilimle
arasındaki sınırları ortaya koymaya çalıştı. Bu
bakış açısı 1950 yıllarında ABD’de antropolojiye egemenoldu.
1940ve 1950 yıllarında ABD’de antropoloji,
psikanaliz kuramından da etkilendi. Antropologlar, kültürün
biçimlendirmişolduğu çocuklukdeneyimleri, yetişkin
kişiliği ve kültürel inanç ile gelenekler arasındaki
ilişkilerle ilgilenmeye başladılar. ABD’nin antropoloji
bilimine önemli bir katkısı da, dünya çapında yüzlerce
toplulukla ilgili bilgilerin derlenmesi oldu. Bu bilgiler
toplumların örgütlenme biçimleri, geçinme biçimleri,
dinsel düşünce ve uygulamalar, vb. gelenekler arasındaki
istatistiksel ilişkileri deneylemek için kullanıldı.
“Karşılaştırmalı yöntem” diye adlandırılan bu yöntemin
ilk kullanıcısı, İngiliz antropologu E.B. Tylor’dır.
Yeni gelişmeler. İngiliz okulundaki sosyal antropoloji ile
ABD okulundaki kültürel antropoloji arasındaki boşluk,
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, bir ölçüde de olsa
doldurulmuştur. Gün geçtikçe artan sayıda alan araştırması
ve incelemesi için, dünyanın her yanında serbestçe
dolaşan bir uluslararası antropologlar topluluğu ortaya
çıkmıştır.
Edmund Leach, Victor Turner ve Mary Douglas gibi
İngiliz okulundan antropologların, Clifford Geertz ve
David Schneider gibi ABD okulundan antropologların
çalışmaları sonucunda, anlam ve simgecilikle ilgili ortak
görüş, modern antropolojinin birleştirici teması olmuştur.
Fransız antropologu Claude Lévi-Strauss, zihnin yapısının,
kültür biçimleri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)