Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

«Seni miskin seni»

En çok hoşuna giden işlerden biri de değirmene gitmekti. Bir gün atla Gordon değirmenine gitmişti. Geç Kaldığı için havuzun suyu azalmıştı. Atı dolaba koştu, hayvan değirmen taşını çevirmek üzere dönerken çocuk da, peşisıra gitmek zorundaydı. Güneş batmak üzere olduğundan acele ederek işini bitirdi, hazırlandı. Hayvanı hızlı yürütmek için kıbaçlamağa başaldı. «Haydi çabuk yürü, seni miskin seni!» diyecekti ki cümlenin orta yerinde hayvan, çocuğun tam alnının orta yerine rastlıyan bir çifte savurdu. Bereket versin ki at nallanmış değildi. Nallanmış olsaydı belki de öldürürdü. Babasına haber gönderdiler, araba ile geldi. Çocuğu baygın bir durumda ve kanlar içinde evine götürdü. Abraham bütün gece baygın yattı. Gün ağarırken başucundakiler ayılmak üzere olduğunu gördüler. İlk sözü: «Seni miskin seni!» oldu. Abraham Lincoln ilerde yaşı ilerledikçe bu olayı sık sık hatırlardı. İkide bir «Haydi yürü, seni miskin seni!» demeğe alışmıştı. «Haydi yürü» deyince bayılması ve cümlenin son kısmı olan «seni miskin seni!» yi tamamlaması arasında geçen baygın halinden sonra, fikrin akışını unutmaması, kafa yapısındaki bir özelliği gösterdiğinden önemlidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.