Sanayileşme ve doğal kaynakların büyük ölçüde işletilmesi.

Altın Çağ’da hırslı ve düşgücü gelişmiş kapitalistler, yeni fırsatlar peşinde koşmak için kıtaya yayıldılar. Fabrikalar ve madenler bu yıllar boyunca hammaddeleri ve demiryolu sisteminin genişlemesi için gerekli iş­ lenmiş ürünleri sağlamak amacıyla gece gündüz çalıştı­ lar. 1865’te ülkeyi baştan sona aşacak ilk demiryolu hattının yapımına başlandı ve 1869’da tamamlandı. Yaklaşık 56 000 km demiryolu ABD boyunca uzanıyordu. 1910’da toplam demiryolu uzunluğu 386 000 km’ye kadar ulaştı. 1890’da dünyadaki toplam demiryolu hatlarının üçte biri ABD’deydi. 1850’lerin sonlarında yeni altın ve gümüş yatakları­ nın bulunmasının ardından, 1875’e kadar bireysel arayıcılar, maden zenginlikleri arama peşinde batı topraklarını ve çöl havzalarını keşfe çıktılar. Daha sonra ücretli ABD (TARİH) 385 General George Crook (sağdan ikinci) ile Geronimo (soldan ikinci) arasında bir barış konuşması, Apaçi önderinin teslim oluşundan (1886) kısa bir süre önce bu fotoğrafla belgelemiştir. Geronimo, Kızılderililerin çıkarları için 10 yıl boyunca savaşmıştı. işçiler ve doğulu eğitilmiş mühendisler kullanan madencilik şirketleri bu işi devraldılar. Kızılderililer ya acı­ masızca yok edildi ya da küçük rezervlerde toplandı. Büyük ovalardaki Kızılderililerle savaş 1864’te başladı ve ancak Kızılderili yaşamının temeli olan bufalo sürü­ leri bütünüyle yok edildikten sonra sona erdi (1880). Kı­ zılderilileri, onlara ayrılan rezervler içinde yalnızca 65 ha toprak seçmeye zorlayan Dawes Yasası (1887) aracılığıyla, reformcular kabile bağlarını kırıp, Kızılderilileri yerleşik tarıma ikna edeceklerini umuyorlardı: Kullanılmayan rezerv toprakları fazlalık ilan edilerek, beyazlara satıldı. Sığır yetiştiriciliği, 1860’ların sonlarından başlayarak Büyük Ovalar’ı kaplayan ilk büyük girişim oldu. Ancak, 1880’lerde açık arazi, dikenli çitli otlaklara ve tarıma dönüşmeye başladı. Milyonlarca çiftçi 100. enlemin batısındaki yüksek düzlüklere göçtü. Tahıl üretimleri öylesine boldu ki, 1880’lerin ortalarında düşmeye baş­ layan dünya fiyatları, ciddi parasal sıkıntılara girmelerine yol açtı. Bu arada, Kansas ile Kaliforniya arasındaki geniş topraklar yeni eyaletlerle doldu. 1900’lerin başlarında demiryolları aracılığıyla tek bir pazara bağlanan ülke ekonomisi, mallarını yerel pazarlara satan binlerce küçük üreticiden oluşuyordu. AslınJoseph Keppler’in Senato’nun Patronları adlı bu karikatüründe, tröstlerin gücü taşlanmaktadır. Bu tröstlerin ilki olan Standard OH, 1911’de parçalanmıştır. daysa, ülke genelinde ve dış dünyaya mal satan az sayı­ da büyük şirketin denetimi altındaydı. 1887’de Kongre, demiryolu şirketleri arasındaki kıyasıya rekabeti önlemek için Eyaletlerarası Ticaret Komisyonu’nu kurdu. Ama, 1890’da Sherman Anti-Tröst Yasası’m çıkararak rekabetin yolunu yeniden açmaya girişti. “”Bırakın yapsınlar” ilkesinden yana çıkan ABD Yüksek Mahkemesi, özel iş sektörünü düzenlemeye çalışan federal yönetimi ve eyalet yönetimlerinin çabalarını serinkanlılıkla baltaladı. “Soyguncu baronlar” diye anılan topluluğun büyük ve yasa dışı servetleri denetimsiz kaldı. Böylece ulusun doğal kaynaklarını sömürerek, ekonomik ya­ şam üstündeki egemenliklerini sürdürdüler. Yeni toplums

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)