ROMANTİK ÇAĞ

Beethoven’in ardından gelen kuşaklar, onu, yeri hiçbir zaman doldurulamayacak bir müzik devi olarak gördü­ ler. Beethoven’in gölgesinde ilerleyen Alman ve AvusturyalI besteciler, onun, dışavurumcu romantik üslupta ilerlerken mümkün olan her açılımı denediğini görmüş- 276 ALMAN VE AVUSTURYA MÜZİĞİ Erald Kaiser’in 1847’de yaptığı, Robert ve Clara Schumann tablosu. Alman Romantik şiir okulundan esinlenen Schumann ve karısı, seçkinliği ve melodisindeki açıklığıyla tanınan piyano müziği ve vokal şarkılar bestelemişlerdir. Bu dönemde, özellikle şarkı Alman müziğinde gelişmiştir. lerdir. Viyarıa’da çalışan Franz Schubert, Beethoven’ınkinden daha az fırtınalı ama aynı oranda tutkulu müzik besteleri yapmıştır. Schubert, aynı tutkuları yumuşak bir biçimde armonize edilmiş oda müziği, senfoniler ve piyano sonatlarıyla dile getirmiştir, yaklaşık 600 bestesi vardır. Schubert, şiirlerin kendisine verdiği geniş alanlarda yazdı, bu alanların gelişimi hareketle özdeşleştirdi ve şarkısındaki her dizede kendini anlattı. Almanya’da, bu dönemde, Flex Mendelssohn, orkestra, koro ve oda müziği çalışmaları yapıyordu ve bunlar Schubert’in çalışmaları kadar melodikti, ve Robert Schumann, aynı dönemde kendini en başarılı bi­ çimde, piyanoyla anlatıyordu. Schumann, Schubert’e göre daha ilginç bir besteciydi. Yapıtlarının bir çoğu – örneğin, Kelebekler; Senfonik Etüdlerve Karnaval-zeki kıvılcımlar içerir. Schumann’nın eşi, Clara Wieck (1819-96) de önce piyanist olarak çalmasına rağmen aynı zamanda yetenekli bir besteciydi. Schumann, bestelerin yanısıra, müzik eleştirileri yazdı, felsefeyle ilgilendi, atalarının ve çağdaşlarının felsefe ve müzikle ilgili yapıtlarını değerlendirdi. Onu şaşırtan bestecilerden biri, Hamburgiu1 Johannes Brahms’dı; Brahms, geniş alanlı romantik orkestranın tüm avantajlarından yararlanırken, tutucu yanıyla da klasik yapısal modellere sırt çevirmemeyi başarıyordu: Dört senfonisini, Beethoven’in ideali yönünde geliştirir; bunlar, daha küçük ölçülerde olmalarına karşın en iyi yaratılmış oda müziği çalışmalarıdır. Pek çok çağdaşı gibi, Brahms da kendini lirik şarkıcı olarak tanımladı ve eserleri Schubert’inkiler kadar etkileyici oldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)