Peygamberimizin Beş Vakit Namazı Kılışı:

Namaz, Abdestli olarak kılınır. (Mâide: 6).

Peygamberimiz de «Namazın anahtarı, Tahâret, yâni Abdestli olmaktır.» buyurmuşlardır (21).

Abdestsiz Namaz olmaz ve kabul olunmaz.

Peygamberimiz, Namaz kılacağı zaman, Kıbleye döner (22), ayakta, ellerini kulaklarının yumuşağına kadar kaldınp (Allâhü ekber) diyerek tekbir alırdı (23).

Sağ elini, sol elinin üzerine koyarak göbeğinin altında bağlardı (24). (Sübhâneke Allâhümme ve bihamdik ve tebârekesmük ve teâlâ ced-dük ve lâ ilahe gayrük) diyerek Namaza başlardı.

Sonra, Besmele çekerek Fâtiha sûresini okur (26), Fâtihanm sonunda yavaşça (Âmin) der, Müslümanlara «Siz de, âmin deyiniz!» buyururdu. (27).

Kıldırdığı Sabah Namazı ise, Fâtiha sûresinden sonra Tekvîr sûresini okur (28), Kâf ve Vâkıa sûrelerini okur, (Ahmed b. Hanbel’in rivâyeti-ne göre) Yâsîn sûresini okuduğu da, olurdu.

60 Âyetten 100 âyete kadar okurdu (29).

Cuma günü sabah Namazında ise, Secde sûresi ile Dehr sûresini okurdu (30).

Sabah Namazının birinci rekâtında uzun, İkincisinde kısa okurdu (31). Umm-ü Seleme, Sabah Namazında Peygamberimizin Tûr sûresini okuduğunu da, bildirir (32).

Sabah Namazmda, Peygamberimizin Bakare ve Âl-i îmrân sûrelerinden âyetler okuduğu da, rivâyet edilir (33).

Abdullâh b. Sâib der ki: «Resûlullâh’ın sabah Namazım Mekke’de kıldırdıkları sırada, ben de, bulunmuştum.

Mü’minûn sûresine başladı. Mûsâ ve Harûn’un zikrine (45 inci âyete) gelince, kendisini öksürük tuttu. Rükûa gitti.» (Ibn-i Abdui Ber – îs-tiâb, c. 3, s. 916).

Peygamberimiz, zamm-ı sûreyi okuduktan sonra Allâhü ekber diyerek tekbir alır, belini kamburlaştırmaksızm bükerek rükûa varır, elleriyle, diz kacaklarını tutar, üç defa (Sübhâne Rabbiyel azîym), bir defa da (Semiâllahü limen hamideh) diyerek doğrulunca (Rabbenâ ve lekelhamd) der, (Allâhü ekber) diyerek secdeye giderdi.

Secdeye gittiği zaman, kollarım, ne yere yayar ve ne de, yanlarına yapıştırırdı. Ayaklarının parmaklarını kıbleye karşı dikerdi. Alın ve burnu, elleri, dizleri ve ayak uçlan yerde olmak üzere yedi âzâsı üzerinde secde ederdi (34).

Secdede üç defa (Sübhâne Rabbiyel âlâ) derdi (35).

(Allâhü ekber) diyerek secdeden başım kaldırır, tekrar (Allâhü ekber) diyerek ikinci secdeye gider, üç defa (Sübhâne Rabbiyel âlâ) dedikten sonra (Allâhü ekber) diyerek ikinci rekâta kalkardı.

O rekâtı da, aynı şekilde Besmele çekerek Fâtiha ve sûre okuduktan, rükû ve secdelerini yaptıktan sonra sağ ayağım diki£ sol ayağmı bükerek üzerine oturur, ellerini dizleri üzerine koyar, (Etteheyyatü…) okur, sonunda (Eşhedü en lâ îlâhe îllâllâh ve eşhedü enne Muhammeden Abdü-hû ve Resulüh) der ve böyle demelerim Müslümanlara da, emrederdi.

Namazın sonunda (Ettehiyyâtü) den sonra (AUâhümme salli ve bâ-rik) okur ve bunun arkasından da, istedikleri duâyı okumalarım Müslümanlara tavsiye ederdi (37).

Peygamberimizin rükûu, secdeleri, iki secde arasındaki oturuşu, rü-kû’dan başım kaldırıp duruşu hemen hemen birbirine müsâvi idi (Buhârî – Sahih, c. 1, s. 199).

Peygamberimiz, başını, evvelâ sağ tarafma, sonra da, sol tarafına çevirerek (Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh!) diyerek selâm verirdi (38).

Selâm verdikten sonra (Allâhümme entesselâmü ve minkesselâmü te-bârekte yâ zelcelâl-i vel ikram. Lâ îlâhe îllâllâhü Vahdehû Lâ Şerîke leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü yUhyî ve yümîtü ve hüve alâ ‘külli şey’in ka-dîr. Allâhümme Lâ mânia limâ a’tayte velâ mû’tiye limâ mena’te velâ yenfau zelceddi minkel ced.) dedikten sonra, 33 defa (Sübhânallâh), 33 defa (ElhamdüliUâh), 33 defa da (Allâhü ekber) (39), sonra da (Sübhâne Rabbike Rabbü İzzeti amma yasifûn ve selâmün alel mürselm velham-dü lillâhi Rabbü âlemîyn) derdi (40).

îbn-i Esîr’in rivâyetine göre: Peygamberimiz, Namaz sonunda yüz kerre (Allâhümmağfirlî zenbî! înneke ente’t-Tevvâbül Gafûr = Allâhım! Günâhımı afvet! Muhakkak ki, tevbeleri kabul, günahları afveden Şensin Sen!» diyerek yalvarırdı.

Peygamberimiz, öğle ve ikindi Namazlarının ilk rekâtlarında Fatiha ile birer sûre, ilk rekâtlarında uzun, İkincilerinde kısa sûrelerden okurdu (41).

öğle ve ikindi Namazlarında Bürûç, Asr, Târik gibi sûreler okurdu.

öğle Namazının birinci rekâtında otuz, ikinci ‘rekâtında da, on beş kadar âyet okurdu.

İkindi Namazında da, akşam Namazında okuduğu kadar okurdu (42).

öğle ve ikindi Namazlarında Leyi sûresini okuduğu da, rivâyet edilir (43).

Peygamberimizin, akşam Namazında Tûr ve Miirselât sûrelerini okuduğu olurdu.

Hattâ kıldırdıkları son akşam Namazında Miirselât sûresini okumuşlardı.

Abdullâh b. Abbas, bir gün, Akşam Namazında Miirselât sûresini okuyunca, annesi Ümm-ül Fadl: «Yavrucuğum! Sen, bu sûreyi okumakla, vallâhi, benim derdimi aklıma getirip depreştirdin: Bu sûre, akşam Namazında Resûlullâh’dan en son işittiğim sûredir!» demişti (44).

Peygamberimizin, akşam Namazında birinci rekâtta Kâfirûn, ikinci rekâtta Ihlâs sûresini okuduğu da, olurdu (45).

Peygamberimiz, Yatsı Namazında Duhâ, Tin, Munâfıkîn ve benzeri sûreleri okurdu (46).

Şems, Âlâ, Leyi, Alâk sûrejerini okuduğu da, olurdu (47).

Bir defa, yatsı Namazında linşıkak sûresini okuyup secde âyetine gelince, secde etmişti.

Enes b. Mâlik’ten «Peygamber Aleyhisselâm’m Kur’ân okuyuşu na-»’İdi?» diye sorulmuştu.

O da: «Çekilmesi gereken harfleri çekerdi.» dedikten sonra Besmeleyi okuyarak «Bismillâhi’yi çekerdi. Errahmânî’yi çekerdi. Errahîmîyi çekerdi.» dedi. (Buhârî – Sahih, c. 6, s. 112).

Ahmed b. Hanbel’in, Hz. Hafsa ve Hz. Ümm-ü Seleme’den rivâyeti-ne göre: Peygamberimiz, Kur’ân-ı Kerîm’i âyet âyet okurdu.

Yâni «BismiUâhirRahmânirRahîm» der, keserdi. «Elhamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn» der, keserdi. «ErRahmânirRahîm» der, keserdi. «Mâlik-i Yevmi’d-Dîn» der, keserdi (48).îmâm-ı âzam Ebû Hanîfe’ye (Müsned, s. 18), Ahmed b. Hanbel’e (Müsned, c. 3, s. 406-407) ve Nesaî’ye (Sünen, c. 3, s. 244-247) göre : Peygamberimiz, Vitir Namazının birinci rekâtmda Âlâ, ikinci rekâtında Kâ-firûn ve üçüncü rekâtmda îhlâs sûresini okur, selâm verince de, üç kerre «SübhânelMeliküKuddûs» der ve üçiincüsünde sesini yükseltir ve uzatırdı.

17) Ibn-i İshak, ibn-i Hişam – Sîre, c. 1-2, s. 263.

(18) Ibn-i ishak, Ibn-i Hişam – Sîre, c. 1-2, s. 342.

(19) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 309, Nesâî – Sünen, c. 3, s. 200.

(20) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 314, Ebû Hanîfe – Müsned, s. 20.

(21) Tirmizî – Sünen, c. 1, s. 9, Dârimî – Sünen, c. 1, s. 175.

(22) £bû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 219, Ibn-i Mâce – Sünen, c. 1, s. 264.

(23) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. ‘167, 219.

(24) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 174, Buhârî – Sahih, c. 1, s. 180.

(25) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 179, Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 10-11, Ibn-i Mâce-Sünen, c. 1,8. 265.

(26) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 14-15.

(27) Tirmizî • Sünen, c. 2, s. 28, Buhârî – Sahih, c. 2, s. 190.

128) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1. s. 187,188.

(29) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 109, Buhârî – Sahih, c. 1, s. 187, Müsned, c. 4, s. 34.

(30) ibn-i Mâce – Sünen, c. 1, s. 269,270.

(31) Buhârî-Sahih, c. 1, s. 185.

(32) Buhârî – Sahih, c. 1, s. 187.

(33) ibn-i Teymiye – Münteka, c. 1, s. 402.

(34) Buhârî – Sahih, c. 1, s. 191-194, 197, 198; 200, 201, Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, 193, 201. 204, ibn-i Mâoe – Sünen, c. 2, s. 283 – 288.

(35) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 201.

(36) Buhârî – Sahih, c. 1, s. 201-203, Bbû Dâvûd – Sünen, c. 1, s, 221-226.

(37) Bbû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 224, 226, Buhârî – Sahih, c. 1, s. 202, 203.

(38) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 228, 229, tirmizî – Sünen, c. 2, s. 89, 91.

(39) Buhârî – Sahih, c. 1. s. 205.

(40) Tirmtaî – Sünen, c. 2, s. 96-97.

(41) Buhârî – Sahih, c. 2. s. 185.

(42) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 111.

(43) -İbn-i Teymiye – Münteka, c. 1, s. 403.

(44) Buhârî – Sahih, c. 2. s. 185-186, Ahmed b. Hanbel – Müsned, c. 6, s. 340.

(45) Ibıvi Mâoe – Süneıi, c. 1, s. 272..

(46) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 114-115.

(47) İbn-i Mâce – Sünen, c. 1, s. 273.

(48) Ahmed b. Hanbel – Müsned, c. 6, s. 288, 302.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*