Palatium Tepesi

Palatium Tepesi, İtalyanca m o n t e p a l a t i –
n o , Roma’da, Forum’un 40 m kadar güneyine
düşen, dört kenarlı yüksek alan. Yüksekliği
50 m’yi, çevre uzunluğu 1.710 m’yi
bulur. Roma kentinin ilk kurulduğu yer
olarak, kentin gelişmesini yansıtan en eski
kalıntıları barındırır. Bu arkeolojik buluntular,
Tarihöncesi dönem kalıntılarından imparatorluk
saraylarına kadar uzanan büyük
bir çeşitlilik gösterir.
Palatium Tepesinin karmaşık topografisini
ve çıplak görünümünü incelikli bahçe düzenlemeleri
kapatır. Çok katlı yapılardan
oluşan eski yerleşmeler birbiri üstüne inşa
edilmiştir. Eski Roma efsanesinde kenti,
Palatium Tepesinin yamaçlarındaki Lupercal
adlı mağarada büyüyen, Mars’ın ikiz
oğulları Romus ve Romulus’un(*) kurduktan
anlatılır. Tepede aslında üç doruk
vardır. Bunlar, kuzeydeki Germalus, Esquilinus
Tepesine bağlanan bir kıstak görünümündeki
Elea (Velia) ve güneydeki Palatium’dur.
Bu dorukların en yükseği olan
Palatium zamanla bütün tepeye adını vermiştir.
Cumhuriyet döneminde birçok tapınağın
ve önde gelen yurttaşlara ait evlerin bulunduğu
Palatium Tepesi, imparatorluk döneminde
soyluların bir semti durumuna geldi.
Augustus bu tepede doğdu ve sarayını
burada inşa ettirdi. Domitianus, mimar
Rabirius aracılığıyla tepenin görünümünü
büyük ölçüde değiştirdi. İmparatorluğun
çöküşüyle bir yıkıntıya dönüşen tepe ortaçağda
tahkim edildiyse de daha sonra
bütünüyle terk edildi. Rönesans döneminde
Roma soyluları evlerini yeniden bu tepede
yaptırmaya başladılar. Farnese ailesinin
yaptırdığı kuşhaneler ve zarif bahçeler
tepeye daha görkemli bir görünüm kazandırdı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.