Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

PALAİOLOGOS

PALAİOLOGOS, bizans aristokrasisine bağlı aile; XI. yy. ortalarında Nikephoros Palalologos ile ortaya çıktı, onun oğlu GEORCİOS, Aleksios I Komnenos’un imparator olmasında rol oynadı (1081), AlekSios Palaiologos, Aleksisos Angelos’un kızı ile evlenince (1198), Angelos tarafından vâris tayin edildiyse tahta çıkamadı. Buna karşılık, büyük domestikos Andronikos Palaİ-ologos’un oğlu, İznik (Nikaia) imparatoru oldu (1258); Mikhael* VIII adı altında İstanbul’u yeniden ele geçirdi (1261) ve iki yüzyıl için, Palaiologos ailesini imparatorluk tahtına yerleştirdi (1261-1453). Palaio-logos’lar bundan başka, Mystras (Mistra) ve Patras despotluğuna (1383-1460) ve Mont ferrato markiliğine (XIV.-XVI. yy.lar) hükümdarlar sağladılar. Fatih’in İstanbul’u e-1e geçirmesiyle Palaiologos ailesi sona erdi Bk. ANDRONİKOS, KONSTANTÎNOS, İO-ANNES, MANUEL, MJKHAEL. (L) PALAİOLOGOS (Andreas), osmanlı devlet adamı (öl. 1501). Manuel Paliologos’un oğlu. Müslümanlığı kabul ederek Ahmed MESİH adını aldı. 1480’de Türk donanmasında paşa oldu, çeşitli fasılalarla ve 1492’-ye kadar bu görevde kaldı; 1499’da veziriazam oldu. (M)
PALAİOLOGOS (Andreas) [1453-1502], Pe-loponnesos despotu Thomas Palaiologos’-un oğlu. Roma’da Bizans tahtı ve Mystras üstündeki haklarını, Fransa kralı Charles VlII’e ve daha sonra Castilla kralı Katolik Femando’ya sattı. (M)
PALAİOLOGOS (Georgios), rum savaşçı (XV. yy.). Mora eşrafındandı. Gardice’de (Gardikİon) II. Mora seferine çıkan Fatih’in emrindeki kuvvetlere karşı savaştı (1460), esir düştü; fakat Nauplion’a (Anaboiu) kaçmayı başardı ve Venediklilerin hizmetine girdi. (M)
PALAlOPOLİS. Esk. coğ. Anadolu’da iki şehrin ortak adı: 1. Pamphylia bölgesinde şehir. Roma imparatoru Antoninus Pius’tan Alexander Severus’a kadar olan sikkelerin üzerinde Palaiopoleion ve Paleopoleinon yazısıyle Zeus, Athena, Apollon, Dionysos, Demeter, Men ve Tykhe tasvirleri bulunur. M.S. 431’de Efes’te toplanan konsile Palaipolis piskoposu da katıldı. Şehrin yeri hakkmdaki tek bilgi, eski yazar Hierok-İes tarafından verilmiştir. Buna göre şehir Pamphylia bölgesinde Olbasa ile Lysinia arasında yer alıyordu. Kesin yeri henüz tespit edilemedi; 2. Lydîa bölgesinde şehir. Hierokles bu şehrin Efes hâkimiyet sınırları içinde yaşayan Kilbianonlulara ait olduğunu bildirir. Eski ve modern adlan arasındaki benzerlikten dolayı, Palaiopolis şehrinin Küçük Menderes (Kaystros) ırmağının yukarı kısmında yer alan Baliam-boli (bugün Beydağ) olduğu genellikle kabul edilir. Ayrıca Kubitschek ve Reichel gibi bilginler tarafından, bu çevrede bulunan ve 212’ye ait olan bir yazıtta da bu şehrin adının geçmiş olması, Palaiopolis’in Baliamboli olduğunu gösterir. (M) PALAİPHATOS, efsanevî yunan şairi;
. Atina’da doğduğu söylenirdi. Suidas onun Homeros’tan önce yaşadığını ve Kosmo-
gonia (Evren’in Yaratılışı) adlı beş bin mıs-ralık bir eserinden başka, kozmogoni üstüne şiirleri olduğunu ileri sürer. Suidas, ayrıca bu adı taşıyan üç başka yazarın daha yaşadığını da söyler; bunların ilki Atina’da, İkincisi Paros’ta üçüncüsü de Bo~ ğazhisar’da fAbydos) doğmuştu. Ona göre bu üçüncüsü, Aristoteles’in çağdaşıydı ve Peri Paradoksu Historias (Akıl Almaz Şeyler üstüne) adlı bir kitabı vardı. (L)
Palais (GRAND ET PETİT), Paris’te 1900 Evrensel sergisi dolayısıyle inşa edilen iki yapı. Grand Palais günümüzde çeşitli sergiler için kullanılır. Batı bölümünde ise Palais de la Découverte yer alır. Petit Pa-lais’de Paris Güzel Sanatlar müzesinin koleksiyonları bulunur* Petit Palais’de ayrıca çeşitli sergiler düzenlenmektedir. (L) PALA1SEAU, Fransa’da Essonne idare bölgesinde idare çevresi merkezi, Yvette kıyısında, Paris bölgesinin güneyinde; 16 382 nüf. Koro yeri XII. yy.dan kalma kilise. Sayfiye yeri. Sebzecilik, çiçekçilik ve meyvecilik. ölçü âletleri fabrikası. (L) PALA1SKEPS1S. Esk. coğ. Anadolu’da (Troas bölgesi) şehir. Skepsis tarafından kurulduğu ileri sürülür. Daha sonraları yakınında aynı adı taşıyan yeni bir şehir kurulmuş olmasına rağmen, eski Palaiskepsis şehrinde uzun bir süre yerleşme oldu. M.o. 465’te pers kralı Artakserkses Themistok-les’e Perkote ile Palaiskepsis şehirlennı verdi. Eski yazarlara göre bu şehir, yün-cülüğü ve yünlü eşyasıyle ün kazanmıştı. Strabon’a göre şehir, M.ö. II.yy.da da vardı. Fakat Plinius, Palaiskepsis’i yok olmuş şehirler atasında sayar. Strabon’a göre, Ça-kaldere’nin (Yukarı Aisepos) batısında Po-likhne, doğusunda da Palaiskepsis şehirleri bulunurdu. Bu iki yerleşmenin karşısındaki kıyıda Nea Kome ile Argyria vardı. Palaıs-kepsis de Ainea’dan (veya Nea Kome) 5ü stadion, Aisepos’tan ise 30 stadion uzaklıktaydı. Bilim adamlarının ve gezginlerin Palaiskepsis şehrinin bugünkü yeri hakkında çeşitli görüşleri vardır. Meselâ, Leche-valier, 1785-1786 yıllarında Ezine dolaylarına yaptığı keşif gezisi sırasında Esküpçu adı verilen yerde Palaiskepsis’in yer aldığını ileri sürdü. R. Kiepert’in haritasında Esküpçü’nün adı Üsküpçü şeklindedir. Po-cocke, şehrin Kaz dağının (Ida) en yüksek noktasında olduğunu kabul eder. Ju-deich ise, Palaiskepsis şehrinin daha çok Kurşunlutepe veya yakınındaki tepelerde aranması gerektiği görüşündedir. R. Kiepert de haritasında, eski Palaiskepsis şehrini 1da dağının kuzeybatı yamacına yerleştirdi. Bu yer, Kurşunlutepe’nin yaklaşık olarak
11 km (60 stadion) uzaklıktadır. Leaf’e göre, Truva savaşlarından kısa bir süre sonra, kuzeydoğudan gelen yabancı kavimler (Bithynia’lılar) Troas bölgesine girmeğe çalıştıkları sırada, Palaiskepsis şehri halkı batı yönde çekilerek Kurşunlutepe yakınına geldiler. Buna göre şehrin Yukarı Aisepos ırmağı havzasının kuzey kenarında yer almış olması gerekir. Şehrin yeri kesin olarak belli değildir. (M)
Palais-Royal, Paris’te bir yapı ve bahçeler bütününün adı. 1624’te Richelieu’nün sarayı idi. 1643’te Orléans hanedanının mülkiyetine geçti ve Palais-Royal adını aldı. Birçok fransız soylusunun konağı oldu. Günümüzde birtakım bölümleri konut ve dükkân olarak kiraya verilmiştir. (L)
Palais-Royal tiyatrosu, Paris’te, Palais -Royal’deki tiyatro. 1783’te inşa edildi, önceleri Beaujolais’ler tiyatrosu diye bilinirdi. 1831’de «Palais-Royal» adını aldı. Bu tiyatroda kuruluşundan beri yalnız vodvil oynanır. (L)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

KİPHOSURİDA

Karın bölütleri az çok bir bütün oluşturan, ayakları kıskaç biçiminde son bulan deniz eklembacaklıları takımı. ...