Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Pagan

Pagan, Yukan Birmanya’da, Mandalay
bölgesinin (taing) orta kesiminde köy. Irrawaddy
Irmağının sol yakasında, Mandalay’
m 145 km güneybatısında yer alır. Eskiden
Birmanya’nın başkenti olan yöre bir hac
merkezidir; burada onarılarak yeniden kullanılan
birçok eski Budacı kutsal yapı ve
pagoda vardır. Temmuz 1975’teki depremde
önemli yapıların çoğu büyük hasara
uğramış, 9 yüzyıl boyunca ırmak kayıkçılanna
yol gösteren Buphaya Pagodası sulara
gömülmüştür. Köyde, bölgeye özgü lake
işlerini öğreten bir okul vardır.
İS 849’da kurulduğu sanılan Pagan, 11-13.
yüzyıllar arasında, kabaca bugünkü Birmanya’ya
denk düşen bir bölgenin merkeziydi.
Yalnızca bir kez, 1160-65 arasında
egemenliğini yitirdi. 1287’deki Moğol istilasından
sonra ise toparlanamadı, ama az
sayıda da olsa yeni tapmaklar yapıldı.
Eski Pagan’m surları batıda Irrawaddy
kıyısına dayanıyordu. Kentte odaklaşan yol
ağı aracılığıyla Pagan hükümdarları verimli
topraklardan oluşan büyük bir bölgeyi denetleyebilmiş,
Şan ve Arakan krallıklannın
yanı sıra yöredeki hanedan kentlerine de
boyun eğdirmişlerdi. Irmağın aşağısındaki
Thiripyissaya limanından Hindistan, Seylan
(bugün Sri Lanka) ve Güney Asya’nın öteki
bölgeleriyle deniz ticareti yapılıyordu. Araştırmalar,
bugünkü köyün önemli bir bölümünü
çevrelemiş olan surların yalnızca
Pagan’da Ananda Tapınağı
Van Bucher-Photo Researchers
kraliyet ailesine ve soylulara ait konutlarla
dinsel ve resmî yapıları içine aldığını ortaya
koymuştur. Yapılar çoğunlukla tuğladan
yapıldığı için, dekorasyonda da kabartmalı
tuğla, alçı işi ve pişmiş toprak kullanılmıştır.
10. yüzyıla ait Nat Hlaung Gyaung’un,
günümüze ulaşan yapıların en eskisi olduğu
sanılır. Doğu surundaki Sarabha Kapısı
yakınında bulunan tapmaklar da ilk dönemden
kalmadır. Bu tapmaklar, nat(*) denen
ruhlara adanmıştır. Pagan da, Mahagiri
naflan olarak anılan kardeş ruhlara adanmış
kutsal Popa Tepesinin eteklerinde yer
alır.
Yaklaşık 500-950 arasında Birmanyalılar
güneydeki Budacı halkların topraklarına
girdiler. Kral Anawrahta döneminde (1044-
77), bölgeye egemen olan Monların da
içinde bulunduğu halklara boyun eğdirdiler.
Mon kraliyet ailesini ve bilginlerle zanaatçıları
Pagan’a götürerek kenti başkent ve
Hinayana (Theravada) Budacılığının resmî
merkezi yaptılar. Böylece, Monların sanat
geleneğinin de katkısıyla Pagan’m en görkemli
dönemi başlamış oldu. Sonraki 200 yıl
boyunca, köle emeği ve kraliyet hâzinesi
sayesinde çok sayıda manastır ile tapmak
yapıldı; Pagan Doğu’daki Budacı öğretim
merkezlerinin en ünlülerinden biri haline
geldi.
Büyük yapıların çevresinde pagodalarla
tapmaklar kümelenmiştir; onların çevresinde
de, düzensiz biçimde dağılmış küçük
pagoda ve yapılar yer alır. Kütüphane, vaaz
salonu gibi işlevler gören bu yapılann,
eskiden soyluların oturduğu saraylar olduğu
sanılır. Bunların yapımında Hindistan’daki
benzerleri örnek alınmışsa da, Mon sanatının
belirgin izleri görülür. Pagan mimarlığının
temel öğelerinden biri, aslında Budacı
ermişlerin kutsal emanetlerini korumak için
tasarlanmış çan biçimli bir yapı olan stupa,
öbürü de yüksek, basamaklı bir kaidedir.
Kutsal bir dağı simgeleyen bu ikinci yapı
merdiven, geçit ve ek stupa’larla zenginleştirilmiş
olabilir.
Birçok yapının, özellikle de artık kullanılmadığı
için onarılmamış olanların içleri
Budacılığın tarihinin ve efsanelerinin betimlendiği
resimler ve pişmiş toprak levhalarla,
dışları da alçı ve gene pişmiş toprak bezemelerle
kaplıdır.
Anawrahta’nm yaptırdığı Shwezigon Pagodası
1975’teki depremden büyük zarargörmüştür. 12. yüzyılda yapılmış Mahabodhi
Tapmağı ile doğu kapısının hemen dışında,
1091’de Kral Kyanzittha zamanında
yapılmış Ananda Tapınağı da çok önemli
kutsal yapılardır. Thatpyinnyu Tapmağinın
yapıldığı (1144) dönemde Mon mimarlığının
etkisi zayıflamaya ve bir Birmanya mimarisi
gelişmeye başlamıştı. Üst üste konmuş iki
piramidi andıran bu dört katlı tapınağın
içinde de eskiden olduğu gibi küçük mekânlar
değil, geniş salonlar yer almaktadır.
Birmanya mimarlık üslubu büyük Sulamani
Tapınağı’nda daha da gelişmiş, hanedanın
atalarının ruhuna adanan Gawdawpalin Tapınağı’nda
ise doruk noktasına ulaşmıştır.
Nüfus (son sayım) 2.825

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.