PADİŞAHIN HALKIN ARASINA ÇIKTIĞI GÜN CUMA SELAMLIĞI

PADİŞAHIN HALKIN ARASINA ÇIKTIĞI GÜN CUMA SELAMLIĞI

PADİŞAHIN CUMA SELEMI

İslâm devletlerinde hükümdarlık alametlerinin başında sayıldığı için hutbe padişah adına okunur, para onun adına kestirilirdi. Hükümdarın halk üzerinde haklan olduğu gibi halkın da hükümdar üzerinde hakları vardı. Hükümdarlar Cuma namazlarım bulunduğu yerdeki camilerden birinde halkla birlikte kılardı. Hükümdarın camiye gidisi ve geri dönüşü Osmanlı Devleti’nde “Cuma selamlığı” veya “selamlık resmi” adı verilen bir merasimle yapılıyordu. Bu merasimin dinî, İçtimaî (sosyal) ve daha pek çok sahada padişah – halk münasebeti cihetinden faydaları vardı.

ikinci Abdüıhamid Han Cuma Selamlığı'ndan Saraya Dönerken (1908)

ikinci Abdüıhamid Han Cuma Selamlığı’ndan Saraya Dönerken (1908)

Padişahlar on altı ila on sekizinci asırlarda daha çok Ayasofya, Bayezid, Süleymaniye, Sultanahmed, Eyüp Sultan gibi selâtin camilerinde cuma namazlarını kılarlardı. Boğaziçi’ne Rumeli yakasında Nusretiye, Dolmabahçe, Ortaköy (Mecidiye); Anadolu tarafında ise Ayazma ve Selimiye gibi camilerin yapılmasıyla beraber selamlıklar da bu camilerde yapılmaya başlandı. Sultan ikinci Abdülhamid Han da çeşitli camilerde Cuma namazları kılmıştı. Fakat Yıldız Hamidiye Camii yapıldıktan sonra selamlık resmi daha ziyade burada icra edilmişti. Cuma selamlıklarında asıl maksat halkın şikâyetlerini bizzat padişaha ulaştırabilmesiydi. Hükümdar Cuma namazına giderken veya namazdan çıkışta halk karşılıklı iki sıra halinde dizilir, “padişahım çok yaşa” veya “padişahım muzaffer ol” gibi temennada bulunurlarken şikâyeti olanlar arzuhallerini padişaha uzatırlardı. Dilekçeleri toplama işini Kapıcılar Kethüdası veya Solak adı verilen görevliler yapardı. Padişah saraya döndükten sonra arzuhaller tek tek okunur, gereği sadrazamFotoğrafta Sultan İkinci Abdülhamid Han, gayet bakımlı ve gösterişli iki atın çektiği meşhur saltanat arabalarından birisiyle Koltuk Kapısı’ndan Yıldız Sarayı’na girerken görülüyor… Yolun iki tarafına sıralanan beyaz üniformalı askerler ellerinde kılıçlarıyla hazır ol vaziyetinde bekliyor… 66 yaşında ve saltanatının ise 32. yılında olan padişah, yaşından beklenmeyen bir canlılıkla arabasında dik oturmuş, sağ eliyle askerleri ve halkı selamlıyor… Kendine has

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)