ÖZİNDÜKLEME

ÖZİNDÜKLEME blş. i. Bir elektrik devresinde, içinden geçen akımın değişmeleriyle meydana gelen indükleme. (SELFindük-S1YON da denir)
— ANSiKL, Bir devreden, i şiddetinde değişken bir akım geçiyorsa, kendi magnetik alanında bu devreyi kuşatan akı da değişkendir. Elektromagnetik indükleme* kanunlarına göre bu devrede, birinci akıma eklenerek değişimlerini geciktiren bir indükleme akımı doğar.
di
Devrede, E = — L – olarak ifade edi-
dt
lebilen bir elektromotor kuvvetin doğduğu da söylenebilir. Bu ifade, öbür birimler sı-rasıyle volt, amper ve saniye cinsinden olduğu zaman Henry cinsinden ifade edilen L «özindükleme katsayısını tanımlar. Uygulamalar. Sayıları çok kabarık olan uygulamalar içinden bellibaşlı ikisini vermekle yetineceğiz: 1, devrelerin kapanma ve açılmasıyle meydana gelen geçici akımlar. Bir doğru akım üretici bulunan bir devre kapatıldığında, rejim akımı, L’nin değeri ne kadar büyükse o kadar fazla bir gecikmeyle doğar. (Meselâ büyük bir elektromıknatısta, normal rejime ulaşabilmek için dakika cinsinden bir zaman geçmesi gerekir. Aynı şekilde, devre açıldığında, ana akımın kaybolmasını geciktiren geçici bir kesilme akımı doğar. Bu akım, L ne kadar büyük, devre açılması da ne kadar çabuk olursa o kadar şiddetlidir ve her zaman için zararlı, bazen da tehlikeli olan bir «kesilme kıvılcımı» meydana getirir. Diğer faraftan, çeşitli âletlerde (msl. indükleme bobini) geçici akımların varlığından yararlanılabilir;
2. alternatif akımlı devrelerin durumu, özindükleme burada çift etki yapar: / akımının değişmelerini v geriliminin değişmelerine göre geciktirir (yani akımda, gerilime göre bir «geri faz farkı» yaratır). Akımın i şiddetini azaltır ve devre R ohm direncinin üstünde bîr dirence sahipmiş gibi görünür; bu görünen direnç veya «empedans» Z = V~ R2 + 4r* f*Lr ifadesiyle verilir; burada /, akımın Hertz cinsinden frekansıdır. Frekans yüksek olduğu zaman Z’nin çok büyük olduğu görülür: kuvvetli bir indükleme bobini, yüksek frekanslı akımlan pratik olarak durdurur (rad-yoteknikte akımların süzülmesinde bu olaydan yararlanılır). [L] ÖZİNKİT i. (fr. eusynchite). Miner. Tabiî kurşun ve çinko vanadat. (Bir deseloizit çeşididir.) [L] ÖZ1Ş (Sadi), türk heykeltıraşı (İstanbul 1923). İstanbul Erkek lisesini, Güzel Sa-
natlar Akademisi Dekorasyon bölümünü bitirdi (1947). Paris’te Grand Chaumier akademisine devam etti. André Lhote ve L’Art Abstrait atelyelerinde resim, Paul Colin atelyesinde tiyatro dekoru ve kostümü öğrenimi gördü. Türkiye’ye dönünce Güzel Sanatlar akademisi öğretim üyesi oldu. Heykel alanında da çalışan öziş, heykelcilikte genellikle madenî malzeme kullanarak soyut biçim araştırmalarıyle modem plastik anlatıma yöneldi. 1962-1963 Devlet Resim ve Heykel sergisinde ikincilik ödülünü kazandı. Dolmabahçe Resim ve Heykel müzesinde eserleri vardır. (M) öZtTME blş. i. Mekan. Otomatik olarak çalışan ve pilot gerektirmeyen bir düzenin ittiği cihazları niteleyen eylem. Bk. ANSİKL,
— Sil. Yarı özitme, yarı özitmeli bir merminin manevrasını belirten eylem. Bk. AN-S1KL.
— ANSİKL. Mekan. Kelime kökü bakımından Özitme, İçine yerleştirilen özitmeli bir düzenek yardımıyle yer değiştiren bir aracın yeteneğini belirtir. Bu bakımdan otomobiller ve uçaklar özitmelidir. Fakat söz konusu araçlar için yalnız «çekiş» terimi kullanılır; «özitme» terimi ise, bugün, hem bağımsız hem de otomatik iticilerle hareket eden, yani çalışmasını ayarlayacak bir insanı gerektirmeyen araçlar için kullanılır. Bu terim özelleşmesi, yolunun hiç olmazsa bir kısmında itişini sağlayan, genellikle tepkili bir motris düzene sahip mermilerde de görülür.
— Sil. Yarı özitme’nin başlangıcı, klasik mermiyi (bir top tarafından atılan) tapayla birleştirmek üzere roket mühendisleri tarafından XIX. yy.da yapılan ilk denemelere kadar uzanabilir. Sivastopol kuşatmasındaki denemelerden sonra tapa, gerek emniyetsizliği, gerek atılışındaki sıhhatsiz-lik sebebiyle bir kenara bırakıldı, buna karşılık yivli topla istenilen sonuç kolaylıkla alınabiliyordu. Tapa ile top mermisini birleştirmek İçin yapılan incelemeler 1930-1935’e doğru yeniden ele alındı ve Ver-non’da bir Brandt havamyle yapılan ilk yarı özitmeli atışla sonuçlandı. Bu prensibin uçaktan atılan rokete uygulanması (bu durumda uçak top yerine geçer) Fransa’da C. Fougeron tarafından 1937’de incelendi, daha sonra Sovyet Rusya’da yeniden ele alındı. Bu ülke 1941’de «Stormvoİks» av uçaklarını roketlerle donattı, sonra 1942’de hizmete giren topçu roketatarlarını veya Stalin orglarını ortaya koydu, İkinci Dünya savaşının sonundan beri özitme, havan gibi bazı klasik silâhlara uygulandı. Gerçekten de yarı özitme, ilk hız sabit kalmak şartıyle silâhın ağırlığının büyük ölçüde azaltılması imkânını sağlar ve dolayısıyle hareket kabiliyetini arttırır, öte yandan yan özitme toptan ve roketten beklenen hız orantısı üstünde oynayarak aynı kalibredeki silâhtara uygulanabilecek mermi sayısını çoğaltır. Son olarak yarı özitme yapımcıyı, atış sıhhati sınırlarını mermilerin (özellikle atom mermilerinin) direnciyle bağdaştırma işinden de kurtanr. Meselâ Sovyet Rusya atom topu olarak, 280 mm’lik yarı özitmeli bir havanı kabul etmiştir. Bu şartlar içinde kullanılan mermilere «ek itişti» adı verilir. (ML)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)