ÖZEL sıf.

ÖZEL sıf. (fiz’den Öz-el). Yeni. Bir tek kişiye, bir tek şeye ait olan; ayırt edici: Özel bir kokusu olmak. ¡1 Genel’e, ortakla-şa’ya karşıt olarak kişisel, şahsî: Sosyal konulara özel bir açıdan bakar (Y.Z. Ortaç).
| Dikkate değer, istisnaî: özel bir titizlik göstermek. |J Olağandan, alışılagelenden kesinlikle farklı: özel durumları hesaba katmak. [| Halkı ilgilendirmeyen; bir kimsenin mahremiyetiyle ilgili: özel işler, özel mektuplar. || Devlet’e değil, kişiye ait olan: özel otomobil. Eşanl. HUSÛSÎ, Zt. ItESMI. Esk. Zatî.
— Ask. özel görev kuvveti, belli bir askerî harekât veya taktik bir görevin başarılması için, bazı muharip ve hizmet birliklerinin geçici olarak dengeli biçimde bir kumanda altında birleştirilmesinden meydana gelen özel bir kuvvet. (Bk. ANSIKL. ) |] özel hallerde muharebe, bölgenin tabiî ve sunî özelliklerinin, harekâtın mahiyetinin, mevcut şartların özel yetiştirilmiş kıtalarla taktiklere, araç ve gereçlere ihtiyaç gösterdiği durumlarda yapılan muharebe. (Bk. ANSIKL.) |I özel harekât, uyulması zorunlu şartlarda, özel sistem, taktik, araç ve gereçlerle yapılan harekâta verilen ad. (Bk, AN’stKL.) || özel hizmetler, personelin eğlence, spor, kütüphane (okuma) v.b. çalışmalarını düzenleyen hizmetlerin tümü. (Bk. ANSIKL.) II Özel karargâh, bir askerî birliğin, genel karargâh faaliyetleri dışında teknik ve İdarî hizmetleri yürlltmek üzere
görevlendirilmiş olan bölümü. (Bk. an-StKL.) |l özel rapor, bir alt kademeden özel maksatla istenen ve normal raporlar dışındaki bilgileri kapsayan rapor. Bk.
ANSIKL.
— Dil bil. özel dil, bir meslek ve faaliyet alanı mensuplarının kendi aralarında konuştukları dilin adı: Balıkçı dili, balıkçıların kendi aralarında kullandıkları özel bir dildir. |j özel isim (veya ad), bir tek varlığı bildiren isim: Ahmet, Bursa v.b. Bk. İSİM.
— Eğ. özel ders, bir öğretmen tarafından, genel sınıf dışında verilen ders. I’ özel okul. Bk. OKUL.
— Huk. özel af. Bk. AF. || özel hukuk, eşit şartlara ve eşit yetkilere sahip olan ve biri ötekinden üstün sayılmayan kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dallarının tümü. (Bk. ANSÎKL.) II özel idare, mahallî bir kuruluş olarak, illerde kamu hizmetlerini yürüten: ayrı organ, gelir ve görevlere sahip teşkilât. İdarenin, genel idare hukuku esaslarına göre yürüttüğü faaliyet ve usullerden farklı olarak, devletin, ticarî, sınaî ve İktisadî kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyle yürüttüğü faaliyet ve usuller. (Bk. ANSÎKL.) [| özel mahkemeler, özel nitelikteki uyuşmazlıkları yargılayan mahkemeler. (Bk. ANStKL.)
M özel mülkiyet. Bk. MPLKtYET. | özel sektör. Eşanl. özel TEŞEBBÜS. || özel mülkiyete girmeyen gaynmenkuller, tabiî veya hukukî nitelikleri sebebiyle özel hukuka bağlı olmayan ve özel kişilerce üstünde mülkiyet hakkı kurulamayan gayrı-menkuUer. (Bk. ANSIKL.) ]| özel tekerrür. Bk. TEKERRÜR. || özel teşebbüs. Bk. an-SiKL, || özel yakalama. Bk. YAKALAMA. || özel yargılama. Bk. YARGILAMA, || özel yetki, temsilcinin belirli işleri yapabilmesi için sahip olması gereken yetki. Bk. ANStKL.
— İkt. özel ticaret, iç tüketime ayrılmış ithalât ile yabancı ülkelere yapılan millî kaynaklı ihracatın tümü. (Değişik ülkelerin mevzuatı çoğunlukla özel ticaret ile genel ticaret arasındaki ayırımı zorlaştırır.)
— Postacılık, özel ulak, geldiği postanede hiç bekletilmeden, özel bir araç veya memur ile yerine iletilen mektup v.b. şey, ekspres.
— ANStKL. Ask. özel görev kuvveti, görevin, bağımsız olarak veya asıl birliğin destek bölgesi dışından hareketi gerektirmesi halinde emirle kurulur. Bir kumandanın emri altında kurulan bir kuvvet olduğundan, görevi, emrolunan taktik görev veya harekâtı yapıncaya kadar devam eder; bu sebeple de geçici bir kuvvet olarak tanımlanabilir, özel görev kuvvetlerine, taarruzdan sonra başlayan takip harekâtı, yarmanın derinleştirilmesi, çevirme harekâtı, amfibi ve hava indirme harekâtından başka, taktik akın veya uzak mesafeli güvenlik görevleri de verilebilir, özel görev kuvveti, yapacağı harekât sırasında yeniden takviye imkânından yoksun olduğundan, görevin gerektireceği destek ve hizmet ihtiyaçlarının önceden çok dikkatli ve doğru olarak hesaplanması ve planlanması büyük önem taşır.
• özel hallerde muharebeler, başlıca şu konulara ayrılır: 1. tahkimli bölgelere karşı muharebeler. Böyle bir bölgeyi ortadan kaldırmak İçin bir kuşatma veya geriden bir saldırma yapılabilir; 2. meskûn mahallerde muharebeler. Savunma amacıyle sağlamlaştırılan meskûn yerler, tahkimli bölgelere benzer. Bu yerler genellikle yandan dolaşılır ve tecrit edilir. Bu bölgelerin yok edilmesi gerekiyorsa, tahkimli bölgelere karşı girişilen harekât uygulanır; 3. nehir boylarında muharebeler. Geniş ve geçilemeyen yerler, taarruz eden taraf için bir engel ve savunan taraf için de tabiî mukavemet hatlarıdır. Taarruz sırasında özel tip istihbarata, özel eğitime ve bütün kuvvetler arasında sıkı bir işbirliğine ihtiyaç vardır; 4. cengellerde muharebe. Arazinin durumu büyük birliklerin harekâtını engeller; fakat örtü ve gizleme bakımından iyi şartlar sağladığı için baskın yapma imkânları da fazladır; 5. çöllerde muharebe. Bu bölgelerde askerî harekât su kaynaklarının kontroluna bağlıdır; öteki bölgelere oranla daha geniş hareket serbestliği
vardır; 6. dağlarda muharebe. Dağlar, askerî harekâtın bölümlere ayrılmasına sebep olur. Dağ harekâtı çok defa, özel teçhizat ve eğitime ihtiyaç gösterir; 7. derrn kar ve şiddetli soğuklarda harekât. Bu gibi bölgelerde harekâtın sevk ve idaresi, özel teknik ve teçhizatın kullanılmasına ihtiyaç gösterir.
• özel harekât. Bir müstahkem bölge içinde yapılacak askeri harekât, kıtayı, genellikle beton ve çelikten yapılmış çeşitli savunma tesisleriyle karşılaşmak zorunluğun-da bırakır. Bu tür müstahkem bölgelerde yapılacak askerî harekât, bir özel harekât niteliğini taşıyabilir. Böyle bir özel harekâtın yapılması için kurulacak özel karma timler, kuruluş bakımından görevin başarılmasına yeterli personel, araç ve gereçlere sahip olan bağımsız birlik veya timlerden kurulur,
• özel hizmetler’in amacı, planlanmış eğlence programlarıyle ordunun moralini yükseltmek ve canlılığım arttırmaktır. Görevleri ise kara ve hava kuvvetlerinde kantin ve sinema hizmetidir. Bu hizmetler, ordu, personel ve moral görevlileri tarafından yürütülür.
özel hizmetlerin kapsadığı başlıca çalışmalar şunlardır: 1. askerî ve sivil personel için misafirhane ve öteki eğlence tesislerinin sağlanması; 2. eğlence yerleri teşkilâtı ve çalışmaları için plan ve ilkelerin hazırlanması. Bu teşkilât misafirhane tesislerini, kütüphane hizmetlerini, orduevlerini, güzel sanatlar tesislerini, spor çalışmalarını ye dinlenme kamplarını kapsar; 3. görevin iyi yürütülmesi ve başanyle yapılması için sivil teşkilât temsilcileriyle işbirliği; 4. özel hizmetlerin ikmal maddeleri ve teçhizatına ait isteklerin incelenmesi ve bunların dağıtımını sağlar; 5. özel hizmet tesislerini işletmek için gerekli personelin tespit ve düzenlenmesi.
Birliklerde özel hizmetler, genellikle öteki görevlere ek olarak yürütülür. Bu görevler kumandan tarafından, karargâh subaylarından veya bağlı birlik kumandanlarından birine verilebilir.
# özel karargâh. Genellikle, silâhlı kuvvetlerden büyük bir birlik karargâhının personel, istihbarat, harekât ve lojistik şube veya başkanlıkları dışında kalan, zırhlı birlik, topçu, muhabere, istihkâm, ulaştırma, ordu donatım, levazım, merkez, sağlık ve veteriner şube ve başkanlıkları v.d. hizmetlere ait kuruluşlar, bu birliğin özel karargâhını meydana getirir, özel karargâha, o birliğin kuruluşunda bulunan bağ* lı birlik kumandanları da katılır. Böyleee karargâhın ‘(özel karargâh heyeti« adını alan bu bölümü, genel karargâhla sıkı işbirliğinde bulunarak, birliklerin kullanılmasını ve çeşitli destek ve hizmet faaliyetlerinin yürütülmesini sağlar.
Genellikle küçük birliklerin karargâhları, birük karargâh heyetiyle özel karargâhtan kuruludur. Birlik karargâh heyeti kumandan yardımcısı, emir subayı, personel subayı, istihbarat subayı, harekât ve eğitim subayı ile ikmal subayından meydana gelir. Özel karargâh heyetinde ise, birliğin kuruluşunda bulunan ve emrine verilen özel birlik veya ekiplerin sevk ve idaresinde uzman olan subaylar yer alır. Bunlar, bağlı birlik kumandanları da olabilir, özel karargâh subayları, genellikle birlik kumandanına, kendi uzmanlık konularında yardım etmekle birlikte, ilgili öteki karargâh subaylarına da teknik danışmanlık yaparak çalışmalarını sürdürürler. Bir küçük birlik içindeki özel karargâh subayları, karargâh bölük kumandanı, muhabere subayı, levazım müdürü, şehit ve ölüleri kayıt subayı, N.B.C. (kimya savunma) subayı, imam, baştabip, destekleyen veya emre verilen birliklerin kumandanları (havan subayı, ulaştırma subayı ve benzerleri gibi) görevli subaylardır.
• özel rapor, harekâtla ilgili konulara ait olabileceği gibi, kullanılan gereçlerin uygunluk derecesine veya muharebeden alınan ders ve denemelere ait de olabilir. Üst kumandan, harekâtın gelişen durumuna göre, çeşitli safhalar için her zaman özel durum raporları isteyebilir.
— Huk. Roma hukukundan beri hukuk, kamu hukuku ve özel hukuk (amme huku-
‘ B.L.A. IX — 5i
k»._ve h«susî huk«^) olmak üzere iki büyük gruba ayrılır. Kamu hukuku, devletin yapısını, işleyişini ve devletle kistler arasındaki ilişkiyi, öre! hukuk ise doğrudan doğruya hukuk bakımından «kişi» sayılan kimseler arasındaki ilişkileri düzenler. Kamu hukukunda bir eşitsizlik, bir astlık-üstlük ilişkisi vardır; özel hukuk ise eşitler arasındaki ilişkiyi düzenler, özel hukuk yönünden devlet veya öteki kamu kişileri, belirli özel hukuk ilişkilerine girdikleri zaman bir üstünlükten yararlanamazlar, Meselâ bir üniversite, belirli bir ihtiyacı için bir satım sözleşmesi yaparsa bu, özel hukuka giren bir işlem olduğu için öteki kişilerin yaptığı işlemlerle aynı statüye bağlı olur, özel hukuk kurallarının ana amacı, kişilerin özel çıkarlarını korumaktır. Kamu hukukunda olmayan ıra-de serbestliğine, özel hukuk geniş olarak yer venr; yani kişiler, özet hukukta kural olarak, belirli hukukî ilişkilere girip girmemekte ye girdikleri ilişkileri diledikleri gibi düzenlemekte tamamen serbesttir. Mesela bir kimse, dilediği zaman evlenir; isterse bir demeğe üye olur. Onu hiç kimse belirli bir şeyi yapmağa zorlayamaz, özel hukuk kendi içinde dallara ayrılır: medeni hukuk; ticaret hukuku; fikrî hukuk; devletler hususî hukuku. Ayrıca, kısmen kamu hukukuna kısmen de özel hukuka giren bazı hukuk dalları vardır: is ,ÜS«ul hukuk,an ve toprak hukuku gibi. Hukukun, kamu hukuku ve özel hukuk olarak ayrılması, son yıllarda geniş ölçüde tenkit edilmiştir, özellikle toplumcu akımlar, hukukun bütünüyle kişilerin çıkarlarını korumağa yöneldiğini ileri sürerek bu ayrıma katılmazlar. Ayrıca, bu ayrımın kesinlikten uzak olduğu da ileri sürülmüştür. Bunlara göre, toplumsal olaylar o kadar geniş ve karmaşıktır ki, belirli bir olayın kesin olarak özel hukuk veya kamu hukuku ilişkisi olduğunu söylemek imkânsızdır, özellikle, medenî usul hukukunun, bazı hukukçular tarafından özel hukuk, bazıları tarafından ise, kamu hukuku içinde sayılması, hukukun karmaşık niteliğini gösteren bir örnektir.
• özel idare kavramı, türk hukukunda ve özellikle idare teşkilâtı içinde «il özel idaresini ifade eder. (Bk. İL.) Kavramın ilk şekli, eskiden kullanılan ve bugün de türk kanunlarında yer alan hususî idare*dir. özel idare, 1961 Anayasasında da, mahallî idareler arasında sayılarak bir kamu tüzel kişiliğine sahip bulunduğu ve ortak mahallî ihtiyaçları karşılamakla görevli olduğu belirtilir. Ancak, il özel idaresi, il halkının mahalli ihtiyaçlarını karşılayacağı için, belediye ve köylerden farklı olarak, coğrafî durumuna, iktisadi şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre sınırları çizilen ve merkezî idarenin bir parçası olan
il sınırları içinde faaliyet gösterir. Kanun özel idareyi, menkul ve gayrimenkul mallara sahip, belli görevleri olan, bir tüzel kişi şeklinde tanımlar.
Görevleri: Bayındırlık bakanlığına ait olanlar dışındaki yapı işlerini gerçekleştirmek; gelirleri oranında göl ve bataklıkları ıslah etmek; şehir ve kasabalarda, belediyeler yararına olmak ve devletçe kabul edilen esaslara uyulmak şartıyle, taşıt aracı işletme ve havagazı, elektrik hizmetlerini yürütme konularında imtiyazlar vermek; örnek ve deneme çiftlikleri, tarlaları ve fidanlıkları tesis etmek, tarım âlet v.b. depoları yapmak; il’e has yerli iktisat ve kredi sandıklan kurmak veya açılmasına ruhsat vermek; il içinde, yetimhane, hasta-hane, dârülaceze gibi hayır, yardım ve sağlık kurumlan tesis etmek; il’e ait bütün mal ve gelirleri yönetmek v.b. Ancak bu görevlerin önemli bir kısmı, çeşitli bakanlık ve kuruluşlar tarafından, daha sonraki düzenlemelerle kendi görev alanları içine de alınmıştır. 11 özel idaresinin, gelir ve harcamalarını düzenleyen iki türlü bütçesi vardır: âdı ve fevkalâde bütçeler. Adi bütçenin gelirleri şunlardır: çeşitli devlet vergi ve resimlerinden alınan hisse; köprü, iskele gibi kamu mallarından yararlanma
bağışlamalar. Fevkalâde gelirler ise, âdi bütçenin fazla gelirleri, istikrazlar, fevkalâde masraflara mahsus olmak ve oranı genel bütçe kanunlanyle tayin edilmek üzere, il genel meclisince vasıtalı genel vergiler üstüne geçici olarak eklenecek fevkalâde ek kesirler, fevkalâde harcamalara mahsus olmak üzere, gerektiğinde genel bütçenin yardım ıçm ayıracağı paralardan meydana 8,c • . e* idarenin organları, vali (bk. vali), ii genel meclisi ve il daimî encümenidir. Genel meclis, mahallî bir organdır. Üyeleri her ilçe halkı tarafından, dört yıl için genel ve gizli oy ile seçilir. Son nufus sayımına göre, nüfusu 25 000’e kadar olan ilçelerden 1, 40 000’e kadar olanlardan 2, 55 000’e kadar olanlardan 3, 70 000 e kadar olan ilçelerden 4 üye seçilir Bundan sonra, her 25 000 nüfus için bir uye eklenir, üye seçilebilmek için milletvekili seçiminde aday olanlar hakkında aranan şartlara sahip olmak gerekir. 11 genel meclisleri, yılda bir defa, aralık ayının ilk yansı içinde toplanır ve toplanma süresi kırk gündür; ancak, gerekiyorsa toplantıya daha önce son verilebileceği gibi, bu süre, on beş günü geçmemek üzere uzatılabilir. Ayrıca, devlet veya vilâyetçe gerekli görülüyorsa, olağanüstü toplantılar da yapılabilir. II Genel meclisi, kanunen belirli, olağan veya olağanüstü toplantılar dışında toplanırsa, kanunen belirli olan yerden başka bir yerde toplanırsa, kendisine verilen görevleri, süresi içinde yapmaktan çekinir ve bu durum i! genel meclisine ait işleri^ aksatır veya geciktirmeğe uğrarsa, sıyası meseleleri görüşür veya siyasî temennilerde bulunursa, vali hemen durumu içişleri bakanlığına bildirmek zorundadır, içişleri bakanlığının istemi üzerine, Danıştay kararıyle, bu şartlara uymayan il genel meclisi feshedilir ve yeniden seçim yapılır. Yem meclis, eskisinin süresini tamamlayıncaya kadar görev yapar.
Meclisin en önemli görevi, il bütçesini görüşmek ve karara bağlamaktır, özel idarenin, devamlı görev yapan organı, il daimi encümenidir. Encümen, her toplantı yılı içinde, genel meclisin kendi üyeleri arasından seçilecek dört üyeden meydana gelir; üyelerin ayrı ayrı ilçelerden olmaları gerekir. Genel meclise olduğu gibi encümene de, kural olarak vali başkanlık eder. Encümenin görevleri de, bütçe ve gelirlerin incelenmesi ve mahallî hizmetlere ait projeler üstünde çalışarak görüşlerini bildirme şeklinde özetlenebilir. Kanun, birden fazla özel idareyi içine alacak hizmet ve teşebbüslerin de bulunabileceğini kabul ederek, komşu iller arasında görülecek ortak işler için muhtelit (karma) encümen kurulmasını öngörmüştür. Bunun ıçm, içişleri bakanlığına başvurularak izin alınır ve yapılacak işle ilgili illerin genel meclislerinin üyeleri arasından bir karma komisyon (muhtelit encümen) seçilir. Encümen hangi İlde toplanıyorsa, o ilin valsı bu encümene başkanlık eder. Alınan kararlar kesin değildir; ilgili illerin genel meclislerince görüşülerek kabul edildikten sonra uygulanır. Merkezî idarenin, öteki mahalli idareler Üstünde olduğu gibi, özel idareler üstünde de biraz daha geniş ola rak, «rıdarı vesayets adı verilen bir dene tim yetkisi vardır.
ha fazla sayıda hâkim bulunduğu takdirde bu suçlar bakımından asliye mahkemelerinin ayrı bir kuruluşu vardır. O yerdeki en yüksek dereceli, derecede eşitlik halinde en Kıdemli üç ceza hâkiminden kurulu mahkemeler toplu basın mahkemesi adını alır; 6. Askeri mahkemeler, askerlerin yargılanması, askerî mahkemeler ve askerî disiplin mahkemeleri tarafından yapılır Askerî mahkemelerde verilen kararlar da Askerî yargıtayda incelenir (bk. YAliOI)- 7 Ura Tetkik mercii. İcra ve iflâs kanununda yer alan icra suçlarını yargılar (bk, İCBA tetkik mercii)-, 8. Danıştay, memurların muhakemesiyle ilgili olarak ilk soruşturma sonunda karar veren makamdır. Ayrıca vergi temyiz komisyonlarının verdiği kararları inceler ve vergi cezaları konusunda yargılama yapar. Her iki yönüyle de bir ceza mahkemesidir (bk. daniştay); 9. yer. gı itiraz ye temyiz komisyonları, vergi ce-zalarıyle ilgili olarak yargılama yapan ceza yargılama makamlarıdır.
«‘””‘V” gayr,menkuller, tabu nitelikleri veya hukukî tahsis yönleri
™Î’ım,J T J<j-5ilcrin maIik Olamayacağı mallardır. Tabii nitelikleri sebebiyle mülkiyete konu olmayan gayrimenkul mallar olarak genellikle denizler, büyük göller ırmaklar ve dağlar gösterilir. Hukukî tahsis yönü bakımından özel mülkiyete girmeyen gayrımenkuller İse, yollar, parklar
hl?mel|erinin görülmesi için özel olarak yapılmış binalar v.b. gayrimenkul kamu mallarıdır, 2 u tür eavn-menkullere özel kişiler ortak olamayacağı gibi, bunların özel hukuka bağlı olması da soz konusu değildir. Ancak, bazı gay-
* T’İCl veya B,eki kan”> tüzel kişilerinin pzel mülkiyetine girebilir. Bir belediyenin çeşitli yollardan sahip olduğu h?ı mf«e r V.r“ya verebildiği binaları olalı ır özel kişilerin ellerinde olmasa bile bu tür gayrımenkullerı özel mülkiyete gir-
klfn’ü *T^lmcnî’“!ler 0,arak saymak müm-k,u”„ ^S’ld’r. Çünkü bunlar özel hukuk
h,mİ1aSr ‘e^a?, :1^rlca’ °zel ’‘¡S’lerin de bunlar üstünde mülkiyet hakkına sahip olmaları hukuki yönden mümkündür.
——–«H.uıvjau jaidlldlllllil
veya imtiyazlar karşılığı alman ücretlerle, iltizam yoluyle il’e ait mal ve akarın gelirleri; il içinde işleyen taşıt araçlarından alınan paralar; örnek tarım tesislerinden, depolar v.b.den elde edilen para ve kiralar; devlet genel bütçesinden yapılan yardımlar; hibe, vesayet v.b. yollarla yapılan
• özel mahkemeler. Yargılama makamları genel ve özel olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım, uyuşmazlıkların genel veya özel nitelikte olmasına göre yapılır. Bir hukuk sistemi içinde hangi uyuşmazlıklar için özel mahkemeler kurulacağım kanunkoyucu tayın eder. Türk hukukunda özel ceza mahkemeleri şunlardır: 1. sıkıyönetim mahkemesi. Bk. SIKIYÖNETİM; 2. Yüce divan, belli kişileri görev suçlarından dolayı yargılamakla yükümlüdür. Yüce divan ayrı bir yargılama makamı değildir. Anayasa mahkemesi, gerektiğinde bu sıfatla yargılama yapar; 3. Anayasa mahkemesi. Bk, ANAYASA MAHKEMESİ; 4, Uyuşmazlık mahkemesi, adlî, idari ve askeri yargı makamları arasındaki uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir; ayrı bir kuruluşu vardır. Ceza konularındaki uyuşmazlıktan çözerken ceza yargılama makamı olarak görev yapar; 5. Toplu Basın mahkemesiy basın kanununda yazılı basın suçlanyle, basın yoluyle işlenmiş suçlardan sulh ye asliye ceza mahkemelerinin yetkisine girenlere bakar. Ancak, bir yerde üç ve da-
kurabilme hak ve hürriyeti, Anayasa ile tanınmış temel haklardandır. Anayasanın tSosyal ve İktisadî Hak!?!’. ,Te., ödevleri başlığını tanıyan üçüncü bolumu içinde ve Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti kenar başlığıyie ifade edilen 40. maddesine, «özel teşebbüsler kurmak serbesttir», hükmü konuldu; ancak, özel teşebbüs konusunda tanınan hürriyetin, kamu ve ,kanunla Sınırlanması mümkündür. Bu sınırlama, bir sosyal devlet olan Türkiye’de çeşitli kanunlarla ya-pıür. Anayasa, devletin özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaç ara uygun yürpmesini, güvenlik ve ka rarlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağını da belirtmiştir. Devlet bu görevim, planlı karma ekonomi ilke ve ihtiyaçlarının sonucu olarak kalkınma plan-larıyle gerçekleştirecektir, özel teşebbüslerin, kamu hizmeti niteliği taşımağa başlaması, yanı genel ve önemli bir ihtiyacı karşılaması halinde, devletleştirilmesi müm-^ndür; çunkil bu niteliğe ulaşan özel teşebbüslerin, genel kitlenin yararına ve imkânlarına uygun düşmeyecek bir kâr amacı gütmeleri kamu yararına aykırı olabilir. Devletleştirmenin bir kanunla yapılması ve devletleştirilen özel işletmelerin gerçek karşılıklarının peşin veya belli şartlarla ve taksitle ödenmesi gerekir, özel teşebbüs konusunda devlet ve idarenin sahip olduğu genel İktisadî zabıta yetkisinden başka yetkileri de vardır: idare, bazı kamu hizmetlerini, imtiyaz suretiyle özel teşebbüse gördürebilir. Bunun özel bir şekli de, tabiî servet ve kaynakların aranma ve işletilmesinin, kanunun açık izniyle özel teşebbüs eliyle yaptırılabilmesidir. Aynı konuda, yine knrma ekonominin bir sonucu olarak, devletin özel teşebbüsle birleşerek faaliyet göstermesi de mümkündür. Böyie-durumların Aşında, devletin, kendisine düşen sınaî, Üttisad? ve ticarî görevleri yerine getirmek için, özel teşebbüslerin etkili çabuk, kolay ve öteki kişilerle eşit olduğundan, güven verici niteliklerinden ilham alarakjtamu teşebbüsleri kurduğu görülmektedir. Benzerliklerine rağmen, kârlılık ve verimlilik ilkeleri, özel teşebbüsün
kâr anlayışından farklı olan bu kamu teşebbüsleri, karma ekonomi ve sosyal devletin birer teknik aracı niteliğindeki kamusal kuruluşlardır.
• özel yetki. Temsil yetkisi ister genel olarak, ister belirli bir iş veya işler için verilmiş olsun, temsilci, yetkili kılındığı hususlara ilişkin bütün işlemleri yapabilir. Ancak, genel temsil yetkisi verilmiş olsa bile, temsilcinin belirli bazı işleri yapabilmesi için, kendisine ayrıca Özel bir yetkinin verilmesi gerekir. Temsilci, kendisine özel yetki verilmiş olmadıkça şu işlemleri yapamaz: 1. dava açma; 2. sulh olma;
3 tahkim sözleşmesi yapma; 4. kambiyo senedi düzenleme; S. bağışlama; 6. gayrimenkul mülkiyetini geçirme. Bu genel sınırlama yanında, dava açmak için temsil yetkisi verilmiş olan kimse de kendisine özel bir yetki verilmemişse, sulh olma ve hakem sözleşmesi yapamama dışında, borçluyu ibra edemez, davadan feragat edemez, yemin kabul edemez ve dava sonucu hükmedilen şeyi kendisi alamadığı gibi, temsil ettiği timse lehine konulmuş olan haczi de kaldıramaz. Bk. TEMSİL. (M)
OZELDEY1Ş blş. i. Leng. Yeni. Bir dile has deyim veya yapı: Her dilin özeldeyişleri vardır.
— ANStKL. Leng. Bazı grameıeilere göre özeideyiş, başka bir dile kelime kelime çevrilemeyen bir deyimdir. Meselâ türk-çedeki nasılsınız? cümlesi anlam bakımından almanca wie bejinden sie sich., m-gillzce how du you do? ve fransızca comment allez-vous? cümlelerinin karşılısıdır; ama «sıhhatiniz nasıl» anlamına da gelen bu dön deyim, kelimesi kelimesine birbirinin karşılığı değildir. (L)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)