Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

özdeyiş

özdeyiş, a f o r î z m a olarak da bilinir, bir
düşünce, ilke ya da doğruyu akılda kalıcı bir
biçimde aktaran özlü söz. Başlangıçta, özellikle
sanat, tıp, hukuk ve siyaset gibi
alanların kendilerine özgü yöntem ve ilkelerini
ifade etmek için kullanılırdı. Terimi
ilk kez Hippokrates, hastalıkların belirtileri
ve tanılan ile tıp ve iyileştirme sanatı
üzerine önermelerden oluşan Aphorismi
(Özdeyişler) adlı yapıtında kullandı. Kitaba
giriş niteliğindeki ilk özdeyiş şöyleydi: “Yaşam
kısa, sanat uzun, olay ani ve tehlikeli,
deneyim aldatıcı, yargı zordur. Hekimin
gerekeni yapmaya hazır olması yetmez;
hastanın, yardımcıların ve gerekli bütün dış
koşulların özenle hazırlanıp uygun hale
getirilmesi gerekir”.
Ortaçağda özdeyiş derlemeleri oldukça
yaygındı. Gnomologia adı verilen ve gençlerin
eğitiminde önemli bir rol oynayan bu
özdirenç 322
kitapların en iyi örneklerinden biri İS 5.
yüzyılda Stobaeus tarafından derlendi. Ortaçağın
bir başka ünlü özdeyiş kitabı ünlü
hekim Joannes de Meditano’ya aitti. Meditano
kitabını yaklaşık 1066’da Salerno tıp
okulunun ilkelerini açıklamak üzere Latince
ve manzum olarak yazmıştı. Felemenkli
Hermann Boerhaave’nin gene tıp üzerine
ve Latince yazdığı, 1709’da Leiden’de basılan
özdeyiş kitabı ise o dönemin tıp bilgisiyle
ilgili özlü bilgiler içerir ve tıp tarihi
öğrencileri için bugün de ilginç bir kaynak
olmayı sürdürür.
Özdeyiş terimi, zamanla başka alanların
ilkelerini belirten özlü ifadeleri de içine
alacak biçimde geniş bir kapsam kazandı ve
doğru kabul edilen bütün özlü önermeler
için kullanılmaya başladı. Günümüzde, vecize
sözcüğünün eşanlamlısı olarak, özlü ve
güzel söz anlamında kullanılmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.