Özcan, Naşit

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Özcan, Naşit (d. 1886, İstanbul – ö. 26
Nisan 1943, İstanbul), tiyatro ve sinema
oyuncusu. Geleneksel Türk tiyatrosuna yenilikler
getirmiş, ortaoyunu ve tuluat tiyatrosunun
son büyük temsilcisi olmuştur.
Beyazıt Rüştiyesi’nden sonra Muzıka-yı
Hümayun’a girdi. Oyunculuk yaşamına,
sarayda bir ortaoyunu topluluğu kurmakta
olan Abdi (Abdürrezzak) Efendi’nin yanın-
Naşit Özcan
Turhan Gürkan Arşivi
da başladı. Bilgi ve görgüsünü artırmak
üzere Paris’e gönderildi. 1904’te, sarayda
gösteriler yapan Bertrand’m yönetimindeki
pantomim grubuna, daha sonra da Muzıkayı
Hümayun’daki Büyük İtalyan Operet
Heyeti’ne katıldı. Güllü Agop’un gene sarayda
kurmuş olduğu topluluğun dram bölümünde
çalıştı. 1910’da İttihatçıların getirdiği
yeni düzenlemeyle saray görevlerinden
ayrılmak zorunda kaldı. Önce Kavuklu
Hamdi’nin yanında, 1911’de de Sahne-i
Nevin topluluğunda görev aldı. Bu arada
Osmanlı Komedi Kumpanyası’nın yönetimini
de üstlendi. Aynı yıl küçük bir topluluk
kurarak Türkiye’de ilk kez bir tiyatro
oyununda sessiz filmler kullandı. Bir süre
Abdi Efendi’yle çalıştıktan sonra 1912’de
yeni bir topluluk kurarak Direklerarası’ndaki
Fevziye Tiyatrosu’nda ve Eyüp’te temsiller
verdi. Bir süre ara verdiği tiyatro
çalışmalarını, Balkan Savaşları’ndan (1912-
13) sonra Şehzadebaşı’ndaki Şark Tiyatrosu’nda
ve Millet Tiyatrosu’nda sürdürdü.
Cumhuriyet döneminde de çeşitli topluluklarla
çalıştı. Tiyatronun yanı sıra sinema
oyunculuğu da yaptı. Muhsin Ertuğrul’un
Bir Millet Uyanıyor (1932) ve Naşit Dolandırıcı
(kısa film, 1933), Nâzım Hikmet’in
Düğün Gecesi (kısa film, 1933), Adolf
Körner’in Duvaksız Gelin’i (1942) gibi filmlerde
oynadı. Dönemin ünlü oyuncularından
Amelya Hanım’la 1926’da yaptığı evlilikten
olan çocukları Selim Naşit Özcan
(1928) ve Adile Naşit(*) de daha sonra
tiyatroyu seçti. Jübilesi 1938’de Belvü Bahçesi’nde
yapıldı.
Güldürü yeteneğinden dolayı komik-i şehir
(meşhur komik) olarak adlandırılan ve
Mınakyan repertuarındaki klasik tiyatro
çalışmalarından çok, tuluat tiyatrosundaki
rolleriyle öne çıkan Naşit Özcan kukla ve
Karagöz de oynatırdı. Ortaoyunu ve tuluatta,
kadın ya da erkek, her yerel tip ve
azınlığın taklidinde son derece başarılıydı.
Türk tiyatrosuna getirdiği yenilikler arasında,
düetto ve kuartetto olarak bilinen iki ya
da dört kişilik şarkılı skeçler, taklitli dizi
komediler sayılabilir.
Tarık Buğra’nm, doğrudan Naşit Özcan’ın
yaşamının bir bölümünden ve onun katkûanyla
geliştirdiği, tuluat tiyatrosunun unutulmaz
uşak tipi Ibiş’ten(*) yola çıkarak yazdığı
İbişin Rüyası adlı roman önce sahneye,
daha sonra televizyona uyarlanmıştır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.