Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

oymabaskı

oymabaskı, üstüne oyma kalemi ile desen
oyulan metal levhalarla yapılan baskı. Günümüzde
en çok bakır levha kullanılır.
Çizgi tekniği ile çalışılan oymabaskıda tonlama
ve gölgelemeler paralel çizgiler ya da
tarama ile elde edilir.
Oymabaskı 15. yüzyıl ortalarında, birbirinden
bağımsız olarak hem Almanya’da Ren
Vadisinde, hem de Kuzey İtalya’da ortaya
çıktı. Almanya’da yalnızca adlarının baş
harfleri ya da takma adları bilinen kuyumcular
tarafından geliştirildiği sanılmaktadır.
Martin Schongauer yalnızca kuyumcu olarak
değil, aynı zamanda ressam olarak da
tanınan ilk oymabaskı ustasıdır. “Aziz Antonius’un
Baştan Çıkarılışı” (y. 1470) adlı
yapıtı, hem biçim duygusunu veren, hem de
yüzey dokusunu iletebilen ilk gelişmiş oymabaskı
örneği sayılır.İtalya’da oymabaskı hem kuyumculuk,
hem de niello (savat) işçiliğinden türedi.
İtalya’daki ilk uygulayıcılarından biri Floransalı
kuyumcu ve niello ustası Maso
Finiguerra’dır (1426-64). Önemli İtalyan
ressamlar oymabaskıyı Alman meslektaşlarından
daha büyük bir coşkuyla benimsediler,
Andrea Mantegna ve Antonio Pallaiuolo
gibi önemli 15. yüzyıl ressamları bu
alanda başarılı örnekler verdiler. İtalya’da
resimle sıkı bir ilişkisi bulunan oymabaskı
bağımsız bir sanat türü olmaktan çok,
ressamların yapıtlarının kopya edilmesinde
kullanıldı. Bu uygulama öyle yaygınlaştı ki,
16. yüzyılda belirli sanatçıların yapıtlarının
kopyalarını yapmada uzmanlaşmış Marcantonio
Raimondi gibi oymabaskı ustaları
çıktı.
Kuzey Avrupa’da ise oymabaskı 16. yüzyılda
Albrecht Dürer ve Lucas van Leyden
gibi bu türün en başarılı uygulayıcılarının
elinde gelişti. 16. yüzyılın sonlarına doğru
Hendrik Goltzius (1558-1617) gibi oymabaskı
ustaları son derece göz alıcı teknikler
geliştirmeyi sürdürdüler. Aynı dönemde
resim kopyalarında oymabaskı kullanılmaya
başladı. Ton farklılıklarını veren tekniklerin
bulunmasıyla işlem daha da kolaylaştı. 15.
yüzyılın sonlarında başlayan oyma kalemiyle
küçük vuruşlar yaparak levhayı noktalama
tekniği 17. yüzyılın sonlarında ve 18.
yüzyılda noktalı oyma ve mumboya üslubu
(tebeşir ya da pastel oymabaskı üslubu)
olarak bilinen tekniklere dönüştü. Bunlarda
levha, oyma kalemi ya da ruletle yapılan
noktalarla kaplanıyordu. 17. yüzyılda Ludwig
von Siegen’in bulduğu mezzotint(*) 18.
yüzyılda bütünüyle çizgi oymabaskının yerini
aldı. Ama 20. yüzyılda Fransız Jacques
Villon, İngiliz Eric Gill ve Stanley William
Hayter oymabaskıyı bir ölçüde yeniden
canlandırdılar. Özellikle Hayter oymabaskımn
modern sanat için çok uygun bir araç
olduğunu kanıtladı. ABD’de Mauricio Lasansky
ve Gabor Peterdi de oymabaskılar
yaptılar.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.