Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

ova

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

ova, akarsularla fazla yarılmamış, düz ya da
hafif eğimli çukur alan görünümünde yüzey
şekli. Genellikle en bereketli toprak türle rini içermeleri, yüzey yapılannın ve içlerinden
geçen akarsulann tanm ile ulaşımı
büyük ölçüde kolaylaştırması gibi nedenlerle
ovalar yeryüzünün en önemli yerleşim
odağı olmuştur.
Yapısal özellikler. Büyüklüğü birkaç hektardan
yüz binlerce kilometrekareye kadar
değişebilen ovalar, çeşitli yüksekliklerde
yer alabilir. Yükseltisi 2.000 m’ye çok
yaklaşan (örn. Erzurum Ovası) ya da bu
yükseltiyi de aşan (örn. Hakkâri yöresindeki
Yüksekova [Gevar Ovası]) yüksek ovalara
rastlandığı gibi, deniz düzeyinden yüksekliği
çok az olan alçak ovalar da (örn.
Çukurova) bulunur. Yükseklik ne olursa
olsun, ovalardan geçen akarsuların derin
yatakları yoktur; yani ova yüzeyi ile talveg
çizgisi (bir vadinin en derin noktalarını
birleştiren çizgi) arasındaki düzey farkı çok
azdır. Bu da ovayı platodan ayıran en
belirgin özelliktir. Ova, tümüyle düz olduğu
gibi, yüzeyi engebeli de olabilir; hatta yer
yer üstünde tepeler bulunabilir. Ovalardaki
akarsular genellikle ağır akışlıdır ve menderesler
çizer ya da birçok kola ayrılarak
aralarında adacıklar oluştururlar. Önlem
alınmazsa taşkın sırasında yataklarından
çıkıp ovaya ve ürünlere zarar verebilirler.
Yeryüzündeki toplam kara alanının üçte
birinden biraz fazlasını kaplayan ovalar
Antarktika dışında tüm kıtalarda görülür.
Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyinde, dönencelerde
ve ılıman kuşak bölgesinde ovalara
rastlanır. Geniş coğrafi dağılımlan
nedeniyle ovalann bitki örtüsü de çeşitlilik
gösterir. Ağaç, çalı ya da ot kaplı ovalar
bulunduğu gibi, neredeyse çöl görünümünde
olanlar da vardır. Ayrıca bak. çayır,
Pampa, step.
Oluşumlarına göre ova türleri. Kökenleri
bakımından çeşitlilik göstermekle birlikte,
en yaygın rastlanan ova türlerinden biri
tektonik kökenli olanıdır. Yeryüzündeki
büyük ovaların çoğu, tektonik etkinliklerden
sonra yerkabuğuna biçim veren aşınma
ve çökelme süreçlerinin ürünüdür. Sınırları
kırık hatları ile belirlenmiş olan bu ovalara
Türkiye’de çok rastlanır. Erzincan, Pasinler,
Muş gibi Doğu Anadolu ovalan ile Ege
Bölgesi’nin doğu-batı doğrultusunda uzanan
oluk biçimli ovalanndan Büyük ve
Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay bu
türe örnektir. Bunlar aynı zamanda deprem
etkinliğine sık rastlanan alanlardır. Bazı
ovalar da karstik kökenlidir. Bunlar, karst
olayı denen ve kalkerli arazilerde görülen
erime şekillerindendir. Bu yüzey şekillerinden
olan polyeler aynı zamanda birer ovadır.
Muğla Ovasıyla aynı alanı kaplayan
Muğla Polyesi buna örnektir. Karstik kökenli
ovalara Yugoslavya’nın kuzeyindeki
Slovenya’da da çok rastlanır.
Yeryüzündeki ovaların önemli bir bölümünü
de birikim ovalan oluşturur. Bunlar
daha çok akarsuların taşıdığı alüvyonların
yığılmasıyla ortaya çıkmıştır. Çukurova ile
Bafra ve Çarşamba ovaları gibi delta ovaları
da bu türe girer. Jeomorfolojide, buzulların
taşıdığı malzemenin birikmesiyle oluşmuş
küçük düzlüklere buzulönü ovası (sander)
denir.
Aslında ovaları oluşumlarına göre .sınıflandırmak
için kesin ölçütler yoktur. Örneğin
tektonik kökenli bir çöküntüde alüvyonlar
yığılarak bir ova oluşturabilir. Böyle
oluşan yüzey şekli tektonik ova olduğu gibi
aynı zamanda bir birikim ovasıdır. Benzer
biçimde, karstik kökenli bir ovanın yerinin
belirlenmesinde tektonik olayların da etkisi
olabilir. Bu durumda ova hem karstik, hem
de tektoniktir.Coğrafi konuma göre ova türleri. Kökenden
bağımsız olarak kıyı ovalan ve karasal
ovalar diye bir sınıflandırma yapılabilir.
Manş Denizi kıyılanndan B altık kıyısına
kadar uzanan Kuzey Avrupa Ovası ile
ABD’nin Atlas Okyanusu kıyılarında New
York yöresinden başlayıp Meksika Körfezine
kadar uzanan Atlantik Kıyı Düzlüğü kıyı
ovalanna örnektir. Bunlann her ikisinin de
oluşumu ve yapısı son derecede karmaşıktır.
Kuzey Avrupa Ovasında akarsu-buzul
çökelleri, Atlantik Kıyı Düzlüğünde ise
deniz-akarsu çökelleri farklı yaş ve yapıdaki
ova tabanını tümüyle örtmüştür.
Karasal ovalardan biri de dağeteğidir.
Dağlann eteğinde yer alan birikinti konilerinin
kenarlardan birleşmesiyle oluşan bu
ovaların en tipik örneklerine İtalya’nın
Piemonte bölgesinde rastlanır. Bu yüzden
piyemon adıyla da anılırlar. Ayrıca Pakistan’ın
Pencap eyaletinde, Türkiye’de de
Bursa ve İnegöl ovalannm güney kenarlannda
tipik dağeteği ovalan vardır. Bu tür
ovalarda eğim fazla, yüzey profili hafif
dışbükeydir.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.