Otto sanatı

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Otto sanatı, Alman kralı ve Kutsal Roma-
Germen imparatoru olan I., II. ve III. Otto
ile onları izleyen Sal hanedanının ilk kralları döneminde (y. 950-1050) üretilen resim,
heykel ve başka görsel sanat ürünleri.
Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun
Karolenj hanedanından Alman imparatorların
eline geçmesinden sonra Karolenj
sanatı geleneği de bir süre devam etti (bak.
Karolenj sanatı). Ama daha sonra, özellikle
resim, fildişi oymacılığı ve heykel alanlarında,
Karolenj geleneğinden bağımsız, kendine
özgü bir Otto sanatı üslubu gelişti. Bu
dönemde sanatçılar kitap resimlerinde doğalcılığa
fazla önem vermeden, dramatik
jestlere ve abartılı renk düzenlemelerine
dayanan bir ifadeyi yeğlediler. Fildişi oyma
dinsel eşya yapımı sürdürüldü. “Magdeburg
Altar Önü Levhası” (y. 970) diye bilinen
fildişi levhalarda görüldüğü gibi öykü son
derece basit hareketlerle anlatılıyor, canlılık
arka plandaki dekoratif öğelerle sağlanıyordu.
Otto sanatındaki en önemli nokta
büyük boyutlu heykelin gelişmesiydi. Taş
heykel çok azdı. Ama örneğin “Gero Çarmıhı”
(986’dan önce; Köln Katedrali) gibi
ahşaptan çarmıha germe sahnelerinde ve
altın varakla kaplı ahşap rölik mahfazalarındaki
oyma ve kabartmalar tam heykele
geçişin ara basamağı gibiydi. Karolenjlerin
de uyguladığı çok eski bir sanat olan tunç
dökümcülüğü gelişti. Piskopos Hildesheim’lı
Bemward’ın yaptırdığı kabartmalı tunç
kapı kanatları gibi etkileyici örnekler yaratıldı.
Otto sanatı mimarlık alanında daha geleneksel
bir tutumla, yeni bir üslup geliştirmek
yerine daha çok Karolenj mimarlığının
biçimlerini kullanmayı sürdürdü. Kiliselerde
batı cephesindeki kuleler, girişle ana nef
arasındaki hacimler, doğudaki apsisi çevreleyen
şapeller korundu ve geliştirildi. Ayrıca
Karolenj mimarlığında görülen orta nefin
iki ucuna apsis yapma uygulaması sürdürüldüğü
gibi transept sayısı da ikiye çıkarıldı.
Basit iç mekânları ve daha sistematik
plan şemasıyla Otto dönemi mimarlığı Karolenj
mimarlığından çok daha düzenliydi.
Hildesheim’daki Michaeliskirche (St. Michaelis
Kilisesi) iki transepti, iki apsisi ve iki
kriptası ile bu düzenliliği yansıtır. Otto
dönemi sanatçılarının başarıları Romanesk
üsluba belli bir temel hazırlamıştır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.