Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

otopsi

otopsi, ölüm nedenini, ölmeden önce geçirilen
hastalıkların vücut üzerindeki etkilerini
belirlemek, böylece hastalık süreçlerinin
ayrıntılarını ortaya çıkarmak amacıyla ölünün
vücudunu belirli bir teknikle keserek
yapılan inceleme. Yunancada “ölüyü görme”
anlamına gelen nekropsi terimi sıklıkla
otopsiyle eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.
Eski Mısır’da ölünün bazı organlarının
gömülmeden önce çıkarılıp saklanması geleneğinin
olmasına karşın bu uygulama
hastalık ve ölüm nedeninin anlaşılması amacıyla
uygulanmıyordu. Eski Yunanlılar ve
Hintliler ölülerini bu yönde hiçbir işlemden
geçirmeden yakardı; Eski Roma, Çin ve
İslam kültürlerinde tabu sayılan diseksiyon
(ölünün kesilerek incelenmesi) ortaçağda
da yasaktı.
Hastalıkların araştırılmasına yönelik ilk
diseksiyonu İÖ 300 civarında İskenderiyeli
Herophilos ve Erasistratos gerçekleştirdi.
Bununla birlikte, hastanın yakınmaları ve
hastalık belirtileriyle ölünün incelenmesi
sonucunda elde edilen bulgular arasındaki
bağlantıyı ilk kez kuran Eski Yunanlı hekim
Galenos, tıpta ilerlemenin önünü kesen çok
eski bir engeli ortadan kaldırmış oldu.
13. yüzyılda Kutsal Roma-Germen imparatoru
II. Friedrich idam edilen suçluların
cesetlerinin, bütün hekimlerin katılmak zorunda
olduğu anatomi derslerinde kullanılmak
üzere tıp okullarına verilmesini emretti.
Ölümde suç unsurunun araştırıldığı ilk
adli otopsinin 1302’de Bologna’da yapıldığı
bilinmektedir. Rönesans’ta anatominin yeniden
doğuşu, Andreas Vesalius’un De
humani corporis fabrica (1543; İnsan Gövdesinin
Yapısı Üzerine) adlı yapıtından da
anlaşıldığı gibi yapı bozukluklarının anatomisinin
normal anatomiden ayrılmasını kolaylaştırdı.
15. yüzyılda Floransalı hekim
Antonio Benivieni ölüm nedenini belirlemek
için 15 otopsi yapmış ve bazı bulgularla
ölümden önceki belirtiler arasında anlamlı
bir ilişki kurmuştur.
Çağdaş patolojinin kurucusu olarak kabul
edilen ve otopsinin geliştirilmesine öncülük
eden Giovanni Morgagni 1761’de, ölünün
vücudunda çıplak gözle görülebilen patolojik
değişiklikleri tanımladığı bir yapıtında
700 kadar ölünün vücudundaki yapı özellikleriyle
ölümden önce saptanan belirtileri
karşılaştırdı. Hastalık nedeninin anlaşılması
için hücrelerdeki değişimlerin saptanması
gerektiğini ilk kez vurgulayarak bu öğretiyi
patoloji ve otopsi uygulamalarına sokan 19.
yüzyılda Alman patoloji bilgini Rudolf
Virchovv oldu.
Günümüzde otopsi çağdaş temel bilimlerin
bilgi ve araçlarından yararlanılarak uygulanır;
elektron mikroskopunun geliştirilmesiyle
doku ve organlar molekül düzeyinde
incelenmeye başlamıştır.
Otopsi tekniği. Farklı ülkelerde farklı tekniklerin
uygulanmasına karşın, otopsinin
temeli vücuttaki üç boşluğun (baş, göğüs,
karın) açılıp incelenmesine dayanır. İlk
adım vücudun dışardan çıplak gözle incelenip
organların görünümünün ayrıntılı olarak
betimlenmesidir.
Ölü muayenesi sırasında ölünün dış görünüm
özellikleri, cinsiyeti, yaklaşık olarak
yaşı, boyu ve ağırlığı saptanır. Ölümden
sonra ortaya çıkan katılaşma, soğuma ve
lekelenme gibi değişimlerin yardımıyla
ölüm zamanı belirlenir. Cesedin üzerindeki
yara, bere, kurşun deliği gibi travma izleri
tanımlanır. Bunun ardından vücudun ön
yüzünde, koltuk altlarından başlayıp göğüs
kemiğinin alt ucunda birleşecek biçimde bir
kesi yapılır; kesi orta çizgiden aşağıya
doğru, bacakların birleştiği bölgeye kadar
uzatılır. Bu kesi çizgisinin altındaki deri,
derialtı dokusu, kaslar ve örtüler kesildikten
sonra iç organlar dışarı çıkarılır. Genellikle
göğüs ve karın organları birbiriyle
bağlantıları koparılmadan iki ayn kütle olarak
incelenir. Vücuttaki belli başlı kan damarları,
kaslar, bağdokular ve sinirler yerinden
çıkarılmadan incelenir. Kafatasında kemik
testeresi yardımıyla bir kapak açıldıktan
sonra beyin önce yerinde incelenir, sonra
bağlantıları kesilerek dışarı çıkarılır.
Her organın dış yüzü, kesiti, kan ve lenf
damarları, sinirleri incelendikten sonra
mikrobiyolojik kültür, kimyasal analiz ve
başka araştırmalar yapılması için örnekler
alınır. Bu işlem sona erdikten sonra organlar
vücudun içine kendi yerlerine yerleştirilir,
kesilen bütün dokular özenle dikilir.
Otopsiden sonra vücudun mümkün olduğunca
eski durumuna gelmesine, herhangi
bir iz kalmamasına dikkat edilir.
Otopside elde edilen bütün bulguların
karşılaştırılıp patolojik olanların saptanması
ve alman örneklerin incelenmesiyle elde
edilen sonuçların bu bulgularla bağlantılı
olarak değerlendirilmesiyle kesin ölüm nedeni
saptanır.
251 otorinolarengoloj i
Adli otopsi. Adli patolojide yalnız ölüm
nedeni değil, herhangi bir davaya konu
olabilecek bütün etkenlerin ortaya çıkarılması
amaçlanır. Ölüm nedeni genellikle
otopside kendiliğinden ortaya çıkmaz; ölümün
oluş biçimi yoruma açık olabilir. Bu
nedenle yalnız vücuttaki değişikliklerin değil,
ölümün ortaya çıktığı koşullar ve ölüm
ortamının da ayrıntılı olarak tanımlanması,
ölçülüp belgelenmesi (örn. fotoğrafla) gerekir.
Örneğin, boynundan iple asılı bulunan
bir kişinin ölüm nedeni ve ölüm biçimi
oldukça belirgin görünürse de, vücudunda
darp izlerinin bulunması, iç organlardan
alman örneklerde zehirli bir madde saptanması
olayın farklı bir boyutta incelenmesine
neden olabilir. Otopside iç ve dış üreme
organlarının incelenmesi ırza geçme suçunun
bulunup bulunmadığını belirlemesi açısından
özellikle önem taşır.
Türkiye’de hukuki açıdan bir bilirkişi incelemesi
niteliği taşıyan adli otopsi, yargıç ya
da savcının hazır bulunmasıyla, biri adli
tabip olmak üzere iki hekim tarafından
yapılır. Zorunlu olduğu durumlarda bir
hekim de yeterlidir. Ölen kişiyi en son
tedavi eden hekimin otopsiyi yapması yasaktır;
bununla birlikte otopsiye yardımcı
olmak amacıyla bilgisine başvurulabilir.
Hukuki nedenlerle bir süre önce gömülmüş
ölüye otopsi yapılması gerekirse cesedin
mezardan çıkarılmasına hazırlık soruşturmasında
savcı, son soruşturmada mahkeme
karar verir. Adam öldürme olaylarında
belirlenen ölüm nedeninin soruşturma ve
mahkeme sırasında değişmesi olasılığı bulunduğundan
kural olarak otopsi yapılması
gerekir.
Amaçları. Otopsi, istatistiksel verilerden
çok, bireye özgü hastalıkların belirlenmesini
amaçlar. Her otopsi yanlışları bulma,
yeni hastalıkları belirleme ve gelecekteki
çalışmaları yönlendirme açısından önem
taşır. Ölümle ilgili istatistikler ancak özenli
otopsileri temel aldıkları zaman değer taşır.
Tıp öğreniminde de önemli yeri olan otopsi
ayrıca uzmanların bilgisini değerlendirme
ve uygulamayı geliştirmesinin odak noktasını
oluşturur. Adli otopside birincil amaç
ölüm nedeninin belirlenmesi olmakla birlikte,
bilimsel otopsilerin çoğunun amacı hastalık
ve ölüme ilişkin daha fazla bilgi
edinmektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.