Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

otomasyon

otomasyon, o t o m a t ik l e ş t ir m e olarak da
bilinir, insan müdahalesiyle gerçekleştirilen
işlemlerde, bu müdahalenin yerini kısmen
ya da bütünüyle makinelerin alması. Başka
biçimde gerçekleştirilmesi olanaksız olan
işlemlerin makinelerle yerine getirilmesine
de otomasyon denir. Otomasyon kavramı
makineleşmeden nitelikçe farklıdır; makineleşme,
insan gücünün yerini makinelerin
alması, otomasyon ise makinelerin özdenetimli
bir sistem halinde bütünleştirilmesidir.
Otomasyon, uygulandığı alanların hepsinde
köklü dönüşümler yaratmış, günlük yaşamın
hemen her alanını derinden etkilemiş
ve sanayi toplumlarmm yaşamında yeni bir
çığır başlatmıştır,
insanlar çok eskilerden başlayarak, bazı
zor işlemlerin mekanik aygıtların yardımıyla
gerçekleştirilmesinin yollannı aramışlardır.
IÖ 2000’lerden kalma makara, vinç ve
başka kaldırma aygıtlarının kalıntılan bulunmuştur.
Ama gerçek makineleşmenin
yaygınlaşarak, farklı makinelerden oluşan
sistemlerin ortaya çıkması 18. yüzyıldaki
Sanayi Devrimi sırasında gerçekleşti. Tüfek
gibi, sökülüp takılabilen parçalardan oluşan
ürünler üreten fabrikaların kurulması, işbölümünün
ve uzmanlaşmanın derinleşmesine
ve aynı işçinin hep aynı basit işi yaptığı
üretim düzeninin doğmasına yol açtı. Önce
buhar makinelerinin, ardından da elektrik
motorlannm geliştirilmesiyle de bu tekil
işlerin makinelerce gerçekleştirilmesine geçildi.
Üretim zinciri sisteminin (bant sistemi)
uygulamaya konması da otomasyona
yönelik önemli bir adım oldu. Geniş ölçekli
biçimde ilk olarak 1870’te ABD’de Chicago’daki
et paketleme şirketlerinde kullanılmaya başlayan üretim zinciri sisteminde
ürün, işin değişik aşamalarını yerine getirecek
olan işçilerin önüne bir bantın üstünde
taşmıyordu. Otomatik taşıma ve iletim sistemleri
ise II. Dünya Savaşı sırasında geliştirildi.
Bu sistemler taşıyıcı hatlarla birbirine
bağlanan makine gruplarından oluşuyordu;
bunlarda iş parçası bir makine grubunda
işlendikten sonra, taşıyıcı hattın yardımıyla
öteki gruba iletiliyor, böylece üretim süreci
insan müdahalesi olmaksızın sürüp gidiyordu.
Makineleşmeden nitelikçe farklı gerçek
otomasyon ise, geribesleme sistemlerinin
geliştirilmesiyle ortaya çıktı; nitekim bu iki
kavram bugün birbirinden bu sistemin varlığıyla
ayırt edilir. Geribesleme, bir makinenin
kendi kendini düzenleme yeteneğini
ifade eder. Geribesleme sistemiyle donatılmış
bir makine kendi üretim sürecini kendisi
denetler, ürününü yüklenmiş talimatlar
uyarınca inceleyerek verili standart kümelerine
göre kıyaslar ve işlemi buna göre
gerçekleştirir.
Bu tür bir işlemin gerçekleştirilebilmesi
için gerekli olan donanım temel olarak
algılama, karar verme ve denetleme aygıtlarından
oluşur. Otomat makinelerde, ürünün
bazı özelliklerini ölçecek algılama aygıtlarının
bulunması gerekir. Fotoseller,
ısılçiftler (termokupl), X ışınlı makineler ve
elektrik ölçüm aletleri tipik algılama aygıtlarıdır;
bunlar ürünün boyutlarını, ağırlığını,
sıcaklığını, basıncını, rengini, elektriksel
direncini ve pek çok başka özelliğini ölçebilir.
Karar verme aygıtları algılama ünitesinden
gelen verileri programda depolanmış
standartlarla karşılaştırır; bu işlem çoğunlukla
bilgisayarlar aracılığıyla gerçekleştirilir.
Veriler standartları tutmuyorsa denetim
öğeleri devreye girer ve bunlar makinenin
programlanmış değerlere yönelik olarak
çalışmasını sağlar. Denetim öğeleri anahtarlar,
valflar ya da başka mekanizmalar
olabilir. Algılama, karar verme ve denetleme
aygıtları düzgün çalıştığı sürece makine,
ayrıntılı olarak önceden görülmesi zorunlu
olmayan çok değişik koşullar altında bile
işlevini doğru biçimde yerine getirir. Uçaklardaki
otopilot düzeneği tipik bir özkumandalı
sistemdir; düzenek, uçuş aygıtlarından
topladığı veriler uyarınca sürekli düzenlemeler
yaparak, uçağın normal rotasında
yol almasını sağlar.
Otomasyon kimya sanayisinden haberleşmeye
ve ev aletlerine (örn. programlanabilen
çamaşır makineleri, mikrodalga fırınlar
ve video aygıtları) kadar değişen çok yaygın
bir alanda uygulanır duruma gelmiştir. Otomasyon
alanındaki en önemli gelişmelerden
biri, bilgisayar destekli tasarım (CAD) ve
bilgisayar destekli üretim (CAM) tekniklerinin
pek çok sanayi dalma, özellikle de
elektronik aygıt ve makine imalat süreçlerine
uygulanması olmuştur.
Bazı alanlarda otomasyon görece yavaş
ilerlemiştir. Biçim tanıma eşit olmayan iki
cismi birbirinden ayırma ve sözcük anlama
gibi, insanlarca kolayca gerçekleştirilebilen
bazı işlemlerin aşırı derecede karmaşık
süreçler olduğu ve bu nedenle makine
aracılığıyla yerine getirilebilecek basit aşamalara
ayrılmasının çok zor olduğu ortaya
çıktı. Gene de son yıllarda bu alanlarda da
önemli gelişmeler kaydedilmiş, bunun sonucunda
yapay zeka(*) birimleri ve robotla
r^ ) ortaya çıkmıştır.
Otomasyon pek çok sanayi dalında üretkenliğin
artmasına yol açmış, ayrıca iş
güvenliğine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
Örneğin, radyoaktif ya da zehirli
ortamlarda gerçekleştirilmesi gereken işlerin
büyük bölümü günümüzde otomat makineler
aracılığıyla yerine getirilmektedir.
Otomasyon toplum üzerinde, emek üretkenliğinin
artması dışında da önemli etkilerde
bulunmuştur. Başlangıçta otomasyonun
işsizliğe yol açacağı düşünülmüş, ama
bu sav doğru çıkmamıştır. Buna karşılık,
nitelikli ve yarı nitelikli işgücüne olan
gereksinimi artırmış ve bunun sonucunda
çalışma ve istihdam alanlarında önemli
değişikliklere neden olmuştur. Örneğin,
bilgisayar programcıları günümüzde en çok
aranan elemanlardandır. Otomasyon ayrıca,
son derece karmaşık projelerin gerçekleştirilmesinde
görev alan yeni bir yöneticiler
kuşağının yetişmesinde etkili olmuştur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.