otograf

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

otograf, yazann kendi el yazısından oluşan
yazma. Alfabe kullanılarak yazılmış metin lerin yanı sıra, bestecinin kendi kaleminden
çıkmış notaları da içerir. Aynca bir kişinin
kendi el yazısıyla attığı imzaya da otograf
denir. Otograf antika değeri taşımasının
yanı sıra, bir el yazmasının ilk taslaklanndan
biri ya da düzeltilmiş kopyası olduğu
durumlarda, yapıtın ortaya çıkma ve son
“doğru” biçimine ulaşma süreciyle ilgili
değerli bilgiler de sağlar.
Eski Yunan ya da Roma dönemlerine ait
otograflar günümüze ulaşamamıştır. Bu dönemden
kalma el yazmalannm pek azı İS 6.
yüzyıl öncesine uzanır. Çoğu da İS 9. ve 10.
yüzyıllara aittir. Matbaanın icadından önce
Avrupa’da ilahiyat, tarih ve edebiyat yapıtlan
manastırlarda profesyonel yazıcılık yapan
keşişler tarafından kopya ediliyordu.
Bu yüzden, yazarlannın kopya ettiği sanılan
bazı vakayinameler varsa da, ortaçağa ait
otograflardan söz etmek zordur. Avrupa’da
ortaya çıkarılmış, kilise üyelerine ait olmayan
belki de ilk imza Kastilyalı komutan El
Cid’in 1096 tarihli imzasıdır. Ortaçağ başlannda
krallar resmî belgelerde imza yerine
kendilerine ait bir mühür kullanıyorlardı.
Bu yüzden, daha önce de okuma yazma
bilen krallar olmakla birlikte, el yazısı
günümüze ulaşan ilk İngiltere kralı III.
Edward’dir (hd 1327-77).
Ortaçağın sonlanna doğru Avrupa’da okuryazarlık
oranı arttı. Matbaanın icadı metinlerin
el yazısıyla çoğaltılmasını ortadan
kaldırdı. Rönesans’ın Leonardo, Michelangelo,
Ariosto, Dürer gibi ünlü adlannın
otograflanndan örnekler bugün çeşitli kütüphanelerde
korunmaktadır. Rönesans’tan
kalma el yazısı örneklerinin çoğu, daha çok
edebi ya da tarihsel değeri nedeniyle korunan
kişisel ya da resmî mektuplardır. 18.
yüzyıl ve sonrasında ise sanat, bilim ya da
kamu yaşamı gibi alanlarda önem kazanmış
kişilerin hemen hepsinin el yazısı günümüze
ulaşmıştır.
Yazılı otograflar için söylenenlerin çoğu
müzik otograflan için de geçerlidir. Bunlar
da hem müzik araştırmacılarına sağladıkları
bilgi, hem de tarihsel değerleri yüzünden
kişisel koleksiyonlarda ya da kütüphanelerde
korunmaktadır. British Museum’un en
değerli müzik otograflanndan olan Beethoven’in
nota defterleriyle Johann Sebastian
Bach’a ait 48 prelüd ve füg hem bestecilerin
başlangıçtaki niyetine, hem de Beethoven’
m Fidelio operasında olduğu gibi, ilk taslakta
yapılan değişikliklere ışık tutar. Müzik
otograflan ayrıca, notalan kopya edenlerin
yapmış olabileceği tempo ya da işaret
yanlışlannm düzeltilmesi açısından da
önemlidir. Örneğin, uzun süredir Bach’ın
oğlu Wilhelm Friedemann Bach’a ait olduğu
sanılan bir bestenin otografı üstünde
yapılan inceleme Bach’ın yapıtına oğlunun
imza atmış olduğunu ortaya koymuştur. Bu
tür otograflann öneminin anlaşılmasıyla
birlikte, bestelerin yalnızca özgün kopyaları
değil, A. van Hoboken’in 1927’de Viyana’!
da ve Otto E. Albrecht’in daha sonra
ABD’de yaptığı gibi, fotokopi kopyaları da
koleksiyonlara alınmaya başlamıştır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.