OSMANLI’NIN KONYA OVASI SULAMA PROJESİ

OSMANLI’NIN KONYA OVASI SULAMA PROJESİ1

Ülkemizin tahıl ambarı Konya Ovası, baklagil ve endüstri bitkilerinin de merkezi olmaya aday bir bölge. Konya Ovası’m suya kavuşturarak ikinci bir Çukurova’yı ortaya çıkarmak maksadıyla ilk defa 1819’da çalışmalar yapıldı. O günden günümüze, proje defalarca ele alınmış hatta bir kısım istimlâk, hafriyat ve kanal çalışmaları dahi yapılmıştır. Osmanlı devrinde, Konya Ovası’m sulama projelerinin en kapsamlısı, İkinci Abdülhamid Han zamanında, 1907 yılında hazırlanmıştı. 1913 yılında tamamlanan bu proje, Türkiye’nin ilk modern ve o devirde dünyanın en önde gelen sulama projelerinden biridir. İşte, o tarihî projenin bilinmeyenleri…

1

Ülkemizin tahıl ambarı olan Konya Ovası, kuraklık ve çölleşmeye maruz bölgeler arasında yer almaktadır. Bu sebeple en büyük mesele olarak ovanın sulanması konusu yüzyıllardır gündemde kalmıştır. Çok eski devirlerden itibaren bu meseleye çözüm için çeşitli yollara başvurulmuş, Osmanlı Devleti zamanında da birçok defalar ovanın sulanması için projeler yapılmıştır.

Konya Ovası’nın sulanması amacıyla ilk çalışmalar 1819 yılında Karaman Valisi Çelik Mehmed Paşa tarafından başlatılmış, 1853, 1861 ve akabinde de 1866’da Bozkır ve Seydişehir arasındaki Suğla arazisinin bataklık halinden kurtarılıp Konya Ovası’mn sulanması maksadıyla yapılan çalışmalar çeşitli merhalelerde devam etmiştir. 1872 yılında, Çelik Mehmed Paşa’nın projesini tamamlamak isteyen Vali Hafız Paşa, Suğla Gölü’ne akan Beyşehir Çayı’nın mecrasını değiştirmeyi ve “Mavi Boğaz” yoluyla Konya Ovası’na akıtmayı denemiş, ancak paşanın bu teşebbüsü neticelenmemiştir.

Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında; 1883, 1887, 1889, 1893 ve 1899 tarihlerinde çalışmalar yapılmak suretiyle proje defalarca ele alınmış ve hatta bir kısım istimlâk, hafriyat ve kanal çalışmaları dahi yapılmıştır. Yine aynı padişah devrinde, Av- lonyalı Ferid Paşa’nın valiliği sırasında (1898-1902) çalışmalar yeniden başlatılmıştır. Ferid Paşa 1902’de sadrazam olunca bu işe daha da ehemmiyet vermiş ve 1903’te Anadolu-Osmanlı Demiryolu Şirketi, proje ile alakalı arazi ve etüt çalışmalarına başlamıştır. Kasım 1907’de de 19 Milyon 500 bin Frank yani 850 bin Osmanlı altını keşif bedeli ile projenin sözleşmesi imzalanmıştır. Nisan 1908’de Abdülhamid Han’ın tasdikiyle inşasına başlanan bu proje ile toplam 53 bin hektar arazinin sulanması hedeflenmiştir. 1913 yılında tamamlanan bu proje, Türldye’nin ilk modern ve o devirde dünyanın en önde gelen sulama projelerinden biridir. Bu sulama faaliyetinde ana kaynak Beyşehir Gölü’dür. Buradan alınan su; üç ana isale hattı, buna bağlı kanallar ve taksim merkezleri (regülatörler) ile 217 kilometre uzaklıktaki Konya Ovası’na ulaştırılmıştır. Bu dönemden sonra, Göksu Havzası’ndan Konya Ovası’na yılda yaklaşık 415 milyon metre küp su getirecek Mavi Tünel Projesi, 1985’te yeniden gündeme geldi. Konya Ovası’nın yüzde 70’ini sulanabilir hale getirecek olan proje, Mavi Tünel Projesi ismiyle 6 Temmuz 2007’de yeniden başlatıldı. Bu projenin yanında, 12 projeden oluşan ve GAP’tan sonra en büyük sulama projesi yatırımı olan Konya Ovası Sulama Projesi (KOP) çalışmaları da hız kazandı.

2

Konya Ovası'na suyu ulaştıracak kanalın geçeceği Mavi Boğaz

Konya Ovası’na suyu ulaştıracak kanalın geçeceği Mavi Boğaz

1

Yapımı uzun yıllardan bu yana gündemde olan ancak bir türlü bitirilemeyen Konya Ovası Sulama Projesi ve projenin en önemli parçası olan Mavi Tünel, iki ayrı paralel tünelden oluşan Şanlıurfa tünel sistemlerinden sonra Türkiye’nin en büyük entegre sulama sistemidir. Konya ve Karaman ovalarındaki tarım arazisine su sağlayacak olan bu proje ile Konya Havzası’ndaki ürün çeşitliliği ve sulu tarıma geçişte mevcut ürünlerdeki verim artacaktır. Özellikle tahıl ağırlıklı olan ve üreticilerin çoğunluğunun kuru tarım yaptığı Konya Ovası’nda bu proje tamamlandığında ciddi oranda bir ürün artışı olacak ve yeni alanların sulu tarıma açılmasıyla Konya ve Türkiye ekonomisine büyük bir katkı sağlanacaktır. Proje bünyesinde; onlarca büyük sulama kanalı, içme suyu tesisleri, Göksu Havzası enerji üretim merkezleri bulunuyor. Hâlen devam etmekte olan sulama projesi inşaatı, Osmanlı devrinde yapılan projeyle birçok noktada aynıdır. Ancak Osmanlı devri projesinde, kanallar sayesinde küçük gemilerle nakliyat yapılması da düşünülmüştür.

Konya Ovası’nın Sulanması Projesi

Osmanlı devrinde başlatılan Konya Ovası sulama projesi hakkında arşivlerimizde çok sayıda vesika ve çizim mevcuttur. Bu projelerden biri de Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde yapılmış olanıdır. Bu proje hakkındaki rapor ve vesikalarda geçen ve bölgenin o zamanki durumunu gösteren ifadeler şöyledir: “Beytülmal Hâzinesi tarafından 19 milyon 500 bin frank bedel ile (yaklaşık 850 bin Osmanlı altını) Anadolu Demiryolu Kumpanyası’na ihale olunan ‘Konya Ovası’mn Sulanması’ faaliyeti, asrımızın en önemli toprak çalışmalarından olacaktır.

Sultan İkinci Abdülhamid devrinde projesi hazırlanıp tasdik edilmiş olan, Beyşehir Çayı ağzındaki büyük bent (Beyşehir Köprüsü)

Sultan İkinci Abdülhamid devrinde projesi hazırlanıp tasdik edilmiş olan, Beyşehir Çayı ağzındaki büyük bent (Beyşehir Köprüsü)

“Binlerce kilometrekare arazi, susuzluk yüzünden büyük bir çöle dönüşüp hiçbir şekilde fayda sağlanamamakta iken bu çalışmanın yapılmasından sonra meydana gelecek büyük hâsılattan dolayı arazi kıymet kazanacak, vergi ve aşar da o nispette artacak ve bu arada arazi sahipleri de büyük bir refaha kavuşacaklardır.

Nitekim bu projeyle arazinin veriminin artması sayesinde ahali ve hükümetin elde edeceği faydaların ne kadar çok olacağını ve zamanla bu faydaların ne derecelerde çoğalacağım bugün takdir etmeyecek hiçbir fert yoktur. “Bilinmektedir ki Konya Ovası, Beyşehir Gölü’nün suyuyla sulanmaktadır.

“Bu göl, Konya’nın 100 kilometre kadar batısında bulunup uzunluğu 50, genişliği de 15 kilometre olması itibariyle Anadolu’nun en büyük göllerinden biridir. Birkaçı epeyce büyük olmak üzere bu gölde yedi ada vardır. Yetmiş-seksen sene kadar önce Rusya’dan gelerek Osmanlı Devletinin kanatları altına sığınmış olan Kazaklardan beş on aile bu adalardan bazılarına yerleşmiş olduklarından şimdi birkaç büyük köy kurmuşlardır. Bunlar o zamandan beri Beyşehir Gölü üzerinde balıkçılık ederek geçimlerini sağlamakla beraber orada bir de balıkçılık ticareti tesis ettiklerinden göl sahilinde yaşayan ahali bu ticaretten epeyce istifade etmektedirler. “Beyşehir Gölü, “Beyşehir Çayı” isminde küçük bir nehir ile Ka- raviran (Suğla) Gölü’ne bağlanır. Fakat Karaviran Gölü, evvelkine nispetle hem küçük hem de pek sığdır. Bu yüzden suyu hiçbir tarafa akmaz, bazı çatlaklardan yeraltına sızıp kaybolur. “İşte bugünkü proje, doğrudan doğruya Beyşehir Gölü’nden gelerek Karaviran Gölü’nde kaybolan bu suların boş yere yeraltına sızmasına meydan vermemek ve Beyşehir Gölü’nden gelen suyu Konya Ovası’na akıtıp Karaviran Gölü’nü kurutmak, bu suretle orada da bir hayli araziyi ziraata elverişli bir hale getirmekten ibarettir.

Proje, doğrudan doğruya Beyşehir Gölü’nden gelerek Karaviran Gölü’nde kaybolan suların boş yere kaybolmasına meydan vermemek ve Beyşehir Gölü’nden akan suları Konya Ovası’na döküp Karaviran Gölü’nü de kurutmak, bu suretle orada da bir hayli araziyi ziraata elverişli bir hale getirmekten ibaretti…
1

“Bu maksadın gerçekleşmesi için yapılacak şeylerden biri, Beyşehir Gölü sahilinde ve Beyşehir Çayı ağzında inşa edilecek olan büyük bir benttir. Konya Ovası’nın sulanmasıyla alakalı işlerin en önemlisi budur. Bu bendin uzunluğu 60 metre olacak ve akıtılacak suyu, icabına göre arttırmak veya azaltabilmek için burada hareket kabiliyeti olan kapaldı gözler bulunacaktır.

1

“Bir de bu bent, Beyşehir Çayı’nın sularına direnebilmesi için yalnız kesme taştan inşa olunacak ve sağlamlığına ne derecelerde dikkat edilirse zarafetine de o nispette tina gösterilecektir. İnşaata başlanalı pek az bir zaman olduğu halde bu büyük bendin temeli tamamlanmış ve Beyşehir Çayı’nın da bentten itibaren her iki tarafına bir kilometrelik mesafeye kadar adeta rıhtım gibi sağlam duvarlar inşa edilmiştir.
“Beyşehir Gölii’nün suyunu Konya Ovası’ndaki kanallara kadar getirilebilmek için Beyşehir Ça- yı’nın mecrasının 63 kilometrelik bir kısmı kanal gibi kullanılacaktır. Fakat bu çayın şimdiki vaziyeti bu şekilde kullanılmaya elverişli olmadığından hafriyat yapılarak mecrası derinleştirileceği gibi suların dışarı taşmaması için mecra biraz daha genişletilecek ve gereken noktalara ayrıca rıhtımlar yapılacaktır. Çalışmanın bu kısmına başlanmış ve bu arada Beyşehir ile Çarşamba Çayı arasındaki mecranın bir kilometrelik kısmı üzerindeki faaliyet tamamlanmıştır.
“Bahsedilen nehrin 63. kilometresinden sonra büyük bir kanal kazılmaya başlanacaktır. İşte Konya Ovası’na akıtılacak olan su, Karaviran Gölii’ne dökülmemesi için bu noktadan itibaren büyük bir kanal ile Toros Dağları’na doğru sevkedilecek ve geçilmesi zor olan dağlar arasından ve yalçın kayalar ile çevrili geçitlerden geçirilip Konya Ovası’nda yapılacak küçük kanallara akıtılacaktır. Fakat çalışma bu noktaya ulaştırılarak Bağdat Demiryolu hattı güzergâhına getirilinceye kadar büyük-küçük bir hayli kanallardan, köprülerden de geçirilecektir. Bundan başka üç mühim inşaat daha vardır ki bunlardan biri kanal sularının Çarşamba Çayı üzerinden bir su köprüsü vasıtasıyla geçirilmesidir.
“Beyşehir Gölü’nden büyük bir kanal ile gelen suların çayın alçakta kalması hasebiyle yüksekten geçirilmesine mecburiyet hâsıl olduğundan o noktada gayet sağlam bir su köprüsü inşa edilecek ve sular Çarşamba Çayı üzerinden bu şekilde geçirilecektir. İnşaatın diğer iki mühim kısmı da biivük kanaldan suları alarak küçük mecralara taksim eden merkezlerdir ki bunlardan biri Alibey Höyük yaylasında diğeri de Konya Ovası’nda inşa edilecektir. İnşaatın bu kısmına da başlanmıştır. Anadolu Kumpanyası’nın, toprak faaliyetinin yürütüldüğü mevkiden aldığı son raporlara nazaran Konya Ovası’ndaki kanallara henüz başlandığı cihetle şu son günlerde bir dönümlük arazi dâhilinde hafriyat yapılmış ve ameiiyenin icra olunacağı mahallere uzatılması gereken telgraf hatları da tamamıyla bitirildiğinden merkezler arasında haberleşme de başlamıştır.

2

“Konya Ovası’nın sulanması çalışması zamanımızın en mühim faaliyetlerinden olup Anadolu Demiryolu Kumpanyası bunu bütün teferruatıyla beraber nihayet altı senede amamlamayı taahhüt etmiştir. “Bundan elde edilecek faydaya gelince: Bazı tarihi eserlere nazaran toprağının verimlilik kuvveti bir zamanlar bütün Anadolu’ya zahire ambarlığı hizmetini ifa etmiş olan amamlamayı taahhüt etmiştir.

“Bundan elde edilecek faydaya gelince: Bazı tarihi eserlere nazaran toprağının verimlilik kuvveti bir zamanlar bütün Anadolu’ya zahire ambarlığı hizmetini ifa etmiş olan “Konya ahalisinin bu çalışmadan dolayı edeceği istifade derecesinin anlaşılması için yalnız şunu haber verelim ki gerek sulanan arazi ve gerek bir hayli bataklıkların kurutulmasıyla meydana çıkarılacak verimli toprakların aşarından devlet hâzinesinin şimdiki halde edeceği istifade 400.000 lira olarak tahmin edildiği gibi kurutulan bataklıklar ile sulanan devlet topraklarının satılmasıyla da senede 2.000.000 liradan fazla bir istifadenin temini muhakkak görülmektedir.”

1

Su Bilinçli Kullanılmazsa Proje Çözüm Olamaz

Osmanlı devrinden beri, Konya bölgesinde günlük kullanım ve tarım için su ihtiyacı gündemden düşmemiştir. Başka bölgelerden suyun aktarılması için hazırlanan projeler ve günümüzde de devam eden çalışmalar, Konya’nın su sorununu tamamen çözeceği düşünülmekte. Bu projeler elbette Konya’da ve bölgede bir çok faydalı gelişmeleri beraberinde getirecektir; ancak, suyun bilinçli kullanımı ve israf edilmemesi bu projelerden daha önemlidir.

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)