Osmanlı Öncesi Eserler

Osmanlı Öncesi Eserler

Enez; Efes ve Milet gibi eski
kentlerden biridir. Kale içindeki kazılarla eski bir kent
ortaya çıkarılmıştır. Mahzenler içinde önemli eski eserler,
altın paralar ve antika heykeller bulunmuştur. Enez
çok eski tarihlere dayanan bir yerleşim merkezidir. Çardakaltı:
Edirne’ye 5 km uzaklıkta olup Cilâlı Taş
Çağına ait yerleşim merkezidir. Manastır: Romalılara
aittir. Keşan’ın Gökçepete köyündedir. harala:
U zunköprü’nün ve Donköy yakınlarında Cilâlı Taş
devrine ait mezarlar vardır.
İlçeleri
Edirne’ye bağlı 7 ilçe (Enez, Havsa, İpsala, Keşan,
Lalapaşa, Meriç ve Uzunköprü) vardır. Merkez üçe
Edirne’dir.

Merkez: Edime Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapı­
sıdır. 91 yıl Osmanlı devletine başkentlik yapan Edime,
İstanbul’dan sonra tarihi eser bakımdan yakın zamana
kadar en zengin şehri idi. Geçirdiği 2 büyük yanğın, 1
deprem ve 4 istila ile tarihi eserler oldukça imha olmuş­
tur. Yalnız Fatih devrinde Edirne’de 28 cami ve 7 medrese
(üniversite) açılmıştır. Halihazırda tarihi eser
bakımdan İstanbul, Bursa’dan sonra gelir. Kütüphane
(kitap) bakımından ise İstanbul, Ankara, Edirne ve
Bursa’dan sonra gelir. 1980 nüfus sayımına göre toplam
nüfusu 105 bin 503 olup, bunun 71 bin 914’ü
ilçede ve 33 bin 589’u köylerde yaşar. Yüzölçümü
1205 km2 olup, nüfus yoğunluğu 88’dir. Merkez buca­
ğına bağlı 22, Karakasım bucağına bağlı 6, Sırpsındığı
bucağına bağlı 7 ve Süloğlu bucağına bağlı 11 köyü
vardır. Tunca, Meriç ve Arda nehirlerinin birleştiği
verimli toprakların yam açlarında kurulm uştur.
Türkiye-Bulgaristan arasındaki sınır kapısı olan Kapı­
kule, Edirne’nin batısındadır. Trakya’nın en büyük
şehridir. 1700-1750 arasında şehir nüfusu 350 bin, 1850-
1825 arasında 300 bin, 1850’de 200 bin idi. 1927’de
nüfus 35 bine düşmüştür. Dünyanın 1700-1750 yılları
arasında 4’ncü ve 180Ö’de 5’nci, 1825’te 17’nci, 1850’de
Edirne’deki tarihi kervansaraylardan birinin o zamanki iç görünü­
şünün gravür olarak çizilmiş hâli.
44’ncü şehri olan Edirne, 1915’te 275’nci duruma
düşmüştür.
1850 senesine kadar Osmanlı devletinin İstanbul ve
Kahire’den sonra 3’ncü büyük şehri idi. 1850’den 4’ncü,
1875’de 7’nci, 1900’da 10’ncu, 1915’de 8’nci şehri idi.
Türkiye’nin nüfus bakımından 47’nci, yüzölçümü bakı­
mından 55’nci şehridir. Dünyanın hiçbirşehri bu derece
hızla gerilememiştir. Fakat son senelerde yeniden geliş­
meye başlamıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)