Oryantalizmin İslam Telakkisinin Tarihî Temelleri Üzerine Düşünceler

Oryantalizmin İslam Telakkisinin Tarihî Temelleri Üzerine Düşünceler 1

İslam’a ve Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e İlk yazılı Tezviratta Bulunan Arap Papaz: Yuhanna Ed-Dimaşkî

23

Önceki yazılarda, belli başlılarının genel tasvirini verdiğimiz İslam fetihleri sebebiyle bir H ıristiyan imparatorluğu olan Bizans, hâkim olduğu topraklarda her geçen gün kan kaybetmeye devam etmiştir. Övle ki Müslümanlar, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde Akdeniz’in üç tarafında hâkimiyeti elde etmek suretiyle, onun asırlardır H ıristiyanlığın bir iç denizi olma özelliğine son vermişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in miladi 632 yılında vefatının üzerinden henüz bir asır bile geçmeden, İslam askerlerinin Kuzey Afrika’nın tamamına hâkim olduklarını ve 711 senesinde Cebel-i Tarık’ı geçerek İspanya’ya ayak bastıklarını düşündüğümüzde meseleyi daha iyi tasavvur edebiliriz. Müslümanların bu sistematik fetihlerinin devam edeceğini düşündükçe uykusu kaçan Hıristiyanlar, İslam’a karşı birtakım yeni tedbirler almayı ve mücadele yöntemleri geliştirmeyi düşünmüşlerdir. Bunun için, fırsat bulduklarında maddî imkânlarıyla, bulamadıklarında ise Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hakkında uydurdukları vesvese ve hayal ürünü iftira ve tezvirlerle İslam’ın ilerlemesine mani olmaya çalışmışlardır. İşte bu yazıda, Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hakkında yazılı tezviratı başlatan ve kilise tarihinde Yuhanna ed-Dimaş- kî (İng. John of Damascus) olarak bilinen Yuhanna / Mansur b. Sercun b. Mansur ed-Dimaşkî (ö. 131/ 749) Ortodoks Hıristiyan papazı hakkında bilgi vermek istiyoruz.

Müslümanlann bu sistematik fetihlerinin devam edeceğini düşündükçe uykusu kaçan Hıristiyanlar, İslam’a karşı birtakım yeni tedbirler almayı ve mücadele yöntemleri geliştirmeyi
düşünmüşlerdir.

Yuhanna ed-Dimaşkî Kimdir?

Arapça kaynaklarda, Mansur b. Sercun b. Mansur olarak geçen bu papaz, miladi 670 senesinde Dimaşk’ta (Şam), muhtemelen Benu Tağlib Araplarından zengin ve nüfuzlu, Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Dedesi Mansur, Roma idaresindeki Dimaşk’ın idaresinde önemli görevler üstlenmişti. Dimaşk’ın fethi esnasında Halid b. Velid’in (r.a.) kalenin şark kapısından savaş yoluyla girdiğini gören Mansur, derhal kapıları açtırarak şehrin, Müslümanların eline sulh yoluyla geçmesini temin etmiştir. Bu kişi H z. Muaviye (r.a.) döneminde de yine devlet mâliyesini yönetme görevinde bulunmuştur. Oğlu Sercun b. Mansur ise, H z. Muaviye (v. 680), I. Yezid (v.683), II. Muaviye (v.684), I. Mervan (v.685) ve Abdülmelik b. Mervan (v.705) dönemlerinde Hı- ristiyanlardan haraç toplamakla görevlendirilmiştir.

Şam'ı gösteren bir harita

Şam’ı gösteren bir harita

Burada istidraden şu hususu hatırlatmakta fayda vardır: Abdülmelik b. Mervan’m tahta çıkmasına kadar, devlet mâliyesinde Yunanca kullanılmaktaydı. Bu sebeple halifeler, mâliyede Yunanca bilen Hıristi- yanları istihdam etme mecburiyetinde kalıyorlardı. Abdülmelik ise radikal bir kararla, devletin diğer alanlarında olduğu gibi, maliye ile ilgili kayıtlarının da Arapça tutulmasına karar vermiş ve mezkûr mecburiyet ortadan kalkmıştır.

Sercun’un ölümünden sonra, bu göreve oğlu Mansur getirilmiştir. Bu demektir ki; yazımızın konusunu teşkil eden torun Mansur’un (Yuhanna ed-Dimaşkî) çocukluk ve yetişkinlik dönemi Emevî sarayına yakın bir şekilde geçmiş, hatta 685-705 tarihleri arasında halife olan Abdülmelik b. Mervan’m sarayda tertip ettiği teolojik tartışmalara katılmıştır.

 

Eğitimi

Yuhanna, temel eğitimini Rahip Cosmas’tan almıştır. Bu rahip, aslen Sicilyalı olup, Müslümanlar tarafin- dan esir alınmış ve köle olarak Şam’a getirilmişti. Yuhanna’nın babası Sercun, bu köleyi satın alarak azat etmiş ve oğlu Mansur ile evlatlığı Cosma’ya öğretmen olarak tayin etmiştir. Bu Sicilyalı rahipten, o zamanlar itibariyle Şam’ın yüksek tabakasına mensup kişilerin dili olan ve bir entelektüellik ölçüsü olarak kabul edilen Yunancanın yanında, mantık, felsefe ve teoloji eğitimi almıştır.

Papazlığa Geçişi

Yukarıda işaret ettiğimiz gibi Mansur, babasının ölümünden sonra devlet mâliyesinin başına geçmişti. Bu arada öğretmeni Cosmas, Filistin’de bir manastırda rahiplik yapmaktaydı. Mansur, otuz yaşlarına geldiğinde memuriyeti bırakmış ve Rahip Cosmas’ın yanma giderek, münzevî bir hayat yaşamaya başlamıştır. Bu arada Patrik 4. Yuhanna (706-734)’dan papazlık eğitimi almış ve onun asistanı olmuştur. Daha sonra, kendisi de Yuhanna adını almıştır. Yaklaşık 725 yıllarında, Hıristi- yanlar arasında öteden beri süregelen; ikonları (Hıristiyanlığı sembolize eden suretler, putlar) kutsallaştırmanın, Hıristiyanlığın prensipleriyle bağdaşıp bağdaşmayacağı ile ilgili tartışma, ciddi bir hal almıştı. İmparator III. Leo (717-741) haç işareti dışındaki ikonalara tazimi yasaklamış; kilise ve evlerdeki değersiz maddelerden yapılan ikonaların parçalanmasına altın-gümüş gibi değerli maddelerden yapılanların ise devlet hâzinesine devredilmesine dair tamimler yayınlamıştır. Bu tartışmada Yuhanna, ikonaların Hıristiyanlığın prensipleriyle tezat teşkil etmediğini savunmuş ve iko- noklastlar (tasvir karşıtları) tarafından şiddetli tenkitlere maruz kalmıştır. Bu arada manastırında, bir taraftan Hıristiyan mezhepleri arasından tevhid akidesine yakın olan ve H z. İsa’nın (a.s.) tek tabiatlı olduğunu savunan Yakubîlere ve Nasturîlere karşı, kadim Roma paganizminin etkisiyle orijinalinden uzaklaşmış olan Ortodoksluğu savunan, diğer taraftan İslam’ın hak bir din olmadığını ileri süren yazılar kaleme almıştır.

Medine-¡ Münevvere

Medine-¡ Münevvere

Hıristiyanlar tarafından kaleme alman İslam’a yönelik tenkitler, temelde Yuhanna ed-Dimaşkî’nin ileri sürdüğü gerekçeler üzerine inşa edilmiştir

Ölümü

Yuhanna ed-Dimaşkî tercih edilen görüşe göre; 749 yılında, Bey- tüllahm’in yaklaşık 15 km. doğusunda bulunan Mar Saba manastırında ölmüştür. Hıristiyanlar, 4 Aralık tarihini Yuhanna ed-Dimaş- kî’yi anma günü olarak kudarlar.

Aforoz Edilmesi

III. Leo’nun yerine geçen oğlu V . Konstantin (741-775) de babası gibi ikona karşıtlığını devam ettirmiş, hatta daha da ileri giderek, 754 tarihinde topladığı bir konsül marifetiyle, işlerinde Yuhanna ed-Dimaş- kı’nin de bulunduğu ikona yanlılarını aforoz ettirmiştir. Kilisenin kendisini aforoz etmesinden önce ölmüş olan Yuhanna, 787 yılındaki konsülde, ikonlara ve ikona yanlılarına itibarları iade edilinceye kadar, kendi dindaşlarınca da bir sapkın olarak görülmüştür. Bu tarihten itibaren ise, belki de İslam aleyhine yazılarından dolayı Hıristiyanlarca ef- saneleştirilmiştir1. Filozofların, Hıristiyan dogmalarının akıl dışılıklarına dair tenkitlerine karşı koyabilmek için, papazların Hıristiyan teolojisini felsefî temellere oturtmaya çalıştıkları zaman dilimini ifade eden “patristik dönem “in Yuhanna ed-Dimaşkî ile kapandığı kabul edilmektedir.

Yuhanna ed-Dimaşkî ve İslam

Müslümanlar açısından bu kişi şu açıdan önemlidir: Yukarıda işaret ettiğimiz gibi, bu şahıs, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e ve Kur’ân-ı Ke- rîm’e karşı ilk yazılı tezviratta bulunan kişidir. Bundan sonra, Hıristi- yanlar tarafından kaleme alınan İslam’a yönelik tenkitler, temelde bu papazın ileri sürdüğü gerekçeler üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla bu kişiyi akademik manadaki O ryantalizm’in ilk temsilcisi saymamız yanlış olmaz. Ayrıca “Bir Müslüman ile Bir Hıristiyan Arasında Bir Tartışma” isimli eserinde, Allah (c.c.) hakkında cisimleşmeyi savunmuş, kaza ve kaderi inkâr etmiştir. Bu durum, kaderi inkâr eden Mutezile ile tecsim (cisimleştirme) akidesini savunan Miişebbihe’nin, mahut papazın görüşlerinden etkilenmiş olma ihtimalini akla gelmektedir. $
1 Hıristiyan kaynaklarında, Halife Ömer b. Abdülaziz’in, bu kişinin elini kestirdiği, ancak gece, elinin eski haline dönmesi için, Hz. Meryem’e yakardığı ve duasının kabul edilerek elinin tekrar eski halini aldığı anlatılmaktadır.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)