ÖMER HAYYÂM

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

ÖMER HAYYÂM; astronomi ve matematik
âlimi, şâir. İsmi, Ömer bin İbrâhim’dir. Künyesi
Ebü’l-Feth olup, lakabı Gıyâsüddîn’dir. Şiirlerinde
Hayyâm (çadırcı) mahlasını kullandığı için,
bu mahlas ile meşhûr oldu. 1044-1132 (H.436-
517) seneleri arasında yaşadı. Küçük yaşta ilim
tahsiline başladı. Önce Nasîrüddîn Şeyh Muhammed
Mansûr’dan, daha sonra meşhûr âlim ve
hekim Muvaffaküddîn Abdüllatîf ibni Lubad ile
matematikçi Hâce Ali’den ilim öğrendi. Hayyâm,
Nizâm-ül-mülk ve Haşan Sabbâh’ın aynı hocadan
ders aldığı da rivâyet edilmektedir.Ömer Hayyâm, Selçuklu Sultânı Melikşâh’ın
ve Karahanlı Sultânı Şems-ül-Mülûk’un iltifâtına
kavuştu. Çalışmalarında Nihâvendî, Mahanî,
Mervezî, Sâbit bin Kurra, Ebü’l-Kâmil Şuca’,
Bettânî, Neyrîzî, Ebü’l-Vefâ, İbn-i Yûnus, İbn-i
Heysem, Bîrûnî ve İbn-i Sînâ gibi İslâm âleminde
yetişmiş fen âlimlerinin eserlerinden faydalandı.
Uzun bir ömür süren Ömer Hayyâm, 1132
senesinde Nişâbûr’da öldü. Kabri bu şehrin Hira
mezarlığındadır.
Ömer Hayyâm, matematik alanında yaptığı
çalışmalarla meşhur oldu. Cebirde ikinci dereceden
denklemlerin geometrik ve cebirsel çözümleriyle,
üçüncü dereceden denklemlerin geniş
bir tasnifini yapmıştır. Bu tasnif, o zamâna
kadar yapılmamıştı. Üç kökü pozitif olan bir
üçüncü derece denkleminin üç kökünü tâyin etmiştir.
Ömer Hayyâm, denklemler üzerinde çok
önemli çalışmalar yapmıştır. Birçok cebir denkleminin
çözümünü, geometrik olarak açıklamıştır.
Kübik denklemlerin kısmî çözüm şekillerini
sistematik bir şekilde târif ve tasnif etmiştir. Hayyâm,
Fransız matematikçi Descartes’tan ortalama
altı asır önce, analitik geometrinin Harezmî’den
sonra ikinci önderidir.
Bugün matematikte önemli bir yer tutan, on
yedinci asır Fransız matematikçisi Pierre Fermat’ın
adına atfen, Fermat Teoreminin özel bir
durumu olan x3+y3= z3 denkleminin tam sayılarla
çözülemiyeceğini, büyük bir ustalıkla Fermat’tan
beş buçuk asır önce göstermiştir. Bu konudaki çalışmaları
kendinden sonra gelen matematikçiler
tarafından temel kural olarak kabûl edilmiştir.
Ömer Hayyâm’ın geometrideki çalışması,
Oklid elemanları üzerine yaptığı araştırmayı ihtivâ
etmektedir. Oklid’in yaptığı çalışmaları geliştirmiş,
genişletmiş ve mükemmel bir hâle getirmiştir.
Bugünkü cebirsel geometriye ilk adımı
atanlardan birisidir. Ömer Hayyâm’ın matemamatematikteki
şöhreti, özellikle üçüncü dereceden denklemleri
mükemmel bir sûrette tasnif etmesinden
ve bunları sistematik olarak çözmüş olmasından
ileri gelmektedir. Her ne kadar onun çözüm metodları
Harezmî’ninki gibi geometrik görüşlere dayanıyorsa
da, Hayyâm’ın cebirinde her şeyden
önce, şu yön kayda şâyandır. Hayyâm kullandığı
denklemlerin hepsinde, nümerik veya cebirsel
çözümleri geometrik metodlara bağlamakla bu
işi kânunlaştırdı. Üçüncü dereceden denklem tipleriyle
dördüncü dereceden bâzı denklemlerin
özellikle Ebü’l-Vefâ tarafından çözümüne başlanılmış
olan x4 + ax3= b tipindeki denklemi çözmeye
muvaffak oldu.
Ömer Hayyâm, matematiğin yanında astronomi
ilmiyle de meşgul olmuştur. Nizâmülmülk’ün
yardımıyla Nişâbûr’da eski bir astrolojik
rasat kulesinde rasatlar yapmıştır. Daha sonra
1074 senesinde Bağdat Dar-ür-Rasatma müdür tâyin
edilerek Zîc-i Melikşah’ı hazırlamakla görevlendirildi.
Bir süre sonra tekrar Nişâbûr’a dönen
Hayyâm, Sultan Melikşâh tarafından Fars
takviminin ıslâhına me’mûr edildi. Hayyâm, bunun
üzerine Melikşâhî veya Celâlî Takvimi adı
ile anılan güneş takvimini hazırladı. Bu takvimde
hatâ, 5000 senede takriben bir gündür. Zîyci
Melikşâh’ı Batlemyüs’ün astronomik tablolarını
esas alarak hazırlamıştır. Bu cetveller adlarıyla
birlikte yüz yıldızın enlem ve boylamını
ihtivâ eder.
Doğu dünyâsında Ömer Hayyâm, İlmî cephesinden
daha çok rubâîleriyle meşhur olmuştur.
Kolay anlaşılır, akıcı ve açık bir üslûpla bu türün
en güzel örneklerini vermiştir. Rubâîlerindeki
bütün mısralar, kelimeler ve kâfiyeler ölçülü,
çok kuvvetlidir. Dünyâ ve insan hayâtını konu
alan yaklaşık iki yüze yakın rubâîsinde; geçiseviyede zevk almak gerekir görüşünü ileri sürmektedir.
Âhiret hayâtından habersizmiş gibi görünerek
eğlence, aşk ve şarap konularına ağırlık
vermekte, kendisini bunlarla teselli etmeğe çalışmaktadır.
Ömer Hayyâm için gerçek olan, yaşanan
ve ele geçendir. Alamut Kalesini işgâl ederek
bir eşkıyâ devleti kurmuş olan Haşan Sabbah’ın
etkisinde kalmış ve onun yoluna girmiştir.
Bu dünyânın ötesinde ikinci bir dünyâ olduğuna
ve öldükten sonra dirilmeye inanmaz. En mühim
ölçünün bütün felsefeciler gibi akıl olduğuna
inanır. Gerçeğe ancak akıl yoluyla varılabileceğini
zanneder. Bu yüzden şuarâ tezkirelerinde
rubâîlerinin değeri takdir edilmekle berâber, insanların
îmânî esaslarını bozan düşünceleri sebebiyle
makbûl olmadığından bahsedilmektedir.
Eserleri:
Ömer Hayyâm, astronomi, cebir ve geometriyle
ilgili birçok eser yazmıştır. Bunlardan en
önemlisi Fil-Berâhin Alâ Mesâil-il-Cebr vel-
Mukâbele’dir. Aslı elli iki sahifeden ibâret olan
eser muhtevâsı bakımından beş ana bölüme ayrılmıştır.
Birinci bölüm; önsöz, cebirin esas rasyonlarınm
târifleri ve denklemlerinden ibârettir.
İkinci bölüm; birinci ve ikinci dereceden denklemlerin
çözümünü ihtivâ eder. Üçüncü bölüm,
kübik denklemlerin teşkilinden bahseder. Dördüncü
bölüm, paydalarında bilinmeyenin kuvvetleri
bulunan kesirli terimli denklemlerin münâkaşasını
ihtivâ eder. Beşinci bölüm ise, Cebire
dâir bâzı ek ilâveler hakkındadır. Eser, 1851 senesinde
F.Woepcke tarafından Fransızcaya tercüme
edilmiştir. Eserin Leiden, Pâris ve İndia
Office kütüphânelerinde yazma nüshaları mevcuttur.
Yazmış olduğu diğer eserlerden bâzıları şunlardır:
1) Risâle fî Şerhi Mâeşkele min Müsâdereti
Kitâbı Oklides, 2) Muhtasar fit-Tab’iyyat,
3) Risâle fi Külliyât-il-Vücûd, 4) Risâletül-
Kevn vet-Teklîf, 5) Müşkilât-ül-Hisab, 6)
Mîzân-ül-Hikme, 7) Levâzım-ül-Emkine, 8)
Kitâb-üş-Şifâ, 9) Risâle Fîhâ el-İhtiyâl li-Mârifeti
Mikdâr-iz-Zeheb vel-Fiddati fî Cismin
Mürekkebin, 10) Nevruznâme, 11) Ravdat-ül-
Kulûb, 12) Risâle-i Vücûdiyye.
Eserlerinin ve rubâîlerinin hepsi bütün dünyâ
dillerine tercüme edilmiştir. Yahyâ Kemâl de
dâhil olmak üzere birçok şâir ve yazar tarafından
rübâîleri nesir ve nazım şeklinde Türkçeye tercüme
edilmiştir.
Ömer Hayyâm’ın geometrideki mantıkî ve
derin araştırmaları, cebirdeki kendisinden önce bu
ilimlerde büyük gayret gösterenlerin çalışmaları
üzerine kaydettiği ilerleme, asırlarca bu ilimlerdeki
değişmeyen program olarak kalmıştır.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.