Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

ölçü,

ölçü, v e z İn olarak da bilinir, şiirde, dizeyi
oluşturan hecelerin nicelik ya da nitelik
bakımından birbirine denk oluşuna dayanan
ritim özelliği. Dizeleri ölçü birimlerine göre
düzenlemek amacıyla dilin doğal ritmine
dayanan çeşitli ilkeler oluşturulmuş ve bu
ilkelerden yola çıkılarak hecenin uzunluğu
ya da kısalığı, hece sayısı, dizedeki vurgu
sayısı gibi özelliklerin ya da bunların birkaçının
birden rol oynadığı çeşitli ölçü biçimleri
geliştirilmiştir.
Batı’daki yaygın ölçü biçimleri arasında
nicel ölçü, hece ölçüsü, vurgulu ölçü ve
vurgulu hece ölçüsü sayılabilir. Bunlardan
nicel ölçü Klasik Yunan ve Latin şiirinin
ölçüşüydü. Hecenin vurgusuna değil, uzunluğu
ya da kısalığına (niceliğine) dayanan
bu ölçüde, uzun ve kısa hecelerin değişik
bileşimleri (uzun heceler kısa hecelerin
yaklaşık iki katıydı) temel ölçü birimlerini
oluşturuyordu. Bu ölçü çağdaş dillere uyarlandıysa
da, fazla başarılı olamamıştır.
Hece ölçüsü daha çok, vurgunun güçlü
olmadığı Roman dilleri ve Japonca gibi
dillerde yaygındır. Vurgu sayısı değişse de,
dizedeki hece sayısı değişmez. Fransız şiirinin
klasik ölçüsü, altıncı heceden sonraki
durakla kesintiye uğrayan 12 heceli aleksandren(*)
ölçüsüdür. Japon haiku(*) şiirleri
ise 5, 7 ve 5 heceli üç dize ve toplam 17
heceden oluşur.
Vurgulu ölçü, vurgunun güçlü olduğu Germen
dilleri gibi dillerde görülür. Bu ölçüde
önemli olan, dizedeki vurgu ya da vurgulu
hece sayısıdır; vurgusuz hecelerin sayısı ise
değişebilmektedir. Eski İzlanda ve eski
İngiliz şiirinde belli sayıdaki vurgulu heceden
oluşan dizeler yaygındır ve hecelerdeki
vurgu aliterasyonla güçlendirilir. Vurgulu
ölçü, pek çok Ingiliz halk şiiri ve tekerlemesinde
de görülür. 19. yüzyılın sonunda
İngiliz şair Gerard Manley Hopkins’in geliştirdiği
“gerilimli ritim” (sprung rhythm) bu
ölçüye dayanır.
Vurgulu hece ölçüsü İngiliz şiirinin en
yaygın ölçüsüdür. Roman şiirindeki hece
hesabıyla Germen şiirindeki vurgu hesabını
birleştiren bu ölçüde, belirli sayıda ve
birbirini izleyen bir vurgulu bir vurgusuz
heceden oluşan dizeler kullanılır. İngiliz
şiirinde yaygınlıkla kullanılan, bir vurgusuz
bir vurgulu hecelerden oluşan beşli ölçü
(ıiambikos pentámetros) ise, 10 heceli ya da
bir kısa bir uzun heceden oluşan beş ayaklı
dizelere dayanır.
Bu ölçü biçimlerinde bazı değişiklikler
yapılması hem olanaklı, hem de kaçınılmazdır.
En kurallı ölçülerde bile, nitelik, sesin
yüksekliği ve gücü, ayrıca asonans, konsonans,
aliterasyon ya da uyak gibi teknikler
şiirde kullanılan temel ölçü düzenini güçlendirebilir
ya da belirsizleştirebilir.
Türk edebiyatının yaygın ölçüleri, hece
ölçüsü(*) ve aruzdur(*). Türkçenin yapısına
uygun olması hece ölçüsünün şiirde kolaylıkla
kullanılmasını sağlar. 10-1 1 . yüzyıllar arasında yalnızca tekke ve âşık edebiyatında
görülen hece ölçüsü 18. yüzyıldan sonra
bazı divan şairlerince de kullanılmaya başladı.
Daha sonraki dönemlerde, özellikle de
Hecenin Beş Şairi’nin elinde büyük önem
ve yaygınlık kalandı, ama çok geçmeden
yerini serbest nazma bıraktı.
Türk şairlerinin Farsçayı edebiyat dili olarak
benimsemelerinden sonra Türk edebiyatına
giren aruz ise ilk birkaç yüzyıl içinde
pek ustaca kullanılamadıysa da, sonraki
divan şairleri aruzla parlak şiirler yazdılar.
Daha sonra Tanzimat, Servet-i Fünun ve
Fecr-i Âti şairlerinin de kullandığı aruz
Cumhuriyet’ten sonra önemini büyük ölçüde
yitirdi.
Şiirde ölçü çeşitli işlevler görür. Tekerlemelerde
ya da halk baladlarındaki ilkel
biçimleri basit ritmik eylemlerin etkisini
uyandırır. Ayrıca ölçü, şiirin içeriği ve
duygusal tonuna uyacak biçimde sakin,
hızlı, kesik kesik, yavaş ve ağır ya da hızlı
ve hafif olabilir. Daha karmaşık şiirlerde ise
konuşmanın doğal ritmi ve sözcüklerin anlamıyla
yakın etkileşim içine girerek şiirin
organik parçası durumuna gelir. 19. yüzyılın
sonu ve 20. yüzyılın başında ölçü kurallarının
getirdiği kısıtlamalara karşı yaygın bir
başkaldırı görülmüşse de, duygu ve düşünceleri
biçimsel bir çerçeve içinde dile getirmenin
zorluğu şairlere bugün de çekici
gelmektedir.
Şiirde ölçü belli işaretlerle gösterilir.
Örneğin aruzda uzun heceler (-), kısa
heceler (.) işaretleriyle belirtilir; uzun ve
kısa hecelerin oluşturduğu kalıplar (/) işaretiyle
birbirinden ayrılır. İngiliz şiirinde ise,
vurgulu heceler (- ya da ‘) , vurgusuz
heceler ( ° ) , ayak sonları (|), duraklar (||)
işaretleriyle gösterilir. Konuşmanın doğal
ritmi temelinde hecelerin uzunluğu ya da
kısalığını, vurgu taşıyıp taşımadıklarını gösteren
bu işaretlemenin dışında, konuşmanın
ton ve vurgu inceliklerini daha hassas
biçimde yansıtan, daha karmaşık işaret
sistemleri de geliştirilmiştir. Örneğin, müziksel
işaret sisteminde vurgusuz heceler
sekizlik, vurgulu heceler çeyrek ya da yarım
notalarla, duraklar müzikteki durak işaretleriyle
gösterilir. Bunun dışında çağdaş
dilbilimciler dilin vurgu inceliklerini saptamak
için osilograf gibi aletlere başvurmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.