öjenik,

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

öjenik, insan soyunun genetik yardımıyla
geliştirilmesini amaçlayan bilim dalı.
İnsanın istenmeyen niteliklerinin düzeltilmesi
için yapılan araştırmalar eski çağlara
dayanır. Platon Politeia (Devlet, 1942,
1988) adlı yapıtında insanların soyun gelişmesi
amacıyla seçilerek çiftleştirildiği bir
toplum önermiştir. İlk kapsamlı öjenik
araştırmasını istatistik uygulamalarının öncüsü
İngiliz bilim adamı Francis Galton
yapmıştır. İlk kez 1883’te öjenik terimini
kullanan Galton Hereditary Genius (1869;
Kalıtsal Deha) adlı yapıtında seçkin erkeklerle
zengin kadınların evlenmesi sonucunda
üstün niteliklere sahip bir ırkın ortaya
çıkacağını ileri sürdü.
1926’da kurulan Amerikan Öjenik Derneği
toplumun üst tabakalarının üstün genetik
yapıları nedeniyle, sahip oldukları servet ve
toplumsal konuma hak kazandığını ileri
şüren savı destekledi. ABD’li öjenikçiler
İtalya, Yunanistan ve Doğu Avrupa ülkeleri
gibi küçük gördükleri toplumlardan gelen
göçmen sayısını sınırlamayı da destekliyor,
ABD vatandaşı olan akıl hastaları, geri
zekâlılar ve saralıların kısırlaştırılması gerektiğini
ileri sürüyordu. Bu çabalar sonucunda
ABD’deki eyaletlerin yarısından çoğunda
kısırlaştırma yasaları çıkarıldı;
1970’lere değin çok ender de olsa, istek dışı
kısırlaştırmanın uygulandığı biliniyordu.
Öjenikçilerin düşünceleri 1930’lardan bu
yana şiddetli eleştirilere hedef oldu; Almanya’da
Nazilerin Yahudiler, Siyahlar ve
eşcinsellerin ortadan kaldırılmasında öjenikten
destek almasından sonra bu görüşler
tümüyle gözden düştü.
1950’lerde öjenik alanı yeniden ilgi toplamaya
başladı. Hemofili ve fenilketonüri gibi
bazı hastalıkların kalıtımla kuşaktan kuşağa
geçtiği bilindiğinden, çocuk sahibi olmak
isteyen pek çok çift genlerinin incelenmesini,
doğacak çocuklarının kendi genlerindeki
bir kusurdan etkilenmesi olasılığını azaltmak
istedi. Çocuklarına kalıtsal bir hastalık
ya da bozukluk geçirme olasılığı taşıyan
çiftler çocuk sahibi olmamayı ya da evlat
edinmeyi seçebiliyordu. Dahası, günümüzde,
anne kamındaki dölütte bazı genetik
bozukluklar da saptanabilmekte, bu yöntemle
genetik bozukluğu olduğu anlaşılan
embriyon ya da dölüt cerrahi girişimle
alınabilmektedir. Bu gelişmeler sonucunda
öj eniğin amacı istenmeyen genetik özelliklerin
saptanması ve yok edilmesi olarak
yeniden belirlendi. Ne var ki, tıpta kalıtsal
hastalıkların birçoğunda hastanın görece
normal bir yaşam sürmesini sağlayan gelişmeler
de olmaktadır. Zararlı genlerin doğrudan
girişimle değiştirilmesini amaçlayan
genetik cerrahi konusunda araştırmalar yapılmaktadır;
bu tekniklerin mükemmelleştirilmesi,
zararlı genleri taşıyan bireylerin
aralarında çiftleşip üremelerini sınırlamak
konusunda yeni tartışmaların ortaya çıkmasına
engel olabilir. Çelişkiler içeren bu
yenilikler öjenik alanındaki tartışmaları daha
da karmaşıklaştırmaktadır. Dahası, genetik
açıdan üstün bireyler için sperma
bankalarının kurulmasından insanların
klonlanmasma kadar uzanan öjenik programları
toplumun şiddetli tepkisi ve direnciyle
karşılaşmıştır. Toplum bu tür programları
sıklıkla, doğal süreçlere istenmeyen
bir müdahale ya da otoriter rejimlerin
yetkeyi kötüye kullanma fırsatı olarak değerlendirmektedir
.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.