Namazların Sünnetleri

Namazların sünnetleri de vardır. Bu sünnetler, namazların vaciblerini tamamlar. Onlardaki noksanlıkları giderir ve fazla sevab kazanmaya sebeb olur, Sünnetlere riayet edip devam etmek Allah’ın Peygamberine sevgi alâmetidir. Bununla beraber bu sünnetleri terk etmek, namazın bozulmasını ve tekrar kılınmasını gerektirmez. Fakat küçümsemeksizin kasden terk edilmesi bir hata ve bir mahrumiyettir. Fakat sünnetin hak görülmemesi, boş ve hikmetten uzak sayılarak küçümsenmesi -Allah korusun- küfürdür. Çünkü Sünnet de şer’î hükümlerden ve esaslardan biridir. Namazlardan önce veya namazların içinde başlıca sünnetler şunlardır: 1) Beş vakit namaz için cuma namazı için ezan okumak ve ikamet etmek sünnettir, şöyle ki: Vaktinde cemaatle yerine getirilen her farz namaz için ezan ve ikamet sünnet olduğu gibi, kazaya kalıp da cemaatle kılınacak farz namazlar için de sünnettir. Birçok namaz cemaatle kaza edileceği zaman, bunlardan yalnız ilk kılınacak namaz için ezan okunur. Sonra gerek bu namaz için ve gerek bunun arkasından kılınacak diğer kaza namazları için birer ikametle yetinilir. Kendi evlerinde yalnız başına namaz kılacak erkekler için ezan ve ikametmüstahabdır. Gerek yolcular için, gerek cemaatle namaz kılacaklar için ezan ve ikameti terk etmek mekruhtur. Cuma günü şehirde bulundukları halde, özürlerinden dolayı cuma namazını kılamayanlara, öğle namazını kılarlarken ezan ve ikamet gerekmez. Kadınlar için de ezan ve ikamet sünnet değildir. Ezan ve ikamet bahsine bakılsın!.. 2) İftitah (başlangıç) tekbirini alırken elleri yukarıya kaldırmak sünnettir. Şöyle ki: Erkekler ellerini, baş parmaklar kulak yumuşaklarına değecek kadar, kadınlar da parmaklarının uçları omuzlarma kavuşacak kadar ellerini göğüslerinin hizasma kaldırıp o vaziyette: “Allahü Ekber” derler. Ellerin içleri kıbleye yönelik bulunmalıdır. Birbirine karşı da bulunabilir. (Üç İmama göre, erkekler de ellerini ancak omuzlarının hizasma kadar kaldırırlar.) 3) Tekbir için eller kaldırılırken parmakların aralarının zorlamaksıın biraz açık bulundurulması sünnettir. 4) İmam olan kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken “Semi- allahu limen hamideh” sözünü ve namazın sonunda her iki tarafa vereceği selâmı ihtiyaç mikdarı aşikâre yapması sünnet olduğu gibi, cemaatın da rükûdan kalkarken: “Allahümme Rabbena ve lekelham” sözü ile tekbirleri ve selâmı gizlice yapmaları sünnettir. Yalnız başına namaz kılan rükûdan kalkarken bunların ikisinide söyler.(l) 5) İlk tekbirden sonra namazın başında gizlice “Sübhanekeallahümme” okunması, bundan soma Fatiha’dan önce yine gizlice “Eûzü Besmele” okunması ve diğer rekâtlarda da Fatiha’dan önce besmele çekilip Fatiha’ların sonunda âmin denilmesi sünnettir. Burada imam ile cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında bir fark yoktur. Yalnız cemaat Fatiha’yı okumayacakları için “Eûzü Besmele” okumaları gerekmez. “Amin” sözünün manası, dualarımızı kabul et, demektir. Her rekâtta Fatiha’dan önce Besmeleyi okumak, sahih sayılan bir görüşe göre vacibdir. Fatiha’dan soma okunacak sûrelerin başlarında Besmele okunmaz. Yalnız İmam Muhammed’e göre, sessizce kılınacak namazlarda bu sûrelerin başlarında da besmele okunur.Bunları terk etmek yerilmeyi gerektirmez, bir günah sayılmaz. Fakat bunları yapmak daha faziletlidir, daha çok sevab kazanmaya sebebdir. Şuurlu bir müslüman namazın ne kadar büyük bir ibadet olduğunu bilir, namaz sayesinde merhameti geniş olan ezelî mabudunun manevî huzurunda bulunduğunu anlar. O mukaddes mabudunun kendisini görüp bildiğini düşünerek son derece edebe riayet eder. Görünüş haliyle tevazu belirten bir durum alır. Mümkün olduğu kadar kalbinin iç duygularını dünyadan ve bayağı düşüncelerden korumaya çalışır. Bunun içindir ki: “Namaz ancak kalb huzru iledir,” denilmiştir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*