MUHACİRLERİN HASTALANMASI ve PEYGAMBERİMİZİN DUASI

Ben de, Senin kulun ve Resûlüniim!

Medinelilerin Miid ve Sa’ ölçeklerini — Mekkelilere verdiğin bereketin iki katı olarak — bereketlendirmen için Sana düâ ediyorum!) diyerek düâ etti» (10).

Hastalanınca Dîninden Dönenler, Medine’nin Temizi Alıkoyup

Kiri, Pası Dışarı Attığı:

Araplardan bir cemâat, Medine’de ResûluUâh’m yanma gelip, Müslüman oldular.

Bir müddet sonra Medine Vebâsma tutuldular.

Geldiklerine pişman olarak Medine’den çıkıp gittiler.

Eshâb-ı Kiramdan bâzıları, onları karşılayarak : «Siz, ne diye dönüyorsunuz?» dediler.

«Medine vebâsma tutulduk, Medine’den nefret ettik!» dediler.

Onlara : «Resûlullâh, size güzel bir örnek değü mi?» diye sordular.

Bâzılan münâfıklık ettiler, bâzdan da, etmedüer. Çünki, onlar Müs-lümanddar.

Medine’den çıkıp gidenler hakkında, Peygamberimiz : «Medine, Demirci Körüğü gibidir; temizi kor, kiri pası dışan atar!» buyurdu.

Yüce Allâh da, indirdiği âyette : «Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında iki fırka oluyorsunuz?

Allâh, onlan, kazandıkları şey yüzünden, tersine döndürmüştür.

Allah’ın saptırdığını, doğru yola getirmek mi istiyorsunuz?!

Allâh, her kimi saptırırsa, artık, sen onun için bir yol bulamazsın! (Nisâ: 88)» buyurdu (11).

Bir gün, bir Arabî, Peygamberimize gelip İslâmiyet üzerine bey’at etmişti.

Ertesi günü, bu adam Hummâya tutulmuş olarak geldi ve : «Yâ Muhammedi Beni, Bedevilik hâline döndür!» dedi.

Peygamberimiz, onun düeğini yerine getirmeye yanaşmadı.

Ârâbî, tekrar geldi ve : «Beni Bedevîlik hâline döndür!» dedi.

Peygamberimiz, yine, onun bu düeğini kabule yanaşmadı.

Ârâbî, çıkıp gidince, Peygamberimiz : «Medine, Demirci Körüğü gibidir : Temizi alıkor, kiri, pası dışan atar!» buyurdu (12).

Medine’nin Cennet Yeşilliklerinden Bir YeşUliğbi Üzerinde Bulunuşu :

Peygamberimizin duası bereketi ile Medine’nin suyu, havâsı, verimi değişmiş; Medine, Muhacirler iğin, çok sevimli bir şehir hâline gelmişti.

Batıhan Vâdsi de «Cennet yeşilliklerinden bir yeşilliğin üzerinde bulunuyordu (13).

Hattâ, Hz. Ömer : «Yâ Rab! Beni, yolunda şehidlikle nasiplendir! Rûhumu da, Resûliinün beldesinde al!» diye düâ ediyordu (14).

(10) Tirmlzî – Sünen, c. 5, s. 376.

(11) Ahmed b. Hanbel • Müsned, 1667 tıci Hadîs, c. 3, s. 385.

(12) MftUk – Muvatta, c. 2, 8. 201, Buhârî – Sahih, c. 2,’8. 223, Müslim – Sahttı, c. 4, -s. 120, 121, Ahmed b. Hanbel – Müsned, c. 3, s. 307, 385, Tirmlzî – Sünen, c. 5, s. 378.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*