Modern mimarlık

Modern mimarlık için, bir yandan Frank Lloyd Wright’in parlak doğal yeteneği, öte yandan da Bauhaus mimarları Walter Gropius, Marcel Breuerl ve Ludwig Mies van der Rohr’nin yapıtları aracılığıyla Avrupa modernizmine nüfuz etmesi ve Eric Mendelsohn ile Eliel Saarinen’in bağımsız işleri, canlandırman üsluplardan çok daha fazla önem taşıyordu. Meslek yaşamının ilk döneminde Sullivan’ın yanında Chicago’da çalışmış olan Wright, “gerçek Amerikan ruhu”nun Batı’da ve Ortabatı’da biçimlendiğine inanırdı. Bu inanca göre hareket ederek, kendisine uluslararası çapta ün kazandıracak olan evlerin tasarımı gerçekleş­ tirdi. Wright’in “Çayırlık evleri” yataydı, çoğu kez tek kattı, odaları sürekli bir açık mekânda birleşirlerdi. Wright, düş gücü yüksek bir adamdı. Uzun meslek ya­ şamı sona ermeden, Tokyo’daki imperial Hotel Binası (1916-22; yıkıldı), Racine’deki Johson Wax Company gökdeleni (1936-39) ’ ve New York’taki Guggenheim müzesi (1956-59) gibi birbirinden çok farklı binaların tasarımını yaptı. Avrupa’nın modernizmi, yerli direnişe karşın (Wright’in, New York’taki Modern Sanat Müzesi’nde 1932’de sergilenen (uluslararası üsluptaki | mimarinin “Amerikan niteliği taşımadığı” yolundaki itirazı da buna dahil), 1930’dan sonra Amerika’nın kent ve sanayi kültüründe varlığını hissettirdi. Gropius, 1938’de Harvard’ın Graduate Tasarım okuluna mimarlık bölümü başkanı olarak atandıktan sonra, birçok genç Amerikalı, Alman Bauhaus’unun düşünceleri doğrultusunda eğitildi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)