MEDİNE’DE İSLÂM DEVLETİNİN KURULMASI

Her zümre, esirlerinin kurtulmalık akçelerini de — mü’minler arasında mâ’ruf olan âdil esaslar dâiresinde — ödeyeceklerdir.

  1. Mü’minler borçlu ve çok çoluk çocuklu olanları, kendi hâllerine bırakmayarak onlarm kurtulmalık akçelerini veya kan diyetlerini — aralarında mâ’ruf esaslar dairesinde — ödeyeceklerdir.

Hiç bir Mü’min, diğer bir Mü’minin Mevlâsı (*) ile aleyhte bir anlaşma yapmıyacaktır.

  1. Müttaki Mü’minler, içlerinden, azgınlık eden veya zulüm ve haksızlık yapmak isteyen, veyâ günâh işleyen veyâ düşmanlık eden, ya da Mü’minler arasmda karışıklık çıkaran kimseye karşı cephe alacaklar ve

o, onlardan birinin evlâdı da olsa, hepsinin elleri onun aleyhine kalkacaktır.

  1. Hiç bir Mü’min, bir kâfir için, bir Mü’mini öldürmeyecek ve Mümine karşı kâfire yardım da, etmeyecektir.
  2. Allâh’m ahdi ve teminatı (Mü’minlerden her ferd için) birdir, onlarm en hakîr görülenlerine büe şâmüdir.

Çünki Mü’minler, diğer insanlardan ayrı olarak birbirlerinin Mevlâ-sıdırlar.

  1. Yahudi’lerden bize tâbi olanlar da, hiç bir zulme uğramaksızm ve aleyhlerinde bir yardımlaşma olmaksızın yardım göreceklerdir.
  2. Mü’minlerin sulhü birdir. Hiç bir Mü’min, Allâh yolundaki bir savaşta Mü’minlerden ayn olarak sulh yapmıyacak, onlar, ancak, aralarında müsâvat ve adâlet dâiresinde hep birlikte sulh yapacaklardır.
  3. Bizimle birlikte cenge katılan bütün cenkçiler, aralarında birbir-leriyle nöbetleşeceklerdir.
  4. Mü’minler, birbirlerinin, Allâh yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.
  5. Müttaki Mü’minler, en güzel, en doğru yol üzerindedirler.
  6. Hiç bir müşrik, bir Kureyşli’nin malını, canını korumayacak, bu yolda bir Mü’mine engel de, olmayacaktır.
  7. Bir kimsenin, bir Mü’mini, sebebsiz yere öldürdüğü kat’î delillerle sâbit olunca, öldüren hakkında kısas hükmü tatbik olunacaktır.

ölenin velîsi buna nzâ göstermediği takdirde, bütün Mü’minler, ona karşı cephe alacaklardır.

Kendilerine, bundan başkası üzerinde durmaları helâl olmaz.

  1. Bu sahîfedekileri kabûl ve ikrâr eden, Allâh’a ve Âhiret gününe inanan bir Mü’minin, ortaya kötü bir hâdise çıkaran kimseye yardım etmesi ve onu barındırması helâl değildir.

öylesine yardım eden veyâ onu barındıran kimse, kıyâmet günü, Al-lâh’ın lânet ve gazabına uğrayacak, onun tevbesi de, kurtulmalık akçesi de, kabûl olunmayacaktır.

  1. Herhangi bir şeyde ihtilâfa düştüğünüzde o, Şânı Yüce olan Allâh’a ve Muhammed (A.S.) ’a arz ve havâle edilecektir.
  2. Yahudiler, Mü’minlerle birlikte savaşa devâm ettikleri müddetçe, savaş masraflarına iştirâk edeceklerdir.
  3. Avf oğullan Yahudîleri, Mü’minlerle birlikte bir topluluk teşkü edecekler, Yahudiler, kendi dinlerinde, Müslümanlar da, kendi dinlerinde olacaklardır.

Onlann Mevlâlan için de, kendüeri için de, bu, böyledir.

Şu kadar ki, bunlardan bir zulüm veya bir kötülük irtikâp eden, ancak, kendini ve ev halkım tehlikeye sokmuş olacaktır.

  1. Neccar oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.
  2. Hâris oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğulla-n Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.
  3. Sâide oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğulla-n Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.
  4. Cüşem oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.
  5. Evs oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.
  6. Sâlebe oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm, Avf oğullan Yahudîleri hakkında konulan hüküm gibidir.

Bunlardan, bir zulüm veyâ bir kötülük irtikâp edep, ancak kendini ve ev halkım tehlikeye sokmuş olacaktır.

  1. Sâlebe’nin bir kolu olan Cefne de, onlar gibi (Sâlebe gibi) mütâ-lea edilecektir.
  2. Şutaybe oğullan hakkmda konulan hükiim, Avf oğullan Yahudîleri hakkınca konulan hüküm gibidir.. /

Şüphe yoltki, iyilik, kötülükten ayrıdır.

  1. S&ebe’nin Mevlâlan da, Sâlebe gibidirler.

36; Yahudîlere karışmış ve bağlanmış olanlar, Yahudîler gibidirler.

  1. Onlardan (Yahudîterden) hiç bir kimse, Muhainmed (A,S.)’m izni olmadan, askeri bir sefere çtkamıyacaktır.
  1. Bir yaralamanın öcünü almaık, yasaklanmayacaktır.
  2. Fırsat kollayarak cinâyet işleyen kimse, o cinâyeti, kendisine ve ev halkma işlemiş olacaktır.

Zâlime karşı işlenecek cinâyet bundan müstesnâdır.

Allâh, bu hususda doğru ve iyi davranışlardan hoşnud olur.

  1. (Savaş hâlinde) Yahudüerin masrafları kendilerine, Müslümanların masrafları da, kendüerine âdd olacaktır.

Şu kadar ki onlar, bu Sahife (Belge) sâhiplerine harp açanlara karşı, aralarında yardımlaşacaklar ve aralarında öğüt verme ve iyilik dileme esâs olacaktır.

Elbette ki, iyilik, kötülükten ayrıdır.

~ 41. Hiç kimse, müttefikine kötülük yapmayacak, tmazlûma, mutlaka yardım edüecektir.

  1. Yahudüer, Mü’minlerle birlikte savaşa devâm ettikleri müddetçe, savaş masraflarına iştirâk edeceklerdir.
  2. Yesrib Vâdisinin içerisi, bu sahife sahipleri için haram, dokunulmaz bir bölgedir.
  3. Himâye altında bulunan kimse — zarar verici, ve kötülük işleyi-d olmamak şartiyle — bizzat himâyeci gibidir.
  4. Hiç bir kızgın, enkekçü câriye, sâhibinin izni olmadan, himâye altına alınmayacaktır.
  5. Bu Sahife sâhipleri arasında herhangi bir hâdise veyâ münâzaa çıkar ve bunun, onların aralarım bozmasından korkulursa, o, Şânı Yüce olan Allâh’a ve Allâh’m Resûlü Muhammed (A.S.) Vj arz ve havâle edüecektir.

Şüphe yok ki, Allâh, bu sahifedekilere riây etsizlikten son derecede sakınan, doğruluğu ve iyiliği şiâr edinenlerden hognud olur.

  1. Ne Kureyşliler, ne de, onlara yardım edenler, hiç bir sûretle himâye olunmayacaklardır.
  2. Yesrib’e saldıracak kimselere karşı, onlar (Miislümanlar ve Ya-hudfler) aralarında yardımlaşacalklardır.
  3. Onlar (Yahudîler), sulh akdetmeye veyâ sulh akdine katılmağa (Miislümanlar tarafından) dâvet edildiMerinde, o sulhü akd edecekler veyâ o sulhün akdine katüacaklardır.

Onlar tarafmdan Mü’minlere böyle bur dâvet yapıldığında da, dâvet-lerine icâbet etmelerini Mü’minlerden isteme hakkına sâhip olacaklardır.

Din uğrunda savaşanlar, bundan müstesnâdır.

  1. Herkes, kendine düşen {kısımdan, sorumlu tutulacaktır.
  1. Bu sahife sâhipleri için konulan, kabûl edilen hükümler aynen Evs Yahudilerinin Mevlâlanna ve kendüerine de — bu sahife sâhipleri tarafından — iyi niyetle tatbik olunacaktır.

Şüphe yok ki, iyilik, kötülükten ayrıdır.

Kazançlının kazandığı, ancak, kendisinedir.

  1. Muhakkak ki, Allâh, bu sahifedeküere en doğru ve en iyi şekilde riâyet edilmekten hoşniıd olur.
  2. Bu kitab (Yazılı Belge), bir zâlimi ve suçluyu cezâlandırmağa as-lâ engel olmıyacaktır.
  3. Medine’den çıkan da, emniyette, Medine’de oturan da, emniyette bulunacaktır.

Bir zulüm veya suç işleyen kimse, bundan müstesnâdır.

  1. Allâh’m himâyesi, iyilik yapan, kötülüklerden sakınan kimseler içindir ve Muhammed (A.S.), Allâh’m Resûlüdür (5).

Peygamberimizin bu hükümleri, kime söyleyip yazdırdığı, kaynaklarda açıklanmamış ise de, îbn-i Abdul Berr’in, Vâkıdî’den nakline göre : Peygamberimiz Muâhede ve Musâleha yaptıkça, onlan Hz. Aü’ye yazdırdığı cihetle, bu da, Hz. Ali tarafından kaleme alınmış sayılabilir (6).

Yine kaynaklarda, Peygamberimizin, ügilüeri nerede toplayıp bu hükümleri onlara kabûl ettirdiği de, gösterilmemiştir.

Her ne kadar, E’nes b. Mâlik’in evi hâtıra gelirse de, orada, sâdece, Kureyş Muhâcirleriyle Ensâr arasında kardeşlik kurulmak üzere iki veyâ üç kerre toplanılıp andLaşüdığından bahs edilir (7).1.1. Medine Devri İ/F : 12

(5) ibn-i ishak, ibn-i Hişam • Sîre, c. 1*2, s. 501-504.

(6) ibn-i Abdul Bar – istlâb, c. 1, s. 69.

(7) ibn-i Sa’d • Tabakat, c. 1, s. 238, 239; Buhârî • Sahih, c. 3, s. 57, c. 8, s. 154, Müslim • Sahih, c. 7, s. 183; Ahmed b. Hanbel – Müsned, c. 3, s. 111, Ebû Dâvûd – Sünen, c. 2, s. 117.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*